İçeriğe geç

MARDİN KIZILI

Bölüm 3 · 4 dk okuma

MARDİN KIZILI

Bölüm 3

3.BÖLÜM

YASAKLI ODA

Demir Rojin'i koridorda sürüklerken rojinin ayakları neredeyse yere değmiyordu. Gelinliğinin etekleri taş zemine sürünüyor kumaş yere takılıp hışırdıyordu. Rojin çırpındı. "Bırak beni!"

Tırnaklarını demirin koluna geçirdi ama adamın yüzünde en ufak bir değişim olmadı. Mavi gözleri sadece ona odaklanmıştı.

"Dur! Nereye götürüyorsun beni?" diye bağırdı rojin. Sesi koridorda yankılandı.

Demir cevap vermedi. Sadece yürümeye devam etti. koridorun sonunda büyük, çift kanatlı bir kapı vardı. Demir kapıyı arkasından kapattı. Anahtarı çevirdi. Ses kilitle yankılandı. Rojin içeriye girer girmez durdu. Oda farklıydı....

Koyu kırmızı perdeler, taş duvarlar, ağır bir yatak....

Şömineden yükselen alevler duvarlara titrek gölgeler vuruyordu.

Ama rojinin dikkatini çeken şey o değildi.

Köşede, loş ışıkta belli belirsiz parlayan metal halkalar.

soğuk sessiz bekleyen.

Rojin bir adım geriledi. Sırtı duvara dayandı.

"Burası.... burası neresi?"

Demir ceketini çıkardı. siyah gömleğin altında kasları belli oluyordu. Sol kolunda ki aşiret kartalı dövmesi ışıkta parladı.

Yavaşça Rojine yaklaştı. Her adımından rojinin kalbi daha sert çarpıyordu.

"Burası benim özel odam." dedi demir alçak sesle. "Ve artık senin de."

ROJİN nefesi kesildi. Demir tam önünde durdu. Boyu rojinden neredeyse bir baş uzundu. Rojin başını kaldırıp ona bakmak zorunda kaldı.

"Sen deli misin?" diye fısıldadı rojin. "Beni buraya kapattın diye herşey bitecek mi sanıyorsun? babam gelecek. Aşiret gelecek. Seni öldürecekler." diye sayıyordu rojin.

Demirin eli uzandı. Rojin'in çenesini tuttu. Parmakları sertti ama dokunuşu tuhaf bir şekilde sıcaktı. Başparmağı rojin'in alt dudağından gezindi. Gözleri rojin'in yeşil gözlerine kilitlendi.

"Gelsinler." dedi demir sesi neredeyse fısıltı gibiydi. "Ama sen buradasın. Ve ben seni bırakmayacağım."

Rojin titredi. Demirin parmakları boynuna kaydı. Tam o küçük yıldız şeklinde doğum lekesinin üstüne bastırdı. Orada durdu. Sanki o lekeyi ezberliyordu. Rojin'in teni yandı.

"Bak." dedi demir. Diğer eliyle rojinin saçını tuttu. Sol taraftaki kızıl saçları parmaklarının arasına aldı. Kızıl tutam ışıkta alev gibi parlıyordu. "Bu tutamı gördüğüm anda anladım. Sen benim intikamım değilsin sadece. Sen benim.... zaafımsın.

ROJİN gözlerini kızmıştı.

"Ben senin hiçbir şeyin değilim."

Demirin dudakları hafifçe kıvrıldı.

"Bunu bana zamanla anlatırsın."

Bir adım daha yaklaştı. Artık aralarında boşluk yoktu. Vücudu rojininkine tamamen yapışmıştı. Rojin onun sert kaslarını, sıcaklığını, o ağır deri, naneli kokusunu hissetti. Demirin eli rojinin beline indi, gelinliğin kumaşını sıktı.

"Sen.... sen bir canavarsın." dedi rojin nefes nefese.

"Evet." diye fısıldadı demir kulağına. Dudakları rojin'in kulağına değiyordu.

"Ama bu canavar artık sadece seni istiyor kızılım."

Rojin itmek için ellerini demirin göğsüne koydu ama parmakları gömleğin kumaşına kenetlendi. Demirin dudakları boynuna indi. Helinin Yıldız lekesinin üstüne bir öpücük kondurdu. Sonra yavaşça emdi. Rojin'in vücudu istem dışı titredi. Kaçmak istiyordu. Ama vücudu.... kaçmıyordu.

"Dur...." diye inledi rojin.

Ama demir durmadı. Eli rojin'in belinden aşağı kaydı, kalçalarının sıktı. Rojin'i kendine daha çok bastırdı.

"Diren." dedi demir alçak sesle. "Direnmeye devam et."

Rojin gözlerini kapattı bir an. Gözleri doldu. Hem korku hem de tuhaf bir heyecan içindeydi. Demirin eli gelinliğin askısını indirdi. Omzu açığa çıktı. Demir oraya da dudaklarını değişirdi.

Rojin'in eli demirin saçlarına gitti. Çekmek mi istiyordu yoksa kendine bastırmak mı? Bilmiyordu. sadece vücudu yanıyordu.

Demirin eli rojin'in bacağına kaydı. Gelinliğin eteğini yavaşça yukarı sıyırdı. parmakları rojin'in çıplak tenine değdi. Rojin'in nefesi kesildi. Demirin parmakları dizinin iç kısmında gezindi, yukarıya çıktı.

"Demir...." diye fısıldadı rojin. Sesinde hem yalvarış hemde başka bir şey vardı.

Demir başını kaldırdı. Gözleri rojinkilere kilitlendi. mavi gözleri şimdi daha koyu, daha tehlikeliydi.

"Adımı söyle." dedi alçak sesle. "Tekrar söyle."

Rojin dudaklarını sıktı. Demirin parmakları biraz daha yukarıya çıktı. Rojinin bacakları istem dışı titredi.

"Demir...." diye inledi tekrar.

Demirin dudakları rojinin dudaklarına çok yakındı.

Neredeyse öpecekti. Rojinin kalbi duracak gibiydi.

Tam o anda dışarıdan bir çığlık duyuldu.

"Hayır bırakın beni!"

Rojin irkildi."Sevda!"

Demir homurdandı ama rojini bırakmadı. "Onun derdi kendi adamlarına kalmış."

Rojin debelendi. "Ablam nerede? sevda nerede? onlara ne yapıyorsunuz? amacınız ne sizin?

Demir rojinin çenesini tuttu ve yüzünü kendine çevirdi. Gözleri buz gibiydi.

"Bu gece sadece sen ve ben varız." dedi. "Diğerleri kendi kaderleriyle baş başa."

Rojinin gözlerinden yaş süzüldü.

"Lütfen.... onları bırakın."

Demir başını eğdi. Dudakları rojinin dudaklarına çok yakındı. Neredeyse öpecekti.

"Sen önce kendi kaderinle ilgilen, kızılım." diye fısıldadı. "Çünkü bu oda seni benden kurtaramayacak ."

Ve tam o anda kapı tekrar vuruldu. Bu sefer daha sert vuruldu.

Demir küfretti. Rojin'i bırakıp kapıya gitti. Kapıyı açtığında İlyas ve diyar kapıda duruyordu.

İlyas abisi. Diyar ise sağ koluydu.

"Ne var?" diye sordu demir sinirli bir şekilde....

"Sevda meselesi" dedi ilyas.

"dijwar ve kaya kızı kapışıyor.

Meclis toplanmak istiyor."

demir bir anda rojine baktı. Rojin duvara yaşlanmış nefes nefese gelinliğini omzundan kaymış halde duruyordu. Kızıl saçları dağılmıştı. Gözleri yaşlı ama öfkeliydi.

"Demir kapıyı kapatmadan önce heline son bir bakış attı.

"Bu gece bitmedi." dedi. "Sadece ertelendi.

Kapı kapandı. Kilit sesi yine duyuldu.

Helin yere kaydı. Elleri titriyordu. Boynu dudaklarının değdiği yerler yanıyordu. Demirin kokusu hala üzerindeydi.

Dışarıda

rüzgar uğulduyordu.

Ama rojinin içindeki fırtına çok daha şiddetliydi. Bu gece....

Daha yeni başlıyoruz Rojin. dedi demir.

Bölüm sonu

1 yorum