İçeriğe geç

Lilyum

Bölüm 38 · 6 dk okuma

Lilyum

Bölüm 38

Namjoon elindeki dosyayı inceledi "tamam, güzelmiş hemen işlemlere başlayın düğüne yetişsin bu ada benem Jin'e düğün hediyem olacak"

Yoongi "tamam dedi düğünden önce hazır olur "

Namjoon "olsun zaten dedi balayını orada geçirmek istiyorum "

Junkook "Jin'e de bir sorsaydın hani ikinizin balayı ya o bakımdam dedim belki onun başka planları vardır"

Yoongi "saçmalama istersen, adam sürpriz yapıyor söylerse nasıl sürpriz olacak dedi boş boş konuşma "

Namjoon karşısında atışan ikiliye baktı "siz iki dakika didişmeden duramaz mısınız?" dedi

Junkook "ama hep o başlatıyor dedi şuna baksana "

Namjoon arkasına yaslandı "bu aralar siz bile canımı sıkamzsınız dedi yakında evli bir adam olacağım bir ay kaldı rüya gibi"

Yoongi "bu arada bu gün gelen düğün hediyeleri bunlar diyerek bir kağıt uzattı"

Namjoon listeye baktı tamam dedi

Yoongi "şimdiden hatırı saylır bir araç koleksiyonu oluştu dedi bu gün iki yeni Bugatti ve bir de Porche araç hediye olarak geldi garaja çektirdik ,sanat eserleri isteğin gibi kasaya koyuldu ama bunu ne yapacağımızı bilemedik" diyerek bir zarf uzattı

Namjoon zarfı alıp açtığında "güzelmiş dedi bunu Jin'e söylemeliyim"

Junkook "oda nedir dedi çek mi göndermişler bence en mantıklı hediye bu "

Namjoon" hayır dedi çek değil, iki kişilik bir uzay seyehati hediye etmişler, ben ondan Tesla bekliyordum ama olsun ,bu adam beni her defasında şaşırtıyor" dedi

Bu sırada kapısı çaldı içeri aistanı girdi "efendim misafiriniz var" dediğimde Kim Seo çoktan içeri girmişti bile

Namjoon "peki dedi siz çıkabilirsiniz, listeyi Yoongi ye uzattı teşekkür mesajları unutma" dedi

Ayağa kalkıp kim Seo'nun önüne geldi hoşgeldiniz dedi elini uzattı Kim Seo kendisine uzatılan eli hızlıca sıkıp hoşbuldum dedi bakıyorumda yoğunsun

Kim Seo yerine oturduğunda Namjoon "evet dedi düğün hazırlıkları gelen hediyeler falan işte bilirsiniz"

Evet dedi saygın bir ailenin oğluyla evleniyorsun bunlar normal şeyler, tabi senin alışman zor olacak ,günlerdir bizimde kapımız hiç susmadı"

Namjoon bu iğnelemenin üzerinde durmadı "ziyaret sebebinizi öğrenebilir miyim?" dedi

Kim Seo "bir sebebe mi ihtiyacım olmalı oğlumun eşiyle görüşmek istemiş olamazmıyım?"

"Tabikide ,ben beni pek sevmediğinizi göz önünde bulundurarak sormuştum"

"Sana dürüst olacağım, ne mesleğin, ne karanlık geçmişin ile benim kesinlikle onaylamayacağım bir damat adayısın ama ne yapalım ki maalesef oğlumun ruh eşi sensin bunu kabul etmek zorundayım"

Namjoon yumruklarını sıktı

Kim Seo "ne o yoksa sinirlendin mi? Gerçekleri duymak her zaman insanları sinirlendirir "dedi

Namjoon derin bir nefes aldı "buraya benim mekanıma bana hakaret etmek için mi geldiniz, galiba bu yeni hobiniz canınız sıkıldıkça gideyim de şu Namjoon'a bir hakaret edeyim mi diyorsunuz"

Kim Seo "hayır dedi sen benim için hobi bile olamazsın ama seninle konuşacaklarım var"

"Sizi dinliyorum "

"Düğüne az bir zaman kaldı, bu evliliğe asla onay vermedim ve son kez yine onay vermediğini bilmeni isterim ama sonuçta siz kararınızı verdiniz umarım sonuçta yanılan taraf ben olurum"

"Öyle olacağına emin olabilirsiniz "

Kim Seo" bak Kim Namjoon dedi oturduğu koltukta biraz öne doğru kaydı kollarını dizilerinin üstüne koydu "bak oğlum benim kıymetlim, bu dünyada sahip olduğum en değerli varlığım ve ben onu sana emanet edeceğim ama şunu bil ki, ben her zaman oğlumun arkasındayım ona rahat bir hayat vereceğine eminim en azından alıştığı şaşalı hayatı yaşamaya devam edecek"

"Hiç şüpheniz olmasın benim tüm servetim onundur "

"Benim şüphem o değil, zaten Jin'in serveti ona ölene kadar yeter ama şunu bil eğer bir gün, oğlum kapıma gözyaşları ile gelirse, sebebinin bir önemi yok eğer bir gün onu üzersen, işte o gün senin için bir soruşturma olmaz, bir tutuklama olmaz ,bir mahkeme olmaz, bir cezada almazsın çünkü ben seni seni bu ellerimle boğarım" dedi

Namjoon karşısındak adama baktı "madem açık konuşuyoruz o halde sizde şunu bilin, ben evlenmeyi hiç düşünmedim, aile kurmak aklımın ucundan bile geçmedi ama sonra Jin'i gördüm, uzaktan sadece birkeç dakika gördüm ve o anda ona vuruldum hani yıldırım aşkında elin ağın titrer ya heyecanlanırsın kalbin hızlanır ya "

Kim Seo başını salladı

Namjoon "işte ben öyle olmadım dedi Jin'i gördüğüm anda içime bir huzur doldu kalbim yavaşladı, zaman yavaşladı, ben işte o gün değiştim, o an dedim ki 'o benim eşim ve ben evleneceğim' işte şimdi size itiraf ediyorum sizi sevmiyorum ama yanınızda bile çalıştım, aistanınız oldum, herşeye katlandım neden? siz sandınız ki Jin'i hırs yaptım belki ruh eşim olduğu için ondan faydalanacağımı düşündünüz, o yüzden hep onu benden uzak tutunuz"

"Evet ,aynen öyle yaptım çünkü hiçbir süslü cümle beni aksine inandıramaz, baskın alfa kimseden emir almaz ama sen ne desem yaptın neden? Jin'i elde etmek için "

"Hayır, ne dediyseniz yaptım çünkü Jin'i bir an olsun tekrar gçrebilmek için o huzuru tekrar yaşayabilmek için ve şimdi siz diyorsunuz ki onu üzersen "

Kim Seo "demek oğlumuda böyle kandırdın hiç şaşırmadım"

Namjoon "yeter artık dedi bana bakın beni ister kabul edin ister etmeyin ama Jin'in huzurunu kaçıracak en ufak bir imaya tahammülüm yok bunu bilin bu düğün mükemmel olacak Jin ne isterse o olacak o mutlu olacak yoksa sizi parçalarınıza ayırırm her bir parçanızı Kore'nin bir sokağına atarım polis bile parçaları birleştirmez ve işte o gün benim için bir mahkeme olmaz ,bir sorgulama olmaz ,bir cezada almam çünkü kimse sizi bulamaz silerim sizi bu dünyadan "

Kim Seo yerimden kalktı" tamam dedi anlaştık hadi şimdi bize geçelim eşim seni yemeğe davet etti "

Namjoon şakınlıkla karşısındaki adama baktı tüm gün kendisini tehdit ettikten sonra şimdide yemeğe mi çağırıyordu

Kim Seo elini Namjoon'nun omzuna attı "hadi dedi Jin de gelecek "

Namjoon için sihirli kelime buydu işte gerisinin bir önemi yoktu omegasını görecekti daha ne isterdi ki?

Kim Seo "hadi ama dedi tamam şaşkınlığını anlıyorum ama sende beni anla bende bir babayım oğlum için en iyisini istiyorum ve bu gün gördüm ki en iyisine sahip, açık konuşayım senin bu kadar sakin kalman beni şaşırttı"

"Bilerek yaptın "

"Evet tabikide bilerek yaptım, artık benim iki oğlum var hadi gidelim yemekte midyeli makarna var"

Namjoon olduğu yerde durdu sonra gidelim dedi

Kim Seo "midye severmisin diye sordu Jin bayılır da"

"Evet severim, bende bayılırım "

"Merak etme kabuklu deniz ürünlerine alerjim olduğunu biliyorum, Jin söyledi artık eve girmeyecek diye ahçıya kesin talimat verdi ,ne oldu neden şaşırdın bize yemeğe geldiğinizde bir sorun olmasın değil mi? Yoksa evlendikten sonra hiç ziyarete gelmeyecek misiniz?"

"Geleceğiz tabiki gelmezmiyiz Jin sizi çok seviyor "

Kim Seo ve Namjoon birlikte eve girdiklerinde evde bir koşuşturmaca vardı hizmetçiler yemek masasını hazırlıyor bayan kim yemekleri kontrol ediyordu

Namjoon yaşan bir ev diye düşündü onun evi hep sessizdi oda evinde böyle sesler olsun isterdi sonra Jin kapıda göründü "ahhh baba siz ne zaman geldiniz" diyerek önce babasına sarıldı babası "bizi kimsenin gözü görmüyor ki dedi ben bir annene bakayım yine ne işler karıştırıyor mutfakta" diyerek Jin ve Namjoon'u salonda yalnız bırakıp çıktı

Jin Namjoon'a sarıldı "hoşgeldin hayatım dedi kusura bakma benimde haberim yoktu babam bir anda aradı yemeğe çağırdı işin yoktu değil mi? Sana da emrivaki yaptık ama"

Namjoon karşısında heyecanlı heyecanlı konuşan Jin'e bakıp gülümsedi

Jin "aman tanrım dedi senin gamzelerin var çok güzeller" dedi "bence daha çok gülümsemelisin ama yok, yok gülümseme vaz geçtim herkes sana bakar o zaman ben kıskanırım, sen sadece benim yanımda gülümse"

Namjoon "zaten ben sadece senin yanında gülümseyebiliyorum ki" dedi

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.