Sayılı gün çabuk geçiyormuş gerçekten.Ailemle geçirdiğim on günün ardından Balıkesir'e gitmek için eşyalarımızı hazırlamaya başladık.Ezgi çok sevincliydi.Hem halamın kızı Yağmur ile çok iyi anlaşıyor hem de yüzmeyi denizi çok seviyordu.Bense işin ucundan daha fazla tutan taraf olduğum için,işin yorgunluğunu düşünüyordum şimdiden.Yarin sabah ilk otobüsle yola çıkacağız.Boylece bir gün erken gidip denizin ve çarşının tadını çıkaracağız.
Balıkesir'e gittiğimiz gün inanılmaz sıcaktı.Yazlik elbiseler,askililar, şortlar hepsini yanımıza aldık.Orda bı öğlen yemeği yedikten sonra,halamlarin butik otelinin olduğu Burhaniye ye doğru yola çıktık.İste böyle zamanlarda insan keşke ehliyetim ve arabam olsa diyor.Oradan oraya bu sıcakta otobüslerde perişan olduk.Gidince bavullarda otogarda emanete bırakıp bir kafeye gitmeye karar verdik.Deniz kenarında oranın en meşhur,en güzel kafesine girdik.Ezgi nin kumral uzun saçları,benim sarı saclarim yeşil gözlerim,bir de giydigimiz güzel elbiselerden olacak bir an bütün gözler bize çevrildi.İtiraf etmeliyim bazen kendimi çok havalı hissediyorum.Kisa bir an için bile olsa.Birer soğuk içecek siparişi verdik bir nebze de olsun serinlemek için.Daha içecekler karşı masada yüksek sesle kahkaha atan gruba gözüm takıldı.Kiz,erkek karışık on kişiden kalabalık bir gruptu.Bu kalabalığın içinde yemyeşil kocaman gözleri olan insanı baktıkça kendine çeken bir çocuk dikkatimi çekti.Elim ayağım titredi,kalbim hızla çarpmaya başladı.Bir an o da bana baktı ve göz göze geldik.Aceleyle Ezgiye doğru baktım.Benim baktığım yere baktı o da bir tuhaflık olduğunu anlamıştı.Hangisi Aslı cim dedi, doğrudan.Hic çekinmedim söyledim.Hayatimda ilk defa bir erkekten hoşlandım.Hatta galiba hoslanmakla kalmadım...