İçeriğe geç

Mafyanın Koynunda

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Mafyanın Koynunda

Bölüm 5

5.BÖLÜM GERÇEKLER

Duymuştum.

Benim BABAm vardı peki neden bu zamana kadar yanımda olmadı hani benim babam ölmüştü bu olanlar da ne böyle düşüncelerimden yüzüme yediğim ufak ufak tokatlarla kendime gelip Karan'ın endişeli yüzüyle karşılaştım yüzümü avuçlarının arasına alıp baş parmağıyla göz yaşlarımı siliyordu ama bir yenisi daha ekleniyordu ayakta duracak takati bile zor bulurken konuşmak istemedim. Ne zaman beni sardığını bile bilmediğim kolları kendimden uzaklaştırdım ağlamak istiyordum aralıksız ağlamak geliyordu içimden

Anlatacağım her şeyi ağlama küçüğüm dediğinde hızla kafamı iki yana salladım ağlamam giderek artıyordu ellerimle kulaklarıma koyup diz çöküp ağlamaya başladım Karan da benimle çöktüğünde beni tutup kollarının arasına alıp sarıldı kafamı göğsüne koyup daha çok ağlamaya başladım ağlamalarım hıçkırıklara karışırken ne o anlattı ben sordum. Ne zamana kadar böyle kaldığımı bilmiyordum ağlamam son bulmuştu ama derin iç çekişlerim hala devam ediyordu omuzlarımdaki el sırtıma diğeri de bacaklarımı bulurken birden havalandım ama tepki vermedim zaten istesem de ben kalkamayacağımı bildiğim için kaldırmasına izin verdim koluna baktığımda gömleğinin kan olduğunu gördüm "kolun" diye mırıldandığımda dikişinin patladığını anlamıştım Sırtım soğuk yatakla buluşunca ürperdim ama bunu düşünecek değildim Karan gözlerimi gözlerime dikip "bir şey yok düşünme bunu şimdi küçüğüm" dediğinde sırtım ona denk gelecek şekilde döndüm. kafamda bir sürü cevapsız sorular vardı neden bu zamana kadar yoktu yanımda beni mi istememişti annem neden öldü dedi bana neden yalan söylendi

Karan'a dönmeden "telefonumu ver" dedim cevap gelmeyince "annemi arayacağım telefonumu ver dedim" ve kendisine döndüm karan cebinden çıkardığı telefonu bana uzatırken tam alacaktım ki çekti bana yaklaştı "sakın ters bir şey yapma bu senin aleyhine olur" dediğinde kafamı sallayıp elinden hızla çekip telefonumu aldım

Telefonumu açtığımda 53 cevapsız çağrı 22 tane de mesaj ekranıma düşüyordu hepsi annem Kaan ve Zeyneptendi

Kaan ve Zeynebi es geçerek hemen annem yazısına tıkladım

Ve açmasını bekledim hemen açtığında "Bade nerdesin sen" diye ağladığında üzülmüştüm "anne" dediğimde "nerdesin kızım sen kaç gündür başına bir iş geldi sandık polis her yerde seni arıyor" dediğinde "polis mi" dedim

"Evet polis kaç gündür haber alamıyoruz nereye kayboldun" dediğinde "anne telefonum bozulmuştu bir kaç gün çok yorulduğum için bir köy gibi bir yere geldim bu kadar merakta koyduğum için özür dilerim anne" dediğimde gözüm dolmuştu yalan söyledim ben hiç yalan söylemezdim ki hiç habersiz koymazdım annemi arama sebebim beni daha fazla merak etmemesiydi "en kısa zamanda yanına geleceğim" dedikten sonra kapatıp Zeynebi aradım zaten Kaan'a haber ederdi neticede kuzeniydi. Zeynep açtığı telefondan "Bade çok korktum sana bir şey oldu diye nerdesin sen kaç gündür söyle hemen yanına geleceğim" dedikten sonra derin nefes alarak "hayır gelme ben geleceğim zaten en kısa zamanda, iyiyim gelince konuşuruz Kaan'ı aramadım" dediğimde Karan ile göz göze geldim ve devam ettim gözlerinin içine bakarak

"iyi olduğumu söyle kafa dinlemeye de köy gibi bir yere gitmiş dersin merak etmesin iyiyim" dedikten sonra telefonu kapattım Karan'ın gözleri daha koyu bir hal alırken yüzü daha çok sertleşirken telefonu hızla elimden çekti "sonra konuşacağız" dedikten sonra kapıyı büyük bir sesle çarptı

Kendimi iyi hissetmiyordum yatağa uzandığım da kaç dakika yada saat böyle kaldığımı bilmiyorum ama başımın ağrısı da beni zorluyordu uyutmuyordu dolapta ağrı kesici var mı diye kalkıp kapıyı açtım mutfağa doğru adımlayacağım sıra karan'ı gördüğümde saçı dağınık gömleği kana bulanmış yüz ifadesi ruhsuz... elinde tuttuğu bardağa baktığımda içiyordu kafasını da koltuğun arkasına yatırmış vaziyette tek bacağını sallıyordu odaya girdiğimde içki kokusu her yeri sarmış burnumu kıvırmıştım sevmezdim. Koluna baktığımda hala kurumuş kan lekesine yeni kanı bulaşıyordu küçük adımlarla yanına ulaştığımda. Önüme düşen saç tutamını kulağımın arkasına alıp "kolun kanıyor" dedim kafasını kaldırıp bana baktığında bir şey demeyip tekrar kafasını koydu alnı zaten boncuk boncuk terliyordu büyük ihtimalle enfeksiyon kapmıştı hızla mutfağa gidip sıcak su doldurdum bir kaba benim odamdan da temiz havlu alıp masanın üzerine koydum elindeki içki bardağını alacakken elimden çekti hızla gözümün içine bakıp içti masanın üzerine koymasıyla tok bir ses etrafa yayıldı

"Hadi kalk yaranı temizleyelim" dediğimde gözleri hala gözlerimdeydi gözlerini çekmeden yavaş adımlarla kalktığında gömleğinin düğmelerini yavaş yavaş açmaya başladı. Her açtığında esmer teni biraz daha gözler önüne seriliyordu kollarından aşağıya gömleği düştüğünde yaralı kolundan yavaşça çekti gelişi güzel elimden bıraktı Karan kendisini incelediğimi fark etmiş olacak ki dudağının kenarı yukarı kıvrıldı "daha ne kadar inceleyeceksin" dediğinde hızla önüme dönüp temiz havluyu aldım yanına geçip oturdum yanaklarım alev alev yanıyordu kızardıklarına emindim ellerim titriyordu havluyu biraz daha sıkarken sıcak suya batırıp çıkardığımda elime sıkıp yaranın kenarlarını temizlemeye başladım

"Gökhan'a haber et doktor çağırsın pansuman yapmamız lazım malzemeler olsa ben yaparım ama yok ayrıca 2 tane dikişin açılmış" dediğimde "sen devam et doktora gerek yok dedi" yarasına biraz baskı uyguladığımda yüzünde tek bir mimik dahi oynamıyordu

Yarasını temizleyip sardıktan sonra masanın üzerindekileri alıp yanından kalktığımda benimle birlikte kalktı. Gömleğini giydi ama düğmelerini iliklemedi fazla incelemeyi bırakıp mutfağa gittiğimde elimdekileri bırakıp dolaptan ağrı kesici bulmaya çalıştım

Bulduğum ağrı kesiciyi hemen içtim gelen doktor bırakmış olmalı fazla oyalanmadan salona gittiğimde karan ayakta durmuş bir eli cebinde telefonla konuşuyordu azıcık daha yaklaştım beni fark etmemişti hala konuşmasına devam etti "geleceğim Hale uzatma" dediğinde kaşlarımı çattım bu saate konuştuğuna göre önemli biri demekki diye geçirdim içimden yalandan öksürmüş gibi yaptım beni fark etmesi için omuzunun üzerinden bana baktığında tamam kapat dedi ve telefonu kapatıp bana baktı ellerimi göğsüme dolayıp yaklaştım

"Artık ne olacak babam kim, benden ne istiyor" dediğimde karan çıkardığı paketten sigarasını yaktı bana dönmeden konuştu "baban seni istiyor henüz ne için istediğini bilmiyorum ama seni sevdiği için istemediği kesin bir işi için istiyordur diye tahmin ediyorum o adama güven olmaz. Kadın tüccarı yapan bir pezevenkten babalık bekleme" dediğimde hızla Karan'a dönüp "kadın tüccarı mı o adam kadın mı pazarlıyor"

Son bir kez derin nefes alıp sigarasından kafasını salladı "illegal yollardan yapıyor çok defa yakalandı ama bir yolunu bulup kurtuldu her defasında"

Derin bir nefes alıp "beni o adama verecek misin" dediğimde sesim içime kaçmış gibiydi nedensizce bu adama güveniyordum gitmek istemiyor kendimi güvende hissediyordum kafasını bana çevirip göz göze geldiğimizde "kimse seni benden alamaz buna izin vermem eceli de gelse alamazlar" dediğinde içimde nedensizce güven hissiyatı kaplamıştı. "Bu nasıl olacak ben gitmek istersem buna karışamazsın" dediğimde

Bana emin misin der gibi baktığında şu anda olduğum konumu sorgulamaya başlamıştım doğru diyordu o istemeden beni vermezdi belki ama bende onun burdaki esiri olmaya niyetim yoktu o adamla konuşup peşimi bırakmasını görmediğim babalığını istemiyordum zaten en kısa zamanda da annemle bu durumu konuşmam lazımdı kafama not edip artık uykumun geldiğini hissediyordum Karan'a doğru kafamı kaldırdığımda "artık uyusak iyi olacak" dediğimde yüzünde muzip bir ifade oluştu dudağı kıvrıldığında kaşımı çattım "ne gülüyorsun" dediğimde "yatalım" diye cevap verdiğinde gözlerimi ayırıp "terbiyesiz" diye koluna vurdum kendi acı içimde "ahh" diye geri çekildiğinde koluna vurduğumu anlamıştım panikle hemen elimi ağzıma götürüp kafamı salladım iki yana "istemeden oldu gerçekten" dediğimde elini kaldırdı sorun yok yatsan iyi olur artık dediğinde onaylar bir şekilde kafamı sallayıp "iyi geceler" diyip odama girdim ve kapıyı kapattım

Yatağıma uzandığımda çoktan uykuya teslim olmuştum

Gözümü birinin beni dürtmesiyle açtığımda Karan olduğunu gördüm hızla üstümdeki pikeyi çekince "ne oluyoruz ya" diye söylenecekken bana "sus acele et hemen evden çıkmamız lazım" dediğinde hızla elimi tutmuş beni sürüklemeye başlamıştı evden saniyeler içinde çıkarken arabaya binip karanın binmesini bekledim hızla bindiğinde gazı sonuna kadar kökledi aynadan arkaya baktığında "ne oluyor Karan" dediğimde yoldan gözünü ayırmadan konuştu "bulmuşlar bizi seni almaya geliyorlar" dediğinde kafamı iki yana salladım "istemiyorum beni o adamın almasına izin verme" dediğimde çoktan gözlerim dolmuştu ağzının içinden "vermem kimse seni benden alamaz" diye mırıldansa da duymuştum.

Karan hızla cebinden çıkardığı telefonu benim kucağıma atınca "Gökhan'ı ara hoparlöre al" dedi

telefonu kucağımdan alıp açtığımda şifre yoktu hızla Gökhan'ı aradığımda Karan'ın yanına yaklaştırdım

Gökhan nefes nefese "abi tuzak kurmuşlar" dediğinde hızla araba durdu Karan küfür edip direksiyona vurduğunda etrafa baktığımda her yerde siyah araba yolu kesmiş etrafımızı sarmışlardı ve eli cebinde karşımda tahminimce Mahli Soykan namı değer babam duruyordu telefonu elimden indirip Karanla göz göze geldiğimizde her şeyin sonuna geldiğimizi anladım

Peki şimdi ne olacaktı?

Yolun sonunda mıydık?

Evett bir yeni bölümün daha sonuna geldiiikkkk😂

Bölüm sonu

3 yorum