Yatağımdan kalkıp parmağımın ucunda ses etmeden yavaşça ilerlemeye başladım. Kapıya doğru yaklaştığımdan kapının deliğinden baktığımda kimsenin olmadığını fark ettim. Biraz bekledikten sonra kapıyı aralayarak açtığımda sağa sola etrafa göz gezdirdiğimde kimse yoktu. kapıyı tam kapatacağım sırada yerde duran zarf dikkatimi çekmişti. Kapıyı açıp, zarfı elime aldığımda BADE'ye yazdığını gördüm hızla kapıyı örttüğümde hemen zarfı açtım
𝙶𝚎𝚛𝚌̧𝚎𝚔𝚕𝚎𝚛𝚍𝚎𝚗 𝚔𝚊𝚌̧𝚊𝚛𝚊𝚔 𝚢𝚊𝚙ı𝚕𝚊𝚗𝚕𝚊𝚛 𝚍𝚎𝚐̆𝚒𝚜̧𝚖𝚎𝚣 𝚢𝚞̈𝚣𝚕𝚎𝚜̧𝚖𝚎𝚢𝚎 𝚑𝚊𝚣ı𝚛 𝚘𝚕
𝙱𝙰𝙳𝙴 𝚂𝙾𝚈𝙺𝙰𝙽
yazıyordu bu Soykan da kim? Ne gerçeği ne yüzleşmesi diye cevapsız sorularıma cevap aramaya başlamıştım yatağıma doğru yol alırken artık kendimi uykuya teslim etmek istesem de baş ucumdaki zarfa bakıp duruyordum. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadan çalan alarmın sesine uyandım nasıl uyuduğumu bile anlamadan kendimi çok yorgun bitkin hissediyordum. Ona rağmen kalkıp lavaboya doğru yol aldım oyalanmadan rutin işlerimi hallettikten sonra siyah bir kazak siyah bir pantolon giydikten sonra makyaj masamın üzerinden borda rujumu alıp sürdüm maskaramı da sürdükten sonra saçlarımı da at kuyruğu yapınca güzel olduğumu kanaatine vararak hızla okulun yolunu tuttum. Bugün dersim sabah 9.30 daydı bir kahve alıp hızla telefonumu çıkarıp Zeynep'i aramaya başladım nerde olduğunu öğrendikten sonra bir kahve de ona alıp yanına gittiğimde bana tebessüm edip günaydın dediğinde günaydın dedim bitkin bir sesle bana, ne oldu sana ne bu halin der gibi baktığında olanları bir bir anlatmaya başladım.
Gece gece sendeki de deli cesaret kızım manyak mısın ne işin var tek başına ormanlık yerde ya sana bir şey olsaydı polisi ara hemen diye söylenmeye devam ederken kafamı önümdeki duran masaya koyduğumda yaklaşık 5 dakikamızın kaldığını biliyordum.
Zeynep'in sence ne gerçeğinden bahsediyor neler dönüyor seninle ne ilgisi var diye sorduğunda onu bilmiyorum anlamanın tek yolu var gidip öğrenmek ama bu sefer gideceğimi düşünmüyorum olay neyse bensiz hal olsun dedim ve masadan kalktığımda amfiye doğru yol aldım zeynepte bana yetişip yanımda yürüdüğünde tekrar takip edilme hissine kapıldım arkamı döndüğümde etrafa göz attığımda gözlerle denk geldiğimde kimisi arkadaşım kimisi de tanıdığım tanımadığım insanlardı bu duyguyu daha fazla içimde büyümeden hemen sınıfa girdim oturdum dersim başlamasını bekledim. Çok geçmeden de ders başlamıştı. Desten çıktıktan restorana doğru yol almaya başladım. yürüdüğüm yerde telefonumun çalmasıyla tebessüm edip hemen cevap verdim ne yapıyormuş benim sevgilim diye açtığım telefondan bade nerdesin iyi misin diye telaşlı sesi endişelenmeme sebep oldu İ-iyiyim diye kekeleyerek konuştuğumda kaan ne oluyor bu sesinin hali ne diye soru sorduğumda derin nefes alıp verdikten sonra hiç bir şey yok bade sadece merak ettim seni bir şey yok dedikten sonra biraz daha konuşup telefonu kapattı ama hala sesindeki endişe kafamı karıştırmıştı çok düşünmeyerek işimin başına döndüm.
Geçip giden zamanda saatime baktığımda 00.30 olduğunu gördüm çıkmama az bi süre kaldığımda son kalan işlerimi halledip üstümü değiştirip çıktım. Hemen eve gidip uyuma hayali kurarken eve yaklaştığımı fark ettim ıssız sokakta yürümeye başladığımda içime takip edilme hissi kapladı. Dört bir yanıma hızla arkamı döndüğümde kimse yoktu ama ilerde bir ses duymamla yerimden korkup zıplamam bir oldu ayaklarım geri geri giderken etrafa bakıyordum o ses de neydi bir şeye çarpma sesiydi. Kalbim ağzımda atıyordu yoluma devam etmem lazım dedim kendi kendime güç verip hızla koşmaya başladım. İleride bana yaklaşan arabanın farlarını görüyordum hızla yanımdan geçmesini beklerken az ötemde durup arabadan 4 kişi inip hızla üzerime gelmeye başladı korkup ters tarafa koşmaya başladığımda arkamdan geldiklerini biliyordum adım seslerini kolumun tutulmasıyla çekilip adamın göğsüne sırtım gelecek şekilde burnuma bir şey dayaması bunumu genzimi fena halde yakıyordu. Nefes almamaya çalışsam da çırpınıyordum ama bir karanlık beni içine doğru çekiyordu. Her şey zihnimde bir toz bulutuna döndüğünde kendimi boşluğa bıraktığımda tek hatırladığım şey havaya kaldırılmam sonrası koca bir karanlık.
KARAN DEMİR
Elimdeki dolu içki bardağını elimde tutup oturduğum koltukta daha çok yayıldım. Bir dikişte içtiğim içki bana gram etki etmezken o gözleri hafızamdan silinmiyordu. Kaç gündür unutmayı denediğim şey beynime kazınmak ister gibi gözümün önünden gitmiyordu
Kalktığım koltuktan yeni bir içki doldurduğum bardağımı alıp kalktığım koltuğa oturmayıp ayakta durduğumda elimi cebime atıp İstanbul'un manzarasını izlemeye başladım doldurduğum bardağımdaki içkiyi içerek
Evet ben KARAN DEMİR
Demir Holding'in sahibiyim 30 yaşımdayım babam Babam
ASİ DEMİR artık iş güçle uğraşmak istemediğinden ne varsa bana devredip annem ASU DEMİR ile gözlerden uzak yaşamayı tercih etmişti. O yüzden İzmir'e yerleştiler.
Kapının tıklanmasıyla gel dediğimde gökhan içeri girdi. Gökhan benim sağ kolum en güvendiğim adamım.
Benim yanıma geldiğinde Karan Abi istediğin dosya dediğinde Gökhan'a dönüp masaya gözümle işaretledikten sonra masaya bıraktı kafamı salladığımda tamam çık sen Gökhan diyerek isteğin olursa kapıdayım dedikten sonra cevap vermedim kendisi de oyalanmadan hemen odadan çıktı. Elime aldığım dosyanın kapağını açtığımda karşımda duran fotoğrafa baktım. Koyu kahve gözleri, koyu kahve saçları, elmacık kemikleriyle kendini o kadar belli ettiği yüz hattı kaç dakika geçti bilmediğim fotoğrafı incelemeyi bırakıp kızın hakkında olan bilgilerine göz attığımda BADE ŞAH
İstanbul üniversitesi 3. Sınıf Hukuk fFakültesi öğrencisi demek avukat olmak istiyordu küçüğüm diye iç geçirdikten sonra boşa küçüğüm demediğimi fark ettim. Görünüşe göre küçük olan şey yaşça da benden epeyce küçüktü. Bakmaya devam ettiğimde çalıştığı yer gözüme takıldı ilk fırsatta ziyaret etmeyi kafama yazıp dosyanın içindeki fotoğraflı alıp dosyayı yanıma bıraktım kafamı sandalyeden arkaya atıp dinlenmeye başladım.
Kapının hızla açılmasıyla kaşlarımı çattım kafamı kaldırmadan hangi cüretle içeri böyle girersin lan dediğimde odada hızlı hızlı nefes alıp veriş sesini duyuyordum abi dediğinde gökhan olduğunu anladığım an ona dönüp bir şeylerin ters gittiğini anladım. Hemen lafa devam ettiğinde abi senin kız dediğinde hemen ayağa kalktım çatık olan kaşık daha da çatılırken devam etti abi senin kızı kaçırmışlar kaçıran da
Mahli Soykan...
Gökhan'a dönüp derdi neymiş Bade'yle ne işi varmış nerden tanıyor Gökhan dediğimde
abi aradaki bağı bilmiyoruz ama araştırıyoruz.
Ne demek araştırıyoruz Gökhan yapacağınız işi sikim bir işi de hemen yapın sizi yanımda ne diye tutuyorsam diye söylendiğimde çoktan arabaya binmiş son sürat adamlarımla konvoy şeklinde yola koyulmuştuk.
Belimdeki silahı kontrol ettiğimde torpidoyu açıp diğer silahı da belime yerleştirdikten sonra ormanlık alana girmiştik bile her daim hazırlıklıydık.
Arabanın durmasıyla havaya üç dört el ateş edip MAHLİ SOYKAN SAKLANDIĞIN DELİKTEN ÇIK diye bağırdığımda korumalarım evde duram korumalara silah çekmişlerdi birbirlerine bana zarar gelmeyeceğini bildiğim için kapıda duran adamlara silahımı doğrulttuğumda ikisinden de bacağına sıktığımda acı dolu bağırıp kıvranmaya başlamışlardı. Bahçeye adımlayıp içeri girdiğimde kapıyı açıp dışarı adımlayan Mahli Soykan'ı gördüğümde yakasını tutup alnına silahı dayadığımda bade nerde dediğimde anlamsız gözlerle bana baktı konuş diye bağırdığımda kaşlarını çatıp sen badeyi nerden tanıyorsun da bana hesap soruyorsun diye elimin altından kurtulmaya çalıştı. Yakasına daha çok asıldığımda silahı alnına daha çok bastırdığımda sorusunu es geçerek Bade nerde diye tısladım bir daha sormayacağım Bade'yi nereye sakladın dedim.
Zaten evine getirecek kadar aptal olamazdı ama genede adamlarım evi de aramayı ihmal etmemişti Gökhan yanıma gelip yok abi yenge dediğinde Gökhan'ın gözlerine sert bir bakış attığımda susup başını eğdi Mahli denen soysuza çevirdiğimde bana güldüğünü gördüm daha çok çattığım kaşlarımı ve sert nefes alış verişlerim kendimi zor tuttuğumdandı. Silahı alnından çektiğimde yakasından ittirdim. Demek yenge ha diye sordu onaylamamı beklemiş gibi Bade'yi unut yok Bade dediğinde arkasını dönüp gidecekken havaya bir kaç el daha ateş edip bu sefer silahı kendisine doğrulttum BENİ SINAMA BADE NERDE DİYE BAĞIRDIĞIMDA
kızım benimle benim himayemde artık dediğinde bozguna uğramıştım bu aşağılık adamın kızı mı diye geçirdim içimden koyu olan gözüm daha da kararırken aklımda sadece tek bir soru vardı Mahli Soykan Bade Şah'ın babası mı?
Bade'nin babası mı sizce Mahli Soykan ?
Nasıl buldunuz?
İki günde bir yeni bölümler gelmeye devam edecektir
Yatağımdan kalkıp parmağımın ucunda ses etmeden yavaşça ilerlemeye başladım. Kapıya doğru yaklaştığımdan kapının deliğinden baktığımda kimsenin olmadığını fark ettim. Biraz bekledikten sonra kapıyı aralayarak açtığımda sağa sola etrafa göz gezdirdiğimde kimse yoktu. kapıyı tam kapatacağım sırada yerde duran zarf dikkatimi çekmişti. Kapıyı açıp, zarfı elime aldığımda BADE'ye yazdığını gördüm hızla kapıyı örttüğümde hemen zarfı açtım
𝙶𝚎𝚛𝚌̧𝚎𝚔𝚕𝚎𝚛𝚍𝚎𝚗 𝚔𝚊𝚌̧𝚊𝚛𝚊𝚔 𝚢𝚊𝚙ı𝚕𝚊𝚗𝚕𝚊𝚛 𝚍𝚎𝚐̆𝚒𝚜̧𝚖𝚎𝚣 𝚢𝚞̈𝚣𝚕𝚎𝚜̧𝚖𝚎𝚢𝚎 𝚑𝚊𝚣ı𝚛 𝚘𝚕
𝙱𝙰𝙳𝙴 𝚂𝙾𝚈𝙺𝙰𝙽
yazıyordu bu Soykan da kim? Ne gerçeği ne yüzleşmesi diye cevapsız sorularıma cevap aramaya başlamıştım yatağıma doğru yol alırken artık kendimi uykuya teslim etmek istesem de baş ucumdaki zarfa bakıp duruyordum. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadan çalan alarmın sesine uyandım nasıl uyuduğumu bile anlamadan kendimi çok yorgun bitkin hissediyordum. Ona rağmen kalkıp lavaboya doğru yol aldım oyalanmadan rutin işlerimi hallettikten sonra siyah bir kazak siyah bir pantolon giydikten sonra makyaj masamın üzerinden borda rujumu alıp sürdüm maskaramı da sürdükten sonra saçlarımı da at kuyruğu yapınca güzel olduğumu kanaatine vararak hızla okulun yolunu tuttum. Bugün dersim sabah 9.30 daydı bir kahve alıp hızla telefonumu çıkarıp Zeynep'i aramaya başladım nerde olduğunu öğrendikten sonra bir kahve de ona alıp yanına gittiğimde bana tebessüm edip günaydın dediğinde günaydın dedim bitkin bir sesle bana, ne oldu sana ne bu halin der gibi baktığında olanları bir bir anlatmaya başladım.
Gece gece sendeki de deli cesaret kızım manyak mısın ne işin var tek başına ormanlık yerde ya sana bir şey olsaydı polisi ara hemen diye söylenmeye devam ederken kafamı önümdeki duran masaya koyduğumda yaklaşık 5 dakikamızın kaldığını biliyordum.
Zeynep'in sence ne gerçeğinden bahsediyor neler dönüyor seninle ne ilgisi var diye sorduğunda onu bilmiyorum anlamanın tek yolu var gidip öğrenmek ama bu sefer gideceğimi düşünmüyorum olay neyse bensiz hal olsun dedim ve masadan kalktığımda amfiye doğru yol aldım zeynepte bana yetişip yanımda yürüdüğünde tekrar takip edilme hissine kapıldım arkamı döndüğümde etrafa göz attığımda gözlerle denk geldiğimde kimisi arkadaşım kimisi de tanıdığım tanımadığım insanlardı bu duyguyu daha fazla içimde büyümeden hemen sınıfa girdim oturdum dersim başlamasını bekledim. Çok geçmeden de ders başlamıştı. Desten çıktıktan restorana doğru yol almaya başladım. yürüdüğüm yerde telefonumun çalmasıyla tebessüm edip hemen cevap verdim ne yapıyormuş benim sevgilim diye açtığım telefondan bade nerdesin iyi misin diye telaşlı sesi endişelenmeme sebep oldu İ-iyiyim diye kekeleyerek konuştuğumda kaan ne oluyor bu sesinin hali ne diye soru sorduğumda derin nefes alıp verdikten sonra hiç bir şey yok bade sadece merak ettim seni bir şey yok dedikten sonra biraz daha konuşup telefonu kapattı ama hala sesindeki endişe kafamı karıştırmıştı çok düşünmeyerek işimin başına döndüm.
Geçip giden zamanda saatime baktığımda 00.30 olduğunu gördüm çıkmama az bi süre kaldığımda son kalan işlerimi halledip üstümü değiştirip çıktım. Hemen eve gidip uyuma hayali kurarken eve yaklaştığımı fark ettim ıssız sokakta yürümeye başladığımda içime takip edilme hissi kapladı. Dört bir yanıma hızla arkamı döndüğümde kimse yoktu ama ilerde bir ses duymamla yerimden korkup zıplamam bir oldu ayaklarım geri geri giderken etrafa bakıyordum o ses de neydi bir şeye çarpma sesiydi. Kalbim ağzımda atıyordu yoluma devam etmem lazım dedim kendi kendime güç verip hızla koşmaya başladım. İleride bana yaklaşan arabanın farlarını görüyordum hızla yanımdan geçmesini beklerken az ötemde durup arabadan 4 kişi inip hızla üzerime gelmeye başladı korkup ters tarafa koşmaya başladığımda arkamdan geldiklerini biliyordum adım seslerini kolumun tutulmasıyla çekilip adamın göğsüne sırtım gelecek şekilde burnuma bir şey dayaması bunumu genzimi fena halde yakıyordu. Nefes almamaya çalışsam da çırpınıyordum ama bir karanlık beni içine doğru çekiyordu. Her şey zihnimde bir toz bulutuna döndüğünde kendimi boşluğa bıraktığımda tek hatırladığım şey havaya kaldırılmam sonrası koca bir karanlık.
KARAN DEMİR
Elimdeki dolu içki bardağını elimde tutup oturduğum koltukta daha çok yayıldım. Bir dikişte içtiğim içki bana gram etki etmezken o gözleri hafızamdan silinmiyordu. Kaç gündür unutmayı denediğim şey beynime kazınmak ister gibi gözümün önünden gitmiyordu
Kalktığım koltuktan yeni bir içki doldurduğum bardağımı alıp kalktığım koltuğa oturmayıp ayakta durduğumda elimi cebime atıp İstanbul'un manzarasını izlemeye başladım doldurduğum bardağımdaki içkiyi içerek
Evet ben KARAN DEMİR
Demir Holding'in sahibiyim 30 yaşımdayım babam Babam
ASİ DEMİR artık iş güçle uğraşmak istemediğinden ne varsa bana devredip annem ASU DEMİR ile gözlerden uzak yaşamayı tercih etmişti. O yüzden İzmir'e yerleştiler.
Kapının tıklanmasıyla gel dediğimde gökhan içeri girdi. Gökhan benim sağ kolum en güvendiğim adamım.
Benim yanıma geldiğinde Karan Abi istediğin dosya dediğinde Gökhan'a dönüp masaya gözümle işaretledikten sonra masaya bıraktı kafamı salladığımda tamam çık sen Gökhan diyerek isteğin olursa kapıdayım dedikten sonra cevap vermedim kendisi de oyalanmadan hemen odadan çıktı. Elime aldığım dosyanın kapağını açtığımda karşımda duran fotoğrafa baktım. Koyu kahve gözleri, koyu kahve saçları, elmacık kemikleriyle kendini o kadar belli ettiği yüz hattı kaç dakika geçti bilmediğim fotoğrafı incelemeyi bırakıp kızın hakkında olan bilgilerine göz attığımda BADE ŞAH
İstanbul üniversitesi 3. Sınıf Hukuk fFakültesi öğrencisi demek avukat olmak istiyordu küçüğüm diye iç geçirdikten sonra boşa küçüğüm demediğimi fark ettim. Görünüşe göre küçük olan şey yaşça da benden epeyce küçüktü. Bakmaya devam ettiğimde çalıştığı yer gözüme takıldı ilk fırsatta ziyaret etmeyi kafama yazıp dosyanın içindeki fotoğraflı alıp dosyayı yanıma bıraktım kafamı sandalyeden arkaya atıp dinlenmeye başladım.
Kapının hızla açılmasıyla kaşlarımı çattım kafamı kaldırmadan hangi cüretle içeri böyle girersin lan dediğimde odada hızlı hızlı nefes alıp veriş sesini duyuyordum abi dediğinde gökhan olduğunu anladığım an ona dönüp bir şeylerin ters gittiğini anladım. Hemen lafa devam ettiğinde abi senin kız dediğinde hemen ayağa kalktım çatık olan kaşık daha da çatılırken devam etti abi senin kızı kaçırmışlar kaçıran da
Mahli Soykan...
Gökhan'a dönüp derdi neymiş Bade'yle ne işi varmış nerden tanıyor Gökhan dediğimde
abi aradaki bağı bilmiyoruz ama araştırıyoruz.
Ne demek araştırıyoruz Gökhan yapacağınız işi sikim bir işi de hemen yapın sizi yanımda ne diye tutuyorsam diye söylendiğimde çoktan arabaya binmiş son sürat adamlarımla konvoy şeklinde yola koyulmuştuk.
Belimdeki silahı kontrol ettiğimde torpidoyu açıp diğer silahı da belime yerleştirdikten sonra ormanlık alana girmiştik bile her daim hazırlıklıydık.
Arabanın durmasıyla havaya üç dört el ateş edip MAHLİ SOYKAN SAKLANDIĞIN DELİKTEN ÇIK diye bağırdığımda korumalarım evde duram korumalara silah çekmişlerdi birbirlerine bana zarar gelmeyeceğini bildiğim için kapıda duran adamlara silahımı doğrulttuğumda ikisinden de bacağına sıktığımda acı dolu bağırıp kıvranmaya başlamışlardı. Bahçeye adımlayıp içeri girdiğimde kapıyı açıp dışarı adımlayan Mahli Soykan'ı gördüğümde yakasını tutup alnına silahı dayadığımda bade nerde dediğimde anlamsız gözlerle bana baktı konuş diye bağırdığımda kaşlarını çatıp sen badeyi nerden tanıyorsun da bana hesap soruyorsun diye elimin altından kurtulmaya çalıştı. Yakasına daha çok asıldığımda silahı alnına daha çok bastırdığımda sorusunu es geçerek Bade nerde diye tısladım bir daha sormayacağım Bade'yi nereye sakladın dedim.
Zaten evine getirecek kadar aptal olamazdı ama genede adamlarım evi de aramayı ihmal etmemişti Gökhan yanıma gelip yok abi yenge dediğinde Gökhan'ın gözlerine sert bir bakış attığımda susup başını eğdi Mahli denen soysuza çevirdiğimde bana güldüğünü gördüm daha çok çattığım kaşlarımı ve sert nefes alış verişlerim kendimi zor tuttuğumdandı. Silahı alnından çektiğimde yakasından ittirdim. Demek yenge ha diye sordu onaylamamı beklemiş gibi Bade'yi unut yok Bade dediğinde arkasını dönüp gidecekken havaya bir kaç el daha ateş edip bu sefer silahı kendisine doğrulttum BENİ SINAMA BADE NERDE DİYE BAĞIRDIĞIMDA
kızım benimle benim himayemde artık dediğinde bozguna uğramıştım bu aşağılık adamın kızı mı diye geçirdim içimden koyu olan gözüm daha da kararırken aklımda sadece tek bir soru vardı Mahli Soykan Bade Şah'ın babası mı?
Bade'nin babası mı sizce Mahli Soykan ?
Nasıl buldunuz?
İki günde bir yeni bölümler gelmeye devam edecektir