İçeriğe geç

Lilyum

Bölüm 34 · 6 dk okuma

Lilyum

Bölüm 34

"Arada Jin olmasa çoktan kafasına sıkmıştım ben hayatımda bu kadar, bu kadar ne diyeceğimi bilemiyorum ne desem o adama az kalır gibi onu çıplak ellerinle boğmak istiyorum "

Junkook gülerek önündeki viskisinden bir yudum aldı "dur ben sana yardımcı olayım adi, şerefsiz, gıcık, iğreti,çirkin, hem yüzü ,hem kişiliği çirkin ,genelde sadece biri olur ama bu adam şeytanın Kore şubesi gibi demek istedin herhalde"

Yoongi kollarını göğsünde birleştirdi arkasına yaslandı "sende ateşe körükle gitme ,bence o kadaarda kötü bir adam değil, çocuğuna fazla düşkün bir baba o kadar ,ayrıca oldukça da yakışıklı bence"

Junkook göz devirdi telefonunu çıkardı kamerasını açtı huyung "tekrar söylesene kaydedip Taehyung'a atacağım sevgilisinin gerçek yüzünü görsün"

Yoongi "olur at dedi dansçılarla yaptığın kucak dansını jimin görmeli bencede"

Junkook "tamam huyung artık şakadamı yapamayacağım yani ,hem ayrıca bekarlığa veda partisinde video çekmek de nedir, ayıp yaaa alfaların yüz karası"

Namjoon elini masya vurdu " cıvıdınız yine ,biraz benimle ilgilenirmisiniz artık burda bir derdimizi anlatıyoruz"

Junkook "derde bak dedi kayınpederi oğluna sarılıp poz vermiş olaya bak, aman ne önemli"

Namjoon öfkeyle junkook'ka baktı "birgün seninde kafana sıkacağım ,bu gidişle ecelin benim elimden olacak" Namjoon telefonunu çıkarıp basın toplantısından sonra çekilen aile fotoğrafını gösterdi "şuna bak adam beni resmen itti eşime dokunmama bile izin vermedi yanlarında sığıntı gibi dikiliyorum "

Yoongi resme baktı "gerçektende haklısın çok ayıp etti, hatta bazı muhabirler aile içinde çatlak mı var diye konuştular da ağızlarının payını verdim"

Junkook "bence öyle değil" Kim Seo sağında eşi solunda Jin Jin'in yanındada Namjoonun olduğu resminde eşine ve Jin'e sıkıca satılmıştı Namjoon Jin'in yanında duruyordu ama kim Seo yüzünden biraz uzakta durmak zorunda kalmıştı "boşver sonuçta artık tüm dünya nişanlandığını biliyor önemli olanda bu ayrıca yakında Jin sadece senin yanında olacak "

Yoongi "evet dedi junkook ilk defa doğru birşey söyledi, şimdi bu fotoğraf olayını büyütmaye gerek yok sen düğüne odaklan" bu sırada kapı çaldı ve iki takım elbiseli adam içeri girdi

Namjoon "hoşgeldiniz beyler buyurun, bende sizi bekliyordum,buyurun oturun lütfen" dediğinde junkook ve Yoongi ayağa kalmışlar Namjoon'un karşısında adamların arkasında ayakda duruyorlardı Namjoon "evet dedi telefonda söylediğim gibi fazla vaktim yok konu neydi?"

Adamlardan biri cebinden sarı bir zarf çıkarıp Namjoon'a uzattı" başkanın selamını getirdik "dedi

Namjoon zarfı açtığında içinden bir resim ve kimlik bilgileri çıktı birde bol sıfırlı bir çek

Namjoon çeki yırtıp attı "ben nakit çalışırım ,başkan bunu bilmiyor mu?

İş nedir temizlik mi toz almamı"

Adamlardan biri arkadaşına eğildi ne temizliği toz alamsı diye fısıldadı deli mi bu adam

"Temizlik öldürme, toz alma dövme salak iz kalmasın demekte cesedi yok et demek"

"Ahhh tamam şimdi anladım"

"Temizlik, iz kalmasın"

"Merak etmeyin o kolay ama ödemeye bir sıfır daha eklemeniz gerek "

"Tamam o kolay"

"Peki ödeme geldiğinde 24 saat içinde iş bitmiş olur size iyi günler başkanada selamlar "

Yoongi adamlar çıktıktan sonra "biraz ağır olmadı mı?" diye sordu

Namjoon "ne yapayım masraf çok ,düğün yapıyoruz kolay mı?" diyerek güldü

Diğer taraftan Jin Taehyung ve Jimin alışveriş yapıyorlardı Jin kırmızı bir ayakkabıyı eline alıp "ooo tatlım sen ne kadarda güzelsin kesinlikle benimle eve gelmelisin "dedi

Jimin "gördüğün her ayakkabı ile konuşmayı kes dedi dikkat çekiyorsun" Jin omuz silkti "bu güzelliğe uygun bir de çanta istiyorum "dedi karşısındaki görevli "tabi efendim hemen dönerim" diyerek yanlatından ayrıldı

Taehyung masadaki makaronlardan bir tane alıp ağzına attığında "sen ona bakma dedi kıskanıyor junkook hala evlenme teklif etmedi ya "

"Sanki Yoongi ettide" jimin şampanya kadehini tek dikişte içip umursamaz bir tavırla konuşmuştu

"Benim öyle bir beklentim yok tatlım bekarlığın ,özgürlüğün tadını çıkarıyorum"

Bu sırada Jin elindeki şampanyayı tek dikişte içip "bir tane daha alabilirmiyim" dedi

Taehyung elini Jin'in koluna koydu "ne oldu senin canın sıkkın gibi, sen bu saatte içmezdin"

Jin yeni gelen şampanyasından büyük bir yudum alıp "bir sor bakalım Jin neden içiyor" dedi

Jimin" eyvahh dedi sarhoş oldu"

Taehyung gülerek "peki soruyorum neden içiyor Jin "

"Hep derdinden içiyor Jin ,babamla Namjoon'un arası hala düzelmedi baksana şu yorumlara" diyerek telefonu Taehyung'a uzattı aile resminin altında o kadar acımasız yorumlar vardı ki

Taehyung "sen ona mı sinirlendin kıskanıyorlar hayatım bende olsam öyle derdim ne diyeceklerdi ,soyu kraliyete dayanan, bakanın oğlu cemiyet hayatının göz bebeği Kim Seokjin nişanlanıyor, hemde Forbes dergisinde dünyanın en zengin ilk 10 kişisinden biriyle, yakışıklı, karizmatik güçlü, kaslı ,baskın alfa Kim Namjoon ile tabikide kıskanç gözler olacak lütfen bunları tenezzül edipte okuma bile "

"Ama haksız değiller, babam hala beni Namjoon'a yaklaştırmıyor"

Jimin "Ayyy şiştim, cidden şiştim tatlım sen yaklaşmak istedikten sonra seni kim durdurabilir acaba ,boşver böyle şeyleri bence şu anda alışverişte değil,alfanın kollarında olmalıydın"

Jin başını öne eğdi "Namjoon'un işi varmış "diye mırıldandı

"Ahh ondan bizi aradın, yani özledim, gelin nişanı değerlerlendirelim ,dedikodu yapalım falan hepsi numaraydı, aşk olsun "

"Ya ne alakası var" bu sırada görevli kız elinde çantalarla geldi Jin "evet dedi işte bebeklerim hepsini alıyorum"

Taehyung "bir baksaydın bari dedi bu ne böyle hiç böyle alışveriş yapanıda görmedim"

Jin " nesine bakayım beğenmezsem geri gönderirim, sıkıldım dedi hadi gidelim bunları evime gönderin lütfen" çantasından siyah kartını çıkardı "ödemsinide burdan alın"

Jin Taehyung ve Jimin ile vedalaşıp arabasına bindi derin bir nefes aldı arabasını çalıştırıp eve doğru gitmeye başladı kırmızı ışıkta beklerken bir kızarmış tavuk dükkanı dikkatini çekti açılmıştı hemen arabasını park edip kalabalık restorana girdi yüzünü buruşturdu kalabalığı sevmezdi gürültülü restoranlardan nefret ederdi bir garson yanına gelip "boş yerimiz yok sizi biraz bekleteceğim" dedi

"Ben paket yaptırmak istiyorum,

üç porsiyon kızarmış kanat "dedi garson "hemen getiriyorum, içeçek istermisiniz" Jin düşümdü bira dedi tavukla en iyisi o olur "iki tanede bira "

Garson kısa bir süre sonra elimde paketlerle gelmişti Jin paketleri alıp kendini dışarı attı insanlar bu gürültüde nasıl oturabiliyorlardı anlamıyordu

Diğer taraftan Namjoon ofisinde oturmuş masasının üstündeki telefonla bakışıyordu Jin'in alışverişi bitmişti Yoongi ve junkook aldıkları telefonla sevgilileri ile buluşmak için çoktan çıkmışlardı Jin'de onu arar diye umut ediyordu ama arayan yoktu, mesaj da gelmemişti, ben arasammı acaba diye düşündü vazgeçti Jin'in araması daha uygun olurdu ama aramıyordu, benimle görüşmek istemiyor mu acaba diye düşündü sonra kapısı çaldı Namjoon gözünü telefondan ayırmadan gell diye seslendi

Kapı açıldı "sürpriz müsaitmisin? rahatsız etmiyorum değil mi? "Diyerek Jin odaya girdi direk olarak Namjoon'un masasına ilerledi eğilip Namjoon'a sarıldı aslında planı dudağına bir öpücük bırakmaktı ama Namjoon sarılmaya bile karşılık vermeyince bu düşğncesinden vazgeçmişti

Namjoon başını kaldırıp karşısındaki kişiye baktı "aman Tanrım dedi Jin hoşgeldin şeyy müsaitşm tabiki ,kusura bakma şaşırdım ,seni beklemiyordum"

"Eve dönerken kızarmış tavuk gördüm yalnız yemek istemedim sanada aldım severmisin, soğuk birada var"

Namjoon'un gözleri dolmuştu "bayılırım" dedi o omegasından gelen herşeyi severdi

Jin üzerindeki ceketi çıkarıp koltuğa attı "harika hadi gel soğumasın "

Namjoon biraları açarken Jin de paketleri açıyordu

Jin parmağındaki yüzüğü çıkarıp sehpaya bıraktığında Namjoon bir an yutkunamadı,yavaşça yüzüğü alıp Jin'in parmağına geri taktı "ne olursa olsun bu yüzük hiç parmağından çıkmasın "dedi

Jin yaptığı hareketin o anda farkına vardı "şeyy ben sos olmasın diye çıkarmıştım, yemek yerken takı takamamda"

"Bu bir takı değil nişan yüzüğü, bizi birbirimize bağlayan bir sembol ,uzanıp bir eldiven aldı al bunu giy o ozaman ellerin kirlenmez" dedi

Jin eldiveni alıp "ne yani bizi bu halkamı birbirimize bağlayacak, ben sana tüm kalbimle, tüm beniliğimle bağlıyken bir yüzük nedir ki" diyerek Namjoon'a yaklaştı elini onun yanağına koyup okşadı sonra yaklaşıp dudağına bir öpücük kondurdu" ben seni seviyorum belki gösteremiyorum ama çok seviyorum"

Namjoon Jin'in üzerine doğru eğildi ensesinden tutup dudaklarına yapıştı onu ilk gördüğü günden bu yana hayalini kurduğu o dudakları şimdi öpüyordu üst dudağına ağzına alıp emdiğimde Jin'de karşılık vermiş alt dudağını ağzına almış emmişti, Namjoon diliyle Jin'in damağında turladıpında Jin zevkle inlemişti öpüşmeleri dahada hızlandığında odada sadece ıslak öpüşme sesleri yankılanıyordu Namjoon geri çekildi alnını Jin'in alnına yasladı ellerini Jin'in yüzüne koyup baş parmağı ile yanaklarını okşadı "seni seviyorum, tahmin edemeyeceğim kadar çok seviyorum "

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.