İçeriğe geç

MİHRİMAH/yarı texting

Bölüm 32 · 7 dk okuma

MİHRİMAH/yarı texting

Bölüm 32

Bölüm 32

Ohihohihohohoh

Naberrrr

İyi okumalr

Gözlerimi zorla açtım. Neredeydim ben? Kafamı yana çevirince Arslan'ı gördüm. Arslan'ın odasındaydık. En son koltukta olduğumu hatırlıyordum. Muhtemelen Arslan ben uyuyunca beni taşımıştı. Arslan ile ikimizin telefonundan çalan alarmı kapattım. Üstümde dün okul kıyafetlerim vardı ama şu anda Arslan'ın kıyafeti ileydim.

Soymuş seni

Sıkıntı değil önceden gördüğü şey. Yataktan kalkıp formalarımı giydim. Arslan da olan makyaj malzemelerini almak ve Arslan'ı okul için uyandırmam gerekti. Yanına gittim.

"Arslan." Ellerim saçlarına çıktı.

"Arslaaann." Mırıldandı ama uyanmadı. Uyandırmak için onu sarstığımda bir anda beni belimden yakalayıp yatağa çekti. Kollarının arasından çıkamıyordum.

"Arslan okul var." Gözlerini açarak bana baktı.

"Siktir et." Uykulu iken fazla mı sövüyor.

Zorla kollarının arasından kurtuldum. Aklıma gelen fikir ile mutfağa gittim ve elime bir sürahi aldım. Arslan'ın odasına gelince ona son bir şans verdim.

"Arslan kalkacak mısın?" Yüz üstü yatıyordu.

Kalkmayacağını belli eden bir ses çıkardı. Yavaş yavaş sürahiyi kaldırdım tam o anda gözlerini açtı.

Siktirrr

Doğrulup sürahiyi tuttu. Şu an sürahi ikimizin arasındaydı.

"Üstüme su mu dökecektin?" Dedi, gülümseyerek kafamı salladım.

"Hayır iç diye şey ettim." Gülerek kafasını iki yana salladı ve sürahiyi bir kenara bıraktı. Boynumu öptü ve Dolaba gidip bir gömlek aldı.

"İyi ki zamanında uyandım." Dedi.

"Makyaj malzemelerim nerede?" Bana döndü.

"Banyoda güzelim." Kafamı salladım ve banyoya gidip makyajımı yaptım.

"Keşke uyanmasaydın da suyu üzerine dökseydim." Diye sessizce mırıldanıp odadan çıktım. Salona indim ve onu koltukta oturup beklemeye başladım.

Aklıma gelen şey ile cebimden telefonumu aldım. Annem! Ona haber vermemiştim. Ama annem hiç aramamıştı. Annem ile olan sohbeti açınca benim yazmadığım muhtemelen Arslan'ın yazdığı mesajı gördüm. Azra ile kütüphaneye gidip oradan Azra'nın evine geçeceğimi ve sınavlar için tekrar yapacağımızı söylemişti.

Derin bir nefes aldım. Arslan halletmişti.

Bugün beden dersi vardı bir de İngilizce zaten çantamda bir tek İngilizce kitabı yoktu. Sıkıntı olmaz diye düşündüm. Bu yüzden extra eve gidip çantamı yerleştirmeye gerek yok.

Beden kıyafetin yok

Doğru ya! Beden kıyafeti giymezsem performanstan düşer. Hızla Arslan'ın odasına çıktım. İçeri girince kemerini takmıştı.

"Arslan bana en küçük tişörtünü versene." Bana döndü.

"Neden?"

"Beden için." Dolabını açtı. Tek tek kıyafetlere baktı en sonunda beyaz bir tişört buldu.

"Sana olmaz ama..." Dedi gülerek. Tişörtü üstüme tuttum. Kalçamın aşağısında bitiyordu.

"Yok iyi bu." Dedim ve katlayarak çantama attım. Böyle diyerek evimde Arslan'ın kıyafet turşusunu kuruyordum.

Dün ile ilgili hiç bir şey konuşmadık. Beraber bahçeye çıktık ve arabaya bindik. Arabayı çalıştırmadan önce telefonuna bildirim gelmesi ile telefonu açtı. Ardından bana uzattı.

"Sınav takvimi, hazır mısın?" Sınav takvimini ne bakınca küfür ettim. Sırası ile önümüzdeki hafta: edebiyat, matematik, coğrafya, dil sınavı vardı. Sonrasına bakmadım bile. İlk matematik konur mu vicdansızlar!

"Hemen çalışmalıyım." Dedim.

"Edebiyatta yapamadığın bir kısım var mı?" Ona doğru döndüm.

"Sınavda hangi konular çıkacak?"

"Sayfa 85 e kadar." Bu dediği ile ona döndüm.

"Arslan ben kitap mıyım? Syf 85 hangi konu nereden bilebilirim?" Çantamdan edebiyat kitabını çıkarttım. Çoğu yapabildiğim konulardı.

"Yok ya çerez bunlar. Sınavından yüksek alacağım." Kendimden emin konuşmuştum.

"Umarım."

Araba okulun gerisinde durdu. Arabadan indim ve o okula sürdü.

🖕

Ders edebiyat... Arslan sınıfa girdi. Ona doğru dönünce akıllı tahtayı gördüm... Aklıma bambaşka şeyler geliyor. Azra yanımda oturuyordu. Bir süre onunla konuşmuştuk. Arslan gelince ikimiz de sustuk.

"Günaydın arkadaşlar." Hepimiz ayağa kalktık ve geri oturduk.

Ziya'nın konuşması ile Arslan Ziya'ya döndü.

"Hocam bir sınıfta ki tahta kırılmış, nasıl olmuş bilginiz var mı?" Arslan alaycı bir şekilde güldü. Bu gülüşü bir tek ben anlamıştım.

"İki öğrencinin kavgası." Dedi. Bol+18 li kavga.

O sınıf defterini doldururken sınıfta sesler artmıştı. Arslan elini sertçe masaya vurdu.

"Sessiz olun!" Herkes sustu. Tahtaya kalktı.

"Arkadaşlar sınavınız önümüzdeki hafta salı günü olacak. Size sınav provası yapacağım." Dedi ve masadan aldığı kağıtları dağıtmaya başladı.

"Gerçek bir sınavda gibi düşünün kopya çekeni görürsem dinlemeden kağıdınızı alır sınav puanınızdan düşerim." Kağıtların hepsini dağıttı.

"Bir anda yapılır mı ya!" Azra'nın sitem dolu sesi.

"Şş duymasın." Dedim gülerek.

Herkes sınavını bitirmişti. Sınav tam zil çaldığı an eş zamanlı bitmişti.

Azra ile bahçeye çıktık.

"Ben sana neyi anlatmadım!" Dedim heyecanla.

"Anlat kız anlat." Bir banka oturduk.

"Onur ile Sema hocayı bastım." Ağzı açık kaldı.

"N-ne iğrenç!" Azra ile ikimiz de kadının büyük olduğu ilişkileri saçma buluyorduk. Saygı duyuyoruz tabi.

Azra beni dürttü ve okulda çıkan Sema hocayı gösterdi.

"E bu mutlu." Dedi.

"Muhtemelen Sema hoca cinsel çıkar, Onur notları için beraber oldu." Dedim. Azra yüzünü buruşturdu ve telefonunu çıkartıp Cem'in yazdığı mesaja yanıt verdi.

O sırada bahçede öğretmenlerin olduğu tarafta Arslan'ın kahve içtiğini gördüm. Arslan kafasını kaldırıp Sema hocanın gülümseyerek ona doğru yürüdüğünü görünce yerinden kalktı. Sema hocanın yanından geçti ve okula girdi. Kaçtı kadından.

Hanımcı Man( green flag)

Zil çalınca Azra ile sınıfa girdik.

"Cem bana sürpriz yapacakmış." Dedi Azra ağzı kulaklarındaydı.

"Ne zaman?" Dedim.

"Ay bilmiyorum bu akşam dedi." Azra çok heyecanlıydı. Cem onu üzerse onu doğduğuna pişman ederim.

Arslan sınıfa girdi.

"Arkadaşlar serbestsiniz ama çıt çıkmayacak. Telefonları alabilirsiniz." Dedi ve az önceki kağıtları çıkardı. Onları okuyacaktı.

Serbest olduğumuz için herkes en arkalarda oturuyordu. Ön sıralar bomboştu. Herkes üçlü bir şekilde arkadaşları ile oturmuştu.

"Defne!" Azra'nın endişeli sesi ile ona döndüm.

"Noldu?"

"İtiraf sayfasına düşmüşüm!"

"Nasıl düşmüşsün." Elime telefonu verdi. Admine atılan bir mesaj vardı.

12 lerde sürekli beyaz ceket ile takılan bir kız var arka bahçede beni bulsun. Adı Azra.

Gizli olsun admin.

Azra hep beyaz takılırdı. Beyaz mont, beyaz ceket, beyaz eşofman! Kesinlikle bu Azra'ydı. Azra okulda tanınırdı ve herkes onun beyaz aşkını bilir.

"Cem de görmüş bunu." Dedi.

"Ne alaka be?" Cem'in okukun itiraf sayfasında ne işi var?

"Of bilmiyorum. Diyor ki o çocuğu bul bana." Ergen Cem!

"Ay siktirsin gitsin. Adminden itirafı silmesini iste." Kafasını salladı.

"İstedim silmiyor."

"Tamam ben hallederim." Dedim. Sevgilim müdür yardımcısı.

Arslan tek tek isimleri okuyup yanına çağırıyordu.

"Defne." İsmimi okuması ile yanına gittim. Önündeki sıraya oturdum. Kırmızı kalemi ile kontrol etti.

"95" biliyordum!

"Nerede yanlışım var." Gülerek cevap verdi.

"Ki nin yazılışında bir soru vardı. O yanlış." Şaşırmadım. Fısıldayarak konuştum.

"Sınava kadar bana şu konuyu öğret."

"Hay hay."

Yerimden kalktım. Sırama oturdum Azra bana döndü.

"Kaç aldın?"

"95." Dedim gülerek.

"İşte bu be!" O da benim kadar sevinmişti.

Arslan Azra'yı da çağırmıştı. Azra sıraya geri gelince ona döndüm.

"Kaç aldın?" Dedim.

"88." Dedi minik bir çığlık atarak.

"Ay valla başardın." Dedim ellerini tutarak.

Azra edebiyatını uzun bir zamandır düzeltmeye çalışıyordu. Sonunda başarmıştı.

Ders bitince Arslan ile itiraf sayfasını konuşmak için odasına doğru gittim. Bu itiraf sayfası öğretmenlerin de dedikodusunu yapıyordu.

Kapıyı tıklattım. Arslandan onayladığını belirten sesi alınca içeri girdim. Masasının önündeki bir koltuğa oturdum. Oflayarak telefonu bir yere bıraktı. Telefonda gördüğü bir şey canını sıkmıştı.

"Ne oldu?" Dedim.

"Annem." İleri de kaynanam olması çok ürkütücü.

"Ne olmuş?" Ayağa kalkıp benim karşıma oturdu.

"Senin ile beraber olduğumu öğrenmiş." bir bu eksikti.

"Nasıl?" Kim söyledi?

"Muhtemelen Eyşan söyledi." Dedi. Eyşan'ı sikcem.

"Öğrencin olduğumu da söylemiştir." Kafasını iki yana salladı.

"Eyşan senin öğrencim olduğunu bilmiyor ama annem seninle tanışmak istiyor." O kadınla karşı karşıya gelirsem tutmayın beni.

"Bu iyi bir fikir değil." Dedim arkama yaslanarak.

"Neden?" Beni yanlış anlamıştı.

"Annenin nasıl bir insan olduğunu biliyorum. Elimde olmadan saygısızlık yapabilirim."

Bilerek saygısızlık yaparsın ama neyseeeee

"Israrcı."

"Sen tanışmamı ister misin?" Zorunlulukla ailesi ile tanıştırmasını istemezdim.

"Tabi ki isterim."

"Tanışalım o zaman." Bir şekilde kendimi tutmalıyım.

"Emin misin? Zorunda değilsin -" sözünü kestim.

"Eminim. Zaten tanışmamız gerek."

Bir buçuk belki iki aydır sevgilisiniz!

Kısa zamanda bu kadar yakın olmamız bence güzel bir şey.

"Ben sana başka bir şey söylemeliyim." Kaşlarını çatarak bana baktı.

"Bir şey mi oldu?"

"Hayır birini şikayet etcem." Demem ile merakla bana döndü.

"Kimi?"

"Bir hesabı. Okulun bir itiraf sayfası var. Yapılan itirafları geri çekmiyor. Bu itirafların arasında öğretmenlerinde var."

"Hesabı ver." Tamam kocam. Telefonumdan hesabı Arslan'a attım. Telefonundan hesaba baktı.

"Ben hallederim." Dedi. Kafamı salladım. Çıkmadan önce dudaklarına yapıştım ve sınıfıma gittim.

"Hallettim." Dedim Azra'ya. Derin bir nefes verdi.

"Ay teşekkür ederim. Sana kahve ısmarlayacağım."

Ders bedendi. Azra ile çantalarımızı alıp merdivenlere ilerlerken bir kız beni durdurdu.

"Fransızca hocası seni çağırıyor." Neden? Videoyu zamanında teslim etmiştim oysa ki.

Bölüm sonuu

ÖNEMİ OKU

Arkadaşlar benim iki tane taslakta KURGUM var şimdi birini seçin ben birini paylaşirim

Şimdi biri patron stajyer kurgusu aynı şekilde patronu işletme ile başlıyor

Diğeri iki 12. Sınıf öğrenci arasında baş karakter (kız) en büyük itiraf sayfasının tek admini ve itirafını paylaştığı biri ile aşkı

Hangisi?????

Biri demiski Instagram dan grup aç ileride açsam gelir misiniz?

Tabiki gelirim 😽

Bir grubumuz eksik amk 🤨

Bölüm sonu

5 yorum