İçeriğe geç

MİHRİMAH/yarı texting

Bölüm 30 · 9 dk okuma

MİHRİMAH/yarı texting

Bölüm 30

Bölüm 30

Eveeeggggtttt bölüm adına da bakın omg

Arkadaşıma fantezi fikrimden bahsedince bana şöyle baktı 👁️👄👁️

Ammaaaaannnnn neyseeeeeeeeeeeeee

yokolayimnolur beni etiketle demişti askm oylemiolmusbebegim

İyi okumaalaaarrrr

Masa da çıt çıkmıyordu. Yalan yok çok gerilmiştim. Eyşan sessizce göz yaşları dökülüyordu. Azra alttan alta sırıtıyordu. Arslan Eyşan'a döndü.

"Eyşan kalk." Eyşan göz yaşlarını silerek kalktı ve ikisi restorandan çıktı.

"Oha." Dedi Cem ve bana döndü.

"Lan o nasıl bir şovdu?" Gülerek ona döndüm.

"Yapmadan önce düşünseymiş." Esra çok durgundu. Bir noktaya odaklanmış konuşmuyordu. Gözlerini bana çevirdi.

"Böyle bir iğrençlik yaptı mı?" Dedi. Başımı salladım.

"Gördüm."

Derin bir nefes aldı. Kendini zor tutuyor gibiydi.

"Onu..." Devam edemedi. Özgür abi onu masadan kaldırdı.

"Gel biz gidelim." Bir centilmenlik yaptı ve Esra ile dışarı çıktılar.

"Siz Arslan ile konuşursunuz." Dedi Cem. Cem'e başımı salladım. Azra ve Cem de gitmişti masa da tek kalmıştım.

Neden her şeyi mahvetmiş gibi hissediyorum.

Kabanımı giydim çantamı alıp dışarı çıktım. Eyşan ve Arslan bir köşede konuşuyordu. Yanlarına gittim.

"Bizden onay beklediğin ilişkin bu muydu?" Dedi Arslan sert sesi ile. Eyşan ağlayarak cevap verdi.

"Bana anlayış göster!" Yüzü ağlamaktan kıpkırmızı olmuştu. Arslan elini saçlarının arasına soktu. Çok sinirliydi.

"Ne anlayışı? Evli bir adam ile oldun Eyşan ne anlayışı!"

"Hayatımdaki kadının babası ile oldun!" Dedi Arslan.

Eyşan beni fark edince öfkeli bakışlarını bana çevirdi. Arslan da arkasını dönünce beni gördü yanlarına ilerledim.

"Arslan biraz izin verir misin?" Arslan bana kafasını salladı ve arabasına binip beni bekledi.

"Neden yaptın bunu?" Eyşan'a döndüm.

"Sen neden evli bir adamla yattın?"

"Ya gidip babana hesap sorsana!" Sesi yüksek çıktığı için yüzümü buruşturdum.

"Babam mı yolladı fotoğrafları!" Ben de sesimi yükselince haklı olduğum için sustu.

"Annenin aradan çekilmesi gerekiyordu." Gözlerime bakmadan konuşmuştu. Gülerek cevap verdim.

"Gerçekten babamın amacını anlamadın mı?" Anlamayarak bana baktı.

"Ne amacı?" Bu kıza çok acıyorum.

"Ya farkında değil misin? Seni paran için, vücudun için kullanıyor!" O da benim gibi güldü.

"Hayır beni seviyor. Kıskanma sana vermediği sevgiyi bana verdi diye."

"Al sevgisi senin olsun. Biliyor musun teşekkür ederim. O adamdan kurtuldum." Omzuna çarpıp arabaya ilerledim bindim.

Arslan'a bakınca solgun olduğunu fark ettim.

"Üzgünüm." Dedim.

"Neden daha önce söylemedin?"

"Ben... Emin olmak istedim." Bana döndü.

"Sadece... İnanamıyorum. O böyle bir kız değil." Ona doğru döndüm.

"Ben de yalancı değilim." Bana baktı.

"Defne, sana yalancı demedim. Beni de anla kuzenimin böyle bir şey yapması..." Koyuyordu insana.

"Böyle bir şeye tanık olmanı istemezdim." Dedim.

"Ben böyle bir yükü tek başına sırtlanmana sinirliyim. Bana anlatsaydın, tek değilsin ben de varım." Böyle bir tepki beklemiyordum. En kötüsünden kuzenim böyle bir şey yapmaz demesini veya neden herkesin içinde küçük düşürdün demesini bekliyordum.

Herkes baban değil.

"Ben..." Konuşamadım.

"Defne hep saklıyorsun. Her şeyi görüyorum bitkinsin, anlat bana da." Nasıl anlatayım?

"Şu an değil sadece biraz zaman ver." İç çekti ve kafasını salladı.

Yol boyu sessizdik. Bana, anlatmadığım şeyler için kırgındı. Bir de kuzeninin metres olduğunu öğrenmişti.

"Kızmadın mı?" Dedim, gözlerini kısa bir an yoldan ayırıp bana baktı.

"Ne için?"

"Kuzenini rezil ettim ve muhtemelen ailenizin yüz karası olacak."

"Bu onun yaptığı şeyin bir sonucu. Sen kendince intikam almak istedin." Gülerek devam etti.

"Keşke bana da haber verseydin alacağım darbeye kendimi hazırlardım." Gülerek başımı salladım.

Eve gelince Arslan'a gülümsedim. Ve arabadan indim. Annem çoktan uyumuştu sessizce odama geçtim. Esra'ya yazdım.

Defne: Eyşan'ın yaptığını tüm ailenin duymasını sağlayabilir misin?

Esra: O işi Cem halletti.

Defne: Özür dilerim.

Esra: Ne için?

Defne: Böyle bir şeye tanık olmanı istemezdim.

Esra: Ben sadece Eyşan'ın böyle bir şey yapmasını anlamış değilim.

Esra: O böyle bir kız değildi.

Esra: Kendisi kabul etmeden önce inanmamıştım.

Esra: Pişkince saygı duymalısınız dedi.

Defne: İnsanlar değişir.

Defne: Sana da Özgür ile bahane çıktı.

Defne:

Esra: bdsdksjnxnzsks

Esra: Bak şimdi ne olduu aramızda

Defne:

Esra: Arabasına bindirdi.

Esra: Beni bir teselli ediyor

Esra: Anlatamammm

Esra: Sonra ben Eyşan'ı gördüm delirdim.

Esra: Eyşan ile kavga ediyoruz Özgür beni bir savunuyorr

Esra: Elimi tutup beni ondan ayırdı.

Esra: ELİMİ TUTTU

Defne: Kesin aşık

Defne: Aranızdaki buzlar buharlaşıyorr

Esra: Eveğğğğt

Defne: Yakında el ele tutuşmanın ilerisine gidersiniz.

Esra:

Sohbetten çıktım. Yarın okul vardı. Hala içimde yanlış bir duygu vardı. Arslan kırılmadığını söylemişti ama kötü hissediyordum. Üstümü değiştirdim, makyajımı temizledim. Yorgunlukla kendimi yatağa attım.

Telefonumun titreşmesi ile telefonu tekrar elime aldım.

0542...: Bu yaptığına pişman olacaksın.

Defne: ?

0542...: Senin yüzünden herkese rezil oldum.

Eyşan'dı bu.

Defne: Rezillik yapmadan önce düşünseydin.

0542...: Ama sen bekle

0542...: Baban ile evleniyoruz

0542...: Çok güzel bir evde kalacağız

Defne: Ne yapayım?

0542...: Sana yaptıklarımdan sonra böyle rahat konuşabilecek misin?

Sinirle onu engelledim. Ne dememi bekliyordu: Aferin Eyşan alkolik, eğitimsiz bir adam ile hayatını zehir ettin!

🏫

Çalan alarm ile uyandım. Klasik üstümü giydim, saçlarımı makyajımı yaptım. Annem çoktano al çıkmıştı. Kahvaltımı yapıp ben de çıktım. Sokağın başını dönecekken birinin sesini duydum.

"Ve Defne vurdu, goooolll." Azra'nın sesi ile ona döndüm. Gülerek başımı salladım.

"Lan ben bile mutluyum sen neden mutlu değilsin?" Dedi.

"Ya bilmiyorum, sanki her şeyi mahvetmiş gibi hissediyorum." Azra gözlerini açarak bana baktı.

"Saçmalama! Ben senin yerinde olsam o kıza daha fazlasını yapardım."

"Yaparsın sen." Dedim, ikimiz de güldük.

Okula gelince sınıfa girdik. İlk ders matematikti! Bir de bu kafayla matematik dinleyecektim. Derse girmeden önce Arslan'ın odasına gittim. Kapıyı dokuz kez çaldım. Kapının arkasından gülerek konuştu.

"Gel."

İçeri girdim ve kapıyı kapattım. Arslan'ın masasının üstünde sorumlu olduğu şirketin belgeleri vardı. Ayağa kalktı ve yanıma geldi.

"Nasılsın güzelim.?" Ona sarıldım.

"İyiyim."

"Karar verdin mi?" Anlamayarak ona baktım.

"Ne kararı?"

"Sırlarını bana açma kararı." Bu konuda gerçekten çok düşünmüştüm. Ona güveniyordum.

"Yarın sana gelirim. O zaman anlatacağım." Gözleri adeta ışıldadı.

"Ama bir şartla." Dedim.

"Ne şartı?"

"Sen de bana sırlarını açacaksın." Kafasını salladı.

"Olur." Çalan zil ile onu öpüp odasından çıktım ve sınıfıma gittim. Azra bana değişik bakıyordu.

"Ne oldu?" Dedim.

"Gruba girmedin mi?" Kafamı iki yana salladım. Hızla gruba girdim. Esra bir fotoğraf atmıştı.

Esra: *fotoğraf*

Esra: Şaka gibi ama düğünümüz var!

Defne: Hayırlı olsun.

Fotoğrafta Eyşan ile babam vardı. Evlendiği gibi pişman olacaktı. Aferin Eyşan: Alkolik, eğitimsiz bir adam ile hayatını geçireceksin!

Cem: Olm bu ne yüzsüzlük.

Cem: Ama ona güzel bir düğün hediyem olacak.

Hocanın girmesi ile ayağa kalktık. Azra'ya döndüm.

"Cem'in düğün hediyesi ne?" Ellerini iki yana kaldırdı.

"Valla bilmiyorum." Dedi, kokusu çıkardı.

Ders başlayalı on dakika olmuştu ki kapı açıldı ve Arslan, müdür, bir kaç öğretmen sınıfa girdi.

"Herkes ayağa arama yapılacak." Müdürün sert sesi ile hepimiz ayağa kalktık. Şaşırarak Arslan'a döndüm. Bana gülerek bakıyordu. Çantamda Gratis vardı! Arslan bizim olduğumuz sırayı kontrol etmeye başladı. Sıra bana gelince çantamdan sırasıyla: rimel, ruj, aydınlatıcı, tint ve kontür çıkarttı.

"Şunu unuttunuz." Dedim ve dudak kalemi ile nemlendiriciyi çıkarıp eline verdim şaşırarak bana baktı.

"Tahtaya çık." Dedi. Öğretmenim olduğu için böyle sert konuşmuştu ama kırıldım...

Azra hala oturuyordu yakalanmamıştı! Bana sırıtarak bakıyordu dudaklarımı oynatarak senin amına koyayım bana ayıplayarak baktı. Tahtada toplam dört kişi vardı. Arama bitince dört kişi sınıftan çıktık. Müdür ve diğer öğretmenler gitti ama Arslan kaldı ve bize baktı.

"Odama!" O önden biz arkadan onu takip ettik.

"Anamızı siker bu adam." Dedi bir çocuk. Bu çocuk sigaradan yakalanmıştı.

Arslan'ın odasında Arslan bize tek tek kızdı pardon sövdü. İki kişiyi disiplinlik etti.

"Çıkabilirsiniz. Bir daha birinizde sigara bulursam disiplin ile uğraşmam okuldan attırırım." Herkes kafasını salladı. Hepimiz kapıya yöneldik.

"Defne sen kal." Herkes çıktı ama ben kaldım. Kalkıp yanıma geldi. Şimdi patronluk taslama sırası bendeydi.

"Neden bana söylemedin!" Sırıtarak cevap verdi.

"Sürpriz olsun istedim." Sürpriz?

"Makyaj malzemelerimi alabilir miyim?" Dedim elimi ona doğru uzatarak kafasını iki yana salladı.

"Hayır yarına alırsın." Dudaklarımı büzerek ona baktım.

"Ama alma şansın var." Dedi Hevesle ona baktım.

"Okul çıkışı 12/B sınıfında ol." Dedi amacı belli oldu.

"Peki hocam." Dedim ve odasından çıktım.

🔥

Okul çıkışı olmuştu. Herkes sınıftan çıkmıştı. Azra ile çıkacakken Azra'yı durdurdum.

"Ben Arslan'ın yanına gitcem." Dedim fısıldayarak.

"Git sen Arslan'ın yanına." İma ile söylemişti.

Okul boşalmıştı. 12/B sınıfının önüne geldim hadi bismillah sınıfa girdiğim an arkamdan kapı kilitlendi. Arkamı dönünce Arslan'ı gördüm. Yanıma geldi ve elleri ile belimi sardı. İsteğini açık açık belli ediyordu.

"Burada mı yapacağız?" Dedim.

"Mekan fark etmez sadece sen ve ben olalım yeter." Dedi.

(+18 varrr)

Dudaklarımızı birleştirdi. Alt dudağımı ısırmaya başladı. Hırçınca öpüyordu. Ona yetişemiyordum. Beni akıllı tahtaya yasladı ve bir eli belimden formama indi. Formamı üstümden çıkarttı. Sadece sütyen ile kalmıştım. Dudakları boynuma doğru indi. Boynumu tutku ile sert bir şekilde emiyordu. Boynumda dişlerini hissediyordum ama bu acı yerine bana büyük bir zevk veriyordu.

Okuldasınız.

Ellerim ile gömleğinin düğmelerini tek tek açtım. Gömleğini çıkarıp sınıfın öteki tarafına attı.

Dudakları boynumdan aşağı inip sütyenimden taşan göğüslerime gitti, taşan yerleri yaladı ve elini sütyenimin içine soktu göğsümü sıkması ile inledim. Verdiği zevk yüzünden tırnaklarım ile sırtını çiziyordum.

Eli sütyenimin kopçasına gitti ve gözlerime bakarak açtı. Sütyen üstümden düştü önünde yarı çıplak duruyordum. Dudakları ile kulağıma doğru fısıldadı.

"Devam etmemi ister misin?" Bu soruya vereceğim cevap belliydi.

Hayır.

"Evet." Sesim kısık çıkmıştı. Zevkten doruklara çıkmışken nasıl hayır diyebilirim?

Gülümseyerek bir göğsümü ağzının içine aldı diğer eli ile de öteki göğsümü avuçluyordu. Bu hareketi ile inledim. İnlememi kısık tutmaya çalışıyordum. Olabildiğince!

Meme ucumu ısırması ile sırtım yay gibi gerildi. Beni kucağına aldı ve arkamızdaki sıraya yatırdı. Öğrencilerin oturduğu sıra! Üstten üste beni süzüp kulağıma eğildi.

"Çok güzelsin." Dedi dudaklarımız birbirine değiyordu ama öpmüyordu.

"Seni her gördüğümde deliriyorum." Dudaklarıma bir buse kondurup pantalonumu üstümden çıkardı. Sadece iç çamaşırı ile kalmıştım. Gözlerime son defa baktı onayımı bekliyordu. Başımı salladım ve onayladım. Gülümseyerek dudaklarını karnıma indirdi. Öpücükleri aşağıya inince alttan bana bakıp dişleri ile iç çamaşırımı aşağıya indirmeye başladı. Bu hareketi ile yükselmiştim.

Onun için ıslanmıştım. Bunu fark ettiği için güldü. Belimden tutup beni sırada oturur pozisyona getirdi. Omuzlarına tutundum. Tutunmasam düşerdim. Eli bacağımdan yukarı doğru sürtündü. Kadınlığıma gelince parmaklarını kadınlığıma bastırdı.

"Kimin için ıslandın?" Dedi sert sesi ile.

"Senin için." Onun aksine sesim fısıltı gibi çıkmıştı.

Önümde diz çöktü ve dudakları kadınlığıma değdi. Değmesi ile inledim. Dudakları ve dilini o kadar iyi kullanıyordu ki korkmalı mıyım bilmiyorum. Dilini hassas olduğum bölgede hissedince dayanamayıp acı ile inledim.

"Arslan..."

"Söyle bebeğim." Ne söylemem gerektiğini bilmiyordum.

Dilini kadınlığımdan içeri sokması ile ellerimi saçlarına geçirdim. Boşalmama izin vermeden kalktı ve pantalonu ile boxerını çıkarıp bir kenara attı. Beni kucağına alıp tahtaya yasladı. Bacaklarımı beline doladım.

"Çok güzelsin." Dedi tekrar ve omzuma bir öpücük kondurdu.

"Voglio scoparti fino al mattino" Dedi bu seferde çenemi öptü.

Elimi tutup aşağı indirdi. Elimi erkekliğinin üstüne bıraktı. Sert, damarlı ve kocamandı.

"Beni ne hale getirdiğine bir bak." Dedi.

Erkekliğini kadınlığıma yasladı.

"Devam edin hocam." Dedim yalvarır gibi. O da dayanamamış olacak ki erkekliği içime girdi. Beni daha çok akıllı tahtaya bastırdı ve içimde sertçe gelip gitmeye başladı. Onun herşeyi ile içimde hissediyordum. İnleyecekken dudaklarımızı birleştirdi. Yaslandığım tahtadan bir takım sesler geliyordu ama ikimizde bunu önemsemedik.

Ben boşalmıştım Arslan ise daha boşalmamıştı. Daha önce oral seks yapmamıştım. Becerebilir miyim bilmiyordum bile! Kucağından indim ve önünde eğildim. İstediğim şeyi anlamıştı.

Dudaklarımı erkekleğinde dolaştırdım ve minik öpücüklr kondurdum. Ağzıma alınca inleyen taraf Arslan olmuştu. Ensemden tutup beni kendine bastırdığı için az kalsın öğürecektim ama devam ettim. Erkekliğini emmeye başladım. Damarlı erkekliği sanki ağzımın içinde atıyordu.

"Devam et küçük." Küçük demesi şu an ayrı bir seksiydi.

Artık geldiği için ağzıma boşaldı. Dudaklarımın arasındaki sıvıyı yuttum. Taşan sıvıyı parmakları ile sildi. İkimizde rahatlamıştık. Ayağa kalktım ve ona sarıldım. Gözlerim tahtaya dönünce yutkundum.

"Arslan."

"Söyle güzelim."

"Akıllı tahta..."

Bölüm sonuuuuuuuuuuuuuu

Bu yeri yazdım ve SİLİNDİ neyse ki tekrar yazdım

Nabiyonuzzz

Paralar toplandı mı bdisbiabsish

Diyecek cümlem yok

Bay

Bay

Bay

Bide lütfen LÜTFEN oylayın gerçekten sizin bir yıldıza basmanız benim için çok önemli.

(Takip etmek isteyen ederse çok mutlu olurum.)

Bölüm sonu

1 yorum