İçeriğe geç

Mantık Aranmaz

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Mantık Aranmaz

Bölüm 3

Mahalle Ekonomisi - 3. Bölüm

Çünkü adam normalde ekmek almaya çıkıp akşam ezanında dönen bir insandı.

Ama konu boş yoğurt kabı olunca... Resmen olimpiyat sporcusuna dönüşüyordu.

Ben pes ettim.

— Tamam amca... Son kez.

İsmail Amca sırıttı.

— Bunu herkes söylüyor.

Tam yürümeye başlamıştık ki mahalledeki kediler bir anda peşimize takıldı.

Önce bir tane...

Sonra üç...

Beş...

On...

En sonunda sanki kedi mitingi başlamıştı.

Ben korkuyla sordum:

— Amca... Bunlar neden peşimizde?

İsmail Amca gayet sakindi.

— Geçen ay yanlışlıkla yoğurt kabının içine balık koymuştum.

— Geçen ay mı?

— Kokusu hâlâ çıkmamış demek ki.

Tam o sırada mahallede yeni taşınan bir komşu bizi gördü.

— Affedersiniz... Burada ne oluyor?

Mahallenin en yaşlı teyzelerinden biri hiç düşünmeden cevap verdi:

— Gelenek.

Adam daha fazla soru sormadı.

Haklıydı.

Çünkü burada mantık arayan en fazla iki gün dayanabiliyordu.

Derken muhtar elinde megafonla meydana geldi.

— Dikkat! Bir duyurum var!

Herkes toplandı.

Muhtar boğazını temizledi.

— Kim benim gözlüğümü gördü?

İsmail Amca cebini yokladı.

Bir gözlük çıkardı.

Herkes umutlandı.

Muhtar aldı.

Taktı.

Sonra tekrar çıkardı.

— Bu benim değil.

İsmail Amca omuz silkti.

— O zaman birininmiş.

Muhtar sordu:

— Peki bu sende neden var?

— Sahipsiz duruyordu.

Tam o sırada berber koşarak geldi.

— İşte benim gözlüğüm!

Herkes rahatladı.

Ama berber gözlüğü takınca bağırdı:

— Bu da benim değil!

Mahallede yine sessizlik oldu.

En sonunda küçük Mustafa parmağını kaldırdı.

— Belki de gözlük sahibini arıyordur.

Kimse buna da itiraz etmedi.

Hatta bakkal:

— Mantıklı.

dedi.

Ben artık şaşırmıyordum.

Çünkü bu mahallede mantıklı olan tek şey...

Mantıksızlıktı.

Tam eve kaçacakken İsmail Amca yine seslendi.

— Evlat!

— Yine ne var amca?

Bu sefer cebinden küçücük bir not çıkardı.

Üzerinde sadece şunlar yazıyordu:

"Bu kâğıdı okuyunca arka tarafa çevir."

Çevirdim.

Arkasında ise tek cümle vardı:

"Boşuna çevirdin."

O anda bütün mahalle alkışlamaya başladı.

Ben şaşkınlıkla sordum:

— Neden alkışlıyorsunuz?

İsmail Amca gururla cevap verdi:

— Mahallenin yeni üyesi oldun.

— Nasıl yani?

— İlk defa boşuna uğraştırıldın ama yine de sonuna kadar devam ettin.

Teyze yanıma gelip omzuma vurdu.

— Tebrik ederim evladım.

— Ne için?

— Artık sen de bizdensin.

Ben sadece gökyüzüne baktım.

Gökyüzü bile sanki bana şunu söylüyordu:

"Geçmiş olsun."

Ama içimde kötü bir his vardı.

Çünkü İsmail Amca cebine uzanıyordu...

Ve onun cebinden çıkan hiçbir şey bugüne kadar normal olmamıştı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.