İçeriğe geç

Mahalle bxb

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Mahalle bxb

Bölüm 1

YENİ MAHALLELİ

KÜFÜR VE +18 FANTEZİLER İÇERİR İĞRENECEK OKUMASIN

Annemin içeriden gelen sesiyle kaç saattir ona sesleniyordum fakat beni duymamazlıktan geliyordu.

Sinirle ofladım ve ayağa kalktım. İlla ayağına kadar gidecektim canım annem.

Odadan çıktığımda "he anne n'oldu?" Dedim. Annem ortalıkta görünmüyordu.

"Gel buraya." Sesin mutfaktan geldiğini anlayınca oraya yöneldim.

Mutfağa girdiğimde annemi gizlice perdeyi aralamış dışarıya baktığını gördüm.

"Noldu anne kimi dikizliyorsun beni neden çağırdın?" Dediğimde bana dönüp eliyle gel işareti yaptı.

Pencerenin önüne geldiğimde dışarıya bir göz gezdirdim. Karşı apartmanın önünde bir nakliyat aracı vardı. birileri taşınıyordu.

"Ee napalım yani?" Dedim sakince.

Annem kaşlarını çatıp bana baktığında ofladım. Kesin gidip yardım etmemi isteyecekti fakat benim götümü yataktan kaldırasım yoktu.

"Çabuk giyin git yanlarına!" Pencereye geri döndüğümde orada üç tane sağlam adamın olduğunu gördüm.

"Anne baksana adamlar yapar tiplere gel." Deyip elimle onları gösterdim. Adamlar baya sağlamdı usta.

Annem hızla elime vurup kaş göz işaretiyle git dedi.

Hayattan bıkmış bir şekilde mutfaktan çıktım ve odama geri döndüm. Artık yapacak birşey kalmamıştı.

Hızla üzerime rahat bir eşofman ve tişört geçirip kendimi sokağa attım.

Tişört üzerime yapışıyordu. Kaslarım belli olsun diye bilerek giymiştim belki sokaktan güzel kız geçerdi.

Elimi cebime sokup karşı apartmanın önündeki adamlara doğru yürüdüm.

Hepsi de maşallah beni bile taşırdı. Annem neden beni buraya göndermişti ki?

Adamlar hızla birkaç eşya alıp apartmanın içine girdiğinde dışarıda kalan adamın yanına gittim.

Boyu baya uzun yapılı bir adamdı. Koyu renkte saçları ve gözleri vardı. Çehresi sert, duruşu kendinden emindi. Aynı ben.

Adamın yanına geldiğimde kamyondan aldığı kutuyla bana döndü.

"Selamın aleyküm." Dedim ve adamın konuşmasını bekledim.

"Aleykümselam?"

"Yardım edeyim mi birader?" Diye sorduğumda ilk başta beni süzdü. Sonra kamyonun içindeki eşyalara bakıp hafifçe kafasını salladı.

Bunu demesiyle elime araçtan iki kutu alıp onu takip etmeye başladım. Apartmana girdiğimizde ikinci kata kadar o önde ben arkada olmak üzere yürümüştük.

Kutular baya ağırdı. İçine ne koydularsa artık.

Bir dairenin önüne geldiğimizde diğer iki adam içeriden çıkıyordu. İkisinin gözü bana değerken hafifçe kafamı eğip selam verdim.

Onlar da aynı hareketi yapıp yanımdan geçip gittiler. Yanımdaki adama döndüğümde bana kısaca bakıp içeriye adımladı.

Ben de onu takip ederken bir odaya girip elindeki kutuyu yere bırakmıştı.

Ben de kutuyu bıraktığı yere kutuları bırakıp arkamı döndüm.

"Sağol birader." Deyip elini uzattı. Birkaç saniye kemikli ve damarlı eline bakıp ardından sıktım.

"Rica ederim ne demek."

"Alaz ben."

"İlker ben de memnun oldum."

O da aynı şekilde memnun oldum deyip elini çekti.

Ben de toparlanıp önden çıktım odadan. Daha taşınacak çok eşya vardı ve bunun sorumlusu annemdi.

Hızla birlikte aşağıya indiğimizde yola konulan iki koltukla içimden ölüm çığlıkları atmaya başlamıştım.

Sonra içimden anneme çok teşekkür edip Alaz ile birlikte koltuğun birini kucakladım.

Diğer adamlar da önden diğer koltuğu götürmüştü.

Şuan adeta götümden ter akıyordu ve alnımda damarlarımın çıktığına adım kadar emindim.

Önümdeki adam da benle aynı durumdaydı.

Birlikte dinlene dinlene eşyaları taşırken sokaktan tek bir kızın bile geçmemesine yanıyordu içim.

Sonunda bütün eşyalar taşınınca kamyon ve adamlar gitmiş sadece ikimiz kalmıştık sokakta

Hemen eve geri dönüp dizi izlemek istiyordum ama bu sefer de Afra denen adam beni salmıyordu.

Tutturmuştu bir çay ısmarlamadan bırakmam diye. Onun ısrarlarıyla şimdi mahalledeki hep geldiğim kahveye gelmiştik.

Birlikte bir masaya kurulduğumuzda elimle süloyu çağırdım. Sülo kahvenin sahibinin oğluydu. Hemen hemen aynı yaştaydık.

Sülo hızla yanımıza geldiğinde iki çay istedim. İlk başta Sülo bu kim der gibi baksa da siklemeyip göndermiştim onu. Bilmese de olurdu.

Sülo gittiğinde Alaz'a döndüm. Sakince etrafı inceliyordu. İfadesiz bir suratı vardı.

"Neden bu mahalle?" Diye sordum birden. Merak etmiştim çünkü taşıdığım eşyalar arasında baya bir pahalı olduğunu düşündüğüm şeyler vardı.

Aynı zamanda adam baştan aşağı ben zenginim havası veriyordu.

"Bir nedeni olması mı lazım?" Düzgünce sormuştum neydi bu atar gider?

Rahatsızca yerimde kıpırdanıp ellerimi masada birbirine kenetledim. "Bu mahalle sana göre bir tık gösterişsiz değil mi?" Diye sordum.

Tek kaşını kaldırıp bana bakmayı sürdürdü. "Neden öyle düşünüyorsun?" Diye sordu. Sesi kendinden emin ve bir o kadar soğuk çıkıyordu.

Bence nedeni gayet açıktı. "Yani bilemiyorum."

Uğraşamazdım açıklamakla çünkü zenginler genelde zengin olmadığını kanıtlamak için kırk takla atıyordu ve bunu izlemek hiç keyif vermiyordu.

"Bu evde doğdum ve bir yaşa kadar burda büyüdüm." Güzel bir sebepti.

"Kaç yaşındasın?"

"26." Dediğinde anlayışla kafamı salladım. Aramızda bir yaş vardı. Ben daha 25 yaşındaydım.

Sülo çaylarımızı getirdiğinde cebimden sigara paketimi çıkarıp bir dalı dudaklarıma götürdüm.

Sigarasız çay içen adam adammıdır?

Paketi Alaz'a uzattığımda içinden bir dal alıp benim gibi dudaklarının arasına koymuştu.

Çakmağımla sigaraları yaktığımda içime derin bir nefes çekip çakmakla paketi masaya koydum.

Sigarayı dudağımdan çekip nefesimi üfledim ve çayımdan bir yudum aldım.

Sigaranın ve şekersiz çayın acılığı birleştiğinde tatmin olmuştum. Bu tadı seviyordum.

Alaz da sakince sigarasını içiyor, arada küçüklüğünü geçirdiği sokağa bir göz atıyordu.

Mahallemi seviyordum. Bana göre bütün mahallelerde komşuluklar bozulsa da bu mahallede bozulmayacaktı hiçbir zaman.

Tabi yeni nesil her şeyin ağzına sıçıp sıvayabilirdi o konulara hiç girmiyordum.

Alazla birlikte çaylarımızı içip kalktığımızda artık dizimi izleyebilecek olmamın sevincini yaşıyordum içimde.

Evet o kadar yorulmuştum, kendimi zorlamıştım fakat benim derdim hâlâ diziydi.

Ne yapsaydım? Seviyordum şerefsizi.

Birlikte evin sokağına girdiğimizde ona ne olur ne olmaz ihtiyacı olursa araması için numaramı bırakmıştım.

İhtiyacı olacağa benzemiyordu fakat yine de gözdağı vermiştim. İyi bir adamdım ben.

.

.

İnşallah bu kurgu sarar da yine silmem kitabı eheh

Bölüm sonu

2 yorum