SOYLEMEKTEN OMRUM BİTTİ AMA SATİR ARASI YORUM YAPİN PLS
😽😽😽😽😽😽😽😽😽
TATLİSSS OKUMALAARR
Gözlerimi açtığımda Azra ile beraber yerde yattığımızı fark ettim. Ben neden Azra'lardayım ve neden yerdeyiz?
"Pişt uyansana kızım camış gibi yatıyorsun." Dedim onu sarsarak.
"Ya sabahtan beri uyutmadın rahat bırak beni!" Dedi ve arkasını döndü şaşkınlıkla ona baktım üstümde dün ki kıyafetler vardı. Bir dakika. Aklıma dün ki konuşmalar gelmişti. Ben hocaya yürümüştüm! O da bana yürümüştü!
"Azra kalk!" Dedim daha sert sarsarak.
"Of be ne var?" Dedi gözlerini ovuşturarak.
"BEN AŞIK OLMUŞ OLABİLİRİM."
"Of tamam be ben de bir şey sandım." Sonra kafasına jeton düştü.
"NE! NE! NASIL BİR DAKİKA KİM?"
Hızla dün ki konuşmaları anlattım. O ise ağzı açık beni dinliyordu.
"Yani hislerinden emin misin?" Dedi çünkü çok nadir birine takardım.
"Yani bilmiyorum tam olarak ama ilk defa böyle hissediyorum."
"Adam zaten sana yürüyor sen de yürü bir şey olmaz."
"Ama o öğretmenim." Ağlamaklı çıkmıştı sesim
"Aşkım zaten son yılımız bir bok olmaz." Dedi onun için hava hoş tabii. Telefonumu açtım.
Babam 14 cevapsız arama.
Annemmm💓 4 cevapsız arama.
Gereksiz kişiden bir yeni mesaj.
Tek umursadığım gereksiz kişiydi. Hızla mesajını açtım.
Gereksiz kişi: uyandın mı?
Defne: Evett uyandım.
Bugün okul yoktu iki gün evdeydim gel de ağlama.
Defne: hocam dün için rahatsız oldunuz mu?
Cevabı benim ona karşı hislerimi belirleyecekti.
Gereksiz kişi: tam aksine hoşuma gitti :)
Görüldü atıp çıktım çünkü kalbim duruyordu. Attığına bile emin değildim. Ailemin gazabına uğramak istemediğim için Azra ile vedalaşıp evime yol aldım. O sırada üstümdekileri çıkarmıştım. Evin kapısına gelince derin bir nefes aldım. Kapıyı çaldım. Açıldı. Babam bana sinirle bakıyordu. Ona bakmadan içeri geçtim.
"Bu saate kadar neredeydin?" Çok ürkütücü sormuştu ama kabul etmek istemediğim bir gerçek vardı bende babam gibi çok sinirli bir insandım.
"Azra'da kaldım ders çalıştık." Dedim.
"Beni salak yerine koyma lan!" Dedi ve elini kaldırdı hızla zorda olsa elini tuttum.
"Bunu bir daha yaparsan anneme her şeyi anlatırım." Ayol bugün de bir Cesaret.
"Hele bir anlat sen!"
"Ne yaparsın? Bak seninle bozuşmak istemiyorum sadece babalığını yap!" Ona bakmadan odama girip kapıyı kilitledim çünkü her an o eli kalabilirdi ve bu sefer engel olamazdım. Hiç sevmediğim bir yönüm vardı. Bir kişi beni kırsada asla küs kalmak istemezdim hep barışçıldım. Tabiatıma ters. Yapacak bir şey yoktu bu yüzden bir kaç saat ders çalışmaya karar verdim.
(3 saat sonra)
Telefonuma gelen bildirim ile ara vermem gerektiğini anladım. Arslan hoca istek atmıştı hızla geri takip yaptım ve son attığı posta baktım.
@arss.aks

3832 beğeni
827 yorum
@arss.aks: aile yemeği 🙂
@aleynaa_ynsl: Hocamın karizması💅
@736: Benim hocam olunnn
@737: Dm bak😉
@829: maşallah 🤌🤌
Çok seveni vardı. Ayrıca bu tip fotoğraf atması ne kadar etiketi? Doğru ya dün bende fotoğraf çekmiştim onları atsam sıkıntı olmazdı. Hızla galeriye girdim hangisini atsam?
Defnee_vrl:

97 beğeni
20 yorum
Defnee_vrl: Gezmeler 😽
@Onur_cevik: Bu ne güzellik 🔥
@Azrraa_bykl: ALLAH'IM BENİM ARKADAŞIM 😽😻
@182: Bizim okul güzel dolu aq
@572: kendimi çirkin hissediyorum.
Benim beğeni sayısı şaka mı? Fakir her yerde fakirdir... Tatiller kapatılsın çünkü bir bok yapamıyorum canım da sıkılyor. Hızla altıma dizlerimin az üstünde bir şort giydim. Yerimden kalktım ve odamdan çıktım annem dizisini izliyordu babam da ortalarda yoktu. Hava soğuktu ama ben de deli cesareti var. Umarım şort giydiğime pişman olmam.
"Anne ben sahile ineceğim." Annem bana bakıp kafasını salladı.
"Tamam ama geç kalma zaten babanı delirttin." Bu kadının beni sevmediğini düşünecektim. Birazdan kemalim yapmaz da derdi. Ayakkabılarımı giyindim önümde On beş dakikalık yol vardı bisikletimi aldım ve sürmeye başladım. Biraz korkuyordum çünkü Allah korusun kaza kaçınılmazdı. Hızla ilerlerken kaldırımdan ilerliyordum. Birazdan bisiklet yoluna çıkmıştım. Hızla devam ederken yan tarafta gördüğüm görüntü ile tüm algılarım kapandı gözümü oradan ayıramıyordum. Bisikletim yoldan çıktığı için bir arabayla bodozlama çarpıştık. Allah'ım lütfen ölmemiş olayım. Araba beni görüp yavaşlamıştı. İçeriden orta yaşlı bir adam çıktı.
"Önüne baksana be!" İyi misin bile demeden bana bağırıyordu ama şu an cevap verecek halde değildim. Bir kaç kişi başımda toplanmıştı. Bacağım ise kötü kanıyordu yerimden doğruldum ve bisikletim ile beraber ilerledim denizin karşısındaki bir banka oturdum. Anında göz yaşlarım sel olmuştu. Orada babamı görmüştüm, bir kadınla, dudak dudağa. Ondan böyle bir şey bekliyordum ama insan öz babasını böyle görünce bir değişik oluyordu. Annem çok üzülürdü ama öğrenmesi gerekiyordu. Annem kendi ayakları üzerinde durabilir mi ki? Hüngür hüngür ağlıyordum. Dizimde sızlıyordu.
Bilseydim o kadınla fotoğrafını çekerdim hiç değilse kanıt olurdu elimde. O an transa girmiştim. Hala şoktayım aslında.
"Defne?" Gelen ses ile kafamı çevirince Arslan hocayı gördüm.
"Burada ne işiniz var?" Biraz sinirliydi.
"Telefonuna ulaşamıyorum Azra da ulaşamıyormuş şu telefona neden-" gözleri bacaklarıma inince sustu.
"Dizinin hali ne?"
"Önemsiz." Yalnız kalmak istiyordum.
"Defne sen iyi misin gel hastaneye gidelim." Kafamı itiraz ederek salladım.
"Bir şeyim yok biraz yalnız kalmak istiyorum." Çok durgundum. Bir dakika kendine gel Defne!
Gelip yanıma oturdu bir süre sessizce karanlığı izledik sonra yanımdan kalktı ve arabaya gitti. Gidecek sandım. Ama elinde pamuk ve bir sıvı ile geri döndü.
"Bunları araba da mı taşıyorsunuz?" Bu adam deli.
"İhtiyaç halinde."
"Delisiniz!" Dedim gülerek. Önüme diz çöktü pamuğa sıvıyı döküp dizime bastırdı. Acıyordu ama sesimi çıkarmadım.
"Hiç değilse buz gibi havada şort giymiyorum." Arslan hoca beni iğnelemişti.
"Yok böyle olmaz kalk hastaneye gidiyoruz." Kafamı olumsuz anlamda sallayacakken beni durdurdu.
"Kalkmazsan ben kaldırmasını bilirim." Ne kaba!
"Daha kibar sorun?"
"Sanki bir saattir kibar değilim!" Allah'tan sabır diledi. Ona dik dik baktığımı fark edince tekrar sordu.
"Defneciğim lütfen seninle hastaneye gidebilir miyiz?" Kafamı salladım ve ayağa kalktım ama ani kalkmamla dizime saplanan acıyla Arslan hoca'nın omuzlarına tutundum ve ondan destek alarak yürüdüm. Arabanın önüne gelince benim için ön kapıyı açtı zorda olsa bindim. Arabanın etrafında dolanıp o da bindi.
Annem: Defne nerede kaldın?
Annem: Defne babana ne diyeceğim?
Annem kişisinden 7 cevapsız arama.
Defne: Anne endişelenme bisikletle giderken düştüm şimdi hastaneye gidiyorum.
Annem: Ne hastanesi kızım şimdi mi söylenir bu hemen geliyorum.
Defne: Bizim oraya yakın olan devlet hastanesi ama babam gelmesin.
O adamı görmeye dayanamıyorum. Anneme şimdilik bahsetmeyeceğim henüz ben bu olayı sindirememişken anneme söyleyemem. Her şey sakinleşince anlatcaktım.
Arslan hoca yanımda arabayı sürüyordu. Hiç ses çıkarmıyordu. Endişelenmesin diye Azra'ya yazdım gelmek istedi ama reddettim.
"Neden ağladın?" Dedi gözlerini yoldan ayırmadan.
"Düştüm ya ondan."
"Başka bir şeyler olmuş."
"Nesin sen Sherlock Holmes falan mı?" Gözlerimi devirmiştim. Arslan hoca yüzünden yeni bir tik oluştu.
"Dilin de baya uzamış biber sürelim." Şaşkınlıkla ona döndüm.
"Ben çocuk muyum?" Alt tarafı aramızda sekiz yaş vardı bu onu benim büyüğüm yapmaz!
"Yaramaz küçük hem de."
"Küçük mü?" Onaylayan ses çıkardı.
"Ben de okul dışında size abi diyebilirim o zaman." Neden olmasın ayol.
"Hayır."
"Evet Arslan abicim." Araba durunca hastaneye geldiğimizi anladık. Hızla bir iki işlem ile beni odaya aldılar. Beyaz önlüklü doktor geldi. Bacağımı mı dikeceklerdi? Korkarım olmaz.
"Dikmesek olmaz mı?" Doktor bana cahile bakar gibi baktı.
"Zaten yeterince mikrop kapmış işime karışmayın." Pardon? Hızla sedyeye uzandım ve başlıyoruz. İğneyi hissetmem ile yanındaki adamın, Arslan hoca'nın, kolunu sıktım. Adam diktikçe ben Arslan hocanın koluna asılıyordum. Sonunda bitince bir iki şey yaptı.
"Mümkünse üç gün ayağa kalkmasın dikiş atabilir verdiğim merhemleri sürün geçmiş olsun." Dedi ve çıktı acım tazeydi.
"İyi misin şimdi?" Ona dönünce kolunu gördüm. BEN NE YAPMIŞTIM. Kolunu koparıp çeyizime saklasaydım.
"Ayy çok üzgünüm ben farkında değildim gerçekten-" beni susturdu.
"Senin canından önemli değil."
Yaa şapşik!
"Yine de kötü olmuş üzgünüm." Bizim bu anımızı kesen içeri giren annem olmuştu.
"Defne iyi misin annecim?" Annem çok endişeliydi.
"İyiyim dikiş attılar." Bana üzülerek bakıyordu.
"Ben kaç defa dedim bisiklet sürme diye ama yok beni dinleyen kim eşek yerine koy sen anneni." Anne niye Arslan hocanın yanında böyle konuşuyorsun. Annem Arslan hocayı yeni fark etmişti.
"Siz kimsiniz?" Başka bir şeyim sanmıştı. Annem böyle şeylere karşı değildi ona göre gençtim güzeldim. Ama babam öyle değildi. Zaten annem babam ile evlenmek için ailesini unutan birisiydi.
"Ben öğretmeniyim Defne'nin şansa o düşünce yakın yerlerdeydim hastaneye getirdim."
"Sizinle telefonda konuştuk değil mi?" Evet maalesef.
"Evet efendim." Dedi Arslan hoca boğazımı temizledim ve burada olduğumu belirttim.
"Hadi eve geçelim." Annem önde ilerleyince şaşırdım ben hayatta kalkamazdım dikiş atarsa Allah korusun.
"Anne ben kalkamam." Annem bana bakınca anlamıştı.
"İstersen ben seni arabaya kadar taşıyım. Yürümen iyi olmaz henüz yeni dikiş atıldı."
"Olur olur öğretmen bey." Annem benim fikrimi sormadan onaylamıştı ve sonra önden gitmişti. Arslan hoca bir kolunu belime doladı diğerini dikkatlice bacaklarımın altından geçirdi ve kucağında bulunmuş oldum.
"Gerek yoktu teşekkür ederim." Yüzüne bakamıyorum. İmdat.
"Vardı gerek Defne, vardı."
"Her öğrenciniz ile bu kadar ilgili misiniz?" Onun ağzından laf almaya çalışıyordum.
"Hayır, ilksin ayrıca sonsuza kadar öğrencim olmayacaksın."
"Çok eminsiniz." Kafamı ona çevirince nefesini yüzüme üflüyordu.
"İstediğim şeyi eninde sonunda kazanırım."
"İstediğinizi kazanmak için uzun bir yol var önünüzde."
"Yolun sonunda değerli birine ulaşacaksam yol engellerle dolu olsa bile aşarım." Yutkundum annem görüş açımıza girince kendimi geri çektim.
"Ben sizi bırakırım eve." Annem itiraz edecekti.
"Yok senin işin vardır öğretmen bey biz taksiye atlayıp gideriz." Annem de tutturdu öğretmen bey diye.
"İşim yok siz geçin." Annem ısrar etmeyerek ön koltuğa geçti. Ama... Ben geçecektim.
"Bugün arka koltuk prensesi olacaksın." Dedi Arslan hoca. Kıkırdadım.
"Yapacak bir şey yok hocam." Beni arka koltuğa bıraktı ve ön koltuğa oturdu. Yol almışken annem Arslan hoca ile konuştu.
"Siz de maşallah gençsiniz. Kaç yaşındasınız?" Annem ya.
"26 yaşındayım."
"Hayatınızda biri de vardır." Artık müdahale etmeliydim.
"Anne sanane lütfen susar mısın?" Arslan hoca beni dinlemeden lafa atladı.
"Hayır hayatımda kimse yok." Bunu dikiz aynasından bana bakarak söylemişti ama bu erkekti gönlü her yerde. Deneyimlerim bana bunu gösterdi. Deneyim dediğim iki ilişki sonuncusu Ömer bana travma bırakmıştı. Bana artık sıkıldığını onun isteklerini karşılaşmadığımı söylemişti! Bende onu öldürürcesine dövmüştüm Azra ile...
"Defne annecim?" Çoktan geldiğimizi anladım.
"Dalmışım." Hızla arabadan indik.
"Teşekkürler öğretmen bey." Dedi annem ve eve doğru gitti.
"Her şey için teşekkür ederim, öğretmen bey." Dedim Kaşları çatıldı. Ardından gülmeye başladı.
"Öğretmen bey..." Dedi ve bana bakmaya başladı derin baktığı için hızla konuştum.
"İyi geceler." Dedim ve evin kapısını açıp girdim. Tabiki o kadar yavaş gitmiştim ki bacağım acımasın diye.
Babam evde yoktu. Annem ise durgundu. Yanına gidip ona sıkıca sarıldım. O da gülüp bana sarıldı.
"Teşekkür ederim." Dedim ve onun bir şey söylemesine izin vermeden odama girdim. Kendimi yatağa attım babamı düşündükçe midem bulanıyordu. Çok fazla bulanıyordu. Bacağım çok sızladığı için yatağa uzandım ve elime telefonu aldım.
Tatlış💓: Defne iyi misin aşkım?
Defne: iyiyim ama üç gün yokum annem sayesinde bir hafta🥲
Tatlış💓: SALAK dinlen zaten.
Defne: Azra ben çok kötü şeyler gördüm.
Tatlış💓: Ne gördün?
Defne: Babamı bir kadınla gördüm çok yakınlar ben anneme bunu nasıl söylerim?
*Mesaj silindi*
Telefonumu kontrol ederler diye Azra gördükten sonra silmiştim.
Tatlış💓: NE DEMEK BU? BU KADAR ALÇALDI MI ANNENE BEKLEMEDEN SÖYLE.
Defne: Bu cesaret ben de yok.
Tatlış💓: Annen sonradan öğrenirse bildiğin için seni suçlu bulur.
Haklıydı bunu yarın ona anlatacaktım. Onu seviyordum. Bana inanırdı. Değil mi?
Bölüm son
uuuuuuuuuuuuu
Uwuuuuu nasıldı?
Güzeldi güzeldi.
Hayalet okuyucular yıldıza basmak bu kadar zor mu?
Size karşı çok doluyum👰
HER YILDIZA BASANIN BİR DİLEĞİ KABUL OLSUNNN 777
😻😻😻😻😻😻😻😻😻😻😻😻😻😻

