İçeriğe geç

MOTOR SEVDASI

Bölüm 8 · 2 dk okuma

MOTOR SEVDASI

Bölüm 8

Bugün hem üniversitenin hem de işimin ilk günü olduğu için erkenden kalktım. Hızlıca diğer işlerimi halledip kahvaltıya oturdum.

-Yaapraak bunlar gerçekten harika görünüyoğrr.

Diye sarhoş gibi konuştum. Hala yorgundum ve de uykuluydum.

Yaprak bana garip garip bakıp

-Sen yüzünü yıkadın mı?

Diye sordu. Neden yıkamayayım ki hem.

-Niğye yıkamıyım kiğğ? Tağbiğki yıkadığm.

Kendi konuşmama içimden gülüp Yaprak'a bakmaya başladım.

Off keşke üniversite olmadan direkt mesleğe geçiş yapsak. Ne kadar güzel olurdu o zaman.

-Çabuk ol Arden , birazdan çıkacağız.

Yaprak'ın komut vermesiyle hemen kalktım.

Hızlıca kapıya doğru gittim. Yaprak'ta arkamdan geliyordu. Ayakkabılarımı da giyip anahtarlıktan anahtarı aldım ve evden çıktık.

-Yaprak bi de bana dersin. Sen daha yavaşsın ya benden.

Sadece kafasını sallayıp yürümeye devam etti. Ah, bu kızın çok uykusu olmalıydı dostum.

O uykuya rağmen her zaman ki gibi kahvaltımızı hazırladı. Şuan kendimden utandım resmen. Ben eşek gibi çağnıyorum. Kız ise ev işi yapıyor.

O sırada gelmiştik bile. Ben hukuk yerine girdim o da arkamdan geldi.

O Avukat olmak istiyordu ben ise dedektif.

Dedektifler hukuk okuyarak yasaları şunu bunu öğrenir sonra ise polislik departmanında polis eğitimleri görür sonra dedektif olur.

Yani anlayacağınız benim işim çok zordu.

_____________________________________________

Onca eziyetten sonra şu derslerden kurtulmuştum. Ama şimdi de işe gitmem gerekiyordu.

Of hiç bitmez bu iş. Oha aklıma ne geldi.

'HİİİÇÇÇ BİTMEEEZZZ BU MASAAAALLL'

Aklıma gelen şarkıyla içten içe kendi kendime güldüm.

Arkamdan kafama gelen şaplakla kendime gelip arkama döndüm.

-Lan sen şimdi naneyi yemedin mi?

Diye Yaprak'ı kovalamaya başladım.

-Kaçma lan ecelin olacağum.

Diye bir yandan da bağırıyordum.

En son durup ellerini teslim olurcasına yukarı kaldırdı. Etraftaki insanların bize mal gibi bakmasını umursamıyorduk.

-Dur, dur lütfen yapma. Haahahhahahaa

Diye gülmeye başladı. İşte böyle adam edilir insan. Ben de gülerek ona eşlik ettim.

Artık sınıra ulaşmıştım. Kahkaha atıyordum artık.

Aklıma gelen şeyle durdum.

-Yaprak saat kaç?

Telefonunu çıkarıp ekrana baktı.

-Saat 16.00 da niye sordun ki?

-Yaprağım bugün ne?

Diye sordum.

-Ee ne?

-Canım benim. Hani bugün iş var ya. İşe başladık geçen biz hani. Geç kalıcaz eğer şuan gitmezsek.

Dedim mala anlatır gibi. Gerçi maldı ama neyse. Kafasına yeni dank ettiği belliydi.

-Ohaaaaa doğruuu ben nasıl unuturum?

Diye kendi kendine konuşup yürümeye başladı.

-Yaw beni bekle bari.

Diye peşinden gittim. İşimizin olduğu yere geldiğimizde durduk.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.