İçeriğe geç

Mimick: KUA

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Mimick: KUA

Bölüm 5

Bölüm 5: Bataklık

Iril bu sefer Komutan Imac'i savunamıyordu, o da şüphelenmeye başlamıştı. Güvendikleri tek kişi oydu ve o da Gerald ve Iril'i geçiştirmiş, hatta bunun peşini bırakmalarını istemişti. Şimdi ikisi de ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Hava karardığında yine sayım yapıldı ve herkes mağaralara dağıldı. Her zamanki gibi Bay Scabbers mağaranın önünde öylece dikiliyordu. Gerald mağaraya tedirginliklr yaklaştı. Yine Bay Scabbers'ın ona laf edeceğini düşünüyordu ki Bay Scabbers, Gerald'ın geçmesi için kenara çekildi: - İyi geceler, çocuk. Gerald cevap vermedi, köşesine uzandı ve uyumak için gözlerini kapattı. Sabah Gerald erkenden kalktı, diğerleri henüz uyuyordu. ''Siren çalana kadar vaktim var'' diye düşündü. Bu sefer Komutan Imac'in ofisine doğru yola çıktı. Ofisin yanına geldiğinde durdu. Komutan Imac'e yakalanmak istemiyordu. Gizlice pencereden baktı, pencerenin perdesi yarı açık haldeydi. İçeride kime yoktu. Kapının yanına gelip açılıp açılmadığını kontrol etti, kapı kilitliydi. Bundan sonrasını düşünmemişti. Ne yapacağını düşünürken, ofisin içinden güçlü bir esneme sesi duyuldu. Gerald eğildi ve duvarın arkasına geçti. Komutan Imac ofisinde mi uyuyordu? Muhtemelen gece geç saatlere kadar birşeyle ilgilenmiş ve sonrasında uyuyakalmıştı. Kapının açılmasıyla Gerald ofisin arkasına doğru koştu. Yakalanmaktan çok korkuyor, yakalanırsa ne açıklama yapacağını bilemiyordu. Ardından Komutan Imac, biriyle konuşmaya başladı: - Günaydın, Scab. - Günaydın komutanım. Bayrak ve siren için bizimkilere haber vereyim mi? Gerald, Bay Scabbers ve Komutan Imac'in bu denli samimi olduklarını bilmiyordu.Bay Scabbers ve Komutan Imac toplanma alanına doğru yürüdüler, gözden kaybolduklarında Gerald da farklı bir yönden yola koyuldu. Siren yeni çalmıştı ki, Gerald toplanma alanına ulaştı. Henüz kimse yoktu doğal olarak. Komutan Imac, şaşkınlıkla Gerald'a sordu: - Hayırdır Gerald? Normalde bu kadar erken kalkmazdın. - Uyuyamadım, Komutanım. Gerald bu kadar hızlı bir bahane bulmasına şaşırdı. Ama Komutan Imac inanmış gibi görünüyordu: - Bundan sonra uykunu almana dikkat et. Eğitimlerdeki performansın önemli. Gerald başıyla onayladı ve sıra olacakları yere geçti. Diğer öğrenciler de yavaş yavaş geliyorlardı. Sayımın ardından Komutan Imac, herkesi yeni eğitim alanına götürmek için yola koyuldu. Bir bataklığın yanına geldiklerinde durdular, herkes neden durduklarını sorgulamaya başladı. Çok geçmeden Komutan Imac boğazını temizleyerek açıklama yaptı: - Çocuklar, bugün eğitiminiz burada yapılacak. Merak etmeyin, bataklığın dibi derin değil. Kim başlamak ister? Herkes birer adım geriye gitti, Iril ve Gerald ise donmuş halde bataklığa bakıyorlardı. Komutan Imac yine konuşmaya başladığında ise artık geri adım atmaları için çok geçti: - Iril ve Gerald. Hanginiz başlamak istersiniz? Iril Gerald'ı böyle bir tehlikeye atmak istememiş olacak ki, net bir sesle cevap verdi: - Ben başlarım komutanım. Gerald, Iril'e endişeli bir bakış attı. Iril ise Gerald'a gülümseyerek bataklığın dibine kadar geldi. Komutan Imac Iril'e ne yapacağını anlattıktan sonra Iril bataklığa girdi ve sürünmeye başladı. Geral'ın tüyleri diken diken olmuştu. Iril'in bataklıkla mücadelesini izliyordu. Iril bir süre sonra bataklıktan çıktığında, her yeri çamur olmuştu ve nefes nefeseydi. Sıra Gerald'a geldi. Gerald da sürünerek bataklığa girdi. Bataklık onu çekiyor, yoğun çamur hareket etmesini zorlaştırıyordu. Bir an yapamayacağını düşündü Gerald. Nefes almakta bile zorlanıyordu. Bataklıktan çıktı, başı dönmeye başladı. Ardından yere kapaklandı. Iril koşarak yanına geldi: - Gerald, iyi misin? Komutan Imac, diğer öğrencileri uzak tutuyordu. Iril, Gerald'a destek vererek kenara geçmesini sağladı. Sonra Komutan Imac'in yanına gitti: - Komutanım, onu kliniğe götürebilir miyim? Komutan Imac, bir süre düşündü ve tereddütlü bir şekilde başını sallayarak onayladı. Kliniğe geldiklerinde, Gerald muayene oldu. Ardından dinlenmesi için Iril onu mağarasına götürdü. Gerald bu eğitimde başarısız mı olmuştu? En çok korktuğu şeydi bu. Bir alfa olmadan eve gönderilmek istemiyordu. Babasının karşısına eğitimi yarım bırakmış olarak çıkmak en son isteyeceği şeydi. Gerald o kadar yorulmuştu ki, bu düşünceler arasında uykuya daldı. Gerald uyandığında geceydi. Mağaranın girişine doğru baktı, Bay Scabbers da uyuyordu. Nöbet tutmuyor muydu gece boyunca? Bu durum Gerald'ı bir nebze güvende hissettirdi. Başlarında Bay Scabbers'ın olmasındansa kimsenin olmamasını yeğlerdi. Yavaş adımlarla dışarı çıktı, gökyüzüne baktı. Ay görünmüyordu ama yıldızlar yanıp sönüyordu. Hafif esen rüzgar tüylerinde geziniyordu. Gerald, geceleri sürüsüyle birlikte gezindiği ve av aradığı zamanları hatırladı.O zamanları şimdiden özlemişti. Acaba şimdi sürüsü ne yapıyordu? Gerald daha fazla dışarıda kalamadı, Bay Scabbers'ın uyanıp onu yakalamasından korkuyordu. İçeri girdi ve kendi köşesine uzanıp hayal kurarak yeniden uykuya daldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.