İçeriğe geç

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 31 · 6 dk okuma

Mr. Mafia (Omegaverse)

Bölüm 31

Final

Son kez İyi okumalar 🦋

___________

Chan, adamın kanlar içinde kalan koluna bakmaya çalıştıkça adam durmadan alfayı itiyordu.

H: "Bırak o şerefsizi Chan"

Alfa, ona seslenen kardeşine dönmüştü.

C: "Seninle aramızdaki en büyük fark buydu kardeşim. Sen hep can almaya çalıştıkça ben sadece kurtarmaya çalıştım"

İkilinin sohbete daldığını gören adam onu tutmaya çalışan Chan'ı itmiş, cebinde duran kumandayı çalıştırdıktan sonra koşmaya başlamıştı.

"10 saniyeniz var"

10 saniye... bir ömür penceresini kapatmak için çok kısa ve acımasız bir süre değil mi?

Minho kolunu tutarak koşan adamın iki bacağına da seri bir şekilde sıkmış ve adamın yere yığılmasını sağlamıştı.

M: "Hemen çıkalım"

Kısacık olan yol bir anda o kadar uzamıştı ki.. sadece filmlerde olur sanırdım saniyelerin uzaması ama gerçekten de konu sevdiğin hayatı bırakmak olunca her şey uzayabilirdi.

Hyunjin ve Minho demir kapıdan çıkıp uzaklaştıklarında Hyunjin arkasına dönmüştü Chan için.

Tam arkasında görmeyi umduğu beden, yerde kanlar içinde yatan adamı çekiştirmeye çalışıyordu.

H: "Hyung"

Hyunjin abisine bağırdığında Chan bakışlarını kardeşine çevirip gülümsemişti. İlk defa Hyung demişti.. çocukken Hyunjin'i hep döverdi ona Hyung demesi için...

Hyunjin kendisini Chan'a doğru atmak üzereyken yüzüne doğru patlayan alevler onu durdurmuştu.

Minho, dolu gözleri ile kan kırmızısı yanan alevlere bakarken bu hayatın eninde sonunda onlardan bir şeyler alacağını biliyordu...

....

Seungmin arabayı çalıştırmış ve elinden geldiğince hızlı bir şekilde ormandan çıkmak için gaza basmıştı.

Bir anda kulakları dolduran patlama sesi ve geceyi aydınlatan alevler yüzünden hepsi arkaya bakmıştı...

Jisung artık gözlerini açık tutamayıp kendini bıraktığında Felix ne yapacağını şaşırmıştı.

Seungmin... birkaç saniye önce ölmüştü Seungmin. Bedenen burada olabilirdi belki ama onun ruhu şu an o alevlerin arasında Chan ile birlikte yanıyordu.

İçinde alfası ile birlikte yanan omegası Seungmin'i çoktan öldürmüştü.

Hiç öpemediği dudaklar... sarılamadığı kollar... koklayamadığı saçlar... söyleyemediği sözler... hepsi alevlerle birlikte bir daha geri dönmemek adına yanıyordu.

Ruhuna işleyen acıyı dindirebilecek tek kişinin de o alevlerde yanıyor oluşu daha çok yakıyordu fiziken bedenini.

Titreyen elleri ile direksiyonu tutarken sadece bir çığlık atabildi.

Kavuşamadığı ruh eşi için atılan bu çığlık demir kapının, silahın hatta patlamanın sesini bile sönük bıraktı.

O gün Seungmin orada öldü...

....

Jisung gözlerini yavaş yavaş açarken burnuna dolan hastane kokusuyla kısa süreliğine afallamıştı. Her şeyi anlaması ve ayağa kalkmaya çalışması üzün sürmemişti ama karnına giren ağrıyla inleyerek olduğu yerde kalmıştı.

M: "Kalkamazsın bebeğim"

Minho eşinin saçını okşayarak onu yavaşça geri yatırmış ve yatağın kenarındaki butona tıklamıştı hemşirenin gelmesi için.

J: "Bebeğimiz"

Jisung dolu gözleri ile elini karnına attığında endişe dolu bakışlarla Minho'ya doğru döndü.

M: "Erken doğduğu için bir süre oksijene bağlı kalması gerekiyor. Ama çok iyi merak etme. Erken doğdu ama hala senin gibi yanaklı"

Sigma derin bir nefes alırken delta eşinin yanaklarına tarlı öpücükler bıraktı. Çok geçmeden hemşire gelip kontrolleri yapmıştı.

Jisung bir haftadır uyuyordu ve hala vücudu tam toparlanmış değildi. Ama birkaç gün sonra bebeği görebileceğini söylemişti doktor.

Delta yumuşak saçları okşarken Jisung gözlerinin önüne gelen patlama ile deltasına doğru dönmüştü.

J: "Herkes iyi mi?"

Jisung için Minho'nun daha önce hiç görmediği göz yaşlarını görmesi, ilk defa ağlayan eşini görmesi olayları anlaması için yeterli olmuştu.

...

~5 yıl sonra~

"3 saat" dedi kolundaki saati kontrol eden omega.

S: "Chan koşma düşeceksin"

Chan arabadan iner inmez koşmaya başladığı için Seungmin de hemen inmiş ve en az babaları kadar yaramaz olan çocuğun peşine takılmıştı.

"Hadi Seungminnie Chris amcamı göreceğiz"

Seungmin gülümseyerek küçük yaramaza yetişmiş ve elini tutarak karmaşık yollarda yürütmeye başlamıştı.

Sonunda ezbere bildiği yere vardığımda diz çökmüş ve küçük Chan'ı da dizinin üstüne oturtmuştu.

S: "Chris amcana selam vermeyecek misin?"

Küçük olan endişeli bakışları ile büyüğüne bakmış bir de yerde üzerinde "Christopher Bang" yazan taşa.

"Seungminnie amcam neden taş?"

Omega gülümseyerek tombul yanakları öpmüştü.

S: "Amcan taş değil sadece o şimdi çok uzakta"

"Neden uzakta ki yanımıza gelse olmaz mı?"

Seungmin dolan gözlerini saklamak için başını havaya kaldırmış ve derin bir nefes almıştı.

S: "Sen daha iyi bir hayat yaşa diye amcan çok uzaklarda bebeğim"

...

Hyunjin pişirdiği etleri de masaya koyduktan sonra bahçenin temiz havasını ciğerlerine çekti.

H: "Chan ve Seungmin nerede?"

M: "Gelirler birazdan"

Herkes masaya oturduğunda, Jeongin kocaman karnı yüzünden zorlukla oturmuştu. Changbin onu sakinleştirmeye çalışırken Felix kıkır kıkır gülüyordu.

Hyunjin vitasının bu hallerine bakmış ve hemen bal dudaklara bir öpücük bırakmış anında bebeğini utandırarak yanaklarını kızarmıştı.

H: "Mezun oldun diye mutlusun bakıyorum"

Felix hılzı hızlı başını onaylar anlamda sallamış ve eşinin dudaklarına kaçamak bir öpücük bırakmıştı.

H: "Biz de artık çocuk planlarına başlasak mı"

Jeongin sırıtarak Felix'e bakarken Felix bakışlarını herkesten kaçırmaya çalışıyordu şu an.

Neyse ki bahçeye giren Chan ve Seungmin onu kurtarmıştı.

CB: "Nerede kaldınız ya açlıktan öldük"

Seungmin Changbin'in aç hallerine gülerken Chan çoktan Minho'nun kucağına atlamıştı.

"Baba biz Chris amcamı ziyarete gittik"

Minho oğlunun saçlarını okşarken Jisung endişeli bakışlarla Seungmin'e bakıyordu. Seungmin ise elinden geldiğince gülümsemeye çalışıyordu.

S: "Hadi ya acıktık yiyelim hemen"

Yıllar sonra kahkahalar eşliğinde yemişlerdi yemeklerini. İçlerinde, kalplerinde hala bir boşluk vardı. Öyle bir boşluk ki asla doldurulamaz.

Ama hayat devam ediyordu işte.. sen istesen de istemesen de....

...

"15 dakika" dedi saatini son kez kontrol eden omega. Ezbere bildiği yollardan ilerledi ve ona fazlasıyla soğuk gelen taşın önünde diz çöktü.

S: "Çok özledim"

Oemga, asla alfası kadar sıcak olmayan ve olamayacak olan taşa doğru eğildi ve uzun bir öpücük bıraktı.

S: "Chan ben seni çok özledim"

Eliyle soğuk taşı okşarken gözlerinden durmadan akan yaşlar gri taşın üstüne düşüyor, giderek birikiyorlardı.

S: "Hiç sarılamadığım kollarının sıcaklığını özlemem sinir bozucu"

...

Herkes birlikte sofrayı topladıktan sonra Jisung elinde biralarla bahçeye geri dönmüştü ve tabi ki Jeongin için portakal suyu.

Biraları masaya bırakırken oğlu bacaklarına sarılmıştı. Babasının zayıf yönünü biliyordu. Bacaklarına sarılınca hemen kucağına alıyordu.

Sigma gülümseyerek oğlunu kucağına almıştı. İlk başta erken doğduğu için çok zayıf bir vücudu vardı ama artık cinsinin de verdiği etkiyle yeterince iyi ve sağlıklı bir şekilde büyüyordu.

"Babacım Seungminnie nerede?"

Jisung daha az önce havuz kenarında oturan Seungmin'i göremeyince diğerlerinin yüzüne bakmıştı. Herkes birbirine baktığında bakışlar her şeyi anlamlandırıyordu.

J: "Chris amcanın yanına gitti bebeğim"

...

Seungmin burnundan gözünden ve kulaklarından akan sıcak sıvıyı hissettiğinde yıllar sonra içten bir şekilde gülümsemiş ve başını artık kendi kanıyla ısıttığı taşa yaslamıştı.

Sonunda ilaç etkisini göstermişti. Sonunda özlediği kişiye kavuşacaktı.

Karanlıkta iki gölge, umutsuz, ağır alacakaranlıkta birbirine uzandı. Elleri birleşti ve ışık yüz altın kupadan dökülen bir güneşmişçesine sel olup yayıldı....

Hiç yaşanmamış bir aşkın verdiği sonsuz acıyı kalbinde taşımak çok zordu ve Seungmin yıllar sonra bu yükten kurtulmuştu...

...

Ünlü doktorlar olan Bang Chan ve Kim Seungmin ölümlerinden sonra tüm miraslarını kimsesiz çocuklara bıraktı. Bu büyük bağış sayesinde yeni kurulan çocuk esirgeme kurumu bugün faaliyetine başlayacaktır.

...

Bitti...

Bir bebeğim daha bitti ve tamamlandı tuşunu aktif hale getirmeye gidiyorum.

Umarım hikayeyi beğenmişsinizdir.

Şuna da bir açıklık getireyim kitap Hyunlix kitabı ve onlar mutlu yani angst bir kitap değil. Ki Seung ve Chan da ruhen kavuştular 🥺🤍. Bir mafya kitabını çocuksu bitiremezdim....

Hep kötü insanların yaptığı kötülüklerin bedelini masumlar ödemiştir..

Bu da bu hikayenin sloganı olsun..

Akilleus'un şarkısı kitabına da atıfta bulunduk 🥹

İnsta: @\keenblues

Bölüm sonu

65 yorum