Akşam oldu ve ben hazırım. Üstümde siyah abiye bir elbise,takılar ve siyah bir topuklu...
Aynada son kez kendime bakıp kendimi kombinimin güzelliğiyle tatmin ederken bir korna sesi geldi. Bu Yağız olmalıydı. Hemen pencereye koştum. Arabanın kaputuna yaslanmıştı. Yine...Eski zamanlardaki gibi. Bana bakıyordu yine. Gözlerimiz konuşuyordu sadece. Hemen aşağıya onun yanına indim. Bir baş selamından sonra arabaya bindik ve gitmeye başladık. Yolda ne ben konuşuyordum ne de o. Dediğim gibi bizim sessizliğimiz konuşuyordu. 10 dakikanın sonunda restorantın önünde durduk ve indik. Yağız anahtarları valeye verdikten sonra girmem için kolunu nazik bir şekilde açtı. Bende onun bu nazik hareketini kırmayıp koluna girdim. Restoranta girdik ve bize ayrılan masaya geçtik. Yemeklerimiz gelene kadar nerede olduğumuzu,neler yaptığımızı, neler yaşadığımız hepsini birbirimize anlattık. Bundan sonrası zaten çok hızlı gelişti: Yemeklerimizi yedik,kahvemizi içtik,Yağız beni eve bıraktı, ben odama geçtim,pijamalarımı giydim ve yazmaya başladım...
#benimcizgim
