İçeriğe geç

Mafya bxb

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Mafya bxb

Bölüm 4

Şatoların ağzını açık bırakacak kadar ihtişama sahip olan o evin bahçeye açılan kapısının önündeydim şimdi. Bahçede kocaman çimenlik bir alan ve ortasında yüzme havuzu vardı. O havuzda yüzmek vardı şimdi; mermerin rengini pembe yaptırdıkları için suda pembe gözüküyordu, ciddi ciddi asırı iyiydi.

Birinin bakışlarını üstümde hissettiğimde bakışlarımı karşıya doğru diktim. Miraç bana doğru hafifçe sırıtarak bakıyordu. Onları dikizlediğimi fark etmişti sanırım ama ben umursamadan onlara bakmaya devam ettim. Evinde bir iş toplantısı düzenliyordu ve misafirleri japondu. Animeler sayesinde arada bir anladığım kelimelerle onları dinliyordum.

"arigato Miraçku-san, arigatō, watashitachiha saizen o tsukushimasu" tesekkürler miraç bey elimizden geleni yapacağız.. dediler lan sanırım. Çekiklerin dediklerine karşın miraç sadece başını salladı, yanındaki asistanına bir işaret yaptı ve bu sefer hiç anlamadığım kelimelerle konuşmaya devam ettiler. Miraç japoncayı baya akıcı konusuyor, acaba favori animesi ne diye düşünürken arkamdan ahmetin kahve bardaklarıyla geldiğini gördüm. O da beni görünce kısık bir sesle "ibo ibo koş boşları toplamaya git hemen. Ben yeni kahve götüreceğim onlara" dedi. Aslında hiç yanlarına gitmek istemiyordum. O domuza benzeyen yağ tulumları korkutucu gözüküyorlardı. Olumsuzca ahmete doğru başımı salladım.

"Lan anani siktirtme bana şimdi bişeyi de yap bi hayır deme ya uff hadi yürü. Her işe yetişmeye çalışıyom burda zaten hadi hadi yürü" dedi. İçimde kötü bir his var diyemedim ben de. Hep 6. Hissimin kuvvetli olduğunu düşünürdüm ve şimdi 6.hissim bana kötü şeylerin olacağını hissettiriyordu. Mecbur ahmetin arkasından gittim.

"nante kisekida, son'na koto ga okori erudarou ka?" Japonlardan en tombul olanı bunları söylerken herkesin bakışları bize döndü.

Ahmet kahveleri masaya dizerken ben de hemen masaya doğru eğilip boşları toplamaya başladım. Alttan alttan miraçla göz göze geliyorduk ve bu herifin alttan profili nasıl bu kadar yakışıklı olabiliyordu aklım almıyordu. Azıcık sakalları çıkmış, çok çalışmaktan olsa gerek hafif göz altları morarmış ve o bunları kapatıcıyla kapatmaya çalışmıştı. tanrım.. burun delikleri çok seksi gözüküyordu. Japonlardan biri konuşmaya başladığında ben işimi bitirmiş ve doğrulmuştum ki Miraç karşısındaki adama kaşları çatık bir şekilde bakmaya başladı. Adam ne dediyse artık sinirlenmişe benziyordu.

O sırada miraçın tam dibine oturmuş hatta ve hatta neredeyse miraçın kucağına çıkmış olan asistanla göz göze geldik. Bana kötü kötü bakıyordu ve ben nedenini anlayamamıştım. Onu boşverip miraça doğru

"Bir isteğin var mı?" Diye sordum. Sesime karşın japonlardan birkaçı gülüşmeye başladı. Şaşkınca onlara doğru döndüm. Niye gülüyorlardı bunlar şimdi. İçlerinden biri elini kaldırıp bacağıma hafifçe temas ettirdi ve okşamaya başladı. Ben hızlıca bacağımı çekerken miraçın da ayaklandığını hissettim. Kocaman heybetiyle keskin bir şekilde japonlara bir şeyler demeye başladı. Japonlarda ayaklanırken etraf gittikçe gerilmeye başlamıştı ve ben gitsem mi gitmesem mi emin olamamıştım. Hafiften de midem bulanmaya başlamıştı.

Japonlar açıklama yapar gibi konuşurlarken ahmet kolumu tutup "ibrahim, sen içeri geç istersen. Ben ilgilenirim." Dedi. Sesi fısıltılı çıkmıştı ama asistanın bakışları bize dönmüştü. Ben de fısıltılı konuşmaya gayret ederek

"Giderim de ne olduğunu tam anlayabildin mi sen?" Sesim titrek çıkmıştı.

"Oğlum..japonca ne arasın bende." demisti ahmet de

.

.

.

.

öğlenki olayın etkisi kendini yeni yeni gostermeye basliyordu sanki. o an şoktan da tepki verememis olabilirdim ama simdi arada dokunduklari bacagim titriyor, durduk yere kasiliyor ve yikanma ihtiyaci hissediyordu.

birkac kere yikamaya gitsemde hala gecmemisti. suan morardigina emindim. morardigini düsününce de bir yilan gibi benim hakkimdaki kirli dusunceleri zihnimde sürünüyor, bütün vücuduma bir titreme geliyordu ya bacagima bakmak istemiyordum.

Neyse tek dusunmem gereken şuan odamdaydım ve güvendeydim.. güvendeydim... güvendeydim değil mi?

miraç bana niye zarar verilmesini istemezdi?

bana para ödediği icin mi?

ne kadara verildigimi ve ailemin şuan ne durumda oldugunu bilmiyordum. asil sorun ise beni niye satin almisti?

babam mı onu bulup teklif etmisti?

yine dusuncelerimin beni bogmaya basladigini hissetmeye baslamistim ki kapım hiç calinmadan acildi.

"ibrahim miraç bey seni odasina cagiriyor. hemen gelmeni istedi." hep bana soğuk davranan ayselin odama gelmesi beni sasirtmisti ve cat kapi iceri girmesi beni sinirlendirmisti. bunu sesime yansitmamaya calisarak sadece "tamam." dedim ama hareketlenmemis yatagimda oylece oturuyordum.

"hadisene ibrahim."

kendimdeki gucu zar zor bularak "geliyorum." dedim ve yatagimdan kalktim.

beraber bana labirentten farksiz gelen koridorlardan ilerlemeye basladik. aysel yuzume hic bakmiyordu her zamanki gibi. pek umrumda da olmadi gerci.

sonunda ihtisamli bir odanin onune geldigimizde aysel kapiyi tiklatti. icerden gir komutu gelince de işte Miraçın tam karşısındaydım...

evet bir bölümün daha sonuna geldik kardeslerim.

diger bolum ibonun gotu sikilebilir😇(saka saka ama yanlis anlamayin tecavuz sahnesi yazamam oyle) ama yine de token biriktirmeye baslayabilirsiniz buyuk ihtimal kilitlemem ama siz yine de hazirlikli olun derimmm ne olacagi belli olmass

Bölüm sonu

3 yorum