İçeriğe geç

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 7 · 8 dk okuma

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 7

Sen..

İyi okumalar 🦋

__________

~Felix~

Üniversitemizin yeni sahibi Hwang Hyunjin bana "ihtiyacın olduğunda bana gel" dediğinden beri işler kafa karıştırıcı derecede yolunda gidiyordu.

Sınıf arkadaşlarım bile benimle uğraşmıyor, yüzüme bile bakmıyorlardı. Üniversite çığırından çıkmış bir şekilde disiplinli gözüküyordu. Sanırım Hyunjin işinde gerçekten de iyi.

Hayatım o kadar güzel bir şekilde yolunda gidiyordu ki. Üniversitede rahattım ve hep yanımda olan benimle ilgilenen Changbin hyung'um vardı. Asla ama asla hareketlerine bakarak delta olduğunu söyleyemem. Çok tatlı ve kibar birisi. Birkaç kez geç kalmayayım diye beni iş yerime kadar götürmüşlüğü bile var.

Ev hayatıma gelince ise babam, günlerdir evde değildi. Ha tabii ki bu benim işime gelir ama onu merak etmiyor da değilim. Belki dünyanın en kötü babası ama annem öldükten sonra beni büyüten kişi de o. Umarım bolca para bulmuştur sabahtan akşama içiyordur... bana bulaşmadan.

Şimdi her şey bir kenara anatomi dersinin ortasında kızgınlığa giriyordum sanırım... Çok ciddi şekilde vücudum yanıyordu. Bacaklarımı ve vücudumu sıkmaktan her yerim uyuşmuştu. Çok fazla feromon salgıladığımı ise bana dönen bakışlardan anlıyordum. Üstün ırkların üniversitesinde kızgınlığa giren vita... tarih kitabına eklemezlerse kırılırım.

Vitamı hissedemiyorum, belki hissedersem feromonlarımı durdururum en azından ders bitene kadar ama hayır. Durumum ciddiydi. Ya burada öleceğim ya da tüm sınıf sırayla beni sikecek sanırım.

CB: "Felix iyi misin?"

Changbin hyung kolumdan tutarak vücudumu sallamış ve kaçıncı seslenmesi bilmiyorum ama sonunda ona taraf dönmüştüm.

F: "T-tuvalete gideceğim"

cevap beklemeden ve hiçbir eşyamı almadan ayağa kalkmış koşar adımlarla tuvalete gitmiştim. Ders saati olduğu için kabinler boştu ve bulduğum ilk kabine attım kendimi. Buraya geldim ve şimdi ne yapacaktım ki? Bastırıcım bile yoktu. Ve kurt sürüsünün ortasında kalmış kuzuydum şu an.

Gözlerimden vücut ısım kadar sıcak olan damlalar akarken vitam ile konuşmaya çalışıyordum. Çok fazla bastırıcı, kısıtlayıcı kullandığım için her ay değil de 4 ay aralıkla kızgınlığa giriyordum. Bazen daha geç bile oluyordu. Ama şu an kızgınlıkta olmam imkansızdı çünkü geçen ay zaten geçirmiştim.

Aptal vita, yine beni zor durumda bırakmıştı. Ne yapabilirim. Böyle olacağını bilsem en azından yanımda bastırıcı taşırdım.

CB: "Felix iyi misin?"

İçinde bulunduğum kabinin kapısı tıklatıldığında gerilmiştim ama Changbin hyung olduğunu anladığımda anında rahatlamıştım.

F: "D-değilim"

CB: "Tamam hiç sorun değil çantanda ilacın var mı?"

F: "Y-yok yok yanımda yok. Yanıma almadım çok özür dilerim."

Devam eden ağlamam daha da şiddetlenmişti. Gerçekten kendime çok kızıyordum. Vita olarak her zaman yanımda ilaç bulundurmalıydım. Nasıl bu kadar aptal olabilirim..

CB: "Özür dilemene gerek yok. Senin için alacağım."

~Yazar~

Changbin telaşla uzaklaşmış ve üniversite otoparkına gitmek için fakülteden çıkmıştı. Felix'in sesi iyi gelmiyordu ve eğer ona bir şey olursa Hyunjin Changbin'i döve döve öldürürdü.

Patron aranıyor...

CB: Felix kızgınlığa girmiş bastırıcı almak için gidiyorum.

Bir süre telefondan ses çıkmamıştı. Changbin kapandığını zannettiği için telefonu kulağından uzaklaştırmıştı ama hala açık olduğunu görüp rahatlamıştı.

H: "Tamam. Nerede şimdi?"

CB: "Tıp fakültesi tuvaletinde"

H: "Kızgınlıkta olan bir vitayı tuvalette yalnız bırakıp ilaç almaya mı gittin? Üstün ırklar özel okulunda?"

Changbin, yüzüne çarpan gerçekle adımlarını durdurmuş ve yaptığı hareketi sorgulamıştı.

H: "Bastırıcıyı al. Ben hallederim"

...

Felix, kasıklarına giren kramplara dayanamamış, tuvalette olmasına rağmen yere çökerek sırtını kabin duvarına yaslamıştı. Dizlerini karnına doğru çekmişti belki ağrılardan kurtulur diye...

Koridordan sesler gelmeye başlamıştı.. demek ki bazı dersler bitmişti. Zaten gergin durumda olan vita biraz daha gerilmişti. Changbin hyung neredeydi bilmiyordu. Ve buradan çıkıp gitmek için de çok geçti.

Tekrar gözleri dolan vita başını da dizlerine gömmüş ve inci gibi akan damlaları serbest bırakmıştı.

Tuvaletin kapısının sesini duyduğunda daha da küçülmüştü küçük beden. Çok korkuyordu, vücudu çok yorgundu. Olduğu kabinin kapısının hafif tıklatılması ise korku çığlığı atmasına neden olmuştu.

H: "Korkma benim, Hyunjin"

Hyunjin beyin damarlarına kadar onu istila eden gardenya kokusu yüzünden kendini boşlukta hissediyordu. Ama kabinden hiçbir ses gelmemesi onu gerçekliğe dönmesine ikna ediyordu.

H: "Felix, korkmana gerek yok. Kapıyı açarsan seni daha güvenli bir yere götüreceğim. Açmazsan da kıracağım"

Delta bir süre daha beklemişti ama hiçbir ses yoktu. Sadece duvarları yıkıp geçmek isteyen gardenya kokusu vardı...

Kolay bir şekilde kapıyı azıcık iterek, tek hamlede kırmıştı delta. Yerde top gibi küçülüp oturan, fısır fısır ağlayan bedeni gördüğünde bir şey olmadığı için en azından rahatlamıştı.

H: "İyi misin meleğim?"

Felix duyduğu hitapla ağlamaktan ve sıcaktan kıpkırmızı olmuş yüzünü kaldırmış ve ayakta dikilen bedene bakmıştı.

Hyunjin vitasının minik yüzünü gördüğünde gülümsemiş ve yavaş hareketler ile tek dizi üstüne çökmüştü. Yüzleri yakın olsun diye de biraz eğilmişti.

H: "İyi misin?"

Felix küçük başını hayır anlamında sallamakla yetinmişti. Çünkü şu an iyi hissetmiyordu ve dikkati başka bir yerde olduğu için konuşamıyordu bile.

Şu an yüzleri yakın olsun diye eğilen delta'nın tişörtünün yaka kısmı aşağı doğru sarkıyordu ve göğsünden karnına doğru her yeri sargı içindeydi.

Delta, vitasının bakışlarının kendi yüzünde olmadığını anladığında, küçük bakışları takip etmiş ve kıyafetinin sarkarak vücudunu açıkta bıraktığını anlamıştı.

Hyunjin, Felix'in çenesini uzun parmakları ile kavramış ve başını yukarı kaldırmıştı.

F: "Sen..."

H: "Ben ne?"

CB: "GELDİM"

Changbin nefes nefese çığlıklar içinde elinde bastırıcıyı sallayarak tuvalete dalmış ve ikilinin bakışlarının kendisine dönmesini sağlamıştı.

Hyunjin ise çok beklemeden ilacı almış ve kutusundan çıkarmıştı.

H: "Kaç tane?"

CB: "Vitalar için 2 kapsül"

Delta iki kapsül ilacı vitanın dudaklarına doğru uzatmıştı. Felix de beklemeden ağzını açmış ve su verilmesine gerek kalmadan yutmuştu ilaçları.

...

Vita gözlerini açtığında arabanın durduğunu hissetmişti. En son hatırladığı şey ilaçları içtikten sonra kasılmış vücudunun rahatlamasıydı. Sonrasında ise Changbin onu güvenli bir yere getirmişti sanırım.

Çok büyük olmayan, tatlı, iki katlı bir evin önünde durmuşlardı. Ev açık mavi duvarları ve çiçeklerle dolu balkonlarıyla o kadar tatlı gözüküyordu ki sadece bakmak bile insanın içini ısıtıyordu.

CB: "Evime hoş geldin Lix. Şimdi seni çok seveceğin birisiyle tanıştıracağım."

Delta gülücüklerle dolu yüzüyle konuşurken Felix daha tamamen uyanmamıştı bile. Mavi duvarlar arasına fazlasıyla yakışan bembeyaz kapıyı çaldıklarında anında kapı açılmıştı ve küçük, zarif bir beden kollarını Changbin'in boynuna dolamıştı hemencecik.

"Bugün erken geldin"

Delta da çok beklemeden kollarını ince bele sarmış ve pembe saçlara kokulu öpücükler bırakmıştı.

CB: "Bugün misafirimiz var da ondan"

Küçük beden Felix'i daha yeni farketmiş olacak ki sarıldığı deltadan uzaklaşmış ve Changbin'in arkasında duran vitaya bakmıştı.

"Oha o da mı vita"

Delta başını onaylar anlamda sallayarak yetinmişti. Sonrasında ise zarif beden Felix'e de sarılmıştı. Felix ilk ne olduğunu anlamasa da küçük bedenden taze kahve kokusu aldığında vita olduğunu anlamıştı.

İki vita aynı alanda bulunuyordu ve bu çok da olmasa nadir bir olaydı. Üstelik kahve kokulu vita vücudu uyuşturacak kadar mükemmel kokuyordu..

...

Evin içi de dışı kadar tatlıydı. Eşyaların özenle seçilip dizildiği açık bir şekilde belliydi. Huzurlu bir ev ortamı Felix'i çok mutlu ediyordu. Elinde sıcak çayı, karşısında sarmaş dolaş, etrafına aşk saçarak oturan vita ile delta.. bu huzurlu alanda sonsuza kadar kalsa olmaz mı?

IN: "Ben Jeongin. Senin adın neydi. Heyecandan sormayı unurmuşum."

F: "Felix, memnun oldum"

Pembe saçlı vitanın sadece gülümsemesi bile insanın içini ısıtıyordu. Ama şu an yüz ifadesi şaşkın şekil almıştı.

IN: "Oha Felix sen misin. Memnun oldum memnun oldum. Eee Felix Hyunjin ile aranız nasıl?"

Felix, çayından aldığı sıcak yudumu telaşla yutmuş ve karşısında oturan çifte bakmıştı. Sanırım konunun değişmesi iyi olacaktı.

CB: "İlaçlarını içtin mi sen bebeğim"

IN: "Sanırım"

Delta yumuşak yüzünü ciddileştirmiş ve yan dönerek yanında oturan küçük bedene bakmıştı.

IN: "Öf tamam içtim işte hepsini. Yüzünü öyle yapma komik oluyorsun"

Felix, ne olduğunu anlamadan ikili arasında kalmıştı. Evet onlar çok tatlıydı ama Felix'in de kafası çok karışıktı.

CB: "Ha Felix Jeongin uzun süredir kanser hastası da o yüzden ilaç içiyor"

IN: "Ama artık geçti ki tamamen iyileştim. Saçlarım bile eskisi gibi uzadı"

Vita, tatlı pembe saçlı vitanın hasta olmasına üzülse de hemen morali yerine gelmişti bu laflardan sonra.

IN: "Artık tamamen iyileştim. Bu yüzden mühürleneceğim, bir sürü çocuk yapacağım"

CB: "Hoop yavaş daha tamamen iyileşmedin"

İkili çok tatlıydı ve bu Felix'in gülücüklerinin salona dağılmasına neden olmuştu. Felix şimdi anlıyordu Changbin'in neden vitalar hakkında bu kadar çok şey bildiğini. Çünkü talı mı tatlı vita sevgilisi vardı.

F: "Şey Changbin hyung bir şey sorabilir miyim?"

Delta eliyle pembe saçları dağıtarak okşamayı bırakmış ve Felix'e taraf dönmüştü.

CB: "Dinliyorum"

F: "Acaba Hyunjin bu yakınlarda ameliyat oldu mu yani şey yaralandı mı?"

Vita sonunda içini yiyip bitiren soruyu sormayı başarmıştı. Kendisiyle gurur duyuyordu

CB: "Ne sormak istediğini anlıyorum Lix. Akşam kendisi gelecek o zaman onunla konuşmaya ne dersin?"

Akşama kadar burada mı kalacaktı? Akşam Hyunjin mi gelecekti? Onunla mı konuşacaktı? Niye bu kadar gergin olmaya başladı ki...

________

Arkadaşlar götünüzü yiyem. Şu sıralar biliyorsunuz çok fazla şey oldu. Konserler, etkinlikler, ödül törenleri, doğum günleri... ve daha fazlası. Ve benim yönetmem gereken kocaman bir instagram sayfam var. Takip edenler günlerdir uyumadığımı haber paylaştığımı biliyor.. Üstelik tatil olduğu için aile evindeyim ve ailem ile de vakit geçirmem gerekiyor. İşler çok karıştığı için bölüm gecikti. Artık bundan sonra çok fazla etkinlik falan yok. Eski halime geri döneceğim.

Bir baktım Angel 86K olmuş. Dedim 100K olunca özel bölüm atayım. Angel'i 100K yapmanızı bekliyor olacağım 🙃

Herkesi gördük geriye Chan ve köpüş adam kaldı. Sizce onları nasıl göreceğiz?

Bir de gelecek bölüm işlerin zort diyeceği bölüm ehe...

Neyse sizleri gerçekten çok seviyorum. Hepinizin götünden öpmek istiyorum. Hele bana yazarım diye DM atıyorsunuz ya. Diyorum yok ben bunun götünü yerim.

Çok konuştum ben kaçar

Jeongin, Vita, taze kahve kokuyor, 22 yaşında

Kas adam 25 yaşında Delta. Klasik olarak okyanus kokayur

PeriLixie vita, Gardenya kokuyor, 20 yaşında

DaddyHyun Delta, 29 yaşında, kalsik okyanus kokayur.

Bölüm sonu

22 yorum