İçeriğe geç

Lilyum

Bölüm 9 · 5 dk okuma

Lilyum

Bölüm 9

Hoseok tanıdık evin önüne geldiğinde arabasını park etti ama inmek için biraz zamana ihtiyacı vardı çünkü ne diyeceğini, ne yapacağını bilmiyordu Jin ile çok yakın değillerdi arkadaş da sayılmazlardı onlar sadece arada bir yardım etkinlikleri için bir araya gelen iki tanıdıktı şimdi one ne diyecekti Jin laubaliliği sevmezdi senin sürekli kapımda ne işin var dese -ki haklıydı- ne cevap verecekti bu yüzden mantıklı bir bahane bulmalıydı ama ne,sonra telefonundan bir ses yükseldi "oraya arabada oturmak için gitmedin in artık" korkunun ecele faydası yoktu hatta şu an korku eceli yaklaştırırdı mecburen arabadan indi derin bir nefes aldı evin kapısına geldiğinde umarım evde deyildir diyerek elini zile uzattı çaldı ama açan olmadı tekrar çaldı ama kimse yoktu rahat bir nefes aldı cebinden telefonunu çıkardı beklemede olan Namjoon'a "evde yok galiba kapıyı açmıyor" dedi

Telefonun diğer ucundan Namjoonnun sinirli nefes alış verişleri duyuluyordu "ara nerdeymiş öğren" ve telefon resmen yüzüne kapandı

Hoseok telefonun ekranına bakarken kaba alfa ne olacak sanada iyi günler diye kendi kendine söylendi bu sırada Jin hastaneden dönmüş evin önüne arabasını park ediyordu kapısıngaki Hoseok'u görmesi ile hızlı adımlarla ona doğru ilerledi

"Hoseok hoşgeldin bu ne güzel sürpriz" dedi sımsıcak gülümsemesini de ondan esirgememişti

Hoseok "Jin-ssi hep zamansız geliyorum ama" dediğinde

Jin onun sözünü keserek"aslında gelmen çok iyi oldu sen gelmeseydin ben derneğe gelecektim" dedi bir yandanda elindeki anahtarla kapıyı açmaya çalışıyordu

Hoseok bir an boş bulunup "yok sakın derneğe gelme ara ben gelirim" dedi

Jin gülerek "bu ne panik, hep gel diye başımın etini yerdin şimdi ne oldu da gelme diyorsun merek ettim doğrusu" dedi bir yandanda kapıyı açmış geçmesi için kenara çekilerek Hoseok'u eve buyur etmişti

Hoseok eve girerken "yani sen yorulma diye dedim yoksa tabikide gel sen gelince bağışlar nasıl uçuyor biliyorsun" dedi

Jin "o minik yavrular için yapamayacağım şey yok şu kimsesiz çocuk yurdunu bir yapabilsek başka bir şey istemem" dedi

Hoseok "senin kalbin o kadar güzel ki umarım tanrı karşına hep iyi insanları çıkarır" dedi şu an etrafında dolaşan şeytanın bile korkacapı kadar zalim bir adam varken elimden onun için dua etmekten başka birşey gelmiyordu

Jin gülümseyerek "güzel bakan güzel gürür o senin kalbinin güzelliği "dedi "kahve içermisin yada yemediysen birlikte kahvaltı yapalım" dedi

Hoseok "kahve yeterli sabah sabah sana daha fazla zahmet vermek istemem" dedi aslında stres midesine vurmuş tek bir lokma dahi yiyecek hali kalmamıştı.

Jin mutfağa ilerlerken "istersen gel mutfakta oturalım ben mutfak sohbetlerine bayılıyorum" dedi

Hoseok mutfaktaki ada tezgahın kenarındaki bar taburelerinden birine otururken "sabah sabah nereye gitmiştin yanlış anlama merak ettim sadece " diye sordu

Jin bir an ne cevap vereceğini bilemedi "başım ağrıyordu ağrı kesici almak için çıkmıştım" dedi şimdilik çiçeklerini kendine saklamaya karar verdi çünkü önce eşinin görmesini istiyordu

Jin kahveleri hazırlayıp birini Hoseok'un önüne koydu dolaptan kek çıkardı Hoseok "gerek yok zahmet etme" desede Jin "kendi ellerimle yaptım tatmalısın" dedi

Kekleri servis ederken "dün buraya kim geldi biliyormusun"

Hoseok merakla kim diye sordu Jin misafirperver bir insandı evine gelen herkesi en güzel şekilde misafir ederdi kimse hakkında kötü konuşmazdı ama şu an o gelen kişi her kimse onu sevmediğini her haliyle belli ediyordu

"Şu kaba alfa, saygısız, görgüsüz alfa çat kapı evime geldi"Hoseok başını önüne eğmişti "tabi habersiz gelemsi çok ayıp" dedi

Jin bir anda kırdığı potun farkına vardı "sen alınmadın bana değilmi onunla sen birmisin seninle eskiye dayanan bir tanışıklığıkız var ayrıca sen betasın senden asla rahatsız olmam ama o alfa hemde baskın alfa feromonlarını salgılamaktan bile çekinmedi düşüncesiz işte hiçbir iyi yönünü geliştirmemiş düşüncesiz dünden bu yana tüm camlar açık ama ev hala kokuyor" dedi

Hoseok "ben koku almıyorum acaba senin kızgınlığın yakın olabilirmi?"

Jin düşündü "hayır daha çok var mümkün değil neyse konumuz bu değil işte o kaba adam çat kapı geldi bana iş teklifi yapacakmış derneğimi varmış ne bence yalan söylüyor hepsi bana yaklaşmak için numara sonra bende onu reddetmek amacıyla ben sadece Hoseok ile çalışırım dedim yani olur ya seni rahtsız falan ederse diye dikkatli ol diye seni uyarmak istedim"dedi

Hoseok "maalesef çok geç kaldın çoktan geldi derneğin yönetimi şu anda tamamen onda"

Jin ayağa fırladı "nasıl olur ne yapmaya çalışıyor anlamıyorum derdi ne bu adamın dernekle onun gibi bir odunun ne işi olabilir" dedi

Hoseok" bilmiyorum belkide kereste olmaya karar vermiştir zaten ondan daha fazlası olmaz neyse sadece geldi önüme bir kağıt koydu ve imzala dedi"

"Ve sende hiç itiraz etmeden yıllarını verdiğin derneğini ona verdin öylemi hadi ama Hoseok buna inanmamı bekleme"

"Tamam peki bir kaç adamıda yanındaydı ve onlarında yanında silahları vardı bu adamlar tekin insanlar değiller korktum ne yapayım" bu sırada Hoseok'un telefonu çaldı Hoseok ekranda yazan ismi görünce bir an yutkunamadı bile "ben bir bardak su alabilir miyim" diye sordu Jin dolaba yöneldiğinde Hoseok ta telefonu açmıştı

Alo

Namjoon telefon açılır açılmaz konuşmaya başladı "neden aramadın ne oldu"

"Merhaba huyung iyiyim sen nasılsın bizde Jin ile birlikte kahve içiyoruz"

"Tamam anladım telefon açık kalsın" dedi

Hoseok telefonu kapatmadan çeketinin cebine attı " işte böyle artık bay Kim ile birlikte çalışacağız o güçlü bir adam çevreside geniş derneğimize çok faydası olacak elide bir açık ki sorma yurt inşaatı için arsayı düşünmeyin ben ayarlarım dedi galiba o da çocukları çok seviyor"

Jin hayretle Hoseok'a baktı "sen ne dediğinin farkındamısın beş dakika önce demediğini bırakmadığın adamı şimdi öve öve bitiriyorsun"

Hoseok kocaman yapmacık bir kahkaha attı "yine sen yine şakalar çok komiksin neyse sen boşver o alfayı biz işimize bakalım değil mi bu ayki fotoğraf çekimine geleceksin değilmi lütfen sen olursan kampanyalar çok ses getiriyor biliyorsun"

Jin "o alfada orada olacak mı?"diye sordu

Hoseok "kimi diyorsun Jimin'i mi diyorsun zaten Bay Kim onunla ve Taehyung ile anlaşmış onlar bizimle çalışacaklar"

Jin "onu demiyorum o işte" dedi nedense adını anınca başıma bir uğursuzluk gelecekmiş gibi hissediyorum. Harry Potter'daki Voldemort gibi düşün, kim-olduğunu-bilirsin-sen işte!

Hoseok " sen Kim Namjoon'u mu diyorsun dediğinde Jin yüzünü buruşturup anma şu adamın adını" dedi adını duyduğu anda içindeki kurdu bile kıpırdanıyordu

Hoseok "bilmiyorum olur heralde bekilkide hiç gelmez bilemeyiz" dedi

Jin biraz düşündü ama o gelirse Yoongi de gelirdi meraktan ölmek üzereydi acaba onun çiçekleri nasıl görünüyordu

"Neyse gelsin canım madem dernek yönetmeye pek meraklı gelsin de görsün"

Hoseok "kabul ediyorsun yani diye sordu Jin" evet kabul ediyorum" dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.