İçeriğe geç

Matmazel🐺

Bölüm 2 · 6 dk okuma

Matmazel🐺

Bölüm 2

2.Bölüm

~Demirden~

Asena'yı yerde görmek beni şoka uğratmıştı. Hemen yanına gittim kalbi atıyordu en azından. Onu kucağıma aldım. Yatağına yatırdım.

"Demir ne oluyor burda? Asenaya ne oldu?"

"Odasına geldiğimde baygındı anne. Ne olduğunu bilmiyorum." annem koşarak kolonya getirdi.

"Bileklerini ov iyi gelir. Kötü bir durum yok gibi gözüküyor. Uyanmasını bekleyelim.

Kolonyayla bileklerini ovmaya başladım.

"Sen başında bekle. Ben su getireceğim. Uyanırsa isteyecektir. "

Tamam anlamında başımı salladım. Annem odadan çıkmıştı. Ne olmuştu ona acaba? Odaya girmeden halbuki iyiydi. Neden endişeleniyorumki bu kadar. Onun kimsesi değilim. Ama kalbim fısıldıyordu sanki bana "Belkide kimsesisindir Dağhan."

O sırada sıçrayarak uyandı Asena. Kollarını kendisine sardı. O sırada beni gördü. Beni görmek onu şaşırtmış olmalı ki böyle tatlı bakıyordu.

"Demir?" adeta fısıldayarak söylemişti adımı.

"İyi misin Asena? Bayıldın sanırım."

"Bayılmadım Demir. Ama daha iyiyim sağol."

"Peki ya ne oldu sana. Neden o haldeydin?"

"Bunu nasıl açıklayabilirim bilmiyorum Demir ama yarın konuşalım lütfen. Kafamı toparlamam lazım."

"Sen nasıl istersen."

O sırada içeri annem girdi elinde suyla.

"Al canım iyi gelir."

"Teşekkür ederim."

"İyi misin canım? Bayıldın sanırım."

"Bayılma gibi bir şeydi abla. Arada bir oluyor."

"Tamam o zaman size iyi geceler."

"İyi geceler."

"Demir?"

"Efendim Asena."

"Uyuyana kadar yanında kalır mısın? Şu an tek kalmak istemiyorum."

"Kalırım Asena. Seni bu halde bırakamam."

~Asenadan~

Sözleri gülümsetmişti beni. İlk başta kesin sevmem dediğim adam beni gülümsetmişti. Bu durumdayken başımda bekleyen birini unutamazdım. Yatakta uzanıyordum. O da yanıma uzanmıştı. Rahatladığımı hissetmiştim. Bu olayı yaşamaya başladığımdan beri hiç bu kadar kolay etkisinden çıkamamıştım. Hâla elimde tuttuğum sudan birkaç yudum içtim.

"Daha iyi misin?"

"Evet." sözlerimi söylerken nedensizce onun gözlerini görmek istemiştim. Başımı ona çevirdim. Onunda bana baktığını gördüğümde karnımda kelebekler uçuşmaya başlamış gibi hissediyordum. Gözleri çok güzeldi. Bir kere rüyamda gördüğüm göze benziyordu. Onunkide çok güzeldi.

"Gözlerin çok güzel."

"Teşekkür ederim."

"Bir kere rüyamda görmüştüm. Göz rengi aynı seninki gibiydi. Çok güzeldi."

"Ne dersin belkide benimdir ha?"

"Ne diyim olabilir yani." ister istemez kıkırdadım.

"Sana bi öneri matmazel. Daha sık gülmelisin."

"Sizde öyle bayım. Daha sık gülmelisiniz."

Kahkaha attık bu seferde. Muhabbet saçma olabilirdi belki ama biz eğleniyorduk yani.

"Yalnız biz en son uyuyacaktık."

"Dedikten sonra bu haldeyiz işte matmazel."

"Matmazel ha. Bunu sevdim bak."

Yavaş yavaş uykum geliyordu. En sonunda gözlerimi kapattım ve kendimi uykunun kollarına bıraktım.

~Demirden~

Asena uyandıktan sonra bi süre sohbet etmiştik. En sonunda yavaş yavaş gözleri kapanmaya başlamıştı. Dayanamayıp gözünü kapattığında başı omzuma düşmüştü. Çok tatlı uyuyordu. Dıştan asi gözüküyordu ama uyurken oldukça masumdu. Onun bu masumluğu karşısında dayanamayıp izlemeye başladım. En sonunda da kendimi uykunun kollarına bıraktım.

~Sabah olduğunda Asenadan~

Uyandığımda başımın üzerinde bir ağırlık vardı. Baktığımda Dağhan'ın başı başımın üzerindeydi. Benimkide onun omzuna yaslıydı.

Bi dakika. Ben Demir'in omzunda mı uyudum. Ciddi ciddi uyumuşum lan.

"Demir. Pışt lider. Kime diyorum ben."

"Ne oldu ya?"

"Kafanı kaldır anlatıyım okey."

"Okey okey."

"Günaydın lidercim. İyi uyudun mu bari?"

"İyi uyumuşumda biz bu şekilde uyumuşuz."

"Öyle uymuşuz lider. Ama salla. Şimdi hazırlan koşuya çıkalım."

"Tamamdır matmazel." Demir kapıya ilerlerken bende yataktan kalktım.

"Matmazel?"

"Efendim?"

"Bu kapı açılmıyor."

"Cidden mi?" kapıyı kim kilitledi ya.

"Cidden matmazel."

"Bekle açarım şimdi."

"Nasıl açmayı planlıyorsun. Anahtar yok. Bizimkiler uyuyordur şimdi."

"Açarım diyorsam açarım lider."

Saçımdan bi tane tel toka çıkardım. Ucunu kıvırdım ve kilide soktum.

"Kilidi kırmadan açacağım."

"Vay be matmazel. Senden beklemezdim."

"Beklenmeyen şeyleri her an yapabilirim lider. Kısacası ayağını denk al." Sözlerimden sonra gülümsemişti. Kapıyı açtı. Bende üzerimi değiştim ve çıktık.

Bir süre koştuk. En sonunda yürümeye başladık.

"Dün olanları anlatmak ister misin Asena?"

"Diyeceklerimi daha önce kimseden duymamış olabilirsin. Bu yaşadığım şey biraz farklı."

"Anlatmak istersen dinlerim."

"Annem ve babam öldüğünden beri ara ara o dünyaya çekiliyorum. Biri beni oraya çekiyor ve ben buna ilk başta engel olamıyordum. Engel olabileceğimi anladığımda uzun süre bekledim. Beni oraya kimin çektiğini anlamak için. Anlamamı sağlayanda buraya gelişim oldu."

"Kimmiş peki?"

"O adamın yanında destekçisi gibi görünen bir kadın. Bana yardım edeceğini söyledi. Bana bazı görüntüler gösterdi. Uzun zamandır onu izliyorum. Bazen bana bir şeyler anlatıyor."

"Yalan söylüyor olamaz mı?"

"Yalan söylemedi hiçbir zaman. Bakışları tavırları..."

"Emin misin?"

"Eminim Demir."

"Sen nasıl istiyorsan öyle olsun matmazel." gülümsedim. Matmazel diyişi çok tatlıydı. Biraz daha yürüdükten sonra eve vardık.

~Kahvaltıdan Sonra~

Geldiğimiz gibi gitmiş olduk bildiğin. Bu sözde ters tepti iyi mi. Neyse şu an evdekilerle vedalaşıyorum. Vedalaşıcak sadece üç kişim olsa bile. Diğer insanlar beni pek sevmiyor gibi geliyordu. Bunların en başında Demir'in kardeşi geliyordu. Neden bilmiyorum ama geleli bir gün bile olmamışken bana düşman kesilmesi hayra alamet değil. Halbuki bir şey yapmamıştım. Ama birçoğu böyleydi. Benden sebepsiz yere nefret ediyordu. Alışmıştım artık bana olan nefretlerine. O yüzden bir şey demiyordum. Kendimi düşünce yoğunluğumdan kurtardım ve gerçek dünyaya geri döndüm. Meryem ablaya sarıldığım sırada kulağıma fısıldadı.

"Oğluma dikkat et Asena. Başına buyruk,inatçı biridir. Sana emanet"

"Gözüm üzerinde abla merak etme." ayrıldığımızda göz kırptım. Asaf Dedeyede sarıldım. Vedalaşma bitmişti. Yolcu koltuğuna kendimi attım ve yolculuk başladı.

"Eeee matmazel istikamet neresi?"

"En uzaktan yakına başlayalım derim."

"Güzel fikir matmazel.Nerden başlayalım?"

"İlk başta İzmir'e gidelim. Sonra Egeden Anadolu'ya geri dönelim."

"Mantıklı."

"Bide göçebe bir sürü var. Yol istikametimiz uyarsa onlarla bi görüşelim derim."

"Matmazel bir şey sorcam?"

"Sor bakalım lidercim."

"Sen yemeyip içmeyip bunları mı düşünüyorsun?"

"Yiyip içip düşünüyorum lidercim. Beynim çift iş yapıyor lidercim."

"Normal insanlardan farklısın biraz ha."

"Ben normalim anormal olan onlar lidercim."

Başını geriye atıp kahkaha attı. Bende ister istemez kıkırdadım. Cebimden telefonu çıkardım. Aramam gereken numarayı aradım ve hoparlöre verdim. Uzun bi süre çaldı ardından telefon açıldı.

"Merhaba Samet Beyle mi görüşüyorum acaba?"

"Kimsiniz ve onu neden arıyorsunuz."

"Ben Asena Kılıç."

"Kütahya Alfası olan mı?"

"Ta kendisiyim."

"Kusura bakmayın efendim. Tanıyamadım sizi. Ne için aradığınızı öğrenebilir miyim?"

Kısaca özet geçtim.

"Tam olarak istikametinizi öğrenme ihtimalim var mı?"

"Uşaktayız. Siz yaklaştığınızda bize konum atın lütfen."

"Tamamdır. Görüşürüz."

"Görüşürüz efendim."

"Yolumuzun üzerinde olmaları iyi oldu."

"Aynen lidercim. Şans bizden yana bu sefer."

"Kırk yılda bir kere." tekrar ettim.

"Kırk yılda bir kere."

"Matmazel?"

"Efendim lidercim."

"Sen neden anneme göz kırptın? Bir şey mi dedi sana?" bu sözlerinden sonra güldüm."

"O da annenle benim küçük sırrımız lidercim."

"Hadi ama matmazel. İnat etme."

"Boşuna uğraşma lider. Kırk takla atsanda söylemem."

Kulaklığımı takarken aynı zamanda Demir'in söylenmelerini dinliyordum. Başımıza meraklı Melahat kesildi bildiğin. Bir süre telefon da bo boş gezinmekten sıkıldım.

"Yola çıkalı iki saat oldu ve ben sıkıldım."

"Bende. Soru cevap yapalım istersen. Çocuklar yapar ama kim demiş biz yapamayız diye."

"Yapalım. Başlıyorum. Sevgilin var mı?"

"Yok. O zaman ben soruyorum. Birinden sakladığın herhangi bir sır var mı?"

"Bu sır sayılmayabilir ama. Kolyem var. Onun içinde ailemin ve kardeşimin fotoğrafı var."

"Kardeşin olduğunu bilmiyordum."

"Kimse bilmiyordu. Yani tek bilen ailemdi."

"Peki ya kardeşim nerde? O da geldi mi?"

"Hayır gelmedi. O yıllar önce öldü."

"Başın sağolsun."

"Sağol. Neyse soru sorası bende...."

Biz böyle muhabbet ederken yolculuk geçiyordu. Bu bi ilk olmuştu. Ben ilk defa birine kardeşimden bahsetmiştim. Asaf Dede bile bilmiyordu. Ona da anlatmamıştım. O ilk bilendi. Benim kardeşim olduğunu bilen tek kişiydi.

•••••••

Yeni bölüm geldi. Size bir sorum var. Zamanla yenileri de eklenecek. Yorumlarda fikrinizi belirtin lütfen. Seviliyorsunuz❤️

Asena'nın kardeşi olmasını bekliyor muydunuz?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.