İçeriğe geç

Lilyum

Bölüm 6 · 7 dk okuma

Lilyum

Bölüm 6

Jin sabah ilk defa ölü gibi uyanmıştı. Dün gece o kadar yorulmuştu ki bedeni hala gerginlikle kasılmış haldeydi. Hoseok'un derneğinden çıktıklarında, arabaya binerken gördüğü o korkunç yüz aklından bir türlü çıkmıyordu resmen uykularını kaçırmış uykuya daldığı anda da rüyalarına girmişti tüm gece defalarca uyanmış evin tüm ışıklarını açmış, kapılarını kilitlemişti. Bir alfanın bu kadar korkutucu olabileği aklının ucundan bile geçmezdi ama o alfa tanrım gözünün önünden gitmiyordu.

Kahvaltı için aşağı inerken tuvaletinden gelen öğürme sesleriyle yerinden sıçramıştı. Kalbi güm güm atıyor, o kadar önleme rağmen evine kimin girdiğini merak ediyordu. Tuvaletin kapısını alacaklı gibi çalarken nihayet açılmış, Park Jimin'in yorgun çehresi ile karşılaşmıştı. "Jimin dur gelme akşamdan kalmayım,bu arada günaydın."

"Eve geleceğin zaman haber ver, ödüm koptu!" Öfkeyle arkasını dönüp mutfağa giderken yine Jimin'in kahvaltıya hazırlıklı geldiğini görmek, onu biraz da olsa yumuşatmıştı. Jimin, tanıdığı diğer alfalara nazaran biraz daha düşünceli ama kesinlikle eş kategorisine alamayacağı kadar da pervasız olanıydı gerçi ona göre kimse eş katagorisinde değildi .

"Ne var be? Evinde gibi hisset, diyordun? Evimde gibi hissediyor ve bana verdiğin anahtarla giriyorum işte!" İç geçirdi, gözlerini ovalayarak sandalyesine oturdu. Jin'in onu suçlar gibi bir hali vardı fakat bu durum, artık aralarında merhabalaşmak kadar doğal bir hal almıştı jimin hiç umursamadı "Sanki tüm gece bir alfayla sevişen senmişsin gibi davranma."

"Bir alfayla mı seviştin!?" Jin poşetlerdeki yemekleri çıkarmakla ilgileniyorken bir anda kaskatı kesilmişti.

İçindeki anlamsız derece kötü hislerin yanına eklenmiş kıskançlığın tam olarak nereden geldiğini çözemiyordu. Dün gece ilaçlarını aldığından kurdu sessizdi fakat tam şu an konuşması, ona olanlardan bahsetmesi gerektiği de bir gerçekti. Onu küstürmüş bile olsa aynı bedendelerdi, anlayış gösterse ölür müydü?

"Evet. Güzel bir geceydi. Yarın onu eve davet edeceğim." Gözlerini bir süre daha Jin'den çekmeyerek anlayıp anlamadığını kendi içinde doğrulamaya çalıştı. "Buraya, yani." Diye ekledi bu yüzden.

"NE!?" Sabahın bir vaktinde yaşadığı bu şoklar üstüne neredeyse kenara düşüp bayılacaktı Jin. Bu aptal alfa neden bahsediyordu böyle!? "Buraya kimseyi davet edemezsin, Jimin! Ayrıca sesin evin Barkın yokmu kendi evine çağır" dedi

Jimin bıkkınlıkşa nefes alıp ne yani ailemin yanına mı çağırayım bir alfa olarak ezik gibi ailemlemi yaşıyorum diyeyim"

Jin omuz silkip " yalanmı ailenle yaşıyorsun "

Jimin " sen varya bazen çok kırıcı olabiliyorsun "

"Sen birinden hoşlanmıyorsun diye neden benim sevgilim olamıyor acaba?" Jimin göz teması bile kurmadan dökmüştü bu sözcükleri dudaklarından.

"Bir gecede kendine sevgili yaptığını mı sanıyorsun!? Seni ne kadar kolay bulduysa o kadar da kolay reddeder!" Midesi hala burkuluyorken kurduna patlayıverdi nihayet. Çok bile sabretmişri.

Hangi alfayla sevişti acaba, bizim alfamızla mı?

Bizim alfamız mı var, omega!? Resmen çıldırmak üzere olan Jin, hızlıca lavaboya gidip yüzüne su çarptı bu gün herkes bir tuhaf davranıyodu. "Dün gece bana ne içirdiniz siz? Bunların hepsi saçmalık! Hayal falan olmalı."

Jimin peşinden gelip kapının pervazına yaslanarak"Öyle söyleme, aslında çok iyi birisiymiş. Çok kibar ve çok tatlıydı. Bana bu dünyadaki tek alfaymışım gibi davrandı."

Jin'in Kurdu yine huzursuzlanıp ciğerini sökmek istercesine sahibini üzerken dişlerini sıktı. Peki onun alfası kimdi de kurdu böylesine huzursuzdu? Neyi göremiyordu?

"Tanımam ve tanımak da istemem. Alfalar, benden bir adım ötede dursunlar benden uzak tanrıya yakın olsunlar"

Jimin bir gün varya bir alfayamöyle bir aşık olacaksın ki işte o zaman sana bu sözlerini hatırlayacağım"

****

Diğer tarafta Yoongi "ne dedin sen" diye sordu kulakları yanlış duymuş olmalıydı "dernek kurmak mı biz ne anlarız dernek kurmaktan" dedi

Namjoon ellerini önündeki çalışma masasına sertçe vurarak ayağa kalktığında "bir günde, bir dediğimi itiraz etmeden yapsan ölürmüsün" diye kükredi

Yoongi korkuyla bir kaç adım geriye gitmişti "tamam yapmammı dedim sadece sebebini sordum "

"Sorma bana artık soru sorma yap diyorsam yap, şimdi git bana hemen bir yardım derneği kur akşama kadar tüm işlemler bitmiş olsun Kim Taehyung ve Park Jimin'e de iş teklifi götürün benim için çalışsınlar ne yapın edin ikna edin artık sorun istemiyorum " dedi.

Yoongi başıya onaylayıp odadan çıktığında junkook kapının önündeydi "yine nesi var bunun her taraf okyanus kokuyor az evvel bir omega bayıldı" dedi

Yoongi "istersen git kendine sor" dedi

jungkook "aman hiç gerek yok ben yaşamak istiyorum dün gece Jimin'le harika bir gece geçirdim kimsenin canımı sıkmasına izin vermem" dedi.

Yoongi "o zaman sana harika haberlerim var bir dernek kuracağız ve Park Jimin'e de iş teklif edeceğiz " dedi

Junkook "tamam o iş bende, de, dernek ne alaka Yoongi ellerini iki yana açıp bilmiyorum yap dedi yapacağız şu an itibariyle tam beş saatimiz var "dedi" ben bir kaç bakanı arayayım derneğin kuruluşunu yetiştireyim sende iş tekliflerini hallet" dedi

Jungkook başını hafifçe yana eğip" iş tekliflerini derken kaç kişiden bahsediyorsun" diye sordu.

Yoongi "Kim Taehyung onuda istiyormuş" dedi bu sırada Namjoon'un odasının kapısı açıldı "siz hala burda lak lak mı ediyorsunuz" diyerek onları tersledi ikiside hayır görev paylaşımı yaptık gidiyoruz şimdi diyerek koşar adım asansöre ilerlediler.

Namjoon şirketinde ki odasından boş gözlerle dışarıyı izliyordu tüm şehir ayaklarının altındaydı ama o huzursuzdu kurdu huzursuzdu bu sırada kapısı çaldı gell dediğinde Yoongi içeri girip "dernek hazır kim Taehyung ve Park Jimin'in menajerleri ile konuşuldu yüksek bir ücret ödeyerek anlaşmayı sağladık şimdi ne yapalım" diye sordu

Namjoon" tamam Yoongi sağol gerisini ben hallederim" dedi.

Jin evde yalnız kaldığında bir an durup düşündü o alfa aklından çıkmıyordu kızıl gözler, Jin başını iki yana salladı tanrı korusun dedi onun gibi bir alfa ile olmaktansa yalnız ölürüm daha iyi en iyisi bu gün spaya gitmek dedi Jin kafa dağıtmak için ya spaya gider tüm gün çılgınlar gibi bakım yaptırır yada alışverişe çıkardı ona göre biraz bakım ve masaj herşeyi unutturmaya yeterdi eve baktı çok dağınıktı jimin resmen evden kasırga gibi geçmişti telefonunu çıkardı yardımcısına evi temizlemesi için mesaj attı ve hazırlanmak için odasına yöneldi ama kapının çalması ile bıkkın bir nefes alarak hedefini kapıya doğru değiltirmişti.Jin hep popüler bir omegaydı ama kapısı bu aralar gereğinden fazla çalıyordu derin bir iç çekerek kapıyı açtı.

Karşısında duran alfayla donup kalmıştı bu oydu dün gördüğü alfa gecenin bir vakti çoçukların olduğu bir etkinlikte silah kullanan düşüncesiz,kaba alfa Jin kendine geldiğinde alfaya baktı "kime bakmıştınız "dedi herkese karşı kibar ve anlayışlı olmayı hayat felsefesi olarak kabul eden Jin konu bu alfa olduğunda aynı şekilde davranamıyordu.

"Kim seokjin'e bakmıştım evdemi kendisiyle görüşebilir miyim?"Namjoon karşısndaki kişinin kim olduğunu elbette biliyordu ama nedense onunla uğraşmak hoşuna gidiyordu.

Jin bir an anlayamadı nasıl yani kendisini tanımıyormuydu onu tanımayan bir alfa olması mümkünmüydü yalan değil birazcık bozulmuştu "Kim Seokjin benim, evet ne vardı" diye sordu

Namjoon "eminmisiniz "diye sordu

Jin göz devirdi artık sabrı kalmamıştı"ne istiyorsunuz"

Namjoon" kusura bakmayın ama bana onun çok kibar bir omega olduğu söylenmişti şu anda karşımda kapısına gelen bir misafiri evine buyur etmeyen kaba bir omega var o yüzden biraz şaşırdım" dedi

Jin "ben öyle her kapıma geleni evime almam "dedi Namjoon memnuniyetle gülümsedi kesinlikle tam ona göre bir omegaydı yanılmamıştı zaten kurdu her zaman doğru karar verirdi

"Peki haklısın ben Kim Namjoon kimsesiz çocuklar için bir yardım derneğim var ve sizinlede çalışmak istiyorum bu konuda konuşmak için gelmiştim" dedi

Çocuklar için bir yardım derneği olan birisi kötü olamazdı Jin kapıyı sonuna kadar açıp "buyurun o halde içeride konuşalım "dedi

Namjoon başını sallayıp eve girdi eve girdiği anda aldığı müthiş kokuyla aklını kaybetmekten korktu bu nasıl bir kokuydı böyle keşke kendi evide böyle koksaydı her akşam bu kokuyla uykuya dalsa her sabah bu kokuyla uyansa çok güzel olmazmıydı

Jin "buyurun lütfen" diyerek salonu gösterdi Namjoon salonun geniş koltuğuna oturduğunda Jin'de karşısına oturmuş "evet konu neydi "diye sormuştu.

Namjoon "dedim ya bir yardım derneğim var Kim Taehyung ve Park Jimin'e teklifler götürdük anlaşmayı imzaladık seninlede çalışmak istiyorum ama bir menajerin olmadığı için bizzat ben geldim seni evinde rahatsız etmek istemezdim ama sana ulaşmanın başka bir yolu yok tanımadığın numaraları da açmıyorsun nede olsa" dedi

Jin biraz mahcup olmuştu haklıydı onun menajeri yoktu tanımadığı numaraları acmazdı "kusura bakmayın lütfen ben neyse tanıştığımıza memnun oldum derneğin amacı ne "

Namjoon bu soruyu beklemiyordu sen diyemezdi "çocuklar" dedi

Jin güldü "evet öyle tabi de yani ne yapacaksınız hedefiniz ne" diye sordu

Namjoon bilmiyordu bu dernekler ne yapardı ki

Jin az çok anlamıştı bu alfa farklı sanmıştı ama hepsi aynıydı işte ama takdir etmek gerek iyi ilerlemişti evine kadar girmeyi başarmıştı

Jin ayağa kalkıp "Bay Kim buraya kadar zahmet etmişsiniz kusura bakmayın ama ben sadece Jung Hoseok'un derneği için podyuma çıkarım sizinle çalışmam iyi günler" diyerek kapıyı gösterdi.

Namjoon "demek öyle demek Jung Hoseok'un derneği ha tamam o kolay" diyerek evden çıktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.