İçeriğe geç

Mafya Karısı

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Mafya Karısı

Bölüm 1

İstenmeyen Evlilik

Bu arada baska kız ismi koymak istemedim. Kendi ismimi koydum yani Mona ismini. Sonra aşk meşk isleri gelince beni karıstırmayıın.

YAZARDAN :

Sabah aniden babası Mona'nın odasına girer.

Babası : Kalk, Hemen !

Mona hemen uyanır.

Mona : Noluyor baba sabahın köründe ? Ayrıca odama böyle girmezsen sevinirim.

Babası : Haddini aşma kes sesini , akşam seni istemeye gelicekler hazırlan !

Mona şaşkınlılıkla babasına bakar.

Mona : Hahaha hiç komik değildi baba ayrıca şakadan nefret ederim biliyorsun.

Mona babasının kızgınlıkla baktığının farkında olduğunda ciddi olduğunu anlamıştır fakat belli etmez.

Mona : Bu bir şakaydı değil mi baba ?

Babası : Biraz daha oyalanırsan olanlardan ben sorumlu değilim !

Mona : Baba ben evlenmem , evlenemem.

Babası : Evleneceksin yoksa kardeşin Nora evlenir bunu ister misin ?!

Mona : Hayır, daha o 18 yaşında, küçük !

Babası, Mona'ya sert bir tokat atar.

Babası : O zaman hazırlan !

Babası odadan çıkar. Mona kendi kendine söylenir.

Mona : Ya içki içip şaka yapıyordur ya da ... neyse, umarım şakadır, hazırlanayım.

Mona hazırlandıktan sonra evleneceği adam hakkında düsünmeye başlar ve yatağında saatlerce oturur.

AKŞAM

Babası kapıyı tıklamadan içeri girer.

Babası : Hadi kalk, oyalanma !

Kapı zili çalar.

Babası : Geldiler, hemen kapıya bak !

Mona merdivenlerden iner. Kapıyı açar ve çok fazla koruma olduğunu görür.

İÇ SES

Mona : Yuh artık bu kadar koruma mı olur ? Alt tarafı bir isteme.

MONA'DAN :

Bir anda arkadan yakısıklı bir adam girdi. Çiçeği yüzüme fırlattı o anda ona saldırmak istedim. Ama yapmadım çünkü babam bana bakıyordu.

Sonra herkes koltuklara oturdu ve babam bana göz işaretiyle mutfağa git anlamında işaret yaptı. Sanırım kahve yapmamı istiyordu.

Bende mutfağa gittim, kahve yaptım. Çok güzel bir kahve yaptım ama tabii ki de herkesin ki sade ve güzel yaptım fakat o yüzüme cicegi fırlatan piçin ise kahvenin icine sıctım yani tuz, karabiber falan ne bulduysam attım icine. Sonra yanlıs yaptığımı düsündüm. Ve "Amaan banane gebersin." dedim.

İşim bittikten sonra tepsiye koyup, onlara servis ettim. Piçe kahvesini verirken gülümsedim. Piç bana baktı ve ardından kahveye baktı. Onun son günü olacaktı hehehhehe. Ve kahveyi içti bir yudum alır almaz öksürdü. "İç iç." dedim. Bana öyle bir baktı ki sanki beni öldürecek gibiydi.

Aynen aynen beni öldürürdü o. Fakat bir yandan bakılınca gercekten öldürecek gibiydi. Hemen fincanları götürdüm mutfağa. Sonra annemin yanına oturdum. Ordaki bir adam "Allah'ın emri peygamberimizin kavliyle kızınız Mona'yı oğlumuz Gökhan'a istiyoruz." dedi. Hmm adı Gökhan'mış piçin.

Sonra babam ve Gökhan adlı piçin babası, biz konuşalım, anlaşalım diye bir odaya koyup kapıyı kilitledi. Gökhan piçi üzerime gelmeye başladı. Bende koltuğun üzerine çıkıp, yastığı da alıp "Gelme üzerime katil !" diye bağırdım. Annemler duymadı çünkü konuşuyorlardı piçin ailesi ile.

Sonra yastığı ona fırlattım. Gökhan piçi "O kahvenin içine ne kattın ?" dedi. Ben de göz devirerek "Sanane" dedim. Eee sonucta bu isteme değil mi ? Tabii ki katıcam ona ne? Gökhan piçi "Sadece ne kattın dedim. Çünkü çok çirkindi." dedi. Yavaşca "Heheheh" dedim. Bana bakıp, sustu. Bende refleks olarak yutkundum.

Gökhan piçi bir anda bana doğru gelmeye basladı. Ve bir anda kapı kilidi sesleri geliyordu. Gökhan piçi ile ben kapıya doğru baktık. Nora kapıyı açtı. "Gökhan Abi, ailen eve gideceklerini söyledi." Ay nereden abisi oluyormus Nora'nın. Sen onu külahıma anlat. Gökhan piçi "Tamam beklesinler geliyorum." dedi Nora da odadan cıktı.

Şuana kadar sevindiğim tek şey Gökhan piçin ve ailesinin, evimizden gidişi çok mutlu etti beni. Ama şöyle bir derdim vardı. Yarın hemen evlenecektik. Bu yüzden babamla konuştum. Evlenemeyeceğimi, benim daha çocuk olduğumu söyledim. Babam da şöyle cevap verdi : "Evlenmek zorundasın. Ayrıca 18 yaşında değilsin bu yüzden büyüksün yani bir gençsin. Evlenip bana torun getireceksin! Bu hem bir sorumluluk hem de bir emir anlatabildim mi?!"

Haklıydı ben bir gençtim çocuk değil ama bu evlenebileceğim anlamına gelmiyor tabii ki. Sinirlendim ama bir şey yapamadım sonuçta ne olursa olsun o benim babamdı. Hemen odama çıkıp, yatağımda ağlamaya başladım. Bir kaç dakika sonra odamın kapısı tıklandı. İçeri annem girdi, beni teselli etmeye çalıştı.

Annem teselli ederken "En kötü ihtimal evleneceksin. Çocuk yapmana gerek yok zaten, evlensende yeter benim canım kızım sana hep destek verdim, destek vericeğim de. " diye bir anlamlı cümle kurdu. Bu söz benim için az da olsa ağlamamı yavaşlatmıştı. Sonra anneme sarıldım.

Sarıldıktan 5 saniye sonra Nora odaya girdi. "Aa bensiz mi sarılıyorsunuz ? Çok ayıp. " diyip üçümüz birbirimize sarıldık. Biraz sohbet ettik. Çocukluk anılarımızdan bahsettik. Sonra ise Nora odasına gidip uyuyacağını söyledi. Annemle ben biraz daha sohbet ettik. 10 dakika sonra annemde odasına gidip uyuyacağını söyledi.

Bende odamda uyudum. Sabah olduğunda babam odamın kapısını tıklamadan içeri girdi. Bıktım hep babamın odamın kapısını tıklamadan içeri girmesini. Sonuçta cinsiyetlerimiz farklı.

Neyse buna pek aldırış etmedim çünkü babam bunu hep yapıyordu. Sonra elinde bir poşet olduğunu gördüm. "Elindeki poşetin içinde ne var baba ?" dedim. Babam ise "Gelinlik, al hemen giy, saçını yap kısacası kendini hazırla. Hemen !" diye cevap verdi. Sonra odadan çıktı.

Evlenmek istemiyordum. Zaten bu düğünü yapmamam imkansızdı. 2 ihtimal vardı. Ya evlenecekim ya da kaçacaktım. Kaçarsam arkadaşlarımın evine giderdim. Babam da bunu hemen bilirdi.

Arkadaslar çok fazla yazdım, bu bölüm bu kadar olsun. 840 kelime yazdım cüs.

Bölüm sonu

1 yorum