Şaşkınlığın verdiği etki ile 4-5 saniye konuşamadım. Dalgınlığımı müdürün "Fatih bir şey demeyecek misin?" demesi bozdu. Elif'in babasıyım diyen kişiye be nde elimi uzattım. "İsmim Cevdet, memnun oldum." dedi. "Ben de memnun oldum abi.", dedim. Müdür, önünde bulunan kağıdı işaret ederek "Şurayı imzaladıktan sonra çıkabilirsin." dedi. Müdürün verdiği kağıdı imzaladıktan sonra, Cevdet abi ile odadan çıktık. Kapıda bekleyen gardiyan bizi hapishanenin dış kapısına kadar bıraktı. Cevdet abi bana bakarak "Arabam az ileride." dedi. Neler oluyordu? Tam olarak ne oluyordu şu an? Anlamıyordum, anlamlandıramıyordum. Elif, hani şu beni bu hallere düşüren Elif. Hani kolumun kırılmasına yol açan, beni okuldan attıran, hayvan gibi dövdürden, hatta hapishaneye bile onun yüzünden girdim diyebileceğim Elif. Şimdi bu kızın babası niye bana yardım etsin, ne alaka yani? Beni nereden tanıyor, hapishanede olduğumu nereden ögrenmiş, benim için tam 100. 000 lira kefareti neden ödemiş anlamıyordum. Başıma gelenler psikolojimi bozmuştu. Aklıma kötü kötü şeyler gelmeye başlamıştı. Yoksa bu Elif'in bir planı mıydı? Ya ben bu arabaya bindikten sonra bu adam beni bir yere götürüp işkence yaparsa diye düşünüyordum. Birazcık korksamda "2 dakika sonra geliyorum abi." dedim. "Tamam bekliyorum oğlum." dedi. Nereden geliyordu bu iyi niyet, samimi yaklaşım bunu da anlamıyordum. Hapishaneye baktım uzun uzun. Tekrar asla buraya girmek istemiyordum. Özgürlügün ne kadar önemli olduğunu insan hapishaneden çıktıktan sonra çok daha iyi anlıyordu. Özel hücrede kalanları düşününce benim kaldığım yere herhalde otel denilebilirdi. Özel hücrede etrafın karanlık olması ve yatacak yerinin dahi olmayışı, suçsuz yere oralara düşenler için beni üzüyordu. Bunları düşündükten sonra az ileride olan arabaya bindim. Cevdet abi arabayı çalıştırdıktan sonra ona nereye gittiğimizi sordum. "Evine gidiyoruz." dedi. Evimi nereden biliyordu ki bu adam. Herhalde hapishane müdüründen öğrenmiştir diye düşünmüştüm. Ayrıca annem ve babam benim çıktığımı bilmiyordu. Onlar nasıl sevineceklerdi şimdi kim bilir. Aileme yaşattığım acı gerçekten çok büyüktü. Acaba babam evi satmış mıydı, bunu da merak ediyordum. "Cevdet abi sorum var onu sorucam." dedim. "Dinliyorum." dedi. "Abi beni hapishaneden çıkarttın, evet sağol ama bunu neden yaptın?" dedim. "Eve gidince öğrenirsin." dedi.
4 SAAT SONRA
Nihayet evin olduğu sokağa geldik. Öğlen vakti olduğundan etraf kalabalıktı. Cevdet abiye, beni kimsenin görmemesi için, "Tam evin dış kapısının önünde duralım." dedim. Cevdet abi söylediğim konuma olan en yakın yere arabayı park etti. Arabadan indim ve genellikle açık duran dış kapıdan apartmana girdim. Cevdet abi de benimle arkamdan yürüdü. Asansöre beraber bindik ve Cevdet abi 3. Kata bastıktan sonra yukarı çıkmaya başladık. Asansörde kalbim istemsizce daha hızlı atmaya başladı. Annemi ve babamı özgür olarak görecek olmak beni heyecanlandırmıştı. Asansör durdu ve kapısını açtım. Sağ tarafta bulunan evimize doğru yürüdüm. Kapıyı tıklattım. 1 saniye bekledim ve kapı açıldı. Kapıyı açan Elif'ti...