İçeriğe geç

Madness

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Madness

Bölüm 2

2.

Jungkook'un rüyası;

Jungkook evindeydi. Akşam yemeğini lokanta da yemiş, tıka basa doymuştu. Lokantadan çıktı ve kafeye gitti. Oradan da kahve sipariş etmişti, sigarasını da yakmıştı. Sigarası püfür püfür yanıyordu. Beyninde binlerce düşünce vardı. Ama bunu kendisi de bilmiyordu. Kafeden çıktı. Eve giderken bir sigara daha yakmıştı. Eve gelmiş, televizyonun karşısına geçmişti

Televizyonun karşısında derin bir uykuya bıraktı kendini.

Sabah kalktı, televizyonu kapattı. Esnedi, elini yüzünü yıkadı. Keyfi yerinde miydi, o da bilmiyordu. Ama kötü şeyler hissediyordu.

Mutfağa gitti, mutfağa girdiği an annesinin silüetini görmüştü. Evet, Jungkook'un inandığı garip şeylerden birisi; Annesinin ruhunun bu eve hapsedildiğiydi. Çünkü sürekli olarak Mutfağa gitti, mutfağa girdiği an annesinin silüetini görmüştü. Evet, Jungkook'un inandığı garip şeylerden birisi; Annesinin ruhunun bu eve hapsedildiğiydi. Çünkü sürekli garip bir şekilde onun silüetini görüyordu. Etrafına bakındı, bu duruma alışmıştı.

Yemek yedi, yediği tosttu. Ve o yediği tostla öldü. Evet, o öldü...

--

Onun rüyasında ölmesi uyanması anlamına geliyordu. Evet, kalkmış avaz avaz bağırıyordu. Hırçın ve sertti. Gözleri kıpkırmızı olmuştu.

"Kim beni öldürdü!"

"Duymuyor musunuz?!"

"O tosta ne koydunuz!?"

"Sizde ölün acımasızlar!.."

Oysa kendi yapmıştı o hayalindeki tostu..

"Hepiniz hayvansınız!"

"Düşüncesizler!"

Orda dikilen görevi bu sesle beraber irkilmiş ve senin Jungkook'tan geldiğini anlayarak, hemen Jimin'i aramıştı. Jungkook'sa demirlere vuruyor, çığlık atıyor ve demirlere tekmeler savuruyordu.

Jimin telefonu açmıştı. Konuşuyorlardı.

"Jimin iki gözünü seveyim, nolur gel."

"Neler oluyor? Beni neden gecenin körü aradın?"

"Jungkook... Yine bağırmaya başladı. Susmuyor ve demirlere vuruyor. Herkes uyandı. Nolur gel.."

"Tamam, bekle hemen geliyorum."

Jimin telefonu kapattığı an koşa koşa çıkmıştı odasından. Hızla en alt kata iniyordu. -2 kata geldiği an herkesin çığlık çığlığa olduğunu duydu. Herkes bağırıyordu. Düşünen yoktu...

Çünkü hiç birinde beyin yoktu...

Hepsi hastaydı, hepsi deliydi...

"Herkes sessiz olsun. Bağırmayı derhal kesin!"

Jimin'in bağırışları sadece araya karışıyordu. "Jungkook." Jungkook Jimin'i gördüğü an gülümsedi ve herkes sustu. Jimin Jungkook'a yaklaştı ve mırıldandı. "Jungkook, yine neler oluyor? Neden bağırıyorsun?" Jungkook yeniden bağırmaya başlayacaktı. Jimin işaret parmağıyla dudağına bastırdı. Demir parmaklıklar arasından.

"Bağırma, sessizce fısıldayarak anlat. Beyler, bayanlar sizlerde yatın!"

Herkes bir kenara kıvrılmıştı. Kendi içlerine kapanmışlardı ama hala bakanlarda vardı. "Evet, dinliyorum Jungkook anlat bakalım." Dedi hapis demirlerinin dışından. Jungkook fısıldayarak anlattı ne varsa;

"Ben bir rüya gördüm. Rüyamda,kalktım ve kendime tost hazırladım. Ben tostu yedim sonra. Ve öldüm.. ve merak ediyorum. Bunu kim yaptı?.." Jimin şok içinde Jungkook 'a bakıyordu.

Jungkook resmen kendi kendini öldürmüştü ve bunu kabullenmek istemiyordu.

Hemde konuda tosttu. Travması olabilir miydi? Tabii o doktor olmadığı için bunları bilemezdi, ama o da az bir şey biliyordu.

"Tamam, bunu sabah konuşalım olur mu?"

"Olmaz! Ben konuları-"

"Tamam Jungkook. Ne olur bağırma. Sessiz ol."

Jimin'in yüzünden bıkkınlık ve bitmişlik okunuyordu. Jungkook aynı küçük erkek çocuğu gibiydi. "Gidiyor musun..?" Diye mırıldandı Jungkook.

"Yatacağım! Uykum var!"

Jungkook yine ruh değişim haline giriyordu. Hem ağlıyor, hem gülüyor, hemde öfkeleniyordu. "Defol git! Senin gibi sahtelere kalmadım! İnan bana ben daha gerçeğim senden!" Jimin yavaş yavaş uzadı, olay yerinden.

Jungkook ve Jimin arkadaş değiller miydi artık?

Jimin küsmüş müydü?

Artık onun sesi hiç mi susmayacaktı?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.