İçeriğe geç

Lise hayatı

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Lise hayatı

Bölüm 2

Bölüm 2 müdürün odası

Sabah erken kalktim. Annem eve gelmemişti. Hemen kendime kahvaltı hazırlayıp istagrama girdim. Sınıfta

tanıştığım kişilerin istagramlarına bakmaya başladım. Kahvaltıdan sonra hazırlanıp aşağı indim. Servise

binip kulaklığımı takıp kafamı pencereye koydum. Lise hayatım böyle mi geçecekti. Hayır ilk gün her zaman

böyle geçer sıkıcı ama artık öyle olmayacak( umarım). Sınıfa girdiğimde herkes kaynaşması çabuk olmuş

gibiydi arkaya sirama oturdum. Hocalar ders anlatıyor dersin aralarında sohbet edip espri yapıyorlardı. Okul

hakkında ön yargım boşa gibiydi. Ara derslerde zorlamiyorlardi. Ben baya ön yargıyla yaklaşmıştım. Ama çok

sakin bir okuldu. Böyle olmaz. İlla okul dedikoduları oluyordur. Öğlen arası üst katlarin yanına gidip Birşeyler

öğrenmem gerekiyor. Teneffüslerde siniftakiler yanıma gelip kendilerini tanıtıyorlardı. İyi ve samimi

insanlardı. Ama çok sakin insanlardı. Öğlen arası kantin çok kalabalık olduğu için ilk önce üst katlarin yanına

gidip sonra yemek yerdim. 11. Sınıfların yanına gidiyordum ama 11.siniflarin yerini unutmuştum.

Bulamıyordum. 11.siniflarin sınıfını ararken bir sır gördüm. Belkide sır değildi ama olsun. Müdür, odasının

kapısı açarken anahtarı nerede olduğunu öğrenmiştim. İşime yarabilir miydi? Hayır olmaz. Kendine gel.

Okuldan kovulursun. Burası diziler değil. Yanımdan bir öğretmen geçiyordu ona 11.siniflarin koridorunu

sordum. Bana tarif etti. Gittiğimde bir ozguvensizlik yaşadım. Kapının önünde öyle durdum. Sonra bir abla

arkamdan " bir şey mi arıyorsun " diye sordu. Tabi pat diye arkamdan bağırdı için çöp kutusunu devirmiş

olabilirim. Herkes bana bakıyordu. Yanıma gelip bana yardım ettiler. Ben ise utancımdan bayilacaktim.

Benimle konuşmaya başladılar. Bende bir an özgüven kazanıp. Onlara okul hakkında dedikoduları sordum.

Okulun dedikodusu yoktu!!! Nasıl olamazdı. Bildiğimiz anlattıkları bütün dedikodular başka okulların

dedikodularıydı. Ya yoktu yada anlatmıyorlardı. Neyse varsa ben öğrenirdim. Sohbet bittikten sonra hemen

kantine uçtum. Kendime köfte ve ayran aldım. Ve sınıfta yemeye başladım. Hoca gelmeden bitirmem

gerekiyordu. Hemen bitireyim derken hoca geldi. Herkes ayağa kalkarken ben kalan lokmayı ağzıma tıktım.

Ve o lokma boğazımda kaldı. Öksürmeye başladım. Boğazım tıkandığı için elimi masaya vurarak çırpınmaya b

aşladım. Hoca bana doğru koşup önümde eğildi. O sırada lokmayı yutmayı başarmıştım. Yüzüm Kip

kırmızıydı. Hoca iyi olup olmadığımı sordu. Sonra hafiften derse hazırlanmaya başladı. Bir bu eksikti.

Bugününü hiç sevmedim. Hemen gün bitsin istiyordum. Hocalar ödev vermemislerdi. Acaba bugün morelim

yerine gelsin diye ne yapabilirdim. Okul sona ermişti. Herkes okuldan çıktıktan sonra müdür odasına baktım.

Acaba girsemiydim. Kafamı sallayıp. Servis için koşmaya başladım. Eve gelince bahçedeki findiğı gördüm.

Kendisi sitenin kedisiydi. Aslında ismi ona ben koydum. Sürekli bizim siteye geliyor. Yukarı çıkıp üzerime

başka şeyler geçirip kulaklığımı, telefonumu ve fındık için biraz et ve su alıp aşağı indim. Beni ve elimdekileri

görünce bana doğru koşmaya başladı. O yemeğini yerken bende onu fotoğrafını çekiyordum. Yemeğini

bitirdikten sonra kucağıma aldım. Ama her zamanki gibi yine beni penceleyip kaçtı. Neden beni hiç sevmiyor

kediler. Söylenip eve geçtim. Kendime müzik açıp yeni bir tarif denemeye başladım. Olmazsa noodle yerdim.

Çünkü çok açtım. Çok yetenekli olduğumu söylemiş mıydım. Ben çok yetenekliyim. Yemek bitirdikten sonra

kapıda anahtar sesi geldi. Annem. Bugün erkenciydi aslına dün eve bile gelmemişti. Gözleri kızarmıştı. Göz

altları ise morarmıştı. Benim yanıma gelip bana sarılıp öptükten sonra. Dün gelmediğini aciklamaya başladı.

Yine işti. Yemeği hazırlayıp. Ona dün ve bugün okulda yaşadıklarımı ve düşüncelerimi anlatma başladım.

Beni hem dinliyor hemde yemeğini yiyordu. Yemekten sonra odasına geçip hemen uyudu. Ben ise tiktikta

gördüğüm komik saç modellerini saçıma uygulayıp fotoğrafımı çekiyordum. Çok komik oluyordum. Bunları

sonra çıkarıp journalime yapistiracaktim. Saat 7ydi. Sonbahara girdiğimiz için hava erken karariyordu. Kahve

içip dizime devam etmeye karar verdim. Ama kahve bitmişti. Bu ev kahvesiz ev olmazdı. Bu yüzden kahve

almam gerekiyordu. Çünkü ben ile annem iki kafein bağımlısı gibiydik. Aynı Rory ve loreali gibiydik annemle.

Üstüme montumu geçirip, anahtar ve para alıp markete gittim. 5 büyük kahve alıp yanınada 10 tane sıcak

çikolata aldım. Marketteyken aklıma bir fikir geldi. Eve geçip siniftakiler arasında gizli hayran çıkarmaya

karar verdim. Hemen eve geçtim. Annem uyuyordu. Kendime kahve yapıp kağıtları hazırlamaya başladım.

Planım şuydu herkesin eşyalarının aralarına onlara hayran olduğumu yazacaktım ama herkese değil bazı

kişilerinkine koymayacagim çünkü onlar şüpheli olmalı kendime de hazirlayacagim çünkü şüphe

cekmeyeyim. İsim bittikten sonra hemen bakım yapıp yarın olacakları düşünerek mutlu bir şekilde uykuya daldım.

Bölüm sonu

1 yorum