Zabıtalardan kaçıp bir ara sokağa saklandık. Sürekli birbirimize bakıp gülüyorduk. Poyraz sürekli bana bakıyordu. “Poyraz içene düşeceksin Nefesin.” Diyince poyraz da ben de bir an çok utandık ama sonra poyraz gülümsedi ve “Böyle bir güzelliğin içine düşmemek mümkün mü?” Dedi. İkimizde birbirimize bakıyorduk üstelik aramızdaki mesafede çok azdı. Poyrazın gözleri bir an dudaklarımı buldu. Öhöm öhöm diye bir ses gelince direk şevvale baktım. Şevval’de zaten ben burdayım dercesine öksürmüştü. O sırada poyraz hala bana bakıyordu. “Eee şimdi nereye gidicez?” Diye sordu Şevval. “Benim bildiğim güzel bir dönerci var oraya gidelim.” Dedi poyraz kendine çok güvenerek. Poyrazın bu tavrı beni gülümsetmişti. Şu an o kadar güzeldi ki hiç bir şey bozamaz diye düşünüyordum. Biz tam ara sokaktan çıkacakken önümüzü bir grub kesti ve gruptaki bir sima çok tanıdıktı. Ayaz… “Selam yavrum, öncelikle amacım asla sana ya da şevvale zarar vermek değil benim işim şu piçle.” Dedi poyrazı işaret ederek. “Lan biz sana arkadaşımızı bırakır mıyız orosbu çocuğu!” Diye bağırdı Şevval bir yandan da eline yerden bulduğu sopayı almıştı. “Bebeğim bu kadar sinir iyi değil sinirini başka şekilde de giderebilirsin.” Dedi ayazın yandakçılarından biri şevvale yaklaşarak. Şevvale dokunmaya çalışırken çocuk bir anda bayıldı. Çocuğun kafasında birisi şişe kırmıştı. “İyi misiniz küçük hanım” dedi kafasını bir yana eğerek. Şevval’de bende çok şaşırmıştık fakat poyraz şaşırmış gibi durmuyordu. “Nefesim Şevvali de al bir kenara çekil lütfen,burayı bize bırakın” Poyrazın dediğini yaptım ve poyrazgil ayazgili haşat ettimişti. “Poyraz nefes hala benim bunu aklından çıkarma” bu cümleyi yerde mahvolmuş bir şekilde yatan ayaz diyordu. Poyraz sert bir şekilde ayaza tekme attı ve oradan ayrılıp poyrazın dediği dönerciye gitmek için bir taksi durdurduk. Yol boyunca kimse konuşmadı. Dönerciye varıp bir masaya oturduk. “Evet şimdi bize bir şeyler açıklayacak mısın Poyraz?” Poyraz mahçupça gülümseyip konuşmaya başladı “Bu görmüş olduğunuz kişi benim abim Doruk. Kendisinin geleceğinden benimde haberim yoktu.” Dorukla poyraz çok benziyorlardı tek farkları saç stilleri ve doruğun kirli sakallarıydı. Aslında onu da bir nebze hatırlıyordum. “Evet poyrazında dediği gibi ben onun abisiyim. Nefes zaten beni tanıyor ben kendimi küçük hanıma tanıtayım. Ben doruk 19 yaşındayım Ankara Üniversitesinde hukuk okuyorum. Bende 1 sene önce geldim Ankara’ya üniversite okumak için ama poyrazın burada olduğundan haberim yoktu.” Bir an gözlerim Şevvale kaydı, Şevvali ilk defa bir erkeğe böyle bakarken görüyorduk artık hayırlısı…
Bölüm 8
7. BÖLÜM
