Yine uyandım, keşke uyanmasaydım..
Gözlerimi açtım, güneş ışığı yüzüme vurdu. Her zamanki gibi tembeldim ve ayağa kalkasım yoktu. Ama bütün günü yatakta geçiremezdim ve birkaç gündür evden çıkmıyordum. Okula gitmem lazımdı. Yine onu görecektim..
Ayağa kalktım, banyoya doğru yürüdüm ve bir duş almak için duşa girdim. Duştan çıktığımda soğuk rüzgar vücuduma çarpmıştı. Biraz titredim ama umursamadım. Üzerimi giyindim ve saçlarımı kurutmaya başladım. Saçlarım uzun ve sarıydı. Gözlerim yeşildi ve uzun boyluydum. Genellikle okulda sevilirdim ve kızlar genellikle peşimdeydi. Ama ben hiçbirinde, onda bulduğumu bulamadım.
Servise yetişmeye üşendim, bu yüzden bir taksi tuttum. Taksiye bindim. Okula geldim, okula biraz baktım, sonra adama bana sormadan parasını verdim. Bu konularda çok hassasım. Bir insan bir işte emek veriyorsa hakkını da alması lazımdı. Her zaman böyle düşündüm. Hava biraz soğuktu, kollarımı çaprazlayıp yürümeye başladım. Okula girdiğimde arkadaşlarımı gördüm ve bana doğru koştular.
Kai: "Aptal! Çok merak ettik seni. Telefonlarımıza da cevap vermedin!"
Gao: "Sorun yok. Her zamanki gibi buradayım yine."
Diary: "Ama her zamanki gibi kayboldun yine."
Diary'e hafifçe gülümsedim. Artık gülümsemeyi de becerememeye başladım. Beni mutlu eden bir şey yoktu ki gülümseyeyim. Arkadaşlarımı saymıyorum, bu hayatta heni mutlu eden hiçbir şey yoktu. Ama bazı şeyler yerine gelseydi sanırım en mutlu adam olacaktım. Hayattan bıkmamak için zor duruyordum. Biraz dalmıştım ve Diary yüzüme hafif bir tokaf attı.
Diary: "Kendine gel civciv. Bu aralar hiç iyi değilsin. Bir sorun mu var?"
Gao: "Bir sorun yok Diary. Bir daha yüzüme tokat atmayı deneme."
Diary hafifçe kıkırdadı.
Diary: "senden korkmuyorum civciv. Hatta o kadar tatlısın ki seni ciddiye alamıyorum!"
Biraz alındım. Hiçbir zaman sinirli yanımı görmeden böyle bir yorum yapması sinirlerimi bozdu. Ha bu arada evet, söylemeyi unuttum. Adım Gao..
