Karan karşımda tuttuğu yüze baktığımda dona kalmıştım.
''B-bu çok güzel'' diye kekelediğimde yüzüğün güzelliği mest etmişti ve o an bana bakıp ''senin doğduğun gün benim güneşim doğdu. Güneşimiz hiç batmasın sevgilim tekrar karım ol gerçek karım.'' dediğinde bir alkış tufanı kopmuştu. Başımdan aşağıya dökülen güller ortamı daha da güzel hale getiriyordu. ''Karan'ın gözlerinin içine bakıp ''EVETT'' diye bağırdığımda sol elimi kaldırıp Karan'ın ellerinin arasına koyduğunda demir parçası parmağımdan geçerek yerini almıştı. Hızla aramızdaki mesafeyi kapattığında sıcak dudakları alnımla temas etmişti.
Güzel dans müziği çaldığında Karan ellerimi bırakmadan piste sürüklediğinde belimden tutarak aramızdaki mesafe oldukça yakındı. Hızla ellerimi boynuna doladığımda pistin ortasında Karan'ı inceliyordum.
''Yılların yaşanmışlığı bize ders vermişti. Biz birdik seçtiğim yolda Karanla olmaya karar vermiştim. Kader bizi ikinci ve son kez bir araya getiriyordu. Dans bittiğinde Karan'ın kollarının arasından çıktığımda Sara yanıma gelerek ''iyi ki doğdun cadı'' diyerek bana sarıldığında ''dur kız nefes alamıyorum boğacaksın beni'' dediğimde ''çok özledim kızım nerelerdesin sen bir gittin bir daha dönmedin'' dediğinde Karan yanıma gelip ellerimi ellerine kenetlemişti. Karan benim cevap vermemi müssade etmeden ''ait olduğu yere döndü'' dediğinde Sara ''vay eniştem demek sensin 5 yıldır aşkınız dillere destan oldu'' dediğinde Sara'nın koluna çimdik attığımda ''ahh kızım ne bee sanki yalan mı '' diye bana yükselmişti . Kolunu ovan Saraya gözlerimi devirdiğimde herkes bana sarılarak hediyelerini vermişti. Son olarak Boran yanıma gelip ''Bade iyi ki doğdun hayatımıza ışık saçtın'' dediğinde gülerek Boran'a sarılmıştım. Mavi de gelip elindeki hediyeyi bana uzattığında gelip boynuma sarılmıştı. Başının üzerinden bir öpücük kondurarak ''benim en büyük doğum günü hediyemi aldım gençler'' dediğimde hepimiz gülmeye başlamıştık.
Doğum günü faslı bittiğinde bizde bitmiştik. Arabanın kapısını açıp bahçeden içeri girdiğimde ''her şey için teşekkür ederim'' diyerek Karan'a sarılmıştım. Karan da elini belime doladığında hızla kendisine bastırıp ''bende hediyemi isterim'' diyerek dudaklarını dudaklarıma bastırmıştı. Yavaş bir şekilde acele olmadan altı dudağımı emmeye başladığında ısırmasıyla ağzının içine inlediğimde genzinden hırıltılı bir ses gelmişti. Hızla geri çekilip kucağına aldığında ''güzelim cebimdeki anahtarı çıkar aç şu kapıyı'' dediğinde Hızla elimi cebime sokup anahtarı aldığımda kapıyı açmıştım. Karan ayağıyla ittirdiğinde ikimizi içeri sokup geri ayağıyla hızla kapıyı örtmüştü. ''Gelelim asıl işimize'' dediğinde yanaklarım kızarmaya başlamıştı. ''işimiz yok ki yatıp uyuyacağız'' diyerek mırıldandığımda gülerek giydiği gömleğin yakasıyla oynuyordum. '' Asıl gece yeni başlıyor'' dediğinde çoktan odaya gelip beni yatağın üzerine yatırmıştı. Ben alttan o da üstten baktığında ''birazdan altımda içime gir diyerek can atacaksın güzelim'' dediğinde omzuna sertçe geçirip '' edepsiz misin Karan'' dediğimde ''edepsizim yavrum birazdan da edepsiz şeyler göreceğiz'' dediğinde hızla dudaklarıma yapışıp kendisini bastırmıştı. Üstümde yerini aldığında kıyafetin yakasından tutup çekmesiyle kıyafet iki parçaya ayrılmıştı. Şaşkın gözlerle Karan'a baktığımda ''Karan ne yapıyorsun gitti kıyafetim'' dediğimde kıyafeti rast gele odanın ortasına attığında tekrar dudaklarımızı birleştirmişti.
Kalbimin sesi sanki odada yankılanacak gibi hissediyordum. Şimdiden sıcak basmıştı bile Karan yavaşça çekilip boynumu iki dişimin arasına alıp ısırdığında ''ahh'' diyerek inlemiştim ama bu canımın acısındandı. Sonra ısırdığı yeri öpüp emmeye başladığından sabah orası moraracağı kesindi.
Karan sağ elini sol göğsüne götürüp sıktığında Bade'nin çığlıkları odayı doldurmuştu. İki bacağımı tutup açtığında sadece iç çamaşırı olsa da utanmıştım. Ayaklarımı kapatmak istediğimde ''şimdiden bile ıslaklığını hissedebiliyorum'' dediğinde derin nefes almıştım. Karan'ın sıcak dudaklarını orda hissettiğimde gözlerim zevkten arkaya kayıp ''ka-Karan'' dediğimde iç çamaşırımı yana çekiştirip ''çok güzelsin lan pespembe'' dediğinde altımdaki yanma hissi inanılmaz hal alıyordu. Karanın dili değdiğinde kendimi oldukça kasmıştım. Karan sanki şeker emer gibi emdiğinde ''Ka-Karan geçil'' dediğimde Karandan uzaklaşmaya başlamıştım. Karan bacaklarımdan tutup beni durdurduğunda ''ağzımın içine gel'' dediğinde hala kendimi oldukça kasıyordum. ''çekil olmaz'' dediğimde elini içime yavaşça git gel yapıp ''gel bana'' diyerek tahrik ettiğinde eline boşalmıştım. Düzensiz nefeslerimi düzene bindirmeye başladığımda üstümden tır geçmiş gibi hissediyordum. Karan'a baktığımda hala alt tarafımla bakıştığını gördüğümde yiyecek gibi bakıyordu. Yerimden doğrulduğumda Karan da kafasını kaldırıp göz göze gelmiştik. Karan'ın yakasından tutup kendime doğru çektiğimde Karan üstüme düşmüştü. Gömleğin yakalarından tutup çekiştirmemle gömlekteki düğmeler odaya saçalanmıştı. Karan'ın dudaklarını öpmeye başladığımda ellerimle de pantolonundan kurtulmaya çalışıyordum. Baksırından da kurtulduğumda tamamen çıplak kalmıştı. Hızla üstüne oturduğumda boynuna yönelmemle Karan elleriyle bel oyuğumu okşuyordu. ''gözlerinin renginde boğuluyorum'' dediğinde kafamı kaldırıp ellerimle yüzünü okşuyordum. Altımdaki sertlik zonglamaya başladığında ''birileri çok fena etkilenmiş'' dediğimde hafif aşağıya kayıp penisini tutmuştum. Ellerimle sıktığımda dişlerini sıkıp kıpkırmızı olan yüzüne bakıp gülümsemiştim. Üstünden kalktığımda dizlerinin arasına çöküp dudaklarımı bastırmıştım. Elimin altında seğirdiğinde kesik kesik nefesleri kendisini çok zorladığımı gösteriyordu. Ağzının içine hafif ucunu altığımda dilimle oynamaya başlamıştım. Karan'ın ucu seğirmekten morarmaya dönüştüğünde ''Geliyorum dediğinde hızla yerimden kalkıp yavaşça kucağına oturup içime almamla ''gel'' dediğimde kafasını arkaya atıp sarsıldığında çok geçmeden bende boşalmıştım.
Üstünden kalktığımda kendimi yana atmıştım. Nefeslerimizi kontrol etmeye çalıştığımızda Karan kollarını belime sarıp kendisine çekmişti.
Sabah omzuma küçük küçük öpücükler eşliğinde uyanmanın verdiği mutluluğu çoğu şey vermiyordu. Şu anda o mutluluğu yaşıyordum. Gözlerimi açtığımda hafif gülerek Karan'a doğru döndüğümde ''günaydın güzelim'' dediğinde ''günaydın sevgilim'' diyerek karşılık vermiştim. ''Hadi hazırlan kahvaltımızı dışarda yapalım dediğinde kafamı sallayıp hafif doğrulmaya başlamıştım.
Karanı yatakta bıraktığımda bende banyoya doğru ilerleyip kısa bir duş aldıktan sonra odaya girdiğimde Karan gömleğini ilikliyordu. ''Hadi sevgilim hazırlan ben aşağıdayım'' dediğinde beni odada tek bırakıp aşağıya inmişti. Hızla giyinme odasına girdiğimde kıyafetlerime dokunduğumda beyaz çiçekli elbise ellerimin arasındaydı çekip aldığımda hafif tebessüm edip diğer çekmecelerden de iç çamaşırı alıp giyinmeye başlamıştım. Karan'ın odasından çıkıp kendi odama girdiğimde makyaj masasının sandalyesine oturup saçımı ve makyajımı yapmaya başladım.
En kısa sürede hazır olduğumu bildiğimden hızla merdivenlerden indiğimde Karan'ın ayakta durmuş telefonla konuşuyordu. Beni gördüğünde ''tamam kapat sonra arayacağım'' dediğinde hemen karşıdan cevap almadan telefonu kapatmıştı. Bu durum kaşlarımı çatmama neden olurken Karan hızla yanıma gelip alnıma öpücük kondurduğunda ''çok güzel olmuşsun'' dediğinde hafif gülüp ''biliyorum'' dediğimde yüzünde afallamış bir hal almıştı. Yanına yaklaştığımda ''hadi gitmiyor muyuz'' dediğimde elimi tutup ''gidiyoruz'' demişti. Ama aklımda tek bir sor vardı kiminle konuşuyordu ?
Bahçeden çıkıp arabaya bindiğimizde ''sen az önce kiminle konuşuyordun'' dediğimde tek kaşı kalkmış yüzüm'' inceliyordu. ''Birileri kıskanmış mı hesap mı soruyor'' dediğinde ''yok canım aklıma takılmış sorayım dedim soruma cevap alamadım hala'' dediğimde çoktan yola çıkmıştık. ''Eski bir arkadaş'' diye kestirip attığında Karan'ın telefonu çalmaya başlamıştı. Cebinden çıkardığında telefonunu ekrana baktığında meşgule alıp tekrar cebine koymuştu. Bu durum beni giderek şüpheye düşürdüğünde telefonuna bir mesaj geldi ama bakmamıştı. ''Bakmayacak mısın belki önemli bir şeydir'' dediğimde dilini damağına vuruk cıklayıp ''bakmayacağım işle ilgili'' demişti.
Araba durduğunda gözümü Karandan çekip etrafa baktığımda yeşilliklerle çeviri kuşların ötüşü suyun akışı etrafta yankılanıyordu. Arabadan indiğimde ''burası çok güzel'' diye mırıldandığımda elimden tutup ''hadi gel'' diyerek elimi tutup manzaraya karşı olan yere oturmuştuk.
Çok güzel kahvaltının ardından ortamın tadını çıkardığımda Karan'a bir mesaj daha gelmesiyle Karan'a döndüm. Karan bana bakmaya devam ederken ''bakmayacak mısın'' dediğimde dilini damağına vurup cıklattığında ''hayır'' diyerek arkaya yaslanmıştı. Bu durum kaşlarımı çatmama neden olup değişik bir ruh hali vardı gözlerinin içine baktığımda pişmanlık gibi bir duygu vardı ama ne tam çözemiyordum. ''5 yılın acısını mı çıkarıyorsun'' dediğinde hafif gülüp ''özlemişim İstanbul'un havasını'' dediğimde derin bir nefes almıştım. ''5 yıl senden sensizlik ölümden beterdi. '' dediğinde gözlerimin içine derin derin bakıyordu. Uzanıp elini tuttuğumda '' 5 yıl sensizliğe mahkum ettin ama sevgim gururumdan üstünmüş. '' dediğimde uzanıp elimin üstünden bir öpücük kondurup '' sensiz bir günüm dahi geçmedi yokken bile herkesten çoktun'' dediğinde sandalyeden kalkıp yanına oturup kendisine sıkıca sarılmıştım. Çok geçmeden kollarını belime doladığında kulağıma '' sen benimsin'' diye fısıldadığında bende aynı onun gibi yaparak ''sen benimsin'' diye fısıldamıştım. Karandan geri çekildiğimde '' doydun mu?'' dediğinde kafamı sallayıp ''evet doydum diyerek hafif çıkmış göbeğimi göstermiştim. Karanla göz göze geldiğimizde ikimizde kahkaha atmıştık. Yerimden kalktığımda Karan da masanın üzerine yüklü miktarda para koyup elimden tuttuğunda çıkışa doğru yürümeye başlamıştık.
''Seni bir yere daha götürmek istiyorum'' dediğinde Karan'a bakıp ''nereye gidiyoruz'' dediğimde ''gittiğimizde görürsün'' diyerek karşılık vermişti. Ama unuttuğu bir nokta vardı ben çok meraklıydım öğrenmem gerekti yoksa içim içimi yiyecekti. ''Hadi ama söyle yoksa gelmem bak'' dediğimde bana öyle bir şansın yok der gibi baktı ama ben de diretmekte kararlıydım. Arabaya bindiğimizde saate baktığımda 8 e geliyordu. Camdan yukarıya baktığımda hava gittikçe kararmış olduğunu gördüm. ''Hala söylemedin'' dediğimde '' söylemeyeceğim çünkü'' demişti.
Derin nefes alıp ofladığımda ''az kaldı biraz daha dayan bu merak seni öldürmez'' dediğinde Karan'a baktığımda dudağının kenarı kıvrılmış gülmemek için kendisini sıkıyordu. Omzuna bir tane vurduğumda '' sen görürsün'' dediğimde ''Görelim Bade Hanım ne göreceksek'' dediğinde kendisine küsmüş gibi yapıp ellerimi bağlayıp cama bakmaya başlamıştım. Çok geçmeden araba durduğunda etrafa baktığımda lunaparkın tam önümdeydi. Heyecanla ''KARAN!'' diye bağırdığımda arabadan inip tam karşısında duruyordum. Karan da yanıma geldiğinde ''seveceğini düşündüm'' dediğinde hızla Karan'ın boynundan tutup dudaklarımı dudaklarına bastırıp geri çekildiğimde yerimden zıplayıp ''çok sevdim hadi içeri girelim.'' Dediğimde elinden tutup içeri sürüklemeye başladım.
Çarpışan arabaya bindiğimizde ''Karan çok iddialıyım ezilmeye hazır ol'' diye bağırdığımda Karan da aynı benim gibi bağırıp ''hak eden kazansın küçük hanım'' diye bağırdığında arabalar hareket etmeye başlamıştı. Hızla bana çarptığında kahkaha atmaya başlamıştım. Aradan zaman geçtiğinde Karan bana baya çarptığında ''pes tamam sen kazandın'' diye bağırdığımda arabalar durmuştu. Arabadan çıkıp yanıma geldiğinde ''ne oldu küçük hanım hani iddialıydınız'' dediğinde ''iddialıydım ta ki sen karşıma çıkana kadar baksana şu halime utanmasan beni ezecektin.'' Diye sitemle söyleyip kalkmıştım. Karan arkamdan gülerek geldiğinde yüzümü sinsice Karan'a dönüp ''şimdi seni görelim Karan Bey bakalım arabalar kadar iyi misiniz.'' dediğimde Gondola doğru yürümeye başlamıştım. Karan ''Bade bu olmaz senin için'' dediğinde omuz silkip '' olur olur'' dediğinde Jeton alıp hızla en öne oturmuştum. Gondol yavaş yavaş hareket etmeye başladığında giderek hızlanıyordu. O hızlandıkça benim bağırışım daha da bir artıyordu. Karan'ın yüzüne baktığımda sadece bana bakıyordu. Önümdeki demiri tutmaktan ellerim ağrımaya başlamıştı. Karan elimi elinin arasına aldığında Karan'ın elini sıkıca tutmaya başlamıştım.
Sonunda yavaş yavaş durmaya başladığında kendimi çok kötü hissediyordum. Bağırmaktan ağrıyan boğazım, dönen başım ve bulanan midem... Karan'ın elini bıraktığımda elimi mideme bastırmaya başladım. ''İyi misin Bade'' dediğinde Kafamı iki yana sallamıştım. Omuzlarımdan tutup banka oturtturduğunda yanıma su alıp gelmişti. Kapağını açıp bana uzattığında Karan'ın kanayan elini görmüştüm. Suyu dudaklarımın arasından büyük bir yudum alıp içtiğimde az öncekine göre rahatladığımı hissediyordum. Karan'ın eli benim tırnak izlerimle doluydu. ''Karan elin'' dediğimde '' küçük bir kedi tırmaladı.'' Dediğinde mahcup bir şekilde ''ben şey...özür dilerim azıcık korktum da'' dediğimde ''azıcık'' diyerek yinelemişti. Kafamı salladığımda hafif gülüp ''daha iyi misin'' dediğinde ''evet daha iyiyim'' dediğimde elimden tutup kaldırdı. ''Hadi evimize gidelim'' dediğinde olduğum yerde hareket etmeyip ''hayır dönme dolaba binmeden gitmeyelim nolur lütfen en güzelini sona sakladım.'' Dediğimde '' olmaz Bade kötü oldun az önce hadi gidiyoruz.'' diyerek kızdığında ''Karan lütfen'' diyerek kendisine bir adım attığımda dudaklarımı büzüp başımı eğmiştim. ''Tamam ama kötü olursan ineceğiz söz ver bana'' dediğinde ellerini çırparak '' söz, söz'' demiştim.
Dönme dolaba bindiğimizde Karan da tam karşımda oturmuştu. Ta en tepesine geldiğimizde dönme dolap durduğunda Korkup Karan'ın elini tutuğumda hemen '' şşş korkma korkma'' dediğinde ''noluyor'' demiştim. birden ışıkların hepsi söndüğünde '' manzaraya bak'' dediğinde kafamı çevirip etrafı incelemeye başlamıştım. Her yer ışıl ışıldı. ''Burası çok güzel her yer ayaklarımızın altında sanki'' dediğimde '' sen daha güzelsin'' diyerek Karan yanıma gelip arkamdan sarılıp kendisine yaslanmamı sağlamıştı. Daha rahat bir pozisyon aldığımızda saat epey geçmeye başlamıştı. Sonunda hareket ettiğinde aşağıya inmiştik. Arabaya binip eve sürmeye başlamıştı.
Evin kapısına geldiğimizde adamlar bahçe kapısını açtığında tam içeri geçecekti ki arabanın önüne biri çıkmasıyla durmuştu. Karşımdaki kadına baktığımda kaşlarımı çatmama neden olmuştu. Bu kadın oydu. Resimdeki kızıl saçlı kadındı. Karan'a baktığımda direksiyonu sıkmaktan parmak boğumları bembeyaz kesilmişti. Sinirden yüzü kıpkırmızı olmuştu. ''Bu kim'' dediğimde cevabı biliyordum ama ondan duymak istiyordum. Yanındaki çocuğu şimdi fark edebildim. Çocuk annesine dönüp ''anne babam bu adam mı?'' dediğinde hepimiz kadının ağzından çıkacak sözü bekliyorduk..
•
•
•
Ayy sizce bu kız kim? ?
Karanla ne ilgisi var ?
Karan'ın çocuğu mu sizce?

