İçeriğe geç

Luce -Jenlisa-

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Luce -Jenlisa-

Bölüm 6

Kartların Yer Değiştirmesi

Bu bölüm Lisa'nın bakış açısından.

Dün geceki sağanak yağmurdan sonra okulun bahçesi pırıl pırıl bir sonbahar güneşiyle aydınlanmıştı ama benim içimdeki fırtına dinmek bilmiyordu. Yağmurun altında, ellerim onun ıslak yanağındayken Jennie’nin gözlerinde gördüğüm o teslimiyet zihnimi esir almıştı. O soğuk prenses zırhının arkasındaki kırılgan kızı hissetmiştim. Ama bugün... Bugün o büyü darmadağın olmak üzereydi.

Koridorun büyük camından bahçeyi izlerken çenemin sıkışmasına engel olamadım.

Jennie, mermer masalardan birinde oturmuş kahvesini yudumluyordu. Ama yalnız değildi. Yanındaki Taehyung, elindeki tabletten bir şeyler göstererek Jennie’ye doğru eğilmişti. Aralarındaki mesafe o kadar azdı ki, Taehyung’un eli neredeyse doğal bir rahatlıkla Jennie’nin sandalyesinin arkalığına uzanmıştı. Jennie ise onun söylediği bir şeye neşeyle kahkaha atıyordu.

Göğsümün tam ortasına oturan o sert, yakıcı baskıyla nefesim kesildi. Hayatım boyunca hiçbir şeyi veya hiç kimseyi kıskanmak zorunda kalmamıştım. Ama dünün hemen ardından, benim dokunmaya kıyamadığım kızın bir başkasına bu kadar yakın durması içimdeki tüm kontrol mekanizmasını darmadağın etti.

Hiç düşünmeden adımlarımı bahçeye yönlendirdim. Arkamdan Jungkook’un bıyık altından güldüğünü hissedebiliyordum ama umrumda değildi. Bütün o umursamaz, havalı Lalisa Manoban maskesi şu an yerle bir olmuştu.

Masanın başına geldiğimde gölgem ikisinin de üzerine düştü.

"Günün bu saatinde bu kadar neşeli olmanızı neye borçluyuz?" dedim. Sesimdeki o rahat tonu korumaya çalışsam da aradaki tehlikeli sertliği gizleyememiştim.

Taehyung kafasını kaldırıp bana baktı, yüzünde sinir bozucu bir rahatlık vardı. "Ailesel konular Manoban. Jennie ile çocukluğumuzdan beri gelen ortaklıklarımız var, bilirsin."

Çocuklukmuş. Gözlerimi Taehyung’dan ayırıp doğrudan Jennie’ye kilitledim. "Çocukluk hatıraları güzeldir." dedim, sesimdeki kıskançlık ateşini gizleme gereği duymadan. "Ama geçmişte kalan şeylere fazla tutunmamak gerekir."

Jennie kahve bardağını masaya yavaşça bıraktı. Yüzüne o gıcık ama bir o kadar da büyüleyici mesafeli tebessümünü yerleştirdi. Beni kışkırtmaktan, kıskandığını görmekten keyif aldığı her halinden belliydi. "Belki de bazı şeyler geçmişte kalmayacak kadar değerlidir, Lisa," dedi gözlerimin içine bakarak. "Her yeni gelen şey eskiyi unutturamaz."

İçimdeki yangın daha da büyüdü. Hafifçe gülümsedim, masaya doğru eğilip yüzümü onun yüzüne yaklaştırdım. Sadece onun duyabileceği kadar kısık ve tehlikeli bir fısıltıyla konuştum:

"Dün gece yağmurun altında kulağıma fısıldadıkların hiç de öyle söylemiyordu, Kim. Oyun oynamak istiyorsan oyna... Ama bu oyunu kazanmana izin vermeyeceğim."

Arkamı dönüp sert adımlarla uzaklaşırken, onun arkamdan zafer kazanmışçasına gülümsediğini biliyordum. Beni kendi silahımla vurmuştu ama bu hamlesi sadece aramızdaki ateşi daha da körüklemekten başka bir işe yaramayacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.