Sabah kapının çalmasıyla uyandım. Walter kapımda "Hey Irene uyandın mı? " diye sesleniyordu. Uykulu sesimle evet diye yanıt verdikten sonra içeri girmesine izin verdim.
"İrene bugün dayıma gidiyoruz ve kesinlikle gelmen gerekiyor. " dedi.
Dün dediğim gibi "Bulur mu? " dedim
"Kesinlikle bulur. " dedi
"Tamam geliyorum" dedim.
"1 gün dayımlarda kalıcaz ona göre eşya hazırlasan iyi olur. " dedi
"Tamam." dedim
Daha sonra Walter'ın dayısına doğru yola çıktık. Yolda giderken her geçen ağaçta kendimi meyve toplarken gördüm. Anlaşılmasın diye ağlamamaya çalışıyordum. Bu yaşanan beni çok üzüyordu. Annemle babamı kaybedeli daha 4 ay olmuştu. Acım daha çok tazeydi.
Walter'ın dayısına varmıştık. Yani ben dayısının ismini bilmiyordum ama..
"Hey Walter dayının ismi nedir? " diye sordum.
"Ah onun ismi Edgar. " diye yanıt verdi.
"Tamam sağol ona 'Merhaba Walter'ın dayısı' diyeceğim sanıyordum. " dedim gülünç bir sesle.
Walter söylediğime güldükten sonra "Buyurun." dedi ve içeri girdik. Edgar Beyin elinden bir kahve içtik. Daha sonra Walter benim durumu anlattı. Edgar Bey bulabileceğini söyledi.
"Anladım.Eğer cinayet yıllar önce olsaydı, katili bulmak zorlaşırdı.Tam zamanında söylemişsiniz. " dedi.
"Umarım bulabiliriz. " dedi Walter.
"Umarım." diye tekrar ettim Walter'ı.