İçeriğe geç

Mimick: KUA

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Mimick: KUA

Bölüm 3

Bölüm 3: Şüpheliler

Iril, öğleye doğru taburcu oldu. Gerald ve o bugün eğitime katılmamak için izin aldılar. Gerçekten yıpranmışlardı. Toplanma alanına yakın olan bir kulübeye geçtiler konuşmak için. Iril sorulara başladı: - Gerald.. Ormanın neresinde buldunuz beni? Yolunu biliyor musun? Gerald ne diyeceğini bilemedi. Ona olanlardan dürüst bir şekilde bahsederse, Iril bu olanların peşine düşecekti. Ama arkadaşına yalan söylemek de istemiyordu. Gerald cevap vermeyince Iril devam etti: - Beni oraya götürebilir misin? - Bilmiyorum Iril, bu tehlikeli olabilir. Emin misin? Iril ''Evet'' anlamında başını salladı. Gerald, bunun üzerine bişey diyemedi. Birlikte ormanın derinliklerine doğru yola çıktılar. Olay yerine gelmeleri ortalama 1 saat sürdü. Gerald, Iril'in yaprak yığınlarının altında yatar halde bulunduğu yere bakıyordu: - Ama bu, nasıl olur? Ortalıkta ne yaprak yığını, ne de herhengi bir iz vardı. Yanlış yere gelmiş olma olasılığını düşündü Gerald. Ama hayır, yolu doğru hatırladığına ve oranın burası olduğuna emindi. Birisi Iril bulunduktan sonra gidip delilleri ortadan kaldırmış olmalıydı. İşler daha da ilginçleşiyordu. Iril daha fazla dayanamadı: - Gerald, burada hiçbir şey yok, yolu karıştırmadığına emin misin? - Eminim! Burada yaprak yığınları vardı. Gerald etrafada dolanıp bişeyler aramaya başladı. Ne aradığını kendisi de bilmiyordu. Ama mutlaka bir işaret veya iz olmalıydı.Uzun süren aramalar sonucunda hiçbir şey bulamamışlardı. Oturdukları kulübeye geri döndüler. Gerald sinirle söylenmeye başladı: - Biri bilerek yapmış olmalı! Önce yapıp sonra delilleri temizlemiş! - Gerald, bu zaten oldukça açık değil mi? Tek başıma oraya gidip kendimi yapraklarla kaplamamın imkanı yok. Iril haklıydı. Gerald sustu ve düşünmeye başladı. Kim böyle birşey yapmış olabilirdi ki? Aklına Bayan Gonna ve Bay Scabbers'dan başka kimse gelmiyordu. Ama bayan Gonna'yı tanımadığı için de onu suçlamak istemedi. Iril'e dönerek sordu: - Bay Scabbers olabilir mi? - Saçmalama Gerald... Bayan Gonna varken kimse mağaraya giremez. Bayan Gonna gece boyu orada nöbet tutuyor. - Belki de Bayan Gonna yapmıştır? Iril duraksadı, Bayan Gonna olma ihtimalini düşüyordu. Sonra boğazını temizledi ve cevap verdi: - O, olamaz. Neden bunu yapmak için bu kadar beklesin ki, ayrıca beni oraya sürükleyerek eline ne geçecek? Akşam olduğunda herkes yine mağaralarına dönmüştü. Diğer öğrenciler çok yorgundu, belli ki eğitim ağır geçmişti. Gerald yine düşünüyordu. Yarınki eğitimde muhtemelen çok yorulacaktı. Yine de eğitimden sonra atladıkları bir şeyler olabilir diye araştırmaya devam etmek istiyordu. Bu işin peşini kolay kolay bırakamazdı. Bunu kim yaptıysa, başka öğrencilere de yapıp yapmayacağı ya da Iril'e daha büyük bir zarar vermeye çalışıp çalışmayacağı belirsizdi. Sabah yeniden tüm öğrenciler toplanma alanındaydı. Sayım yapıldı ve eğitim alanına gittiler. Yine farklı bir parkur ile karşı karşıyaydılar. Gerald bu sefer kendinden emindi, o parkuru yine olabildiğince kısa bir sürede tamamlamak istiyordu.Herkes sırasıyla parkuru tamamladı, sıra yine Iril ve Gerald'a geldi. Onlar da olabildiğince hızlı bir şekilde tamamlamaya çalıştılar. Skor tabelsanının önüne geldiklerinde, Gerald'ın biraz modu düştü. Onun önünde şimdi başka bir öğrenci vardı: Charles. Charles ve arkadaşları, Gerald ve Iril'i iterek tabelanın önüne geçtiler. Charles coşkuyla bağırdı: - Şu küçük kurdu geçmişim! Gerald bu söze sinirlense de belli etmemeye çalıştı. Iril ise Charles'a hırlıyordu. Gerald Iril'i kenara çekti: - Sakin ol, uğraşmaya değmez. Öğle yemeğinden sonra Gerald ve Iril antrenman yapmak için ormana gittiler, skor tabelası onlara yaşananları tamamen unutturmuştu. Iril Charles'a gününü göstermek istiyordu. Onu birincilikten atmaları lazımdı. Artık bir rakipleri vardı. Onlar Charles'ı bir rakip olarak görmese bile Charles onları çoktan rakip bellemişti. Ormanda yoğun bir antrenman yaptılar. Tırmandılar, süründüler, büyük kayaların üzerinden atladılar. Antrenman sırasında Gerald yine bir kayanın üzerinden atlarken ayağı takıldı ve sert, küçük bir şeyin üzerine düştü. Bu cam bir şişeydi ve yanında bir bez vardı. Iril Gerald'ın yanına geldi: - İyi misin Gerald? Iril de cam şişeyi ve bezi gördüğünde bakakaldı. Gerald yaklaşarak koklamak istedi, koklamasıyla geri çekilmesi bir oldu: - Sanırım bir delil bulduk... Bulundukları yer, Iril'in kaldığı mağaraya yakındı. Muhtemelen biri, onu şişenin içindeki şeyle bayıltmıştı ve sonrasında ortadan kaldırmayı unutmuştu. Belki de ortadan bu şekilde kaldırmış, başarılı olamamıştı. Gerald şişeyi ve bezi yanına aldığı sırt çantasına koydu ve toplanma alanındaki kulübeye geri döndüler. Gerald kulübenin içinde bir oraya bir buraya gidiyor, bişeyler düşünüyordu. Iril ise hala masanın üzerinde duran bez ve şişeye bakıyordu: - Sence bunları doktora ya da Komutan Imac'e götürmeli miyiz? - Olmaz, henüz kimin yaptığını bilmiyoruz. Herkes olabilir. - Doktordan mı şüpheleniyorsun, Gerald? - Bilmiyorum, Iril.. Iril derin bir soluk aldı, sonrasında cevap verdi: - Doktor neden böyle bişey yapsın? Diyelim ki yaptı, neden klinikte beni iyileştirmek için uğraştı bu kadar? Gerald cevap vermedi. Iril'in herkesi bu denli savunması ona garip geliyordu. Sonra kulübeden çıktı, Iril de arkasından geliyordu. Gerald mağaraya doğru yürüdü. Bir süre sonra Iril onu takip etmeyi bırakmıştı. Gerald'ın ise bu umrunda değil gibi görünüyordu. Mağarasına gitti ve köşesine uzandı. Biraz dinlenmesi ve kafasını toplaması iyi olacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.