İçeriğe geç

Meczup (kitap oldu)

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Meczup (kitap oldu)

Bölüm 6

6.bölüm

11 yıl önce...

Babasın yakın arkadaşı olan psikologla çok iyi anlaşırlardı. Günün çoğunda onunla sohbet eder, o gün neler yaptığını anlatırdı. Henüz 6 yaşındaydı.

Bir Pazartesi sabahı babası işe giderken Turkaz'ı psikoloğun yanına bıraktı. Oldukça yoğun bir gün geçiyor, işlerini hal ederken Turkaz'da yanındaydı. 19.30 saatinde ofisine doğru yol aldı. İçeri girip asansörü çağırdı.

Asansöre binip 3. Katta çıktı. İçeride hiç beklemediği bir manzara ile karşılaştı.

Pembe duvarlara sahip olan ofisinde beyaz masanın üstünde oturan silahlı bir adam vardı. Diğer adam ise dolapları karıştırıp bir şeyler arıyordu. İçeri yavaşça girdi arkasına saklanmıştı Turkaz.

"Bizde seni bekliyorduk."

Dedi Siyah montlu adam.

"Siz kimsiniz?"

" Borucunu ödeyeceksin doktor."

"Ödeyeceğimi söylemiştim zaten sadece bir zamana ihtiyacım var."

"Bizi alakadar etmez doktor aylardır erteliyorsun paraları sağdaki çuvala doldurabilirsin."

"Ama şuan üzerimde gerekli miktar yok biraz daha zaman verin."

"Doktor parayı ver artık."

Dedi elindeki silahı doktora doğrulturken

"Sakin ol."

"Neden doktor bizi fazla beklettin."

"Elindekini indir! Bunu farklı şekilde çözebiliriz."

"Nasıl doktor?"

"Önce elindeki silahı indir!"

"Söylesene doktor nasıl bir bahane uyduracaksın?"

"Bahane değil!"

Dedi, korkarak

"Ne o zaman?"

"Yanımdaki çocuk etkilenebilir onun geleceğini düşün!"

Demişti ama faydasızdı bu adamlar bunu umursamazdı.

"Şimdide çocuğu bahane ediyorsun doktor sen artık fazla oldun!"

"Polisi çağıracağım indir o silahı!"

"Polisi çağıracaksın?"

Güldü.

"Evet, indir silahı!"

"Hadi denesene doktor."

Doktor telefonu cebinden çıkardı ve 155 numarasını çevirdi.

"Doktor, yanlış yapıyorsun!"

"Alo?"

Sustu Siyah montlu adam elindeki silahın tetiğini çekerken devam etti Psikolog.

"Bir ihbarda bulunacaktım."

Araya girdi Siyah montlu adam.

"Doktor sana diyorum kapat o telefonu!"

Dinlemedi Psikolog.

"Evet sizi dinliyorum."

"Şu anda istiklal mahallesindeki....."

Sözlerin arasından bir silah sesi Kan sıçramıştı. Pembe duvarlara. Turkaz'ın gözleri dolmuştu ve korkuyordu. Siyah montlu adam oradan bir an önce kaçtı.

Aradan haftalar aylar yıllar geçmişti. Turkaz'ın bilinçaltı baya etkilenmişti. Psikoloğu pembeye hapis etmişti. Pembe duvarlarda halüsinasyon olarak görüyordu psikoloğu. Ailesi onu tonlarca psikoloğa götürdü fakat hiç bir şey değişmedi. Bir süre sonra kabullendi annesi, sinirlendi babası korkuyordu asılında oğlunun toplum içinde zor durma düşmesinden. Korkusunu öfke kaplamıştı. Olanlara sinirliydi. Yüklendi Turkaz'a her halüsinasyon gördüğünde. Ağır konuşuyordu.

Turkaz babasın ondan nefret ettiğini düşünüyordu. Rol yapıyordu. Babasından kırıcı sözler duymamak için fakat babası her fark ettiğinde aynı şeyleri tekrar etti. Turkaz sadece onu olduğu gibi kabul edecek biri tanımak istiyordu.

Sanki eline bir telefon verilmişti o da korku oyunu yüklemişti. Oyun oldukça zordu. Her level bir birine bağlıydı ve asla oyuncu kazanamazdı. Sanki cansız bir varlık oyunda rakibiydi ve o çok fazla güçlüydü. Turkaz hangi hamleyi denerse denesin kaybediyordu. Oyunu ne durdurabiliyor ne de geri alabiliyordu. Oyun o kaybetse de ilerliyordu ve o buna yetişemiyordu. Bu bir maraton değildi ya da bir canavardan kaçmıyordu. Kaçtığı şey korkusuydu.

Yani korkusu yüzünden babası ile tartıştığı için ve bu tartışmalar çok büyük çaplı olduğu için travmalar geçirdi. Babası hiç duymaz, hiç anlamazdı.

O travma geçirirken babası rahat rahat uyurdu. Bu komikti. Çünkü babası her şeyi bu kadar basitte alırken Turkaz dolaşmış bir ipin içinde sıkışmıştı. Komikti. Çünkü o ipi çözmek çok zordu. İp kesmek tehlikeliydi. Komikti. Çünkü Turkaz'ın bilinç altı onu bir oyuna hapis etti ve Turkaz birinci leveli kaybetti. Buna rağmen oyun 2. levele geçti. Oyuncu beklemezdi bu oyun kendisi ilerlerdi.

Hiç böyle bir oyuna denk gelmediniz demi? Hiç bir oyunu kazanmak zor kalmadınız demi? Sadece kazanmak istediğiniz oyunu kaybetmek size bir şey kaybettirmedi ama Turkaz'ın oyunu kaybetmesi bir Pembe bir oda da kilitli kalmasına sebep oldu. Bu yüzden Turkaz kilitli bir oda büyüdü. Tüm yaşları o odaya hapisti. Anahtar kayıptı . Kapıyı da kimse kıramazdı o odadan sadece Turkaz çıkabilirdi. Bu sadece onun elindeydi. O da bir süre ışığı aradı çünkü oda karanlık Turkaz göremiyordu. Ampullerin hepsi patlaktı. Yenisini bulması gerekti. O zaman ışığı bulacaktı ve anahtarı aramaya başlayacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.