İçeriğe geç

Meczup (kitap oldu)

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Meczup (kitap oldu)

Bölüm 1

1.Bölüm

Siyah izlerin ardında bir boşluğa sürüklendim umudun yansımasında senin sesin saklıydı...

Yürüyordum bir sokakta yürüyordum, çığlıklar duyuyordum. Sese doğru koştum, pembe duvar, çığlık atan sarışın bir kız yüzü belli değildi. Yaklaştım, ben yaklaştıkça yerde çatlaklar oluşuyordu. Durup bekledim fakat çığlıklar beni tetikliyordu. Bir adım daha attım ve yer ikiye ayrıldı. Düştüm, bir asansörün içine yanımda yine o sarışın kız gülümsüyordu. Sanki güneşin ışıltısına rastlamıştım. Etrafa bakındım burası neredeyse her gün bulunduğum o asansördü. Gri duvarlar, kocaman bir aynaya sahip olan kabin, kızı yerde otuyordu. İçerde yankılan bir piyona sesi. Kız elini uzattı, melodinin ritmine yansıyarak

"Merhaba ben..."

Tepemde parlayan güneşin odamı aydınlatması ile uyandım.

"Gördüğüm rüya bu şekilde Doktor hanım.

"Ben sürekli bu rüyayı görüyorum. Ne düşünüyorsunuz?"

Dedi sessizlik içinde boş olan odada pembe duvara pür dikkat bakıyordu...

"Anlıyorum."

Dedi hayali ses, Devam etti; Turkaz

"Bu durumu uzatmasam daha iyi mi olur?"

"Bir rüyayı sürekli görmek çok farklı şeyleri işaret edebilir."

"Nasıl yani?"

"Rüyanız gerçek olabilir. Tabi farklı bir şekilde."

"Ne saçmalıyorsun sadece bir rüya!"

Dedi ve odadan hızla çıktı. Mutfağa girdi içerde babası vardı ona şu soruyu yönel etti;

"kimle konuşuyordun?"

"Hm, psikoloğumla baba."

"Yine mi?"

"Evet ne oldu ki?"

"Oğlum..."

Sözünü kesen annesi

"Anladık oğlum gidebilirsin."

Dedi, Turkaz mutfaktan çıktı arkasında tartışan ailesini bırakıp evden çıkıtı. Sokakta yürürken elindeki kulaklığı kulağına takıp derin hayallere daldı.

Sıcak bir yaz günü, ağustosun son haftasını yaşıyordu şehir. Tepesindeki kavurucu güneş eşlik ediyordu müziğe. Bir bankın önüne geldi az önce Dolunay'ın ayrıldığını bilmeden geçip banka oturdu. Yanına gelen kediyi kucağına alıp sevmeye başladı. Kalabalık olan bu şehirde sanki sadece o yaşıyordu. Yalnızdı fakat bilmiyordu. Ona göre çok geniş bir çevresi vardı. Hava karıyordu geç olmadan eve gitmeye karar verdi. Ayağa kalkıp yola koyuldu. Apartmana girdi, asansörü çağırdı. Asansör 12. Kattaydı az önce Dolunay'ın o katta indiğini bilmeden gelen asansöre bindi ve 16. Katta çıktı. Kulaklığı çıkartıp cebine koydu. Asansörden çıkıp sağ tarafa döndü. Kapıyı çaldı, annesi kapıyı açtı. Eve girdi.

5 hafta sonra bir eylül akşamı yatağın üstünde uyuya kalan Turkaz saat 17.00 'a doğru uyandı.

"Günaydın Doktor hanım."

"Günaydın."

"Bu gün alışverişe çıkmayı düşünüyorum, kafamın içi boşalır mı?"

"Neden olmasın."

Dedi hayali ses ve Turkaz kalıp üstünü giyindi , kot pantolon ekose bir gömlek tercih etti. Her zaman ki gibi evden çıkıp asansöre bindi. Kenara geçip asansörün sıfırıncı kata inmesini bekledi. 12. Katta durdu asansör içeri siyah saçlı mavi gözlü bir kız girdi. O da diğer köşe geçti. Asansör kat bir daha indi ve ufak bir sarsıntı ile durdu.

"Ne oldu?"

"Kaldık galiba açılır birazdan."

Kat arasında kalmışlardı. İçeride bir kaç dakika beklemelerine rağmen hala oradalardı. Dolunay oflayarak yere oturdu. Turkaz etrafı uzun uzun inceledikten sonra yere oturdu. Birbirlerine bakıyorlardı sessiz bir şekilde. Dolunay sessizliği bozarak elini uzattı.

"Merhaba ben, Dolunay"

Dedi.

"Merhaba bende Turkaz."

Dedi Dolunay'ın elini tutarak.

Ne kadar tuhaftı bir tesadüf onu anlamsızca mutlu etmiş heyecanlandırmıştı. Turkaz bu tarz şeyleri pek sevmezdi ama hayat onu bu tesadüfe davet etmişti bile.

“Memnun oldum"

Tesadüf ne demekti? Aşkın başlangıç noktası mı? Aşk bir koşu yarışı değildir. Bu yüzden başlangıç noktası yoktur ama hayatımıza bir şekilde girer ve başlar, tesadüfle başlar. Tesadüf aşkın habercisidir. Bir cümleyi yazmak için eline kalemi almaktır. Bir birine bağlanacak onca kelimeye bir başlangıç yapmaktır.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.