İçeriğe geç

Mafya ve Küçük *bxb*

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Mafya ve Küçük *bxb*

Bölüm 3

3- Gökdeniz Turan

Gözlerini araladığında, kendini bir odada buldu Gökdeniz. Başında inceden bir ağrı vardı. Nerede olduğunu bilmiyordu? Buraya nasıl geldiğini ise hiç bilmiyordu?

Elini başına götürüp, olanları hatırlamaya çalıştı. En son, uçurumun kenarında intihar etmek üzereydi. Tanımadığı karanlık biri gelmiş ve onunla konuşmuştu. Tam atlamak üzereyken de onu tutmuştu. Sonrasında da kendini burada buldu.

Yattığı yataktan kalkıp, oturur pozisyona geldi. Saat kaç olmuştu? Ne zamandan beri buradaydı? Burası neresiydi? O adam kimdi? Şimdilik cevapsız kalacaktı soruları.

Oturduğu yerde alnını ovarken, odada göz gezdirdi. Epey büyük bir odaydı. Oturduğu kutu gibi ev kadar vardı sadece tek bir odanın büyüklüğü. Yabancı gözlerle etrafı izlerken kapı açıldı. Başını kaldırıp, kapıya doğru baktı bayık gözlerle. O adam kapıda duruyordu.

"Günaydın uyuyan güzel. Amma da uyudun." dedi Gökdeniz'i uyanık görünce. Gökdeniz, çekingen bir şekilde baktı adama.

"Benim burada ne işim var?" dedi. Adam, odadaki tekli koltuğa oturdu ve bacak bacak üstüne atıp, bakışlarını Gökdeniz'e çevirdi.

"Hatırlamıyor musun?" diye sordu, yanındaki cam masanın üstünde duran şişeden kendine içki doldururken.

"Hayır. Yani bir kısmını hatırlıyorum." dedi. Adam masadan kalkıp yanına doğru adımlarken, Gökdeniz kendini hafifçe geri çekti. Ürkmüştü bu adamdan.

"Gökdeniz..." deyince, karşısındaki adama baktı şaşkın bir şekilde. Adını nereden biliyordu? Ona adını söylememişti ki. "Adın bu değil mi?" dedi ve iyice yanına yaklaştı. "Gökdeniz Turan." dedi fısıldar gibi.

"Adımı nereden biliyorsun?" dedi biraz şaşkın biraz da korkmuş bir ifadeyle. Bu adam onu korkutmuştu.

"Rüyamda gördüm." diye alaya aldı Gökdeniz'i. Gökdeniz, gözlerini devirdi ve yataktan kalktı. Ama kalkar kalkmaz başı döndü ve sendeledi. Yanındaki adama tutundu ister istemez. "İyi misin küçük?" diye sordu adam tok sesiyle.

"İyiyim. Başım döndü sadece." dedi ve toparlamaya çalıştı kendini. İki gündür bir şey yememişti. Açlıktan yorgun düşmüştü. Aklına tekrar dün gece gelince, sinirlenmeye başladı. Kendini geri çekip, adama baktı. "Beni neden kurtardın?" dedi, öfkeden çakmak çakmak olmuş gözlerini, karşısındaki adama çevirdi. "Her şeyi bitirecektim ben. Beni neden kurtardın? Yaşamak istediğimi neden çıkardın?"

Adam sessiz kalırken, bu küçüğün psikolojisinin çok da iyi olmadığını farketmişti. Neden hayata bu kadar küsmüştü? Neler yaşamıştı da intihar edecek kadar yorulmuştu?

"Ben sadece yapmam gerekeni yaptım." dedi adam. "Şu an ölmüş olsaydın, arkandan ağlayacaktı ailen." dediğinde, Gökdeniz buruk bir şekilde gülümsedi. Kimsesi yoktu ki. Bu hayatta tek başınaydı.

Küçükken bir yetimhanede açmıştı gözlerini. Annesini ve babasını tanımıyordu. On sekiz yaşına kadar yetimhanede kaldı. Reşit olunca da yetimhaneden ayrıldı. Bir süre hayatını bir şekilde idame ettirdi ama daha sonra her şey tepetaklak olmaya başladı. Hiçbir şey yolunda gitmedi ve intiharı tercih etti. İntihar onun için kurtuluş yoluydu.

Adamın son dediğine cevap vermeden odadan çıktı. Buradan çıktıktan sonra yarım kalan işini halletmeyi düşünüyordu.

Odadan çıkıp, merdivenlerden indi. Çıkış kapısı olduğunu düşündüğü yere doğru ilerlerken, koluna dolanan elle yerinde kaldı Gökdeniz. Ama arkasını dönmedi. Yorgundu. Hiçbir şey yapmak istemiyordu. Adamın derdini öğrenecek, sonra da gidecekti buradan.

"Bak ne derdin var bilmiyorum." dedi adam ve Gökdeniz'i kendine çevirdi yavaşça. "Sormayacağım da. Ama görüyorum. İyi değilsin. Her anlamda iyi değilsin. Yardıma ihtiyacın var. Sana yardım edebilirim."

"Beni tanımıyorsun bile." dedi Gökdeniz, güçsüz çıkan sesiyle. Adam, gülümsedi belli belirsiz bir şekilde.

"Sen de beni tanımıyorsun. Bana güven demiyorum. Aksine, kimseye güvenme. Ama bu şekilde de vazgeçme. Bir şans daha ver kendine." dedi. Gökdeniz, içinde bulunduğu eve baktı. Çok fazla büyüktü. Bu kadar büyük bir evi televizyonda görmüştü sadece. Yanından bile geçmemişti daha önce ama şu an içindeydi. 'Bazı kişiler çok şanslı.' diye geçirdi içinden. Böyle bir evde yaşasaydı intihar aklının ucundan bile geçmezdi.

"Bilmiyorum. Daha fazla yapamayacağım. Yaşamak için bir nedenim olmadığını söylemiştim." dedi ve kolunu çekti adamın elinden. "Benimle ilgilendiğiniz için teşekkür ederim ama artık gitmeliyim." dedi. Bu kez farklı bir yol denemeyi planlıyordu.

Ama bilmediği bir şey vardı. Bu tanımadığı gizemli adamın onu bırakmaya niyeti yoktu.

Yorumlarda buluşalım 🧡

Bölüm sonu

6 yorum