Ertesi gün Nihat’ın evi Asena’ya daha farklı geldi.
Daha sessiz.
Daha gerçek.
Kapı açıldığında Nihat’ın annesi onları süzdü.
Asena hafifçe eğildi.
“Merhaba…”
Kadın önce Nihat’a baktı.
Sonra Asena’ya.
“Hoş geldin.”
İçeri geçtiler.
Ama hava biraz gergindi.
Nihat direkt konuya girdi.
“Anne… biz konuşmamız lazım.”
Kadın çay koyarken bile onu dinliyordu.
Nihat derin nefes aldı.
“Asena… benimle evlenmek istiyor.”
O an mutfakta ses bile azaldı.
Asena nefesini tuttu.
Kadın uzun süre hiçbir şey demedi.
Sonra sadece:
“Kaç yaşındasınız?”
Bu soru Asena’nın kalbine oturdu.
Nihat cevap verdi:
“Biz bunu biliyoruz.”
Kadın Asena’ya baktı.
“Sen ne düşünüyorsun?”
Asena bir an durdu.
“Ben… onu seviyorum.”
Bu cümle basit değildi.
Çok netti.
Kadın başını hafifçe salladı.
“Sevmek kolay.”
“Taşımak zor.”
O an Asena ilk kez şunu hissetti:
Bu sadece iki kişi değildi artık.