İçeriğe geç

Mafyanın Koynunda

Bölüm 3 · 7 dk okuma

Mafyanın Koynunda

Bölüm 3

3.BÖLÜM TANIŞMA

Evet yeni bölümle karşınızdayım neler neler olacak hadi hep birlikte okuyalım öpüyorum Kocaman

KARAN DEMİR

Hızla adamlarlarımdan bir tanesi yanıma geldiğinde kulağıma bir şeyler söylemesiyle başımı salladım adama gitmesi için Mahli'ye döndüğümde silahı indirip "bu burda bitmedi tekrar görüşeceğiz Mahli Soykan" dediğimde hızla arabama binip telefonumu açtığımda atılan adrese hızla sürdüm.

Bade'yi bulacağımı biliyordum ama bu soysuzlardan her şeyi beklerdim. Kadın pazarlayan bir insan her şeyi yapabilirdi gözümde hatta kızını da satabilirdi onun babalığına güvenecek değildim. Hızla sürdüğüm araba dakikalar sonra sertçe frene bastığımda durdurduğum arabamdan indim. Bundan sonrası ormandı yol yoktu adamlarıma, ''dört bir yandan dağılın'' komutunu verdiğimde hızla dağılmaya başladılar kimisi gözlerden kayboldu bile Gökhan'a döndüğümde "sen bu taraftan ben de bu taraftan gideceğim, acele et bulalım şu kızı" dedim kafasını sallayıp "tamam abi bulacağız yengeyi merak etme" dediğinde birden kendisine dönmemle afallamış olacak ki "kusura bakma abi" dedi. Yanına yaklaşıp "hadi ne duruyorsun bunun hesabını sana sonra soracağım" dediğimde kafa sallayıp hızlı adımlarla uzaklaştı. Ormanın içine hızlı yürümeye başladım. Aradan dakikalar geçti hala bir ize rastlamamıştım

Şerefsiz kızı nereye sakladıysa yok yok diye etrafa baktığımda küçük bir kulübe dikkatimi çekti ve önünde de iki adam bekliyordu. Adamlar beni görmemiş olacak ki hemen ağacın arkasına saklandım

"Buldum seni küçüğüm" diye mırıldandığımda gizlice arkadan dolanıp yaklaştım ağaçın arkasından belimden çıkarıp, elimde tuttuğum silahı adamın bacağına isabet ettirdiğimde acı bir feryatla bağırdığında diğer adamında omzundan vurduğumda ikisi de yerde kıvranıyorlardı. Yerde onlara aldırış bile etmeden kapıyı açmaya çalıştım ama kilitli olması lazımdı bir kaç adım geri çıkıp hızla omuz atıp kırdığımda karşımda yatan Bade'yi gördünce kalp atışım hızlandı, nefesim kesildi. Hala uyuyordu büyük ihtimalle kızı eterle bayıltıp getirmişlerdi yanına diz çöküp kokusunu içime çektim, odanın her yerine yayılmıştı zaten çiçek kokusu elimi kaldırıp saçlarına dokunmak istedim ama yapmadım hızla yanından kalkıp arkamı döndüğümde burun kemerimi sıkıp içimden "ne yapıyorsun Karan kendine gel" diye hayıflandığımda tekrar döndüm ve ayağının ucundaki pikeyi alıp üstünü örttüm karşısına geçip kendisini izlemeye başladım ayağımın bilek kısmımı dizime koyup rahat bir pozisyon aldım, bizimkilere de buldum yazıp konum atmayı ihmal etmemiştim. Kapıya gelip evin her yerini sardıklarını bildiğim için Bade'yi kaldırıp da götürmedim uyumasına izin verdim. Kapı çaldığında hemen içeri Gökhan gelip yavaş ve sessiz adımlarla kulağıma eğilip "abi sigaran" diyip uzattı sigara paketini alıp başımı salladım da Gökhan da kulübeden çıktı o sırada sigara paketinden bir dal sigara çıkartıp dudaklarımın arasına yerleştirip çakmakla da yaktıktan sonra derin bir nefes çekip paketi koltuğa gelişi güzel attım. Kaçıncı sigaramı yaktığımı bilmezken ağzımdan çıkan duman etrafa dağılırken. Bade'nin kokusunu bastırmıyordu. Her hareket ettiğinde kokusu burnuma gelip derin bir nefes çektim içime gözlerimi ayıramıyordum biçimli dudakları, uyurken hafif açık ağzı, yatağa saçılmış saçları, ritimli nefes alıp verişi gerçekten çok masum uyuyordu diye düşündüğümde düşüncemi bölen kendisinin uyanıyor olması gerçekten de çok uyumuştu gece olmuş her yer karanlığa bürünmüştü bile

Badenin gözlerimi açıp kapattığında bir kaç kere gözlerini kıpraştırıp elini kafasına koyup "ahh başım" diye mırıldandığında aklına aniden kaçırılmış olduğu geldi ki hızla doğruldu etrafa göz gezdirdi. "Nerdeyim ben" çatallaşmaya başlayan sesi ile etrafa bakmaya başlamıştı. Beni görmemesinin sebebi içerinin kapkaranlık olması. Arkamdaki küçük pencereden içeri sızan ay kendisine vuruyordu

Daha fazla sorularını cevapsız koymamak için sakin ve kısık bir sesle "şşştt sakin ol küçüğüm güvendesin " dediğimde hızla kafasını bana çevirip yataktan kalkıp ayakta durmaya başladı "sen de kimsin benden ne istiyorsun beni neden kaçırdın" diye sorduğunda elini başına götürüp ovdu. "Başım" diye mırıldandı sakin bir şekilde ayağa kalktığımda iki elimi pantolonun cebine soktum Bade'ye doğru adımlamaya başladım her adım attığımda kendisi de bir adım geriye gidiyordu.

Badenin sırtı duvara değdiğinde durmak zorunda kalmıştı hafif kafamı eğip üstten bakıyordum zaten karşımdaki kız 1.60 boylarındaydı benim yanımda küçücük kalıyordu

Korkuyordu elleri titriyordu. Ellerine baktığımı fark etmiş olacak ki yumruğunu sıkmaya başladı hafif kaşını kaldırıp baktığında benden cevap beklediğini anladım

"Korkma anlatacağım gel peşimden" diyerek arkamı dönüp kapıdan çıktığımda arkamdan geleceğini zaten biliyordum

"Heyy! Durr nereye gidiyorsun bekle beni" diye bağırdığında adımlarımı yavaşlatmıştım bana yetişmesini sağladım, hemen yanımda yürümeye başladı. Kafasını bana çevirdiğinde adımları durdu "sen osun beni ezecek olan manyak" dediğinde kaşlarımı çattım "sen benim önüme atladın" dediğimde "sonuç beni ezmeni değiştirmeyecekti" dedi kafamı iki yana sallayıp "ezildin mi?" dedim bana "hayır" anlamında ses çıkardığından cevap vermeyip yoluma devam ettim bana yetiştiğinde biraz yakın yürüyordu kollarımız birbirine sürtünüyordu kafamı hafif çevirdiğimde sağa sola baktığını gördüm korku dolu gözlerle muhtemelen korkuyordu karanlıktan denize düşen yılana sarılır hesabı yapıyordu yada üşüyordu. Bade'nin kaçırıldığını duyduğumda zaten telefonumdan başka bir şey almamıştım haliyle ceketimi de adımlarımızı hızlandırdığımda o da benimle birlikte hızlandırdı. Arabayı görmemizle adımlarını yavaşlattığında omuzumun üzerinden bakıp adımlarını durdurdu. Durduğu anda "nereye gidiyoruz" dedi kendinden emin bir ses tonuyla

Adımlarımı durdurup ona döndüğümde "gel küçük arabada konuşuruz" dediğimde belli belirsiz kafasını salladı ama yanımda yürümek yerine 3-4 adım gerimden yürümeyi tercih etti. Zaten çok kısa bir süre sonra arabanın yanına geldiğimde Bade'nin binmesi için kapıyı açacaktım ki, yanımdan hızla koşmaya başladı. "BADE" diye bağırdığımda sinirden alnımdaki damarın çıktığını hissediyordum. Arkasından koşmaya başladım ki, biliyordum yakalayacağımı.

Çok geçmeden zaten yorulduğunu hissediyordum kolundan tutmamla kendime çekmemle bedenlerimiz birbirine çarptı, yüzlerimiz çok yakın hatta burun burunaydık aldığı sık nefesler dudaklarıma çarpıyordu, göğsü inip kalıyordu her nefes alışında sinirimi kontrol etmeye çalıştığımda "ne yaptığını sanıyorsun sen" diye tısladım "benden kaçmakta ne oluyor" diye devam ettim. "Bırak beni" diye sesini yükselttiğinde tuttuğum kolundan çekerek arabaya sürüklemeye başladım. Kolunu canını acıtmayacak derecede sıkıyordum ama genede elimin altında çırpınıyordu.

Arabayı açıp Bade'yi içine fırlattım kapıyı kapatıp kilitledim kaçma ihtimaline karşı arabanın camına vuruyordu. "Bırakın beni, dağ ayısı mısın sen" dediğini duydum ama genede sesimi çıkartmadan Gökhan'ı yanıma çağırdım. Gökhan hızla yanıma gelip "abi nere gideceğiz" dediğinde "benim geçen sene aldığım dağ evine" dedikten sonra kafa salladı "abi bir şey daha var" diyip bana uzattığı telefona baktım ve devam etti "adamların cebinde buldum kızın resmi vardı bende aldım" dediğinde telefonu alıp cebime attım. "Tamam takip edin beni" dediğimde arabanın kapısını açıp bindim ilk işim klimayı ayarlayıp sıcağa getirdim Bade sinirli gözlerle bana bakıyordu "kemerimi tak" diye emir verdiğimde sinirine sinir katmış olacak ki yüzü kızarmaya başlamıştı "nere götürüyorsun bırak beni evime gitmek istiyorum" dediğinde gözümün ucuyla Bade'ye bakıp "kemerini tak takmazsan ben takacağım" diye uyarıda bulunup yapmasını bekledim ama yapmadı. "Benden günah gitti" diye mırıldandığımda hızla önüne doğru eğilmemle elimi kemere atıp çekecektim ki sıcak nefesi yüzüme çarpmasıyla durdum yüzümü çevirdiğimde çok yakınımdaydı dudaklarımızın arasında milimler vardı Bade olduğumuz durumu fark etmiş olacak ki kafasını çevirip alnını kaşıdı "şey ben" diye ağzının içinde söyleyeceği şeyi geveledi. Hızla kemerini takıp koltuğuma oturdum ve sonuna kadar gaza bastım. Kotumalar şehirdeki eve döndüğünde aynadan baktığımda arkada sadece Gökhan ve bir kaç koruma vardı beni takip eden

Bade kafasını koltuğa yaslayıp camdan dışarıyı izliyordu bana bakmadan konuştu "arabada konuşacağız dedin anlat beni neden kaçırdın" dediğinde emin olmadan bazı şeylerden konuşmak istemediğimden direk konuya girdim

"Bir süre misafirim olacaksın"dediğimde sinirle bana dönüp "bana sordun mu ben misafir olmak istiyor muyum?" diye bağırdı

Bende rahat bir pozisyona geçip "sormadım, benim canım böyle istiyor" diyip gözlerinin içine bakıp "zorundasın" dedikten daha da öfkelenmişti nefes alıp veriş hızlanmış gözleri dolmaya başlamıştı gözlerinin dolduğunu gördüğümde içimde bir şeyler kalbime battı kendime lanetler okurken hayır sikeyim ağlama diye geçirdim içimden sinirle ani frenle arabayı durdurup Bade'ye dönüp "ağlama" dedim. Ağlaması daha da şiddetlenip "sikeyim ağlama kızım" dedikten sonra kolundan çekip sarıldım kollarımın arasında yavru bir ceylan gibi küçücüktü ve titriyordu bir süre sarıldıktan sonra Bade kendine gelmiş olacak ki hızla beni ittirdiğine benden uzaklaşabildiği kadar uzaklaştı elinin tersiye göz yaşını silip yalvaran gözlerle "bırak beni, ben bir şey yapmadım nereye götürüyorsun" dediğinde

"Gidince görürsün" diye kısa cevap verip kestirip atmıştım ve yolumuza devam etmiştim.

Yaklaşık iki buçuk saatin sonunda şehirden uzaklaşmış dağ evi görüş alanımıza girdiğinde Telefonumu çıkarıp Gökhan'a mesaj attıktan sonra dağ evinin önünde durdum Bade'ye dönüp "in" dediğimde gözlerini devirmişti. Kendi kapımı açıp çıktığımda Bade'nin kapısını da açıp "in" dedim. "İnmem seninle gelmek istemiyorum"dediğinde artık sabrımın sonlarındaydım kolundan tutup indirdiğimde hızla bacaklarından tutup kaldırdığımda ağzından küçük bir çığlık koptu. "Ne yapıyorsun bırak beni" dediğinde sessiz kaldım omzumda çırpınmaya devam etti hızını alamamış olacak ki sırtıma vurmaya yumruklamaya başladı

Dağ evin kapısına geldiğimde Bade'yi yavaşça yere bıraktığımda bileğinden tuttum hemen kaçmasını önlemek için diğer elimli de pantolonun cebine atıp anahtarı çıkardım tam kapıyı açacağım sırada Bade hızla belimdeki silahı tutup çekmesiyle bana doğrultması bir oldu. "Ne yapıyorsun çocuk oyuncağı değil o ver onu bana bir kaza çıkacak" dediğimde bileğini hala bırakmamıştım giderek sıkıyordum bileğini

Namlunun ucunu tam kalbimin üzerine denk getirdi eli titriyordu sıkamayacağını biliyordum gözlerini gözlerimden ayırmadan konuştu "senin ölümün benim kurtuluşum" dedi ve o anda PAT silah sesi...

.

.

.

Evett bir bölümün daha sonundayız nasıldı ?

Bade Karan'ı vurdu mu?

Ayy ayy noluyooo gençlerrr

Bölüm sonu

1 yorum