İçeriğe geç

Mafyanın Ay Işığı

Bölüm 8 · 6 dk okuma

Mafyanın Ay Işığı

Bölüm 8

Çıkmaz...

KARAN'DAN

Kamer odadan çıktığında kendime bir viski doldurmuştum. Şöminenin karşısına oturup, enine boyuna düşünmem gerekiyordu. Fakat aklımı toparlayamıyordum.

O burdaydı. Sessizce "Kamer" dedim. Onu yanımda nasıl nasıl tutacaktım. Nasıl koruyacaktım. Ellerimle yüzümü sıvazlayadım.

Bir kere kaybetmiştim bir daha kaybetme düşüncesi bile beni mafederdi.

Kendime gelmem gerekiyordu. Yeri göğü inleten Karan Zaimoğlu bu değildi. Ona karışını sikip atardım. İstemsizce nefesimi gür bir şekilde verdim. Kafamı koltuğun bel kısmına yaslayıp gözlerimi kapattım. Onu ilk gördüğüm anı ve piç Giray in evindeki hali herşey gözümün önünden geçti.

.....

Uykuyla uyanık arasında bir süre gittim geldim.

Sabah olmak üzereydi önce şirkete sonra reis toplantısına katılmam gerekiyordu. Bütün gün bitmek bilmeyen işler beni bekliyordu.

Yerimden kalktım odama doğru giderken Kamerin olduğu oda gözüme ilişti. Acaba hala orda mıydı.

Hayallerimi süsleyen kadın evimdeydi ama ben hic birşey yapamıyordum. Nasıl sik bir durumdu bu...

Kapısının önüne durdum acaba uyumuş muydu. Kapının kulpunu yavaşça çevirip hafif araladım.

Uyuyordu.... Derin uykuda gibi duruyordu. Ağır hareketlerle yatağının yanına gittim. Yüzünü baktım. Çok güzeldi...

"ahhh Kamer" dedim fısıltıyla.

Dizimin birini yere çöktüm yatağın hizasında oldum. Elim hafifçe saçlarına gitti. İpek gibi olan saçlarına dokundum. İçim eridi..

Kıpraşınca hızlı adımlarla odadan çıktım. Kendi odama girdim hemen banyoya gidip duş almam gerekiyordu.

Duştan çıktıktan sonra üzerimi giyinip aşağıya mutfağa doğru gittim. Yelda hanım her zamanki gibi erkenciydi bunu biliyordum.

Beni görünce ayağa kalktı. Ellerimle otur işareti yaptım. Biraz yanına doğru gidip.

"Yelda hanım Kamer ne zaman uyanır belli olmaz bırakın uyusun. Uyandığında da güzel bir kahvaltı hazırlayın midesi rahatsız.. aç kalmasın" dedim.

Yelda hanım "tabi efendim" dedi.

Arkamı dönüp çıkacakken tekrardan Yelda ya döndüm.

"sakın evden çıkmasına izin vermeyin bir problem olursa beni arayın" dedim ve çıktım.

Şimdi sirkete gidiyorum.

Aslında hiç gitmek istemiyorum Kamerle olmak istiyordum. Ama o benle olmak istemiyordu. Nasıl alıştıracaktım kendime...

Kafamı meşgul etmek icin araba da toplantı dosyasıyla ilgilendim.

.....

Hala sirketten çıkarmamıştım. Bütün gün sorunlarla ilgilendim acaba Kamer ne yapıyordu. Hic arayıp sormamıştım.

Şu siktigimin toplantısı bitsin istiyordum. Toplantı bitmek bilmeyince "yeter bu kadar" dedim.

Ve kapıdan çıktım. Arkamdan fısıltılar duyuyordum evet ben asla böyle birşey yapmazdım. On gün sürse bile bir toplantı devam ederdim ama şuan sadece aklımda Kamer olduğu için hiç birşey yapmak istemiyor ve bir an önce eve gitmek istiyordum

Arabama bindim Deha direk yanıma geçti. Arabayı ben kullanıyordum.

Deha "abi sence reisler ne istiyor" dedi.

Sıkıntılı bir ses verip "sence koçum" dedim.

"Seni bitirmek" dedi Deha. Kafamı onaylama anlamında salladım. "tabi bitirebilirlerse" diye ekledim.

Deha güldü.

"şimdi ne olucak abi geçiş hakkı verecek misin?" Dedi.

"sikseler vermem Deha uyuşturucu yok" dedim.

"anladım abi" dedi.

Konuşmayı pek sevmediğim için Deha da bunu bildiğinden ötürü uzatmadı.

Evett bu işe gelecek olursak bütün geçiş hakları benden sorulur hepsi karşıma yapacağı iş için gelir onayımı alır ya da almaz geçilir

Reddedip bana düşman olan çoktu haliyle. Ama yarını göremezlerdi. Bu yüzden bu âlem de adım karanlıklar lordu olarak bilinirdi. Hiç bir düşmanıma gündüz saldırmazdm.

Gecenin en kuytu vaktinde karabasan gibi üzerlerine çökerdim. Korkusuzca hedefimi avlar ve hiç birşey olmamış gibi dönerdim.

...

Reis toplantısının olduğu yere gelmiştik.

Telefonumu silahimi herşeyi bırakıp içeri geçmem gerekiyordu. Ama telefonu mu bu sefer bırakmak istemedim. Kuralları ben koymusken bunu bozamazdım niyede kontrol ettim evden arama var mı diye. Yoktu... Demekki sorun da yoktu....

Deha yı dışarda bırakıp iceriye geçtim.

Masanın başına oturup diger reislerin gelmesini bekledim

Hepsi tekrar tekrar geldi

Piç Hikmetle göz göze gelince gözlerim hırs kan bürüdü. Bu oruspu çocuğunu öldürtecektim. Ama zamanı vardı.

Bütün masa toplandığında konuşmalar yavaş yavaş başladı. Hikmet ve ittifakı olan Semih bana baktılar. Semih "geçiş hakkı ver Karan" dedi.

Tek kaşım havalandı."Al istiyorsan" dedim meydan okurcasına

Hikmet sinirli bir şekilde sırıtıyordu.

"Karan Zaimoğlu işlerimizi bozuyorsun yapma bırak şu siktigimin inadını bu işte cok para var istersen sana da komisyon veririz" diyince elimi masaya vurdum.

Diğer adamlar beni izlerken Hikmetle göz göze geldik.

"Bana bak lan" diye çıkmıştım.

" size bu masaya oturduğum andan itibaren uyuşturucu yok demedim mi" diye sesimi yükselttim.

Hikmet konuşmak isteyince elimi kaldırıp susturdum "Kaşınma Hikmet" dedim.

Diğerine baktım birsey diyecekler mi diye.

Sezer bey lafa atlayıp " Karan haklı" dedi.

Timur " Bu yol böyle yürümez Karan" dedi.

Yüzümü ona dönüp "Nasıl yürür anlatsana" dedim.

Timur tekrardan "Sen gelmeden önce işler çok iyiydi bu uyuşturucu kuralın yüzünden islerimiz çöp oluyor gemi yürütmek zor" dedi.

Ellerimle yüzümü sıvazlayıp sakallarımı kaşıdım.

"ben gelmeden öncesi beni ilgilendirmiyor Timur bey bu masaya siz beni lider seçtiniz unuttun mu başta onaylarken ilk oyu sen verdin bana" dedim.

Diğerleri ağzını bile açamadı. Hikmet hışımla ayağa kalktı "bu iş burda bitmedi" diyip gitti.

Semih te arkasından yürüdü. Piç kuruları diye fısıldadım.

Bütün liderler ayaklandı.. hepsi tekrar tekrar çıktıktan sonra bende dışarı çıktım.

Telefonumu elime aldım 21 çağrı 7 mesaj mi ?

Ne oluyordu.

Deha "abi" dedi.

Sorarcasına kafamı hareket ettirdim ve kaşlarımı çattım.

"Kamer kaçmış" dediği an beynimden vurulmuşa döndüm.

Nasıl kaçmıştı? nasıl başarmıştı?korumaları nasil atlattı?

Aklımdaki sorularla bir hışımla arabaya oturdum direksiyonu ani bir hareketle bulunduğum yerden çıktım. Dehayı bile beklememistim arkamdan geliyordur.

Beynimin içindeki uğultu susmuyordu.

Nasıl giderdi? Direksiyona vurdum sinirle.

Nereye giderdi. Giray öğrenirse ne olacaktı.

"Ahhh Kamer ahhh niye yaptın be kızım" dedim kendi kendime.

Hızına hız kattım. Sonunda evenin bahçesine girdim

Adamlara bakıp "Toplanın lan" diye bağırdım.

Evdeki 50 adam karşıma geçti.

"anlatın" dedim sadece.

Adamlardan biri çıkıp "Abi kameralardan baktık arka duvardan atlamış sonra da siyah bir araya binmiş." Dedi.

"Siz nerdeydiniz lan o zaman şerefsizler" dedim kükrercesine.

Hepsi birbirine baktı. "Söyleyin lan hepinizi sikerim" dedim sesim kat be kat yüksek çıkıyordu her defasında.

Adamların en arkasından biri çıkıp "Abi Sena hanım geldi yanımıza kahve yapayım size dedi ve kahve yapıp geldi bizde şüphelenmedik meğerse bizi lafa tutuyormuş" dedi.

Öfkem gözümü kör etti. Sena yi öldürecektim.

"Sena" diye bağırdım.

Evin içerine girdim.

Sena gözleri yaşlı yanında Yelda hanımla oturuyordu.

"konuş" dedim sadece... kısa ve net konuşur, kısa ve net cevaplar beklerdim.

"Beyefendi vallahi billahi suçum yok benim" dışarı da korumalarla sohbet ettim sadece Yelda ablamda bilir hep yaparız. Ne ara çıktı nasıl yaptı bilmiyorum" dedi.

Yelda hanım bana yalan söylemezdi.

Yelda ya baktığımda kafasını hızla salladı "doğru diyor beyefendi korumalar bize kızdı lafa tuttuk sandı ama Sena nin suçu yok hep yapar" dedi.

Öfkeyle salondaki sehpaya tekme attım.

O an telefonum çaldı.

Deha da arkamda duruyordu.

Telefona baktım.

-Güven- arıyordu.

Bu şerefsiz beni niye arıyordu şimdi.

"ne var lan" diyerek telefonu açtım.

Kahkaha attı.

"bakıyorum da çok sinirlisin Zaimoğlu" dedi.

Öfkeyle soludum.

"Tamam tamam daha çok kızdırmayayım seni" dedi.

"ne istiyorsun" dedim öfkeyle.

"Birşey istediğim yok. Benim olanı aldım onu haber vereyim" dedi.

Benim olanı aldım mı? gözlerim kana büründü.

"Her yerde arama zahmetine girme diye aradım seni Zaimoğlu. Zaten arasan da bulamazsın" dedi ve kapattı.

Elimdeki telefonu sıktım. Öfkeden titriyordum. Bir hısımla telefonu duvara fırlatıp elime ne geçtiyse fırlattım salonu birbirine katıyordum.

En sonunda viski şişesini boydan boya cam olan yere fırlattım. Anında tuzla buz oldu. Omzumda bir el hissettim. Göğsüm inip kalkıyordu nefeslerim çok hızlıydı.. Deha ya baktım. Deha "abi bulucaz" dedi.

Nasıl bulacaktık.

O Güven piçi ruh hastası psikopat bir adamdı. Kimse onun ne yaptığı kestiremezdi. Öyle yerler bulur öyle yerlere saklanır ki duyduktan sonra aklımız şaşırdı.

Çıkmaza girmiştim...Diğer düşmanlarım olsa anında bütün mekanlarını patlayıp öttürürdüm.

Ama o ırz düşmanı Güveni nasıl bulacaktım.

Bölüm sonu

1 yorum