Yoongi "herşey hazır mutfakta bizim aşçılar var ,garsonlarda bizden ,ayrıca tüm restoranı dezenfekte ettirdim başka birşey varmı?"
Namjoon" tamam dedi bir eksik istemiyorum, bir aksilik olmasın hangi masayı hazırlattın bakayım" dedi
Yoongi önden ilerledi restoranın merkezindeki masayı gösteri "nasıl olmuş?"
Namjoon masya baktı aslında eksik yoktu mükemmeldi "siyah masa örtüsünü değiştirin beyaz olsun onun dışında iyi "dedi
Namjoon camın önüne ilerledi karşısındaki deniz manzarasını izlemeye başladı ailesi ile uzun zamandır görüşmüyorlardı sebebi belliydi rütbeli bir asker olan babası yaptığı işi onaylamamış ya o işi bırakırsın yada bizi demişti Namjoon'da işini seçmişti aslında Busan'a geldiğinde ailesini evde ziyaret etmek istemişti ama babası kabul etmemişti Namjoon uzun süren uğraşlar sonucunda onları bu restorana gelmeye ikna edebilmişti
Yoongi yanına gelip "tamam hellettirdim herşey hazır "dedi bu kadar canını sıkma evlenme kararın onlarıda mutlu edecektir rahat ol "dedi
Namjoon derin ve sıkıntılı bir nefes aldı "sanmıyorum babam tutucu bir adam aslında birşey yapmalarını beklemiyorum sorun çıkarmasınlar yeter"
Bu sırada Yoonginin telefonu çaldı Yoongi Namjoon'a dönüp geliyorlarmış dedi
Namjoon yemek masasının yanına ilerledi masanın yanında ayakta durdu ceketinin düğmesini ilikledi ve beklemeye başladı anne ve babası restorana girdiklerinde Namjoon saygıyla eğilip onları karşıladı
Babası bir şey demeden yerine oturdu Namjoon doğruluğunda annesi ile göz göze geldi annesinin gözleri dolmuştu oğlum diyerek Namjoon'a sarıldı oğlunu yıllardır görmüyordu ve çok özlemişti
"Eunmi otur yerine"
Namjoon annesinin sırtını hafifçe sıvazlayarak "tamam anne sorun değl otur lütfen" diyerek sandalyesini çekti
Namjoon oturduğunda üç garson ellerinde menülerle gelip menüleri uzattılar ve su servislerini yapmaya başladılar
Namjoon'un babası menüye bakmadan kenara bıraktı" buraya yemek yemeye gelmedik senin bitmez tükenmez ısrarın üzerine geldik bu kadar tantanaya gerek yok söyle dursunlar" dedi Namjoon elini havada salladığında herkes hızlı bir şekilde masadan uzaklaşmıştı
Babası Namjoon ile göz göze gelmemeye dikkat ederek konuştu"evet söyle bakalım bu kadar önemli olan şey nedir? yıllar önce çarpıp çıktığın bir daha dönmeyeceğim dediğin kapıya dönmenin sebebi nedir?"
Namjoon derin bir nefes aldı "ben evlenmeye karar verdim" diyerek tek nefeste söyledi annesinin mutluluktan gözleri dolmuştu ama babasında yüzünde mimik dahi oynamamıştı
"İyi evlen o zaman bizden ne istiyorsun, paramı? Görüyorum ki buna ihtiyacın yok kirlşde olsa yeterince paran var"
"Ailem olarak yanımda olmanızı istiyorum ,ben gençliğin etkisiyle çok yanlışlar yaptım sizden özür dilerim "
Babası "sen kapıyı çarpıp çıkarken benim ailem yok demiştin ,ben mi yanlış hatırlıyorum"
"Ben çok üzgünüm o sözleri söylememeliydim "
"Ama söyledin bizde kabul ettik annen aylarca arkandan göz yaşı döktü ben önemli değilim ama onu üzdün ben bunu affedemem burayada annenin zoru ile geldim"
"Ben ikinizdende özür dilerim bakın bu evlilik benim için çok önemli kolunu açıp gösterdi bakın ruh eşi çiçekleri ben ruh eşimi buldum ve o geleneklerine çok bağlı, ailenin onayı onun için çok önemli, lütfen rica ediyorum düğün bitene kadar yanımda olun "
"Belli ki çok düzgün birini eş seçmişsin, yazık onun için üzüldüm, o kimseden bu sözü duyamayacak kimse ona düzgün bir eş seçmişsin demeyecek"
Namjoon derin bir nefes aldı sabırlı olmalıydı ama babası sürekli üstüne geliyordu sanki yılların intikamını alıyordu
"Bunu zaman gösterecek ben yanınızdan ayrıldığında beş kuruşum yoktu ama şimdi tüm ülkede tanınan saygın bir iş adamı oldum"
Babası güldü" iş adamımı sen buna inanıyor musun? Ne zamandır illegal işler bir iş kolu oldu ne iş yapıyorsun sen, dur ben sana sayayım darp,tetikçilik,gasp,şantaj hangi iş adamı bu işleri yapıyor?"
Namjoon" hakılsın ama ben düzelmeye çalışıyorum daha normal bir hayat yaşamaya çalışıyorum Jin'i tanıdıktan sonra bunların hiçbirini yapmadım ben"
"Aferin sana ama ben bu vebale ortak olamam, suçsuz bir omeganın günahına giremem onlara bu adam düzgün adamdır diyerek sana kefil olamam ben yıllarını orduya Kore'ye adamış vatansever bir askerim bir mafya ile nasıl aynı karede olabilirim, sen yıllar önce nasıl benim sizin gibi ailem yok dediysen bende şimdi diyorum ki benim senin gibi oğlum yok" diyerek ayağa kalktı Namjoon'un ağzını açıp bir cevap vermesine müsade etmeyerek eşine döndü"kalk Eunmi gidiyoruz" dedi
Annesi Namjoon'a yaklaşıp "umarım çok mutlu olursunuz.."
"Eunmi seni bekliyorum" zavallı kadın daha sözünü bitiremeden kocasının bağırması ile oğluna son kez sarılamadan bir veda bile edemeden eşini takip ederek restorandan çıktı
Namjoon tüm gece restırandaki o masada hiç kıpırdamadan oturdu Namjoon o gece çok düşündü herşeyi düşündü neden bu hale heldiğini ne yapacağını düşündü evet o çok doğru işler yapmamıştı belki ama ne yazık ki hayat herkese adil davranmıyordu şimdi işlediği tüm günahların bedelini eşine kavuşamayarak ödüyordu
Güneş doğduğunda Namjoon yeni yeni kendini gösteren güneşe baktı hala bir umut vardı nasıl ki karanlık gecenin ardından güneş doğuyorsa onun içinde ümit vardı o öyle kolay kolay vazgeçmezdi
Yoongi diye seslendi
Yoongi oturduğu masanın üstüne başını koymuş kendini uykunun kollarına bırakmıştı kendisine seslenen patronu ile birden başını kaldırdı koşarak Namjoon'nun yanına ilerledi
Namjoon Yoongi'yi şöyle bir süzdü çok yorgun ve bitkin görünüyordu" benim yüzümden uykusuz kaldınız söyle çocuklara toparlansınlar otele yerleşin biraz dinlenip sonra Seul'e dönüyoruz"
Yoongi peki dedi başka bir yorum yapmadı adamlara yeni emirleri bildirmek için arkasını döndüğünde Namjoon tekrar Selendi "Seul'e döndüğümüzde Kim Seo'nun dosyasını istiyorum "
Yoongi "ama o bilgiler duyulursa kim Seo biter"
"Bana başka şans bırakmadılar ben Jin'i kaybetmeyi göze alamam oda itibarını kaybetmeyi göze alamaz mecburen bu evliliğe razı olacak"
"Ama ya Jin duyarsa yani babasını tehdit ettiğini öğrenirse birdaha yüzüne bakmaz"
"Biliyorum Yoongi biliyorum ama başka çarem yok bunu yapmaya mecburum"
"Peki sen öyle diyorsan öyle olsun"
Namjoon otele geldikten sonra bir süre ne yapacağını düşündü aslında şu an Jin'i aramak istiyordu onun sesini duymaya ihtiyacı vardı ama ararsa Jin soru sorardı ne diyeceti en iyisi yüz yüze konuşmak diye düşündü bu sırada odanın kapısı çaldı Namjoon ilerleyip kapıyı açtı şaşınlıkla "senin ne işin var burda "dedi
Babası telaşla içeri girip "annen burdamı" diye sordu?
"Hayır neden burda olsun ki?"
"Kavga ettik evi terk etti "
"Neden?"
"Neden mi? Birde soruyormusun senin yüzünden zaten biz sadece senin yüzünden kavga ederiz başka ne derdimiz var bizim neyse seni affetmemi istedi bende kabul etmeyince" birden sustu
"Oğluma baba olmayan adam banada koca olmasın dedi çantasını alıp çıktı sana gelmiştir diye düşünmüştüm ama "
Namjoon babasını odadaki oturma grubuna oturtup bir bardak su verdi "tamam sakin ol merak etme hemen buluruz" dedi
Namjoon durumu Yoongi'ye kısaca anlatıp hemen bulun dedi Yoongi merak etme güvenlik kameralarından buluruz hemen dediğinde
Namjoon'un babası" ben polise gittim ama yirmi dört saat geçmediği için başvurunu bile kabul etmediler" dedi
Namjoon "merak etme emniyet müdürünü iyi tanırım zamanında ona çok yardımım dokundu hemen halleder" dedi
Gerçektende bir saat bile geçmeden polisler annesini bulmuşlar ve bizzat emniyet müdürü refakatinde otele getirmişlerdi
Emniyet müdürü "Bay Kim annenizi bizzat ben size getirmek istedim başka bir emriniz varmı "dediğinde Namjoon elini müdürün omzuna atıp " teşekkür ederim emir ne demek zamanı gelirse ricamız olur "dedi
Herkes odadan çıkıp Namjoon anne ve babası ile yalnız kaldığında babası "Eunmi ne olur beni affet" dedi "tamam sen ne dersen kabul ediyorum" dedi ama annesi dönüp yüzüne bile bakmamıştı
Zavallı adam çaresizce Namjoon'a döndü "özür dilerim oğlum sana haksızlık ettim duygularıma yenildim düğününde yanında olmaktan mutluluk duyarım" dedi
" buna gerek yok istemiyorsanız yapmak zorunda değilsiniz "
Eunmi "olurmu oğlum tabikide mecburuz biz senin aileniz bu bizim görevimiz biz gidip valizlerimizi hazırlayalım ne zaman eşinin ailesi ile tanışmaya gidiyoruz" diye sordu
Namjoon "yarın dedi hemen yarın gidelim"