Bir evin önünde durdu araba. Yol boyunca kafamı cama yaslayıp kaçma planları düşündüm. Kaçsam bile babam yine bunların eline verirdi. Hala inanamiyordu daha düne kadar dayak.yemekten isyan ederken şimdi o dayağı ister oldum sanki.
Kapım açıldı
"in" dedi yanımdaki adam inmek istemedim. Tekrardan sinirli bir bakış atip dislerini sıkarak "in dedim sana " diye sesini yükseltti. Bana sesini yukseltmesi sorun değildi yıllardır böyle şeylere alışıktm.
Kolumdan tutup indirmeye zorladı. Ama inmedim. Sonra elini beline atıp siyahını çıkarttı. " İniyor musun? İnmiyor musun ? " Dedi. Beni öldürmekle tehdid ediyordu. Keşke öldürse diye içimden geçirdim. Adam Sanki aklımı okurcasına "seni öldürmem ama öldürmekten beter ederim. Şimdi in aşağıya" dedi. Ne yapacaktım ki. İşkence çekmekten artık yorulmuştum. Bir ayağımı atıp indim.
Kolumdan tutup sürükler gibi hızlı adımlarla malikanenin içine soktu beni.
Evin kat katına indirdi ve beni bir odaya bıraktı. Kapıyı üzerime kilitledi.
Şimdi yalnızdım. Nasıl yapmalıyım. Ya her dediklerine tamam diyip sonrasında kacmaliydim ya da bu adamların beni öldürmesi için birşeyler yapmam lazımdı. İkinci seçenek daha cazip gelmişti. Artık yaşamak istemiyordum.
Annemin yanina gitmek istiyordum.
Kapı açıldı bir kadın içeri girdi. Ve üzerime fırlatır gibi bir elbise verip" benle gel" dedi. Sert bir mizaçla.
Elbiseyi elime alıp kadını takip ettim
Banyo yapmam için bir odaya getirmişti.
"üzerini çıkart ve banyo yap." Dedi.
O da bir kadındı ve benim bu durumumdan anlardı.
Ağzımı açacak oldugumda elini kaldırıp
"hiç yardım bekleme" dedi.
Burdaki insanlar ne kadar kötülerdi. Bir kadin bir kadına bunu yapmasina nasıl göz yumardi.
Tam o sırada telefonu çıkartıp fotoğraf imi çekti.
"neden" diyebildim.
"sorgulama" dedi kadın ve odadan çıktı.
Aslında banyo bana iyi gelirdi günlerce babam yüzünden yikanamiyordum.
Etrafı kolacan ettim.
Gizli gizli kamera vesaire vardı mı diye.
Hiç birşey yoktu ama gene de ic çamaşırlarımla yıkandm.
Çıktığımda havluyu alip kurulandim ve bana getirdikleri elbiseyi giydim.
Bu nasil bir elbiseydi süper mini tam bir fahiseye benzemistim.
Tam geri cikartacakken kapı açıldı ayni kadin geri geldi. Beni baştan aşağı süzdü. Dudakları Kıvrıldı. Begeniyle bana baktı.
Sonra gözlerime bakıp
"simdi patronun karşısına çıkabilirsin" dedi.
Ve evet artık o adam kimse beni nasıl hayata sürükleyecekse onun karşısına çıkacaktım. Yetmişti artık. Herseyi kafamda oturttudhm babam beni futus çetesine satmıştı. Ama ben futus yapmaktansa kendimi öldürtecektim.
Kararliydim.
Uzun koridordan geçerken yine beni buraya getiren adamla karşılaştık.
Beni beğeniyle süzdü ve gözleri parladı. Midem bulanmisti.
Kapının önüne gelince derin bir nefes aldım. Birazdan ölecektim.
Ve kapı açıldı
Büyük patron dedikleri pencereden dışarıya bakıyordu. Sirtiyla bakmıştım.
Genis omuzlu ama kır saçlı bir adamdı. Yasi belliki vardi.
Büyük patron diye boşuna demiyorlardi sanırım.
Önünü bize dönünce göz göze geldik yesil gözlerini gözlerime dikti.
Ve gülümsedi.
Nefretle yüzüne baktım.
"merhaba" dedi.
Cevap vermedim ve elini uzatip
Ben "Giray Sağıroğlu" dedi.
Büyük patron Giray Sağıroğlu...

