İçeriğe geç

Luce -Jenlisa-

Bölüm 20 · 3 dk okuma

Luce -Jenlisa-

Bölüm 20

Final

5 yıl sonra...

Aynadaki yansımama bakarken göğsümün ortasında kuş çırpınışını andıran o heyecanı bastırmakta zorlanıyordum. Üzerimdeki ipek duvaklı, omuzları açıkta bırakan uzun beyaz gelinlik, yıllardır içimde sakladığım tüm o katı ve mesafeli tavırları tek bir dokunuşla silip atmıştı. Bugün, Kim Holdings varisi Jennie olarak değil; sadece sevdiği kadına ömrünü adamaya hazır olan Jennie olarak buradaydım.

Kulisteki devasa aynanın kenarından bakarken kapı aniden açıldı. İçeriye kucağındaki devasa çiçek buketiyle Jisoo ve hemen arkasından gülümseyerek Rosé girdi.

"İnanamıyorum Jennie, gerçekten melek gibi olmuşsunn." dedi Rosé, gözleri dolarak bana doğru adımlarken.

Jisoo Buketi masaya bırakıp iki elimi birden tuttu. "Bütün o okul kavgalarını, balo krizlerini ve bar kavgalarını düşündükçe... Sizin bu noktaya geleceğinize her zaman inanıyordum. Çok mutlu olacaksın."

Hemen arkalarından Jungkook ve Taehyung el ele içeri girdiler. İkisi de şık takımları içinde harika görünüyordu. Yıllar önceki o çocukça kıskançlıklarını geride bırakmış, birbirlerinin en büyük desteği olmuşlardı.

"Gelin hanım, dışarıda birisi heyecandan bayılmak üzere." dedi Jungkook takılarak. "Lisa koridorda bir ileri bir geri yürümekten halıyı aşındırdı."

Taehyung gülerek onu onayladı. "Kesinlikle doğru. Yüzü heyecandan bembeyaz oldu, seni görmek için sabırsızlanıyor."

Onların bu neşeli hallerini izlerken içimi kaplayan huzur tarifsizdi. Fırtınalı lise yıllarımızda parçalanmanın eşiğine gelen grubumuz, geçen beş yılda birbirine daha da kenetlenmişti.

Arkadaşlarım beni yalnız bırakıp salona geçtiğinde, odanın kapısı yavaşça tekrar aralandı.

Gelen Lisa’ydı.

Üzerindeki beyaz kadın takım elbisesi, geriye taranmış saçları ve kahverengi gözlerindeki o katıksız hayranlıkla kapının eşiğinde kalakaldı. Beni gördüğü an ne yapacağını bilemeyerek duraksadı. Yüzüne yayılan o çocuksu, büyüleyici gülümseme içimi ısıttı.

"Jennie..." dedi, sesi heyecandan kısılarak. Adımlarını yavaşça bana doğru attı. "Sen... Sen bir rüya gibisin."

Yürüyüp karşısında durdum. Elimi kaldırıp takımının yakasını düzelttim. "Sen de harika görünüyorsun Manoban. Heyecandan bayılmadın, değil mi?"

Lisa belimden tutup beni kendine doğru çekti. "Seni bu gelinliğin içinde gördükten sonra artık hiçbir şeyden korkmam. Sen benim başıma gelen en güzel şeysin."

Eğilip dudaklarıma küçük, yumuşak bir öpücük kondurdu. Rujumun bozulmaması için kendini zor tuttuğunu biliyordum. Hande el ele tutuşup gelin odasından çıktık.

Düğünümüz, Seul’ün deniz kenarındaki yeşilliklerle dolu geniş bir bahçesinde gerçekleşiyordu. Güneş batmak üzereydi; gökyüzü turuncu, pembe ve mor tonlarına bürünmüştü. Bahçedeki ahşap yürüyüş yoluna adım attığımız an canlı Orkestradan yumuşak bir melodi yükseldi.

Tüm konuklar ayağa kalkmıştı. En ön sırada ailelerimiz, yanlarında ise alkışlayan arkadaş grubumuz duruyordu. Seulgi ve Irene bile yan yana durmuş, bize tebessümle bakıyorlardı. Yıllar önceki tüm o ticari çekişmeler, ailelerin intikam planları ve kirli oyunlar, aşkımızın karşısında eriyip gitmişti.

Nikah kürsüsüne ulaştığımızda Lisa ellerimi bir an bile bırakmadı.

Nikah memuru o klasik soruyu sorduğunda, ikimizin de sesi bahçede kararlılıkla çınladı.

"Evett!"

Yüzükler parmaklarımıza takıldığında ve nikah memuru evliliğimizi ilan ettiğinde, gökyüzüne binlerce beyaz balon fırlatıldı. Alkışlar ve sevinç çığlıkları bahçeyi doldururken Lisa iki eliyle yüzümü kavradı.

Dudakları dudaklarımla buluştuğunda, zaman tamamen durdu. Bu öpücük sadece bir nikahın tamamlanması değildi, fırtınalardan geçip birbirine sığınan iki ruhun son ve sonsuz sözleşmesiydi.

Gece boyunca arkadaşlarımızla dans ettik, güldük ve eski günleri yad ettik. Yıldızların altında, Lisa’nın kollarında dans ederken başımı onun göğsüne yasladım. Kalbinin o tanıdık, güven veren ritmini dinledim.

"Seni sonsuza kadar seveceğim Jennie Manoban." diye fısıldadı kulağıma doğru.

Gözlerimi kapatıp sarılışımı sıkılaştırdım. "Seni sonsuza kadar seveceğim Lalisa Manoban."

Karanlık gecenin ortasında, yıldızların ve sevdiklerimizin şahitliğinde başlayan bu yeni hayatımızda, artık hiçbir korkuya yer yoktu..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.