Kâğıdı masaya koyduğum da Alp
‘’Ben bunu var ya biz burada da katil oluruz sonra sekiz yıl falan yatarız bunlar yüzünden ‘’
Sabah kalktığım da gece olanları çocuklara anlatmış notu göstermiştim şimdi ise oturmuş bundan sonra ne yapacağımızı düşünüyorduk.
‘’ İlk adımı onlar attı ikinci adımı da biz atalım daha sonra bir şey yaparlarsa yaparlar ‘’ dedi Anıl
‘’ Bence hiçbir şey yapmayalım umurumuz da değilmiş gibi gösterelim daha çok kudururlar, böylece biz zararlı çıkmayız. Bu fikrime herkes onay verdiğin de kahvaltı saati gelmişti.
Gardiyan kapıyı açtığın da notu yatağın içine sakladım. Koğuştan Ayazlar ve Alevlerle aynı anda çıkmıştık. Günahkârlarla kısa bir göz temasından sonra Alev ve arkadaşları yanımıza gelmiş beraber yemekhaneye geçmiştik. Yavaş yavaş samimiyet kuruyorduk.
Yan yana masalarda oturduğumuz da karşımıza Ayazlar oturmuş birbirimize her saniye dik dik baktığımız bir kahvaltı geçirmiştik. Kahvaltıdan sonra Alevlerle birlikte kütüphaneye gitmeye karar vermiştik. Geldiğimiz de kimse yoktu biz bize daha iyiydi.
‘’ Abi kaç saattir buradayız da yeter gidelim ‘’ zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştık Anıl demese oturmaya da devam edecektik.
‘’ Haklısın kardeşim her yerim uyuşmuş’’ dedi Alp
Alev / Alkım / Alin / Alya; Benim de
Alp / Anıl / Ali; Sakin olun gidiyoruz
Hepsi müzik karosu gibi aynı anda konuştukların da gülerek onlara bakıyordum.
Ne güzel olmuştuk biz böyle ya
Kapıya gittiğimiz de ise kilitliydi. Nasıl yani ya!
Kapıdan seslenmiştik ama bizi kimse duymamıştı. Elbet birileri yokluğumuz fark eder diye geri oturmuştuk. Masa başında sohbet ederken kapının altından beyaz bir kâğıt atılmıştı. Ben dışında kimse fark etmemişti. Kâğıdı aldığım da üzerinde
‘’ Günahkârlar çetesi’’ yazıyordu yani bu demek oluyordu ki av oltasına takılmıştı. Tam da planladığımız gibi olmuştu. Umursamazlığımız onları deli etmişti. Buradan çıkınca ise planımızı devam ettirecektik. Bizimkilerin yanına gittiğim de notu gösterdim hemen anlamışlardı zaten kızlara da anlatmıştık sonuçta onlarda bizdendi artık. Bizimkilere baktığım da Alp Alya ile
Anıl Alkım ‘ la
Ali Alin ‘ le arada birbirlerine kaçamak bakışlar atıyorlardı. İşte şimdi elime düştünüz
Yüksek sesle alarm çaldığın da yerimizde zıplamıştık.
Alkım ; ‘’ Ne oluyor ya ne bu ses ‘’
‘’ Ortalık karıştı galiba ‘’ dedim
Alev; Bizim kaçtığımızı zannedip ortalığı ayağa kaldırmasınlar.
‘’ Olabilir büyük ihtimalle bütün cezaevini arayacaklardır. Buraya da bakarlar zaten burada olduğumuzu gördüklerin de bir sorun olmayacaktır ‘’
Alp ; ‘’ Sorguya alırlar belki bizi o zaman da her şeyi anlatırız zaten
Alya ; ‘’Ya inanmazlarsa ‘’ Alp ‘e bakarak sormuştu soruyu
Alp; Elimiz de bir tek o var ama notta bir delil sanılabilir belki sonuçta hiç birimiz yazısı öyle değil zaten hepimiz aynı şeyleri söylersek Alaz ‘ın dediği gibi bir sorun olmayacaktır.
Kızlar da ikna olduğunda oturup beklemeye başladık. Kütüphanenin kolu hareket ettiğinde sanırım gelmişlerdi.
Herkese baktığım da
‘’ O zaman konuştuğumuz bir! , iki! , Üç! İlk kızlar bir ağızdan
Alev / Alkım / Alin / Alya; Kimse yok mu, kilitli kaldık burada
Daha sonra ise biz erkekler,
Alaz / Ali / Alp / Anıl; Yardım edin!
Biz de bağırdığımız da dışarıdan ses gelmişti.
‘’ Merak etmeyin kurtaracağız sizi ‘’ sanırım planımız işe yaramıştı bağırmıştık çünkü burada kilitli bir şekilde sakince oturuyor olsaydık şüphe çekebilirdik böylesi daha iyiydi.
Yarım saat sonra kapı açıldığın da rahat bir nefes almıştık. Müdür içeri girdiğin de
‘’ Burada ne işiniz var ‘’ dediğinde anlatmaya başladım.
‘’ Biz kahvaltıdan sonra vakit geçirmek için buraya gelelim dedik kitap okurken bakarken sohbet falan uzun süre burada kaldığımızı fark etmedik gitmek istediğimiz de ise kapı kilitliydi. ‘’
‘’ Sizler gelmeden önce ise kapının altından not yolladılar ‘’ notu müdüre verdiğim de
‘’ Size neden inanayım ki nereden bileyim kaçma girişiminde bulunmayacağınızı ‘’
‘’ Alın bunları odama getirin tek tek sorguya çekeceğim ‘’
Gardiyan onları odaya götürdüklerinde ilk olarak Alev girmişti.





