Moskova’nın karlı caddelerine vuran öğle güneşi, gökyüzünün parlaklığına tezat bir soğuklukla kulelerin cam cephelerinden yansıyordu. Orlov Holding'in en üst katındaki başkanlık odasında ise zaman neredeyse donmuştu. Odadaki ağır, masif meşe masanın üzerinde duran kristal bardaklardaki su titriyordu; çünkü tam karşıdaki dev ekrandan yayılan ses, şehrin tüm finansal dengesini kökünden sarsmak üzereydi.
Odanın pencere kenarında dikilen, holdingin tüm operasyonel yükünü omuzlarında taşıyan adam, ceketinin önünü iliklemeden spikerin sesine kilitlenmişti. Masanın arkasındaki büyük deri koltukta oturan yaşlı çınar ise elindeki kalemi yavaşça bırakıp bakışlarını ekrana çevirdi.
Yasanın çıkacağını haftalardır kapalı kapılar ardında fısıldaşılan istihbaratlardan biliyorlardı. Ancak Tverskoy'ların malikanesine doğru yola çıkmadan hemen önce, bu canlı yayın son uyarı niteliğindeydi. Spiker, kelimelerin üzerine basarak o acımasız maddeleri sıralıyordu:
"...Kremlin’den az önce yapılan resmi açıklamayla, piyasalardaki dengeleri tamamen değiştirecek olan yeni anti-oligark ve antitröst yasası yürürlüğe girdi. Yasa, özellikle küresel pazara açılmak isteyen veya devlet ihalelerine giren büyük sermayeli rakip holdingleri doğrudan hedef alıyor. Yeni düzenlemeye göre, tekelleşmeyi önlemek amacıyla devlet, bu şartları taşıyan şirketlerin mal varlıklarının yüzde ellisine el koyma hakkına sahip olacak."
Pencere kenarındaki adam derin, sıkıntılı bir nefes aldı. Ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, karşılarındaki güç doğrudan devlet otoritesiydi. Paranın satın alamayacağı o mutlak duvara çarpmışlardı. Hile yapma şansları yoktu; finansal istihbaratın enselerinde olduğunu ikisi de çok iyi biliyordu.
Spiker, stüdyodaki ekranda yasanın tek açık kapısını gösteren bir grafik eşliğinde konuşmaya devam etti:
"Ancak yasada dikkat çeken hukuki bir istisna var. Eğer bahsi geçen rakip şirketler, 'tek bir aile çatısı altında' resmi olarak birleşirse, devlet bu mal varlıklarına dokunamıyor ve şirketler uluslararası dokunulmazlık kazanıyor. Müfettişlerin sahte ortaklıkları ve kağıt üstündeki evlilikleri en sert şekilde denetleyeceği bu süreçte, büyük sermayelerin nasıl bir strateji izleyeceği merak konusu..."
Televizyonun sesi uzaktan gelen bir kumanda hamlesiyle tamamen kısıldı. Odadaki loş sessizlik geri dönmüştü.
Masanın arkasındaki yaşlı adam, derin çizgilerle kaplı yüzünü kaldırıp oğluna baktı. Gözlerinde yılların getirdiği o tavizsiz, sert kararlılık vardı.
"Yasa resmen önümüzde," dedi sesi fısıltı kadar alçak ama bir emir kadar netti.
Başkan, masasındaki deri çantasını eline aldı. Dışarıda onları bekleyen siyah lüks araç hazırdı. "O halde vakit kaybetmeden Tverskoy'un yanına geçiyorum. Bu krizi atlatmanın tek meşru yolunu onunla yüz yüze konuşmalıyız. İki holdingi de yaşatmanın tek yolu bu.
Yaşlı adam , başını hafifçe sallayarak oğlunu uğurlarken ekranda beliren sessiz finans bültenine baktı.
