Saat tam 08:12’ydi.
Koridorlar her zamanki gibi doluydu. Dolap kapaklarının çarpma sesi, uzaktan gelen kahkahalar ve birilerinin son anda yetişmeye çalışırken çıkardığı telaşlı adımlar… Hepsi birbirine karışıyordu.
Chloe, dolabının önünde durup çantasını düzeltirken aynaya kısa bir bakış attı. Saçını kulağının arkasına sıkıştırdı. Yanında duran Zoe, telefonuna eğilmiş bir şeylere bakıyordu.
“Geç kaldık mı?” diye mırıldandı Chloe.
“Hayır,” dedi Zoe, gözünü ekrandan kaldırmadan. “Ama Hanna kesin yine sınıfta bizi bekliyordur.”
Tam o sırada, koridorun diğer ucundan hızlı adımlarla gelen Hanna göründü.
“Beni mi çekiştiriyorsunuz?” dedi nefes nefese, yanlarına gelince.
Chloe hafifçe gülümsedi. “Her zamanki gibi.”
Üçü birlikte sınıfa doğru yürümeye başladılar.
Koridorun köşesinde, Noah, Liam ve Ethan kendi aralarında konuşuyordu. Ellerinde bir futbol topu vardı, sanki ders başlamamış gibi rahatlardı.
“Bugün antrenman var mı?” diye sordu Liam.
“Var,” dedi Noah. “Ama hoca gelmezse iptal olur.”
“Yine mi?” diye güldü Ethan.
Biraz ileride Mason, Lucas ve Oliver da onlara katıldı. Hepsi aynı anda konuşmaya başlayınca sesleri koridorda yankılandı.
Diğer tarafta, Emma, Ava ve Sophia merdivenlerden iniyordu. Emma bir şey anlatıyor, Ava arada gülüyor, Sophia ise sessizce dinliyordu.
“Cidden bunu mu dedi?” dedi Ava şaşkınlıkla.
Emma başını salladı. “Aynen öyle.”
Arka tarafta ise Maya, Valeria ve Olivia biraz daha yavaş yürüyordu. Konuşmaları daha sakindi ama aralarında tuhaf bir sessizlik vardı.
“Bugün garip hissediyorum,” dedi Maya aniden.
Valeria kaşlarını çattı. “Nasıl yani?”
Maya omuz silkti. “Bilmiyorum… Sanki bir şey olacak gibi.”
Olivia hafifçe güldü. “Sen fazla film izliyorsun.”
Ama yine de kimse tam olarak itiraz etmedi.
Zil çalmasına birkaç dakika kalmıştı.
Sınıfa giren öğrenciler yerlerine geçerken, dışarıdan kısa bir ses duyuldu.
Kimse pek önemsemedi.
Chloe yerini alırken pencereye doğru baktı. Bahçede her şey normal görünüyordu. Birkaç öğrenci hâlâ dışarıdaydı, biri koşuyordu, biri telefonuna bakıyordu.
Her şey… olması gerektiği gibiydi. Ardından koridordan yüksek bir ses geldi.
Ve herkes çığlık çığlığa koşmaya başladı.