İçeriğe geç

Mafyanın Takıntısı

Bölüm 3 · 7 dk okuma

Mafyanın Takıntısı

Bölüm 3

2. BÖLÜM: İLK TANIŞMA

Her zamanki gibi müşterilerle ilgilenirken James yanıma yaklaştı "bugün birlikte takılalım mı?" diye sordu.

"Olur, çok isterim" dedim.

Evet... gerçekten çok isterdim hayat fazlasıyla üstüme geliyordu artık belki de kısa bir yürüyüş bile iyi gelebilirdi, artık böyle şeylerle bile mutlu olabiliyordum...

İŞ ÇIKIŞI...

Parkta güzel bir yürüyüş yeri vardı, orada James ile yürümeye başladık zamanın nasıl geçtiğinin farkında bile değildim.

Yolun kenarında güzel bir çiçekçi vardı, James oraya baktığımı fark edince çiçekçiye girdi on beklerken de telefonum çalmaya başladı, arayan kişi Ameliaydı.

TELEFON KONUŞMASI

Diana: Alo?

Amelia: Diana...

Diana: Amelia iyi misin sen?

Amelia: Beni terk etti diana...

Diana: Nerdesin sen? sarhoş musun?

Amelia: Nerede olduğumu bilmiyorum sana canlı konum atarım ve evet sanırım sarhoşum başım dönüyor...

Diana: Konum at oraya geliyorum.

Ah be benim gariban arkadaşım şu aşk hayatında bir kere yüzü gülmüyor garibimin diye düşündüm, amelia'nın attığı konuma bakarken James çiçekçiden çıktı.

Elinde bir buket çiçek vardı, bana verdikten sonra "senin kadar güzel değil ama yine de almak istedim, umarım beğenmişsindir" dedi.

"James, gerçekten çok teşekkür ederim ama çok acil bir işim çıktı o yüzden gitmem gerekiyor" dedim.

"Çok önemli mi? diye sordu. "Evet arkadaşım sevgilisinden ayrılmış onun yanında olmam gerekiyor lütfen kusura bakma" dedim.

"Saçmalama özür dilemene gerek yok tabiki de gidebilirsin, başka bir gün takılırız" dedi. "Tamam" dedim.

BARDA...

Bara girdiğim an karşımda amelia'yı gördüm yanında bir adam vardı, amelia'nın ağlamaktan gözü kıpkırmızı olmuştu.

"Amelia" dedim. Amelia beni görür görmez koşarak bana sarıldı "Diana beni terk etti diana!" dedi.

Saçlarını okşadım onu böyle görmeye hiç alışık değildim, değer verdiğim insanların ağlamasına katlanamıyordum.

Yanında duran adam yanımıza yaklaştı "seni eve bırakmamı ister misin?" diye sordu. "Yok sağol, tanımadığım insanların arabasına binmem" dedim.

Adam bir anda kıkırdadı "tanımadığım adam mı? ben amelia'nın abisiyim" dedi.

Amelia abisine bağırmaya başladı "Liam sen benim abim değilsin, sadece benden birkaç dakika önce doğdun" dedi.

Liam "abine bağırma!" dedi.

Amelia daha da ağlayarak bana daha sıkı sarıldı.

"Amelia lütfen ağlama, o orospu çocuğu seni kaybetti sen onu kaybetmedin" dedim.

Amelia göz yaşlarını sildi "öyle mi diyorsun?" dedi. Kafamı evet anlamında salladım. Amelia elimi tuttu "haklısın, o beni kaybetti onu unutmamın şerefine içelim!" dedi ve beni oturduğu masaya götürdü.

Liam "kızlar beni bekleyin!" diye bağırdı.

BİRKAÇ SAAT SONRA...

Başım dönüyor kusasım geliyordu, çok fazla içmiştim. Liam ikimizi düşmememiz için bizi tutuyordu. Bara abim girdi sonra da Liam'a baktı beni kucağına aldıktan sonra "kardeşime baktığın için teşekkür ederim" dedi.

Abim etrafa baktıktan sonra "neden hiç kimse yok?" diye sordu. Liam "dostum rahat ol burayı satın aldım yani şuan da sadece biz varız" dedi.

Abim "harika çünkü diana'nın bu şekilde magazine çıkmasını istemem" dedikten sonra bardan çıktık.

SABAH OLUNCA...

Evdeydim, yatağımdaydım yataktan kalkmaya çalıştım ama başım acayip bir şekilde ağrıyordu "ah noldu bana?" diye düşündüm sonra da içtiğim aklıma gelince kendime kızdım "aptal! niye o kadar içtin ki?!" dedim.

"Belki de sıcak bir duş iyi gelebilir" dedikten sonra banyonun yolunu tuttum.

DİANA DUŞTAN ÇIKTIKTAN SONRA...

Duştan çıkmadan önce yüzüme maske yaptım ve banyodan çıktım, çıkar çıkmaz odamda abimi gördüm. Abim beni görür görmez çığlık attı.

"Abi sakin ol benim, diana" desem de beni dinlemedi "yaklaşma bana zombi, benim beynim güzel değil git başkalarının beynini ye!" dedi.

Kahkaha attım ve taklidini yaptım "benim beynim yok zombi başkalarının beynini ye" dedim. Abim "ben öyle demedim" dedi.

Gülümsedim ve "günaydın abicim" dedim. Abim "sana da günaydın prensesim" dedi.

Abim "yürüyüş yapacağım istersen sende benimle gel, hem temiz hava alırız" dedi. "Olur, üstümü giyinip geliyorum sen beni aşağıda bekle" dedim.

İşte şimdi odamın ortasında duran kıyafeti giyme vakti gelmişti.

AŞAĞIDA...

Büyük salona girdiğim an Liam'ı gördüm abim "o da bizimle gelecek" dedi.

"Pekala..." dedim.

DIŞARIDA...

Liam ve abim yürüyüş yerine koşmayı tercih etmiş gibi duruyorlardı "affedersiniz beyler ama ben yürüyeceğiz sanıyordum" dedim. Abim "zaten yürüyoruz diana" dedi.

"Sizin yürüyüş anlayışınız buysa koşmanızı hiç düşünemiyorum" dedim.

Abim "mızmızlanma küçük fare hadi yürü" dedi.

Yürümeye devam ederken karşımıza bir adam çıktı. Uzun boylu, siyah saçlı, takım elbiseli, arkasında ise iki tane silahlı adam vardı.

Abim adamı görür görmez "senin ne işin var burada?" dedi. "Abi bu kim?" diye sordum ama abim cevap vermedi. Adam bana bakarak gülümsedi o kadar uzun boyluydu ki bana bakarken kafasını eğmek zorunda kalmıştı, eğer ben 1.65 isem bu adam 1.90 falandı.

Adam konuşmaya başladı "memmun oldum güzelim, ben Boris Smith..." dedi.

Kan beynime sıçradı demek ki Boris Smith buydu.

Abim "neden buradasın?" diye sordu.

Boris "ayıp ediyorsun kayınço sadece diana'yı görmek istedim" dedi. "Ama ben seni görmek istemiyorum Boris" dedim.

Boris gülümsedi "ama ben seni görmek istiyorum karıcığım" dedi.

"Aptal herif...!"

Abim "onu sana vermeyeceğimi söyledim diye hatırlıyorum, o senin değil ve asla olmayacak" dedi. Boris "baban öyle demiyor ama... bu akşam diana'yı istemeyi geliyoruz" dedi.

Abim boris"in boğazına tuttu "ne diyorsun lan sen!, öldürürüm lan seni!" diye bağırdı. "Abi lütfen yapma" desem de beni dinlemedi "sen karışma!" diye bağırdı. Boris bu sefer abimin yakasına yapıştı "o ses tonuna dikkat et" dedi. "Rahat bırak abimi" dedim.

Boris derin bir nefes aldı ve abimi bıraktı.

Abime "abi hadi gidelim" dedim. Abim "onu sana vermeyeceğim" dedi. "Abi yeter hadi gidelim" dediğim abim bileğimi tutarak beni kendine çekti. Boris arkadan bağırdı "düzgün tut şu kızın elini!" dedi.

EVDE...

Eve girdiğimiz an abim "baba!" diyerek bağırdı. Babam "noldu william, neden evimde avaz avaz bağırıyorsun!" dedi.

Abim "ulan sen ne kadar şerefsiz bir adamsın" dedi. Babam "william karşında baban var saygılı ol" dedi.

Ardından salona annem girdi.

Abim "baba boris neden kardeşimi istemeye geliyor, hani diana nasıl istiyorsa öyle olacaktı!?" dedi. Babam "mecbur kaldım! eğer diana'yı vermessek hepimizi öldüreceğini söyledi!" ne yapsaydım?!" dedi.

Abim sustu kaldı daha sonra da hizmetçi yanıma geldi "diana hanım akşam için elbise seçmenize yardımcı olacağız" dedi. "İstemiyorum, sağol" dedim. Hizmetçi "annenizin emri" dediği için yapacak başka bir şey yoktu, odama doğru yürümeye başladım.

AKŞAM...

Elbisemi üstüme giymiş bekliyordum kapım çaldı "gir" dedim içeri giren abimdi "hoş geldin abi" dedim. Abim hiçbir şey söylemeden bana sarıldı "özür dilerim diana" dedi. "Abi senin bir suçun yok" dedim.

Birbirimize sarılırken annemin sesi geldi "Diana misafirler geldi!" dedi. "Geliyorum" dedim.

Salona gittiğim an annem yine söylendi "seçe seçe bu kıyafeti mi seçtin ayrıca gül biraz böyle durma" dedi.

Elimden geldiği kadar gülmeye çalıştım sonra da misafirler içeriye girmeye başladı "hoşgeldiniz efendim" dedim boris'in annesine ve babasına. Annesi "hoşbulduk güzel kızım" dedi. Bu kadın benim annemden bile daha tatlıydı. Boris'e baktım yanında bir kız vardı muhtemelen kız kardeşiydi çünkü çok benziyorlardı.

Annem "hoşgeldiniz buyrun salona geçelim" dedikten sonra Borisle baş başa kaldık gülümseyerek bana elindeki çiçekleri verdi. Çiçekler çok güzeldi hem en sevdiğim çiçekti hem de en sevdiğim renkti. "Pembeyi sevdiğimi nereden bildin?" diye sordum.

Boris "senin hakkında çok şey biliyorum sarışın" dedi. Gözlerinin içine bakamıyordum Boris "neden benden korkuyorsun güzelim, ben sana asla zarar vermem diana" dedi.

"Boris senden değil, düşmanlarından korkuyorum senin çok fazla düşmanın var ya onlar bana zarar veri-" diyeccekken boris bir eliyle belimi tutarak beni kendine çekti "sana uzanan eli kökünden keserim sarışın..." dedi.

Elini belimde hissedebiliyordum çok yakındık "Boris bunu bana neden yapıyorsun beni seninle evlenmeye zorlayamazsın" dedim. Boris "küçükken parkta oyun oynadığın o çocuğu hatırlıyor musun diana?" diye sordu.

"Ne? Boris bu sen misin, çok değişmişsin" dedim.

Evet hatırlıyordum küçükken hep onunla oyunlar oynardım sonra benden hoşlandığını ve büyüyünce benimle evleneceğini söylemişti o zamanlar küçüktüm bu yüzden ciddiye almadım keşke alsaymışım...

Boris bana uzun uzun bakarken amelia'nın sesi geldi "ayy çok tatlılar" dedi. Boris belimi bıraktıktan sonra amelia'nın arkasında duran Liam'a baktı "bunun burada ne işi var?" dedi. "Benim misafirim bir sıkıntı mı var?" dedim. Boris "hayır yok" dedi.

Amelia'ya "gel kanka salona geçelim" dedim. Amelia "ayy kanka çok güzel olmuşsun" dedi.

İSTEME FASLI BİTTİKTEN SONRA...

Boris'in ailesi dışarı çıktıktan sonra kız kardeşi isla "abim seni seçmekte haklıymış gerçekten çok güzelsin" dedikten sonra evden çıktı.

Boris "yarın görüşürüz sarışın" dedi. "Yarın bir yere mi gideceğiz?" diye sordum. Boris "lunapark'a gideriz diye düşündüm sen seviyorsun diye" dedi sonra da gülümseyerek "yarın tekrardan görüşürüz" dedi ve evden çıktı.

Abim "bu gece birlikte uyumak ister misin?" diye sordu. Gülümsedim "evet buna çok ihtiyacım var" dedim.

BORİS'İN ODASI...

Diana'nın küçüklük fotoğrafına uzun uzun baktıktan sonra yatağımın yanındaki masaya koyum ve kendi kendime konuşmaya başladım.

"Verdiğin sözleri tutmalısın sarışın, sonsuza kadar benim olmalısın..."

DEVAM EDECEK...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.