☺️ Başlamadan önce buraya kalp bırakırmısınız?
____________________
Saat in geç olduğunu fark ederek kafe den çıkmaya karar verdim. Çantama eşyalarımı koyup kafe den çıktım.
Evim buraya yakın olduğu için yürümeye karar verdim.
Evimin olduğu mahalleye girerken yan tarafta ki ses ile kafamı o yöne çevirdim. Bir kaç takım elbiseli adam , yerde yatan adam a vuruyorlar dı. Evim in olduğu yer biraz ıssız bir bölgedeydi.
Bu nedenle çoğu zaman kavga oluyordu.
Yerdeki adam kan kusmaya başladı.
Bu görüntüyü midem kaldırmadı.
Ve adam gözlerini kapattı.
Ölmüş müydü?
"Hey sen!" Diye bağırdı gülen adam. Ve benim yanıma koşmaya başladı.
Kahretsin!
Bende arkamı dönüp koşmaya başladım, fakat kalp hastası olduğum için belli bir süreye kadar koşabiliyor dum.
Yoksa nefesim kesiliyor ve kalbim kendini zorladığı için ağrı oluşturuyordu.
Bunun için ilaç kullanıyor dum.
Adam hala arkamdan koşuyor du.
Daha fazla dayanamadım ve yere çöktüm. Öksürük krizi tutmuştu.
Arkamda bana bağıran adamın sesini duyuyordum.
Adam yanıma geldi ve kollarımı tuttu.
"Buraya gelin çabuk, davetsiz bir misafir var!" Diye bağırdı kollarımı tutan adam.
"Patronu arıyorum." Dedi yanımıza gelen.
"Evet ara." Dedi kollarımı tutan adam.
Ben ise hala öksürüyordum.
Diğer adam patronunu aramış dı. Telefonunu kapattık dan sonra bana ve kolumu tutan kişiye döndü.
"Patron getirin dedi." Diye söyledi adam.
Ardından diğeri beni yerden kaldırıp arabaya bindirdi.
Bense kurtulmak için adam ı tekmeliyor dum.
"Rahat bırakın beni, ne istiyorsunuz benden hey kime diyorum!" Diye bağırdım.
"Kes sesini!" Diye bağırdı adam.
Onlar bana susmam için bağırırken ben ise ağlıyordum.
"Kes sesini demedim mi ben!" Diye bağırdı adam tekrardan.
Ağlamam daha da şiddetlendi.
Ve adam bana tokat attı.
Evet tokat attı.
Başım yana düşünce gözlerimi yumdum. Yanağım feci şekilde yanıyor ve ağrıyordu. Büyük ihtimalle el izi çıkmıştı.
"Ne yaptın sen!" Diye bağırdı arabayı kullanan adam.
"Kız zaten sonunda ölecek." Dedi bana vuran adam.
Daha fazla sesimi çıkarmadım ve sessiz sessiz ağlamaya devam ettim.
Bu gece sonum olacak dı.
_______________________________
Araba durunca nerede olduğumuza baktım ama etraf karanlık olunca hiç bir şey göremedim.
Kafamı diğer tarafa çevirince o muhteşem ve muazzam evi gördüm. Ev kocamandı. Evet evet , kocaman.
Evin dışı siyah ve gri renkleri deydi.
Ve etrafı duvarlarla çevriliydi.
Duvarlar da ışıklandırma ile aydınlatılmıştı.
Bana tokat atan adam beni arabadan indirdi ve kollarımı tutarak eve girdirdi.
Diğer adam da arkamızdan geliyordu.
Eve girince bodrum katı gibi bir yere indirdi. Etraf çok karanlıktı ve ben karanlıktan korkardım.
Adamlar beni odaya bırakıp, kapıyı kilitleyip çıktılar.
Odada sadece loş bir aydınlatma sağlayan ampul vardı.
Buda bir etki etmiyor du, sonuç yine karanlıktı.
Oda temizdi fakat boğucuydu.
Duvarlar siyah renk di. Ve odada sadece bir sandalye vardı.
Ne yapacağımı bilemeyerek sandalyeye oturdum.
Ve dizlerimi kendime çektim.
Öleceğim mi diye düşünüyor dum.
Neye bulaşmış tım ben.
_________________________________________
Yaklaşık bir saattir bu odada tek başıma oturuyordum.
Ve korkmaya başlamıştım.
İlaçlarımı içmem lazımdı fakat çantam yanımda değildi. O adamlar çantamı da almıştı. Daha fazla dayanamadım ve kapıya ilerleyip bağırdım.
"Hey! Kimse yok mu? Beni buraya zorla kapatamazsınız." Diye bağırdım.
Ama yine cevap gelmedi.
Yenilmişlikle omuzlarım çöktü.
Ve yavaş yavaş sandalyenin olduğu yere ilerledim.
Çok korkuyordum ve bu korku kalbime zarar dı.
Sandalye de rahat oturamadığım için yan tarafta yani duvar kenarında olan yerdeki kartonların üzerine oturdum.
Ve başımı duvara yasladım.
Bana tokat adam benim öleceğimi söylemişti.
Ama ben ölmek istemiyor dum.
___________________________________
Açılan kapı ile gözlerini açtım. Galiba uyuya kalmış tım.
İçeriye tanımadığım, siyah saçlı yeşil gözlü ve boyu uzun olan biri girdi. Üzerinde takım elbise vardı.
İki yanında da beni buraya getiren adamlar duruyordu.
"Abi kız bu, biz adamın işini halleder ken bizi gördü." Dedi bana tokat atan adam.
Bana tokat atan adam a nefretle bakmaya başladım.
Galiba siyah saçlı yeşil gözlü adam patron du.
"Kızın yüzüne ne oldu?" Dedi patronları.
Adamlar bir birine baktı ama cevap vermediler.
"Dışarı çıkın!" Diye bağırdı. Hemen irkildim , böyle birşey beklemediğim için.
Adamlar odadan çıkınca patron yanıma doğru ilerlemeye başladı. Ve önüm de durdu.
"Yüzüne ne oldu?" Dedi soğuk sesi ile.
"O adamın bana tokat attı! Siz kimsiniz benden ne istiyorsunuz? Ben size hiç bir şey yapmadım ki." Dedim.
"Bağırma!" Dedi.
Ona ters ters baktım.
"Hüseyin, Ahmet gelin!" Diye bağırdı patron.
Bu adam hep bağırır mı?
İkisi içeri girdi, bana tokat atan Ahmet di.
Pislik herif!
"Kim yaptı?" Dedi bana bakarak.
"Şu."dedim Ahmet'i gösterip.
Ve patron belinden silahını çıkarıp Ahmet'i vurdu.
Bende kuvvetli bir çığlık attım.
Ne oluyordu bu lanet yerde!
Adamın kanları üzerime sıçramış dı.
Daha fazla dayanamadım bu görüntüye, ve bacaklarımda ki güç gitti.
Ben tam bilincimi kaybedip yere düşecek ken biri beni belimden yakaladı.
"Doktoru çağırın." Diyen patron un sesini duydum.
Ve bilincimi kapadım.
__________________________________
Gözlerimi başımda ki ağrı ile açtım.
Ne olmuştu bana?
Aklıma gelen görüntüler ile midem bulanmaya başladı.
Yattığım yerden doğruldum ve gözlerimi etraf da gezdirdim.
Güzel şık bir yatak odasındaydım.
Ve oda yine siyah ve gri renklerin deydi.
Yan tarafım dan gelen sesle olduğum yerde sıçra dım.
"Oda mı incelemen bitti mi?" Dedi patron.
Onu görmemiştim çünkü balkon kapısının yanında ki koltuk da oturuyordu .
"Kimsiniz siz? Ne istiyorsunuz benden? Evime gitmek istiyorum." Dedim.
"Evine gidemezsin." Dedi.
"Neden?" Diye sordum.
"Çünkü artık burada yaşayacaksın. " Dedi.
"Hayır ben burada yaşamak istemiyorum! Ya ben size hiç bir şey yapmadım!" Diye bağırdım.
"Bağırma! Sana güvenmiyorum. Bir süre burada kalacaksın! " Diye bağırdı .
"Ne kadar süre kalacağım? Beni zorla tutamaz sın." Dedim.
"Ben istediğim süre burada kalacaksın! Üzerini değiştirmen için kıyafet getirdim. Bunları giy yada istiyorsan duş al ve aşağı gel," dedi ardından odadan çıktı.
Allahım ben nereye düşmüş düm böyle.
O odadan çıktık dan sonra üzerime baktım.
Hala kanlı kıyafetler le duruyordum. Hemen duş almam lazımdı çünkü berbat kokuyordum, ama bı yandan da girmek istemiyor dum.
En sonunda girmeye karar verdim ve kıyafetleri alıp banyo olduğu tahmin ettiğim odaya girdim, ardından kapıyı kilitledim.
Hemen beş dakika da duş aldım ve üzerimi giyindim.
Üzerimi giyindim ve saçlarımı paketi açılmamış havlular dan birini alıp kuruttum.
Bir yandan ağlayıp bir yandan saçımı topladım.
Yüzümde bana atılan tokat dan dolayı kızarıklık vardı. Ama ağrı yoktu. Kıyafetlerimi alıp bir köşeye koydum.
Ardından odadan çıktım. Etraf çok büyük olduğu için ne nerede bilmiyor dum. Ve bulamıyordum. Her taraf da oda vardı.
En sonunda merdiveni buldum ve aşağı indim.
Aşağı inince yanıma bir hizmetli geldi.
"Sizi yemek odasına götüreceğim efendim." Dedi ve yürümeye başladı. Bende onu takip ettim ve yemek odası olan yere geldik.
Neredeyse on kişilik olan masanın en ucunda patron denen adam oturuyor du.
Hizmet li yanımdan gitti. Ben ise hala patron denilen adam a bakıyordum.
"Bana boş boş bakmaya devam mı edeceksin?" Dedi ve kendime geldim.
"Gel otur şuraya ve yemeğini ye." Dedi.
Gösterdiği yere değilde ondan daha uzak bir yere oturdum.
Yemek çeşidi fazlaydı.
Zaten hapımı içmediğim için baş dönmesi vardı.
Yemek den azar azar yedim. Tam kalkacak ken patron denen adam yanıma gelip önüme kalp ilacımı koydu.
"Hapını iç." Dedi.
"Teşekkürler." Dedim.
"Ne için?" Dedi.
"Hapımı getirdiğin için." Dedim ama o cevap vermedi.
Bende önümde duran suyu elime aldım ve ilacımı içtim.
Ardından masadan kalktım.
"Hizmet li ye söyle seni odana çıkarsın." Dedi patron soğuk sesi ile.
Başımı sallamakla yetindim ve odadan çıktım. Hizmet li beni güzel yine siyah olan bir odaya getirdi ve gitti. Bende kapımı kilitleyip yatağa uzandım.
Ardından göz yaşlarım akmaya başladı.
__________________________________________
Selamm
Yeni bölüm nasıldı?
Oy vermeyi unutmayın.
Görüşmek üzere 💓












