İçeriğe geç

MAHKUM

Bölüm 20 · 4 dk okuma

MAHKUM

Bölüm 20

Bölüm On Dokuz

‘’ Akrep ‘’ dedi. Alev

Kütüphanede oturmuş bu gizemli harfleri birleştirmeye çalışıyorduk.

‘’ Belki, saçma ama başka bir şey olmuyor ‘’

‘’ Yani, en azından parkeden iyidir ‘’ dedi. Ali.

‘’ Akrep, cepte başka bir şey olamaz mı? ‘’ Ayaz.

Anıl, Ayaz’a bakarak.

‘’ Başka bir şey bulursan bize de söyle ‘’

‘’ Peki, bu akrep ne? ‘’ dedi. Alkım

Bana bakarak.

‘’ Sen, iki defa rüyanda akrep gördün, ikinci defa gördüğünde akrep origamisi çıktı ve şimdi de bu. ‘’

‘’ Hepsinin, bu not ile bir alakası olabilir mi yani ‘’

‘’ Bilmiyorum, hiçbir şey gelmiyor aklıma biraz daha düşünürsek kafayı yiyeceğim. Hava alalım biraz. ‘’

Bahçeye hava almak için çıksak da beynimizin içinde sorular dört dönüyordu.

🦂

‘’ Ali yakalayacağım seni ‘’

‘’ Ben senden hızlıyım ki ‘’

Ali ‘ yi es geçip yakını da olan Anıl ‘ a koşmaya başladı. Ayaz.

Alp, Ali, Anıl ve Ayaz ‘ lar hepsi buradaydı. Babaları toplantı için Alazlar ‘ ın evlerine gelmişlerdi. Onların dışında bir adam daha vardı. Onu çocuklardan kimse tanımıyordu. İlk defa görüyorlardı. Babaları içeride toplantı yaparken onlarda bahçede oyun oynamaya karar vermişlerdi. Yakalamaca oynamaya karar vermişlerdi. Alaz, Ayaz ‘ ebelemiş o yakalamaya çalışıyordu.

Ayaz, Anıl ‘ ı yakalamak isterken Anıl ‘ın ayağına takılmış, Anıl ‘ın üzerine düşmüştü. Bütün arkadaşları başına toplandıklarında Ayaz kalkmış, Anıl ise yerde ağlıyordu. Düştüğü yerde taş vardı ve dizini yaralamıştı.

‘’ Annem ben düştüğümde pansuman yapıyor bana hemen geçiyor sana da yapalım. ‘’ dedi. Alaz arkadaşına. Anıl ise canı acıdığı için kafasını sallamıştı. Ayaz diz çöküp

‘’ Özür dilerim, canını acıtmak istemedim. ‘’

‘’ Biliyorum, merak etme ‘’

Alaz içeri gittiğin de ecza dolabının olduğu odaya gitti. O yer ise toplantı salonunun yanıydı. Alaz ‘ ın babası odadan çıktığın da, Alaz gereken malzemeleri almış gidiyordu. Toplantı salonunun önünden geçerken. Tanımadığı adam ona seslenmişti. Babası hariç, diğerlerinin babası odadaydı. Adam ısrarla Alaz ‘ ı yanına çağırdığın da içeridekilerin adama dikkatle baktığını fark etmişti Alaz. Gitmek istemese de merak duygusu onu bastırmış adamın yanına gelmişti. Adamın elinde kâğıttan akrep vardı, Alaz ‘ a uzatıyordu.

‘’ Bak, buna origami denir. İstersen oynarsınız bununla ‘’

Çocuk ne olduğunu anlamasa da

‘’ Ama ben yapmayı bilmiyorum ‘’

‘’ Sen al bunu, ben sana yapar getiririm. ‘’ Alaz, adamın elinde ki origamiyi aldığın da odadan çıkmıştı.

Aslında hiç beğenmemişti çocuk, hoşuna gitmemişti. Durdu buruşturdu kâğıdı ve yanındaki masanın üzerine koydu. Bunu yaparken adama bakmıştı görmemişti. Arkadaşlarının yanına gidip Anıl ‘ ın dizini iyileştirdiler.

Alaz, her ne kadar adam görmedi sansa da görmüştü. Çocuk buruşturup gittiğinde

‘’ bakalım ileri de bu kadar umursamaz davranabilecek misin ‘’ diye geçirdi içinden.

O zaman çocukların tanımadığı o adam, şimdi onlara kendini tanıtmak için karşılarına çıkacaktı.

Bu yaptıkları sadece ön hazırlıktı.

🦂

Hızla ayağa kalkıp

‘’ Hatırladım! ‘’

‘’ Ne oldu, neyi hatırladın ‘’ dedi. Alp

‘’ Akrep origamisini nerede gördüğümü ‘’

‘’ Nasıl, nerede görmüşsün peki ‘’ Alev.

‘’ Hani, küçükken toplantı için bize gelmiştiniz ‘’

‘’ Biz size çok sık geliyorduk hangisi ‘’ Alp.

‘’ Anıl, hani Ayaz sana takılmıştı da yere düşmüştün ‘’

‘’ Hatta o gün tanımadığımız bir adam daha gelmişti. ‘’

Anıl ‘ a ve diğerlerine baktığım da hatırlamalarını umuyordum. Alazlar yanımızda yoktu bahçeye çıktıktan bir süre sonra gitmeyi tercih etmişlerdi. Yani şuan biz bizeyiz.

‘’ Ben sana pansuman yapmıştım. ‘’

‘’ Sen bana pansuman yapmıştın ‘’

Aynı anda söylediğimiz de diğerleri de hatırlamıştı.

‘’ Evet, sana pansuman yapmıştım. Malzemeleri almaya gitmiştim. Hatırlıyorsunuzdur. Toplantı salonu da ecza dolabının olduğu odanın yanındaydı. ‘’

Hatırladıklarına dair kafalarına salladılar.

‘’ İşte ben malzemeleri almış geliyordum. Toplantı salonunun kapısı açıktı. Babam hariç herkes oradaydı. O adam da beni yanına çağırdı. Akrep origamisini verdi. Yapmayı bilmediğimi hatta yapıp bana getirebileceğini söylemişti. Aldım, ama adam görmeden beğenmediğim için çöpe atmıştım ‘’

‘’ Bunu hatırlamanız iyi ‘’ dedi Alin.

‘’ Evet, iyi ama adamı hatırlıyor musunuz? ‘’ dedi Alya. En önemli nokta burasıydı.

‘’ İşte sıkıntı da orada adamın yüzü hiçbir şekilde beynimde yok ‘’

Gardiyan geldiğin de koğuşlara gitme vakti gelmişti.

Koğuşların önüne geldiğimiz de

‘’ Canını sıkma, hep beraberiz bulacağız ‘’ Alev ‘ in dedikleriyle biraz olsun içim rahatlamıştı. Gülümsedim.

Sarıldığın da bende ona karşılık verdim.

‘’ İyi ki varsın, öyle içimden geldi.’’ Dedi.

‘’ Sende, iyi ki varsın. Öyle içimden geldi. ‘’

Alev ile ayrıldığımız da koğuşa girmiştim.

Herkes koğuşun içinde dağılmıştı. Akrep origamisi masanın üzerindeydi. Masaya oturduğumda. Origamiyi elime aldım. Sürekli o günü düşünüp duruyordum. Adamın yüzünü göz önüne getiremiyordum.

Origamiye bakarken

‘’ Bulacağım, senin kim olduğunu, ne istediğini bulacağım ‘’

Bölüm sonu

14 yorum