İyi Okumalar 🦋
_______________
Felix, kucağındaki minik bedenin saçlarını tek parmağıyla hafifçe okşadı. Eğilerek yenidoğan bebeklerin o mükemmel süt kokusunu ciğerlerine çekti derince.
F: "Amcasının minik omegası"
Küçük Jiho sanki amcasını tanımış gibi etrafına sarılı olan kundağın arasından kıvranarak elini çıkardı. Minicik bedeniyle tek elini çıkararak geriniyordu amcasının kucağında.
Felix gördüğü minik ele tek parmağını uzatarak Jiho'nun elini tutmasını sağlamıştı. Refleksleri gelişen küçük kız zaten elinin içinde parmağı hissedince hemen sıkmaya başlamıştı.
Bu görüntüyü Hyunjin'e göstermek adına başını kaldırdığında Hyunjin kucağındaki Jiwoo ile uykuya kalmıştı.
Sabah erkenden bebeklere bakmak için geldiklerinden alfa daha uykusunu alamamıştı. Öylece koltukta yatıyordu, erkek omega da alfanın kaslı göğüsüne genişçe yaylanmış, yüzüstü bir şekilde uyuyordu.
Bu görüntü karşısında Felix'in kalbi ermişti resmen. Hyunjin'in evlilik teklifini ailesi yüzünden sürekli reddediyordu. Ama artık ailesinden korktuğu için kendi hayatını ertelemekten vazgeçmişti.
Abisinin çocuklarını, onun eşiyle mutlu hayatını gördükten sonra karar vermişti ne olursa olsun Hyunjin ile evleneceğine. Hem artık ailesinden korkmuyordu, abisi hep onun arkasındaydı.
F: "Güzel omegam şu iki uykucunun fotoğraflarını çekelim mi?"
Amcasının sesini duyan Jiho, boncuk gözlerini kısıkça açarak önce amcasının yüzüne bakmıştı. Sonra ise minicik ağzını açarak dilini hafifçe dışarı çıkarmıştı.
Kucağındaki minik bedenin acıktığını anlayan Felix kıkır kıkır gilerek küçük ele yavaşça dudaklarını değdirerek öpmüştü.
F: "Daha yemek saatine yarım saat var. Ne çabuk acıktın öyle sen. Aynı babana benzemişsin. Changbin'in minik versiyonu. İkiniz de gittiniz alfa babanıza benzediniz minik seo'lar"
Küçük beden sanki amcasının, babasına laf attığını anlamış gibi kedi miyavlamasına benzer ses çıkararak hafiften ağlamaya başlamıştı.
Kollarının arasındaki minik bedenin ağladığını gören Felix hemen ayağa kalkarak kucağındaki bedeni sallayarak bir sağa bir sola gitmişti.
Amcasının sıcacık kollarının arasında sallanan küçük omega ise çok geçmeden boncuk gözlerini yavaş yavaş kapatarak kendisini uykuya teslim etmişti.
Kucağındaki minik bedeni yavaşça koltuğa bırakan Felix hemen cebinden telofonunu çıkarmış ve mışıl mışıl uyuyan Jiho'nun resmini çekmişti.
Sonra ise kamerayı çevirerek koltukta deliksiz uyuyan ikilinin resmini çekmişti. Hyunjin çocuk bakma konusunda hiçbir şey bilmiyordu. Ama bu konuda o kadar başarılıydı ki Felix çocuk hayali kurmadan edemiyordu.
Minik omegaların yemek saatine az kaldığı için Felix çok beklemeden mutfağa geçerek küçük biberonları almış ve Abisinin söylediği ölçüleri kullanarak mamaları hazılramıştı. Birkaç dakika normal sıcaklığa inmelerini bekledikten sonra ikisini de yedirecekti.
Kapının açılma sesini duyduğunda rahat bir nefes aldı Felix. Bebekler küçük oldukları için bakılması o kadar da zor değildi ama yine de büyük sorumluluktu.
Felix abisinin geldiğini bilerek rahatlamış bir şekilde mutfaktan salona geçti. Tam o an Jeongin montunu bile çıkarmadan kendisini salona atmış ve uyuyan bebeklerine bakmıştı.
IN: "Ağlamadılar dimi?"
F: "Jiwoo Hyunjin'in kucağına gider gitmez uyudu, Jiho da benimle biraz sohbet ettikten sonra çok konuşmama dayanamayarak uyudu"
Jeongin kıkırdayarak gülmüş, önce Hyunjin'in geniş göğsünde yaylanarak uyuyan oğluna bakmış, sonra da koltukta battaniyenin arasından minicik kafası görünen kızına bakmıştı.
Aceleci bir şekilde üzerindeki montu çıkararak koltuğa bırakmış ve mışıl mışıl uyuyan kızını kollarının arasına almıştı dikkatlice.
Birkaç saat uzak kalsa bile o kadar çok özlemişti ki miniklerinin kokusunu... dayanamadan hemen yumuşacık yanaklara öpücükler kondurmuştu.
CB: "Şunun rahatlığa bak ya benim kucağımda böyle uyumuyor"
Salona geçen Changbin koltukta uyuyan Hyunjin ile oğlunu gösterdiğinde Felix sırıtarak abisine baktı. Çocuklar garip bir şekilde Hyunjin'i çok seviyorlardı.
Alfa, Hyunjin'in kucağında oğlunun uyumasını kıskansa da bunu aldırmayarak koltukta omegasının yanına oturmuş ve eğilerek kızının yanağına minik bir öpücük kondurmuştu.
CB: "Minik kızım benim"
Tek öpücükle doyamayacağını anladığı için küçük eli tutarak dudaklarını yaklaştırmış ve minik parmakları teker teker öpmüştü.
Onları hayranlıkla izleyen Felix'e doğru dönmüştü aniden Changbin. Kardeşinin parlak gözlerine bakarak sırıtmış ve tek kolunu omegasının omzuna atarak diğer kolunu açmıştı Felix'in gelmesi için.
Abisinin bu hareketine gülen omega hemen koltuğa oturarak abisinin kaslı kolunun altına herleşmiş ve ona sıkıca sarılmıştı.
CB: "Benim ilk çocuğum Felix. İlk onu büyüttüm, ilk onun yaramazlıklarıyla uğraştım"
Bunu duyan omega kocaman sırıtarak abisine biraz daha sıkı sarılmıştı. Annesi ona kızdığında, babası kötü davrandığımda hep abisinin kollarına koşardı.
Annesi evde yaramazlık yapmasına izin vermezdi ama anne ve babası evde olmadığında Changbin abisi ona istediği her şeyi yapmasına izin veriyordu.
Felix tüm evi dağıtsa da abisi ona kızmıyor, aksine anne ve babası gelmeden hemen evi topluyordu.
Bunları hatırlamak hemen Felix'in gözlerinin dolmasına neden olmuştu. Dolu gözlerini kırpıştırarak başını kaldırdı ve kızına sarılan Jeongin'e baktı.
F: "Doktor ne dedi? Ciddi bir şey yok değil mi? İyi mi benim bebek ekmeğim"
Jeongin hemen başını onaylar anlamda sallamıştı. İyiydi ve daha iyi olacaktı. Ama alfası onun için endişelenmeyi bırakmıyordu.
CB: "Daha iyi olması için bolca dinlenmesi ve iyi beslenmesi gerekiyor"
Changbin kendisini tutamamış ve uslu uslu başını onaylar anlamda sallayan omegasının yanağına sesli bir öpücük kondurmuştu.
Felix bu görüntüye yakından şahit olduğu için kıkır kıkır gülerken Changbin daha fazla omega oğlunun Hyunjin'in göğsünde uyumasına dayanamayarak koltukta duran yastığı almıştı.
Yastığı Hyunjin'in bacaklarına nişan alarak sert bir şekilde fırlatarak hafifçe bağırmıştı.
CB: "Şşht sırık, oğlumu getir bana!"
H: "Hı? Ne? Geldik mi?"
Aldığı yastık darbesiyle panik bir şekilde gözlerini açmıştı alfa. Aniden göğsünde uyuyan bebeği hatırlamış olacak ki kollarını minik bedenin etrafına sarmıştı.
Felix bu görüntüye kıkır kıkır gülüyordu ama alfasının daha olayları kavrayamadığını bildiği için koltuktan kalkarak uykulu alfanın göğsünde yatan Jiwoo'u kollarının arasına alarak abisine götürmüştü.
Minik oğlunu kucağına alan Changbin ise başıyla kapıyı göstermişti nazikçe.
CB: "Hadi çocuklu aile ziyareti kısa olurmuş. Defolun yeter bu kadar"
Az önce duygusal konuşan abisi eski odun haline geri döndüğü için Felix gözlerini devirerek alfasının kolunu tutmuş ve çekiştirerek hala yarı uykulu alfasını kaldırmaya çalışmıştı.
IN: "Yah niye kovuyorsun misafirlerimizi Hyung!"
CB: "Hyunjin'i görmeye tahammül edemiyorum güzelim. Bırak gitsinler"
Jeongin kızını aceleci bir şekilde alfasının diğer koluna tutuşturarka ayağa kalkmıştı Felix ve Hyunjin'i geçirmek için.
Changbin adına onlardan özür dilese de Felix abisinin bilerek onlarla uğraştığını biliyordu. Bu yüzden alışmıştı bu hallerine.
Omega salona geçerek koltukta oturan alfasına baktı. Changbin bir sağ kolunda tuttuğu oğlunun alnına öpücük konduruyor, bir de dönüyor sol kolunda tuttuğu kızını öpüyordu.
O kadar güzel ve tapılası bir görüntüydü ki..
Bu güzel manzarayı kıskandığı için hemen koltuğun önünde durarak oğlunu kucağına almıştı. Bunu bekleyen alfa ise sol kolunda sıkıca tuttuğu kızına bakarak sırılmıştı.
Sonra ise sağ kolunu hızlı bir şekilde omegasının kalçasının altına sarmış ve ayağa kalkarak onu da tek kolunda kucağına almıştı.
Aynı söz verdiği gibi üç bebeğini de kollarında taşıyordu...
___________________
Bence o kucakta hala bana da yer var. Ben de geleyim mi noooğğğluuuurrr hııaaağ 😭😭😭😭
Bolca yorum yapın, bundan sonraki bölüm smut 🤭🤭 ateşleyeyim o bölümü de 😋😋