İçeriğe geç

Lise Maceramı Anlatıyorum

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Lise Maceramı Anlatıyorum

Bölüm 3

3. Bölüm

Aradan geçen 1 saati düşündüm de bir kız için okul hayatım bitecekti. Hocamız durumu anlatmadı. "Direkt siz tasdiknameyi hazırlayın." dedi. Bu işin artık kaçarı yoktu. Bir ara hoca odadan ayrıldı. O sıra müdür bilgisayardan bazı yazılar yazdı, yazıcıdan kağıtlara yazdıklarını bastırdı ve ardından çıkan kağıtları damgaladı. Bana, "Şurayı imzala." dedi. 12 senelik emeğim 1 saat içerisinde bitmek üzereydi. Kalemi alıp tam imzayı atacakken kapı açıldı. Hocam geldi. Yanında Elif de vardı. Elif beni görür görmez sanki 5 vakit namazını kılan, başörtü takan, kuran bilen ve sanki imam hatip lisesine giden bir namuslu kız rolüyle bana doğru baktı. Müdür, "Sen şurayı imzala ve çık." dedi. "Neyse hocam en azından şu kızdan kurtulurum." dedim ve imzaladım. Elif, bir anda "Ne diyorsun bak seni çok kötü yaparım mal." diye cevap verdi. O an da dayanamayıp müdürün odasında ve müdürün gözünün önünde kıza tokat attım. Müdür hocaya "Götür şu kızı ben bununla ilgilenirim." dedi. O an ağladım çünkü hoca odadan çıktıktan sonra o durumda olsam bile gülmekten gözlerimden yaşlar getirten bir olay oldu...

Hocam odadan çıktıktan sonra müdür artık neden tasdiknanemin hazırlanmasının istendiğini sanırım anlamıştı. Ama gözünün önünde kıza vurduğum için de baya sinirlenmiş, beni kesin döveceğini gözlerinden anlayabiliyordum. Hemen telefondan babamı aradı. Telefonu kapalıydı, sanırım toplantıdaydı. Ardından annemi aradı. Ben o sırada tabii ailemi unutmuştum. Aileme eve gidince ne cevap verecektim? Zaten zar zor orta okulu bitirdim ve kıytırıktan bir liseye yerleşebildim. Normalde annem kızmazdı ama bu durumda her şey çok farklıydı. Kızı öptüğümü duyarsa hem şaşırır hem de beni dayak manyağı yapardı. Ben bunları düşünürken müdür "Fatih'in annesiyle mi görüşüyorum?" dedi bağırarak. Ardından "Hemen okula gelin, çocuğunuz bu okuldan atıldı." dedi. Annem herhalde bu cümleyi duyduktan sonra şaşkınlığından konuşamadı ki müdür "Alo, alo, alo..." deyip sesine cevap alamadığından telefonu kapattı. "Şimdi sana gelelim Fatih bey. Sen nasıl böyle bir şey yaparsın lan sıpa? " dedi. Beni dövmek için yerinden kalktı. Masasının arasından yanıma doğru gelirken yerde duran kağıdı görmeyip üstüne bastı. Basmanın etkisiyle kayıp yere düştü...

O an da var ya, müdür yere düştü ya, bana bir bakışı vardı, cıların çocuğu gibi. O anki bozuk moralim, hocanın düşmesiyle kahkahaya dönüştü. Öyle bir kahkaha attım ki, müdürün odasına yakın olan sınıftaki hoca yanımıza geldi. Müdür tabii o ara da beni dövemeden koltuğuna çoktan oturmuştu. Gelen hoca "Bir sorun mu var hocam?" dedi. Müdür "Yok bir şey." deyince yine ufakta olsa güldüm. Hoca tekrar sınıfa gitti. Müdür bana tip tip bakıyordu. Bu sırada geçen zamanda son ders olmuş ve zil çalmasına saniyeler kalmıştı. O ara zil çaldı. "Hocam gidebilir miyim?" dedim. "Hayır gidemezsin, 8. derse kadar buradasın." dedi. Normalde 6 ders gördüğümüzden şimdi çıkmam gerekiyordu. Müdür bilgisayarıyla ilgilenirken benim de artık ayakta durmaktan bacaklarım ağrımıştı. Tekrardan ne olacaksa olsun diyerek ilk kapı açıldığında kaçacaktım. 2-3 dakika sonra kapı çaldı ve ardından kapı açıldı. Gelen nöbetçi öğrenciydi. Hızla kapıya yönelip, aralanan kapının koridora açılan boşluğundan dışarıya çıkarak koşmaya başladım. Hoca kaçtığımı görünce yerinden kalktı. O yerinden kalkana kadar ben çoktan koridorun sonuna gelmiştim. Bana el hareketleriyle gel işareti yapıp "Gel lan buraya." dedi. Müdürün bağırdığını gören diğer çocuklar da olan biteni anlamaya çalışıyordu. İkinci kata indim, tuvaletten çantamı aldım. Heyecandan nefes almakta zorluk çekiyor, bu sıra da beni müdürün takip ettiğini zannediyordum. Merdivenleri 3'er 3'er indim ve belimde çanta takılı vaziyette giriş katına ulaştım. Okuldan dışarıya çıkıp ana kapıya doğru hızlı bir şekilde koşuyorum. Koşarken yanından geçtiğim birkaç çocuğa çarpıyorum. Böyle koşmaya devam ederken, arkama dönüp müdürün ya da bir başka hocanın takip edip etmediğine bakarken dang ! diye birine çarptım. Çarpmanın etkisiyle yere düştüm. O an dedim ki keşke müdür beni yakalasaydı ya da hiç müdürün odasından çıkmasaydım. Çünkü Elif'in de yanında olduğu 4 erkekten en kalıplı olanına çarpmıştım. Ben yerdeyken çarptığim kişi "Bu mu?" dedi Elif'e bakarak. Elif de "Evet bu o. Gebertin dayaktan." dedi...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.