İçeriğe geç

Love ~ ChaeLisa

Bölüm 2 · 6 dk okuma

Love ~ ChaeLisa

Bölüm 2

2

Kızlar Lisa'yı gördüklerinde beni bıraktılar ve koşar adım lavabodan çıktılar.

Beni bırakmalarıyla birlikte yere çökmüştüm. Lisa yavaşça yanıma yaklaştı. Kafamı eliyle kaldırarak yüzümü inceledi.

"Sana cezanı çekeceksin demiştim Chaeyoung" diyerek beni kaldırdı. Son gücümle "Bırak beni pislik" demiştim ama pek umursamıyordu.

Tuvaletten bu şekilde çıktığımızda tüm gözler üzerimizdeydi. Lisa bakanlara öldürücü bir bakış attığında herkes geri işine döndü.

Yavaş adımlarla ilerleyebiliyordum. Karnım öyle kötüydü ki dayanamayıp yere yığılacakken Lisa beni tuttu.

Yavaşlığıma dayanamayıp beni sırtına alarak ilerlemeye devam etti. "Hem bana bunu yapıp neden bana yardım ediyorsun?" Diye sormadan edemedim.

"Çok konuşuyorsun," diyip bozuntuya vermeden yürümeye devam etti.

En sonunda revire geldiğimizde beni yatağa bırakarak revirin en kuytu köşesindeki sandalyeye oturarak gözlerini yere dikti.

Hemşire yaralarımı oksijenli su ile temizledikten sonra karnıma baktı. Karnımın çok kötü olduğunu ve durumumu ona zorla da olsa anlatmıştım.

Lisa ise orada oturmuş sadece bizi dinliyordu. Karnımla ilgili olanları hemşireye anlattığımda Lisa'nın kaşlarını çatıp elini yumruk yaptığını görmüştüm.

En sonunda revirden çıktığımızda Lisa'dan fısıldar bir şekilde bir ses duydum ama ne dediğini anlamadığım için "efendim? Bana mı dedin?" Diye sordum.

"Tamam seni ben dövdürmüş olabilirim, ama bu kadar dövmelerini istememiştim sadece 1-2 burnunu falan kanatıp bırakıcaklardı" diye üzgün olduğunu belli etmemeye çalışır bir ses tonunda konuştu.

Bir cevap vermediğimi görünce konuşmaya devam etti "ama bunun hesabını onlara ödeticem" diyerek sinirle uzaklaştı.

Jisoo ve Jennie hemen yanıma gelerek nasıl olduğumu nasıl böyle bir şey olduğunu sorup durmuşlardı. Bir şeyler yemem gerektiğini söyleyince bir şey daha söylememe gerek kalmadan beni kantine sürüklediler.

Kantinde bir masaya oturup olanları anlattığımda dehşete düşmüş gibi bana bakıyorlardı. En sonunda Jisoo "Asla dövüşebileceğini düşünmemiştim" dediğinde Jennie'de ona katıldı.

"Ama Lisa nasıl seni hem dövdürüp hem de sana nasıl yardım etti hiç anlayamıyorum" dediğinde "ben de" diyerek cevap verdim.

"Karnın çok mu kötü?" Diye sordu Jisoo. "Ehh bir şeyler yiyince çok daha iyi oldu, yanımda olduğunuz için teşekkür ederim" diye gülümsedim.

İkiside bir ağızla "her zaman" dediğinde gülmeden edemedim. Onlarda gülmeye başladı.

Karnımın durumundan dolayı derse giremeyeceğimi her an kötü olabileceğini söylediğimde onlar da derse girmemek için ısrar etmişti ama derste geri kalmamalarını istediğim için izin vermemiştim.

Kantinde otururken yanıma bir çocuk geldi. "Selam oturabilir miyim?" Diye sordu tatlı tatlı "Tabii" diyerek gülümsedim. Oturuken konuştu "Olanları duydum tüm okul bunu konuşuyor nasılsın?"

"Olaylar okula ne kadar çabuk yayılıyor" diyerek hafif gülümsedim. "Evet" diyerek cevap verdi. "Bu arada ben Jimin" diyerek kendini tanıttı. "Ben de Chaeyoung memnun oldum" "ben de" diyerek cevap verdi.

Bir süre sonra "benim artık gitmem gerek" diyerek veda edip uzaklaştı.

Ben de uykum olduğu için uyumaya karar vermiştim.kafamı masaya yaslayarak uykuya daldım.

Zilin çalması ile irkilerek sıçradım. Hemen kendimi toparlayarak ayağa kalktım. Artık sonunda yemek yiyebilecektim.

Yemekhaneye sonunda gidebildiğimde herkes yemeğini almıştı. Ben de yemeğimi alıp boş bir sıra aramaya koyuldum. Jennie ve Jisoo'nun el salladığını görünce oraya yöneldim.

Ama oraya yönelmeye çalıştığım sırada birinin bana çarpmasıyla tüm yemek üstüme dökülmüştü. Kafamı kaldırıp kimin çarptığına baktığımda beni döven kızlardan biri olduğunu anladım ve bunu bilerek yapmış olduğuna emindim.

Yemeğin sıcaklığı ile yanmış bir şekilde kıza bakıyordum. Jennie hemen yanıma gelerek kıza bağırmaya başladı. "Nayeon yeter artık!" İsminin Nayeon olduğunu öğrendiğim kız yapmacık bir ses ile "ayy görmemişim özür dilerim" diyerek gülmeye başladı. Jisoo'da çok geçmeden yanıma geldi. Elimden tutarak beni kızların soyunma odasına götürdü. Elime birkaç kıyafet verip beni odanın birine kapattı.

Kıyafetleri giydiğimde kendime bakmadan odadan çıktım. Ben çıkar çıkmaz bana sarıldığında kendimi daha fazla tutamayarak ağlamaya başladım. "Daha 2. Günüm" dediğimde devamını getiremedim. Jisoo ise beni teselli ediyordu.

Ağlamam sona erince yüzümü sildim "teşekkür ederim herşey için" diyerek ondan ayrıldım. "Hadi gidelim bir şeyler yemen lazım" diyerek elimden tutup beni yemekhaneye sürüklemesine izin verdim.

Yemekhaneye geldiğimde herşey sona ermiş gibi görünüyordu. Jisoo bana tekrar yemek alarak masalarına götürdü.

Zorla yemeğimi yemeye çalışıyordum ama hiç yemek istemiyordum. Jisoo'nun verdiği normal t-shirtler bile büyük geliyordu.

Yemeğimi zorla da olsa bitirdikten sonra hava almak için beraber dışarı çıktık. Jisoo ablammış gibi benimle ilgileniyordu. Sürekli bana nasıl olduğumu sormuş, hatta yemekhanede yiyemediğim yiyecekleri bana zorla kendisi yedirtmişti.

Jennie'de ondan eksik değildi ikisini de çok sevmiştim şimdiden.

En sonunda zorla da olsa okul bitmişti. Babam arabayla okulun kapısında bekliyordu. Kızlara veda ederek arabaya ilerledim. Arabaya bindiğimde babam üstümdekileri işaret ederek soru sorar bir bakış attı. "yemekhanede bir kız bana çarptı da üstüme sıcak yemek döküldü arkadaşım da yedek kıyafetlerinden birini verdi" diyerek cevap verdim. Başıyla onaylayarak yola koyuldu.

Eve gittiğimizde kendimi direkt banyoya attım. Duştan çıkıp pijamalarımı giydim. Kendimi yatağa atar atmaz uykuya daldım.

Annemin sesi ile uyandım. "Kızım iyi misin?" Diye sordu. "Evet anne sadece biraz yorgunum şimdi de uyuyakalmışım iyiyim yani" diyerek uykulu bir şekilde cevap verdim. "Aşağıda yemek hazır hadi gel birşeyler ye sonra geri uyursun" mecburen başımla onaylayarak kalktım ve aşağı annemle indim.

Yemeğimi hemen yiyerek geri odama çıktım ve kendimi yatağa bırakarak uykuya daldım.

Sabah çok geç kalkmıştım. Jisoo'nun verdiği kıyafeti hemen kurutucudan çıkardım ve düzgünce katlayarak çantama koydum. Formamı giyerek hemen aşağı kata inip kahvaltımı yemeye başladım.

Kahvaltım bitince babamla arabaya binerek okula gittik.

Okula geldiğimizde babama veda ederek okula girdim. Hızlıca sınıfıma doğru yürümeye başladım. Geç kalmadığım için şanslıydım.

Sınıfa girdiğimde herkes birbiri ile sohbet ediyordu. Sırama ilerliyordum ki sırama oturan kişiyi farkettim. Hızlıca sırama ilerledim.

"Lisa?" Dediğimde beni duymazdan geldiğinde sinirim bozulmuştu. "Neden benim sıramdasın? Lütfen kalkar mısın?" Dediğimde bana baktı. "Senin sıran mı?" Dediğinde "Evet" diyerek cevap verdim. "Tapun nerede göremiyorum da" dediğinde daha da sinirlenmeme rağmen kendimi sakin tutmaya çalışarak konuştum "Ne yapmaya çalışıyorsun?" Dediğimde cevabı gecikmedi.

"İstediğim yere oturamaz mıyım? Ne kadar da sorun ettin otur işte" dediğinde başka sıralarda yer olup olmadığına baktım ama hiç biryerde boş yer yoktu.

Somurtarak Lisa'ya döndüm ve sıraya oturdum. Oflayarak çantamdan ders kitaplarımı çıkardım. Lisa ise pek umursuyor gibi değildi. Ne zaman birşeyi umursadı ki?

Lisa'yı düşünmeyi kes beynim sen bana aitsin ve ben ne istersem onu yaparsın tamam mı? Şimdi sana emrediyorum başka birşey düşün!

Ama yanımda Lisa varken bu pek mümkün olmuyordu. Sinirle kafamı sırama gömdüm.

Utançtan rengen renge giriyordum. "Neden utanıyorum ki?!" Diyerek fısıldayarak kendi kendime konuştum.

Ders boyunca ders dışında herşeyi düşünmüştüm. Hemen sıradan kalkarak Jennie ve Jisoo'nun yanına gittim.

Beraber bahçeye çıkma kararı almıştık. Bahçede bir süre konuştuktan sonra onları biraz yalnız bırakmak için yanlarından ayrıldım. Geldiğimden beri onları bir türlü yalnız bırakmamıştım.

Bahçenin arka tarafında gezmeye başladığımda bir kalabalık farkettim. Oraya doğru ilerleyince sesler yükseliyordu.

Kalabalığın arasından sıyrılarak öne çıktığımda ilk gördüğüm şey kan içerisinde olan Nayeon oldu.

Yanındaki onu bu hâle getiren kişi ise Lisa'dan başkası değildi. Lisa'da Nayeon kadar olmasa da yaralı görünüyordu.

Herkes heyecanla onları izliyordu. Lisa "Seni uyarmıştım Nayeon!" Diye bağırarak Nayeon'a bir tekme savurdu ve tekmesiyle Nayeon yere düştü.

Lisa'nın gözü öfkeden başka birşey görmüyordu. En sonunda dayanamayıp Lisa'nın yanına giderek Lisa'yı kolundan tuttum.

Herkes bana küfürler etmeye başladığında onları umursamadım. Lisa'yı tuttuğumda Nayeon çoktan ayaklanmıştı.

Yumruğunu Lisa'nın yüzüne geçirecekken Nayeon'un bileğini tuttum. Ardından bileğini çevirerek acıdan yere kapaklanmasını sağladım.

Lisa'yı kolundan tutup zorla çekiştirerek de olsa kalabalıktan ayırdım. "Ne yapmaya çalışıyorsun Lisa?" Dediğimde cevap vermedi. Cevap vermeyince konuşmayı sürdürdüm. "Ya öğretmenler görseydi? Okuldan atılabilirdin." Dediğimde omuz silkti ve kanayan burnunu tuttu. "Umrumda değil"

Okula girerken herkes bize bakıyordu. Ben de Lisa'nın kolundan tutarak onu revire götürüyordum.

Revire geldiğimizde hemşire Lisa ile ilgilenecekti ki Lisa "Arka bahçede benden daha kötü durumda biri var Bayan Min bence oraya gitmeniz daha doğru olur" dediğinde Bayan Min bana döndü "Sen arkadaşına yardım edebilirsin değil mi?" Dediğinde başımı saklamakla yetindim.

Bayan Min ilk yardım kutusunu alarak hızlı adımlarla revirden ayrıldı. Ben de bir pamuk ve oksijenli su alarak Lisa'ya yaklaştım.

Pamuğu alnındaki yaraya bastırdım. Ama bacakları birleşikken pek düzgün yapamıyordum.

Lisa'da bunu farkederek bacaklarını ayırarak beni kendine yaklaştırdı. "Bayan Min ilk başta seninle ilgilenip s

onra arka bahçeye gidebilirdi." Diyerek yaralarını temizlemeye devam ettim. "Belki de ben senin ilgilenmeni istiyorumdur"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.