Karşısında beni görünce güldü ve camın kenarından bana doğru gelmeye başladı. Ben ise o sırada nefesimi düzene sokmaya çalışıyordum. Bana doğru geldi ve eğilip bana baktı onunla göz göze gelince yanlışlıkla "oha yakından hem daha yakışıklıymışsın hem de uzunmuşsun." Dememle dudağının kenar Hafifçe yukarı kıvrıldı ben ise yaptığımın farkına vardım ve "bunu sessiz söylemem gerekiyordu duymamış say." Eli ile saçımı karıştırdı ve " bir dahaki sefere adamıma dokunmak yerine çığlık atmanı tercih ederim ." Saçımı düzelttim ve " Emin ol çığlığımı duymak istemezsin. " Tekrar saçımı karıştırdı ve konuşmaya başladı "Emin ol çığlığın adamıma dokunmadan daha çok hoşuma gider." Bu adamın saçımla derdi ne?
Cebimde taşıdığım küçük aynamı çıkardım ve tekrar saçımı düzeltip cebime koydum. Uraz'a baktığım da dudağın da küçük bir gülümseme vardı onu ilk defa böyle görüyordum belki de yeni tanıştığım içindir ,belki de herkese böyledir. Bana baktı ve " Neden ayakta duruyoruz oturalım. " Dedi ve eliyle koltukları gösterdi ben de hemen koltuklara doğru ilerleyip tekli koltuklardan birine oturdum o ise hemen yanımdaki koltuğa oturdu. Neden geldiğimi merak ediyor olmalıydı " ben abimin teklifini kabul ettiğini söylemek için geldim." Yüzüme baktı ve "abin Neden gelmedi ?" Şimdi ben buna gizlice geldiğimi söylesem abime söyler miydi? Her neyse söylerse ben ona gösteririm. "Aslında abim de gelecek hatta beni getirmek istemiyordu ama benim gelesim tuttu ben de geldim. Habersiz gelmemden rahatsız olduysan bir daha gelmem." Hafifçe güldü ve "Emin ol buraya daha sık gelmeni isterim ." Bu adam hep mi böyle gülüyor? Abimin yanın da bir kez bile gülmemişti.
Bir saniye bu adam bana iltifat mı etti? Her neyse abim gelmeden kaçmam gerekiyordu zaten fazla durmasam iyi olurdu . Ayağa kalktım ve "Ben artık abime yakalanmadan gitsem iyi olur ."dedim ve çantamı alıp kapıya doğru yürüdüm o da benimle beraber kapıya doğru peşimden geldi . Kapının önüne geldiğimizde kapıyı açmaya çalıştı ama açamadı ben onun elini itekleyip kapının kilidini açtım. O ise yüzüme tuhaf bakıyordu " Hiç öyle bakma Uraz adamın beni kovalamasaydı ben de can havliyle kapıyı kilitlemezdim." Kısık bir kahkaha attı. "Bir daha böyle bir şey olmaz merak etme." Kapıyı açmamla abimin motorunun sesini duymam bir oldu . Hemen Urazın karnından itekleyip kapıyı kapattım. Uraz ise bana şaşkın bir şekilde bakıyordu. Ona bakıp "Uraz Abim kapıda ! Ne yapacağım? "Uraz elimi tutup beni koridorun sonuna doğru peşinden koşturmaya başladı daha doğrusu sürünüyordum. Koşamadığımı farketti ve kısık sesli bir küfür savurdu ve beni sırtına aldı. Ben ise neye uğradığımı şaşırdım galiba oda şuanda abime yakalanmak istemiyordu . Bu daha iyi olurdu . İki tane farklı odaya girdik ve biraz daha koşmanın sonucu beni yere indirdi ve bir kapı açtı. Kapı evin arkasına açılıyordu bana bakıp " sen burdan git ,araba zaten burada." Ne ara araba buraya gelmişti. "Ama ben arabayı ön tarafa park etmiştim. " yine saçımı karıştırdı ve "Boşuna lider olmadık kızım. " ben zilin çalması ile arkamı dönüp gidiyordum ve oda içeri girmek üzereyken ona seslendim . "Uraz teşekkür ederim. Sonra görüşürüz. " göz kırptı ve " görüşmek üzere prenses." Tam gitmek üzereyken bir kez daha seslendim o ise bir kez daha bana baktı " Uraz boyun kaç?" Böyle bir durumda ne kadar da sakindim. Güldü ve "bir doksan iki" niye şaşırmadık acaba "ben çok mu kısayım senin yanında ?" Hafifçe güldü ve "Emin ol kısa olman hoşuma gidiyor."
Tekrar zilin çalması ile ikimiz de ayrıldık. Ben koşa koşa arabaya bindim ve eve doğru gidiyorum ki mesaj sesi ile telefona baktım bilinmeyen numaraydı
BİLİNMEYEN NUMARA:beni kaydet küçük kız.
Onun numarasıydı. Kaydettim mesajını attım ve eve gittim

