İçeriğe geç

Mahalle bxb

Bölüm 3 · 7 dk okuma

Mahalle bxb

Bölüm 3

SHOT

Kavgayla birlikte hepimiz eve dağılmıştık. Şuan ise yatağımda Alaz denen herifle suçlu suçlu annemin bize ilk yardım çantasını getirmesini bekliyordum.

Diğerlerinin vuruşuyla çok bir şeyim olmasa da Alaz yanlışlıkla vurduğu zaman elmacık kemiğim morarmıştı.

Çok fena bir ağrıydı bu.

Alaz'ın da dudağı patlamıştı.

Annem içeriye buz torbası ve ilk yardım çantasıyla girince bakışlarımı anneme çevirdim.

"Kocaman adam olmuşsunuz hâlâ yok top, yok kavga!" Diye söylendi annem.

Haklıydı canım anam. Bi ara kesinlikle koluma canım anam dövmesi yaptırmalıydım.

Alazla utanıp ağzımızda bir şeyler geveledikten sonra annemin verdiği buzu elmacık kemiğime tuttum.

Alaz da bu sırada sakince dudağına bir şeyler sürüyordu.

Halı sahadan beri üzerimde tişört yoktu. Muhtemelen eve gelirken herkes sapık olduğumu düşünmüştü.

Ama ne yapabilirdim ki? Tişörtümü fırlattığım yerde bulamamıştım. Şuan kendimi Şevkat Yerimdar da oynayan peştamalli adama benzetmiştim.

Alazdan gelen sesle ona döndüm. İşini bitirmiş, bana dönmüştü. "Arada sana sa yumruk attığım için kusura bakma birader." Dedi sakince.

Bu adamın topla işi neydi ki? Boksör olsa yeriydi. ikimizin de cüssemize ve yaşımıza göre böylesine aptal bir mevzu için birbirimizi dövmemiz ise çok saçmaydı.

"Büyüyünce geçer." Deyip gülümsedim. O da hafifçe gülmüştü.

Kavganın konusu karşı takımdan birinin Alaz'a laf atmasıydı. Ne dediğini söylememişti Alaz.

Mahalleli dedik yapmaz dedik arkamızdan vurulduk be!..

"Şu üstünü giy artık. Tamam anladık kaslısın birader." Dedi Alaz. Götüm kalkmıştı tekrardan. Hani benimki de vücut değildi baya taştım yani.

Birşey demeden dolabıma gittim ve aldığım rastgele bir tişörtü üzerime geçirdim.

Geri yatağa doğru giderken Alaz'ın ayaklandığını gördüm. "Nereye lan?" Dediğimde bana baktı.

"İşim var. Zaten ne bok yiyeceğim burada?" Deyip kapıya yürüdü. Kendisi bilirdi kardeş.

Usulca elimi kaldırıp salladım. "Görüşürüz o zaman." Dediğimde o da görüşürüz deyip odadan çıkmıştı.

Bu gün çok da güzel bir gün olmamıştı sanırım. Ama Fenerbahçe maçı olduğu için kendimi toparlamam lazımdı.

mahalleliyle kahvede izleyecektik maçı.

Hızla yatağa uzanıp üzerimi örttüm. O saate kadar zamanımı verimli geçirebilirdim.

Gözlerimi kapatıp bir şeyler düşünmemeye çalıştım. Yavaş yavaş uykunun tatlı kolları beni kendine çekiyordu.

...

Saatler geçmiş, uyanmış ve kahveye gelmiştim. Sinan ve Deniz de buradaydı. İkisi sıkça birbiriyle daşşak geçerken ben de arada onlara katılıyordum.

"Benim burda ne işim var? Ben Galatasaraylıyım amına koyayım!" Diyen Deniz'e baktım. Sinan onu zorla getirmişti. Sabahtan beri isyan ediyordu.

"Yanındaki şahısa sor." Deyip kalabalığa baktım. Masalar bir kenara çekilmiş sandalyeler sırayla dizilmişti oturulmak için.

"Neden getirdin lan beni yavşak Sinan?"

Deyip Sinanla atışmaya başladı tekrardan Deniz.

"Yavrum şimdi biliyorsun ben senden ayrı kalamıyorum." Dedi Sinan. Üstüne bir de öpücük atınca iki parmağımı ağzıma sokup kusuyormuş gibi yaptım.

Homofobik değildim. Sadece ikisiyle daşşak geçiyordum. Onlarda gay değildi zaten.

"Sen sus birader biliyorum gizlice gay porno izliyorsun hergün." Dedi Sinan.

Gözlerimi büyütüp kafasına geçirdim. "Milletin içinde deme öyle şeyler ciddiye alacaklar!"

Sinan yüzünü buruşturup bana bakarken Deniz kıkırdıyordu.

"Helal olsun lan İlkerim." Diyen Deniz'e göz kırptım.

Sinan bize kırılmış bir şekilde bakıyor, ellerini göğsünde birleştirip çiçek yapmıştı çocuk gibi.

Denizle ikimiz biraz onla uğraştıktan sonra maç başlayınca oraya odaklanmıştık.

Maçın ortalarında ikinci golümüzü atmıştık fakat birden karşı takım bir bir golleri sıralayınca sinirle ayağa kalktım.

"Lan ayaksız orospu çocukları! Gidiyorum ya ben!" Deyip dışarı fırladım. Sinan ve Deniz de peşimden çıkmıştı.

"Lan ergen misin mal mal tribe giriyorsun dedelerin arasında?" Diyen Deniz'e baktım sinirle. Benim nasıl bir fanatik olduğumu biliyordu bu sorusu saçmaydı.

"Lan dalyarrak görmüyor musun nasıl oynuyorlar?" Dedim bir hışımla. Deniz bu tavrım karşısında tek kaşını kaldırıp elini beline koydu.

"Lan şerefsiz fırsatın olsa, oyuncularla yan yana gelsen daşşaklarını yalayacaksın şimdi sövüyorsun. Lan lisede fan hesabın vardı mal mal videolar atıyordun. Triplere gel."

Dedikleri karşısında biraz duraklayıp düşündüm. Harbiden lisede çok mal videolarım vardı. Bir ara açmış videoyu salak salak hareketler yapmıştım.

Şimdi haklıydı bu piç.

Sinan dayanamayıp güldü ve elini cebine attı. Ben de gülüp cebimden sigaramı çıkarıp onlara doğru uzattım. Hepsi bir dal alınca ben de aldım ve çakmakla sigaraları yaktım.

Birlikte sigaralarımı içip dışarıdaki banklarda oturduk bir süre.

Maç bitmiş herkes dışarı çıkarken Cevdet amcayı durdurdum. "Abi kaç kaç bitti?" Dediğimde amca oflayıp dertli dertli "3-2 yenildik dedi." Al işte.

Şimdi gel de kriz geçirme. Amcayı onaylayıp gönderdiğimde Sinan ve Deniz bana endişeyle bakıyordu.

Yavaşça ayağa kalkıp üstten onlara baktım. "Kalkın bara gidiyoruz." Onlar da hızla ayaklandığında yürümeye başladım.

Kafa dağıtmam lazımdı. Yenilgiyi kolay kolay sindiremiyordum.

Birlikte sessiz sessiz yürürken sinirden kuduruyordum adeta. Çizgi filmlerdeki gibi kulaklarımdan duman püskürtecektim.

Bara geldiğimizde içeri geçip her zamanki masamıza yerleştik. Artık çalışanlar alıştığı için bizi gördüğünde direkt her zamanki içtiğimizden getiriyordu.

Masamıza bırakılan kadehle eğilip aldım.

Dudaklarıma götürüp bir yudum aldığımda enfes tatla gözümü kapatıp dudağımı yaladım.

Geri açtığımda Sinan ve Deniz'in de içmeye başladığını gördüm. Hiç şikayet etmezlerdi içmeye.

İçkim bitince yeni bir içki istedim ve beklemeye başladım. Tam o sırada önümüzden geçen kişiyle afalladım. Alaz gelmişti.

Masadan kalkıp onun yanına adımladım. Seslensem bu seste beni duyamayacaktı çünkü.

Yanına geldiğimde bir adım daha atacaktı hi kolunu tuttum. Bana döndüğünde şaşırmıştı.

Kafamla bizim masayı işaret ettiğimde hafifçe kafasıyla onaylayıp oraya doğru yöneldi. Ben de onun arkasından masaya gidince yan yana oturduk.

Sinan şarkının sesini bastırmaya çalışarak "oo Alaz reis hoşgeldin." Dedi. Mahallenin kuralıdır bu yeni gelenlere hep sıcakkanlı davranırdık.

Alaz da hafifçe bağırarak "hoşbulduk." dediğinde elimle çalışanlardan birine işaret verdim gelmesi için. Bu sırada Deniz de Alaz'a hoşgeldin demişti.

Alaz gelen çalışanla istediği içkiyi söyledikten sonra gelince hep birlikte içmeye başlamıştık.

Birkaç dakika sonra hafif sarhoş olan Sinan bağırarak konuşmaya başlamıştı. "Doğruluk mu cesaret mi yoksa shot mu oynayalım mı?" Dediğinde hepimiz anlamsızca ona baktık.

Deniz "o ney lan öyle?" Deyince sinan bize pis köylüler bakışını atıp oyunu anlatmaya başladı.

Bildiğimiz doğruluk mu cesaret mi oyunuydu ama cevap vermek istemeyen kişi shot bardağını kafasına dikecekti.

Hepimiz kabul edince Sinan ayaklanıp bir içki şişesi ve 4 shot bardağı alıp geldi.

Ama bir sorun vardı kime soru soracağımıza nasıl karar verecektik?

"Lan dingil ortada şişe çevirmeyecek miyiz?" Diye sordu Deniz lafı ağzımdan alarak.

Sinanın anında yüzü düşmüştü. "Ben bunu düşünmemiştim." Dediğinde hepimiz ona mal görmüş gibi baktık. Zaten görmüştük ama o ayrı konuydu.

Birkaç saniye duraksayan Sinan son çare barmene boş şişe var mı diye sormaya gitmişti. Bu çocuk harbi maldı.

Yanımıza tekrar geldiğinde elinde boş şarap şişesi vardı. Masaya oturup birkaç ayarlamadan sonra şişeyi çevirmişti.

Şişe birkaç tur döndükten sonra bir ucu Sinan'a diğer ucu bana bakarken hafifçe boğazımı temizledim. Ben Sinan'a soracaktım. "Doğruluk mu cesaret mi?" Diye sorduğumda "doğruluk" dedi.

Açıkçası Sinan birkaç yıldır bize ilişkileri hakkında bilgi vermediği için "sevdiğin biri var mı?" Diye sordum.

Sinan biraz düşündükten sonra "hayır" dediğinde onaylayıp şişeyi bu sefer ben döndürdüm. Bir kaç el sonra yerleri değişecektik. Şuan Alaz benim yanımda kalmıştı.

Şişe dönmeyi bırakıp tekrardan bir ucu Sinanda kalmıştı. Diğer ucu Alaz'ı gösterirken Sinan hafifçe yerinde dikleşti. Alaz da doğruluk demişti.

Şimdi ikisine odaklanmıştım. Sinan Alaz'a soracaktı. "Sarışın mı esmer mi?" Diye sordu Sinan.

Onun bu sorusuna Alaz göz devirip sakince "esmer." Dedi. İlk başta kolaydan başlayacağımız içindi bu mallığı.

Tekrar şişe çevirildiğinde bu sefer benle Deniz arasında kalmıştı.

"Doğruluk mu cesaret mi?" Diye sorduğumda "cesaret" diyen Deniz'e baktım kaşımı kaldırarak.

Şimdi seni Sinan'ın insafına bırakayım da gör sen.

Hafifçe Sinan'a eğildiğimde piç gibi gülmüştü. Kulağıma yaklaşıp dediği şeyle sırıttım. Kulağımdan uzaklaştığında hafifçe Alaz'a döndüm. O da diyeceğim şeyi merak ederek bana odaklanmıştı.

Bakışlarımı ondan çekip Deniz'e döndüm. Dik bir şekilde oturmuş hafif korkuyla bana bakıyordu.

"Sinan onu yanağından öpmeni istedi." Dedim rahatça ve geriye yaslandım. Deniz duyduğu şeyle içkiye uzanınca Alaz hızla şişeyi kaptı.

"Ne oluyor lan?" Dedi Deniz şok içinde. Alaz şerefsiz gibi gülüp "birader bu oyunda cesaret dediğinde yapmak zorundasın. Baştan konuşmuştuk." Dedi.

Deniz şokla bana bakınca sırıttım. Benden bir itiraz bekliyordu. Hafifçe omuzumu kaldırıp indirdiğimde korkuyla yanındaki Sinan'a döndü. Sinan onun dönmesiyle kafasını yana çevirip öpmesini bekledi.

Deniz "orospu çocukları." Deyip hızla Sinanın yanağına bir öpücük kondurdu. O kadar hızlıydı ki bunu yaparken, Alazla anırmaya başlamıştık.

Sinan sırıtırken birkaç dakika birbirlerine sataşmalarını izlemiştik Alazla.

Sonra hepimiz yerleri değiştirmiş şimdi alaz ve ben karşı karşıyaydık. Sinanla da Deniz.

Alaz şişeyi çevirdiğinde şişe bizim aramızda kalmıştı. O bana soruyordu şimdi. "Doğruluk mu cesaret mi?" Dediğinde düşünmeye başladım. Bir kere doğruluk demiştim zaten.

"Cesaret." Dediğimde hafifçe yerinde dikleşti Alaz. Deniz Alaz'ın kulağına eğilip bir şeyler demesiyle Alaz kafasını salladı.

Hafif ürkmüştüm. "Bir gün boyunca kölem olacaksın." Dediği şeyle şoka girdim.

"Eğer şimdi o şişeyi vermezseniz sizi üstüne oturturum." Dedim dehşetle. Cesaret diyen ağzımı siksinler.

Şimdi ne yapacaktım?

.

Birkaç saat sonra hepimiz içtiğimiz içkilerle

sarhoş olup yürüyerek eve gitmiştik.

Günün sonunda bulunduğumuz barın sahibinin Alaz olduğunu da öğrenmiş bir şekilde gözlerimi kapatmıştım.

.

.

.

Sınavlar,

Sınavlar girdi mi kardeş?

Bölüm sonu

3 yorum